Ana içeriğe geç
Sözlük

tamir ile cümle

tamir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayakkabılarımın tamire ihtiyacı var.Mes chaussures ont besoin d'être réparées.
Severodvinsk'ten uzmanlar çağrıldı ve denizde bir hafta tamir yapıldı.Des spécialistes envoyés depuis Severodvinsk parviennent à la réparer en mer en une semaine.
Tamir edilen köprü, Japon kuvvetlerinin ve zırhlı trenlerinin ilerlemesine imkân sağladı.La réparation du pont permet aux troupes et aux trains blindés japonais de continuer leur avancée.
Ve kısmen tamir edildi.Elle a été en partie restaurée.
Tamiri Aminta ile evlenmek istememektedir.Rafa refuse de se marier avec Amaia.
Babası buzdolabı tamircisiydi.Il est le père de Freezer.
Arızalandıklarında, tamir edilmesi çok zahmetlidir.Une fois perturbées, leur repousse est difficile.
Ayrıca DNA tamiri ve genetik rekombinasyonda kullanılırlar.Elles interviennent également dans les mécanismes de réparation de l'ADN et de recombinaison génétique.
Tamir için Wilhelmshaven'e gönderildi.Il a été envoyé à Wilhelmshaven en Allemagne pour réparation et modification.
18. yüzyılın ilk yarısında yapılmış ve 1865 yılında tamir edilmiştir.Construit au XVe siècle, il est restructuré en 1865.
2007 yılından bu yana havaalanı tamir edildi ve genişletildi.Lors de l'année 2007, l'aéroport fut remanié.
Tamire, değişime ve gelişime uygun bir yapısı vardır.Produire, moderniser et intervenir semble à présent une priorité.
Bu ev tamir edilerek kullanılmıştır.Zerstörte Häuser reparieren, das ist leicht.
Kadınlar ayrıca balıkçılık yapan erkeklere ağları tamir ederek yardımcı olurlardı.Elles pouvaient également aider au pagayage des canoës pour la pêche.
Tamir sırasında Profesör kafasında duyduğu ve tekrarlayan bir davul ritmi yüzünden kendinden geçer.Au cours des réparations, le professeur entend, à plusieurs reprises, un rythme dans sa tête qui le distrait.
Doktor bunu duyunca gemiyi tamir eder ve hemen dünyaya döner.En voyant celui-ci, le capitaine tombe malade et décide de retourner au port le plus vite possible.
Hasar çok geniş kapsamlıdır, reaktörun tamir için ayrılması gerekir.Les dégâts occasionnés nécessitent que le réacteur soit démantelé pour réparations.
Tanklardan 512'si harekâta hazır durumda, 55'i tamirde ve 20'si nakil halindedir.112 équipages au départ, 55 à l'arrivée.
Scott eskiden bir musluk tamircisiydi ve amatör bir şekilde bateri çalıyordu.Stoltz était mécanicien automobile et occasionnellement joueur d'échecs professionnel.
Makineyi tamir edip geri dönerler.L'appareil sera réparé et reprendra du service.
1729 yılındaki bir taşkın sırasında köprü zarar gördü ve tamir edildi.Le pont de 1792 est resté en service et constamment réparé.
Bu cami günümüze kadar iki defa tamir görmüş ve halen ibadethane olarak hizmet vermektedir.L'édifice a été remanié plusieurs fois et a servi longtemps comme église paroissiale.
19. yüzyılda Concord bir demiryolu kavşağı ve demiryolu vagon ve lokomotif tamir merkezi oldu.On trouve à Fraserville, début du XXe siècle, un atelier de réparation de wagons et de locomotives.
Bu elbise kendi kendini tamir edebilir ve şekil değiştirebilir.Il pouvait changer de forme et se transformer en en n'importe quel habit.
Depremde hasar görmüş ve tamir edilmiştir.Endommagé, il a été réparé.
Binaların bazıları tamir için yıkılmıştır.Certaines parties de cette construction ont été réemployées.
Tamirattan sonra nasıl değerlendirileceği belirsizdir.La dureté est évaluée ensuite d'après la hauteur du rebond.
Bazı boyacılar ufak ayakkabı tamiratı işlerini de yaparlar.Il existe encore quelques petites entreprises de la chaussure.
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Ce dernier se doit donc de réparer cette erreur.
Sadece gerekli tamiratları yapın lütfen.Por favor, haga sólo las reparaciones necesarias.
Bisikletimi tamire gönderdim.Mandé mi bicicleta a arreglar.
Arkadaşlarımdan biri dün bisikletimi tamir etti.Uno de mis amigos arregló ayer mi bicicleta.
Tamir edilen köprü, Japon kuvvetlerinin ve zırhlı trenlerinin ilerlemesine imkân sağladı.El puente reparado hizo posible el avance de las fuerzas japonesas y sus trenes blindados.
1990 yılı başlarında su sistemi yeniden tamir edilmiş, şimdi ise her evde su akmaktadır.A principios de 1990, el sistema de agua fue reconstruido y ahora todos los hogares tienen agua corriente.
1945 yılında şirketten ayrılmıştır ve Tokyo'da radyo tamir dükkânı açmıştır.En 1945 renunció y fundó una tienda de reparación de radios en Tokio.
Savaşlarda harap olan kanalları ve çiftlikleri tamir etti.Reconstruyó los canales y repuso las granjas destruidas en las guerras.
Ve kısmen tamir edildi.Los daños fueron reparados en parte.
En son 1981–1984 yılları arasında geniş bir tamirattan ve restorasyondan geçmiştir.Entre 1981 y 1984 se remodeló y amplío el templo.
Tamir sırasında Profesör kafasında duyduğu ve tekrarlayan bir davul ritmi yüzünden kendinden geçer.Durante las reparaciones, el profesor oye repetidamente en su cabeza un ritmo de tambores que le distrae.
Kırımdan sonra tamir edilip okul olarak kullanıldı.Después del ataque, la catedral fue reparada y se utilizó como escuela.
Sağlık evinin tamir edilmesi gerekmektedir.Se remodeló el centro de salud.
23 Ocak günü ise tamiratlar bitirildi ve yol açıldı.El 23 de septiembre de ese año, el ataúd fue desenterrado y abierto.
Tamir teknesi Vestal Arizona patladığı zaman onu çekiyordu ve ağır hasar aldı ve kıyıya çekildi.El buque de reparación Vestal, amarrado junto al malogrado Arizona, sufrió graves desperfectos y encalló.
Hâlâ yaygın olarak, boru ve kanal kaynağında ve tamir işlerinde kullanılmaktadır.Todavía es usada extensamente para soldar tuberías y tubos, como también para trabajo de reparación.
Cem Karaca'ya saygı albümüdür. tamirci çırağı ...Consejera 100 mexicanos dijeron La Hora Pico...
Doktor motoru tamir etmesinde yardım eder.El Doctor ayuda al equipo de mantenimiento a intentar reparar los motores.
20. yüzyılın başlarında bazı bölümleri tekrar tamir edilip öğretime açıldı.Desde finales del siglo XX su obra ha resurgido y ha empezado a ser estudiada.
Öncelikle enerjisini iç savaşın neden olduğu olumsuzlukların tamirine verdi.Primero, existía descontento con la política real por la financiación de las guerras.
Kule, pek çok kez tamir ve restorasyona uğradı.La basílica fue remodelada, destruida y restaurada varias veces.
Bu surlar yeniden Mora despotları tarafından yeniden tamir ettirildi.De nuevo tuvo que intervenir el escultor Marés reparando aquellos desperfectos.
18. yüzyılın ilk yarısında yapılmış ve 1865 yılında tamir edilmiştir.Fue construido en la primera mitad del siglo xvii y reconstruido en 1765.
NHEJ tipik olarak kısa homolog DNA dizilerini tamir için rehber olarak kullanır.NHEJ típicamente utiliza secuencias cortas de ADN homólogo llamadas microhomologías para guiar la reparación.
Lavabomuzu tamir edebilir misin?Puoi aggiustare il nostro lavello?
Tom bozuk radyoyu tamir etti.Tom aggiustò la radio rotta.
O, eski makineyi tamir ettirdi.Fece riparare la vecchia macchina.
Sadece gerekli tamiratları yapın lütfen.Faccia soltanto le riparazioni indispensabili, per favore.
O, bir bilgisayarı nasıl bozacağını bilir fakat nasıl tamir edeceğini bilmez.Sa come rompere un computer ma non sa come ripararlo.
Bisikletimin tamir edilmeye ihtiyacı var.La mia bicicletta ha bisogno di essere riparata.
Savaşlarda harap olan kanalları ve çiftlikleri tamir etti.Ricostruì i canali e rifornì le fattorie distrutte nel corso delle guerre.
Depremde hasar görmüş ve tamir edilmiştir.Danneggiata dal terremoto, fu riparata e ristrutturata.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod