Ana içeriğe geç
Sözlük

tamir ile cümle

tamir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
1781 Çing Hanedanı Qianlong 46. yıl Tamir.1781 Qing Dynasty Qianlong 46th year Repair.
1805 Çing Hanedanı Jiāqìng 10. yıl Tamir.1805 Qing Dynasty Jiāqìng 10th year Repair.
1875 Çing Hanedanı Guāngxù 1. yıl Tamir.1875 Qing Dynasty Guāngxù 1st year Repair.
1886 Çing Hanedanı Guāngxù 12. yıl Tamir.1886 Qing Dynasty Guāngxù 12th year Repair.
1891 Çing Hanedanı Guāngxù 17. yıl Tamir.1891 Qing Dynasty Guāngxù 17th year Repair.
1957 Cumhuriyet döneminin 46. yılı Tamir.1957 Republic of China 46th year of the Republic era Repair.
Lewis Mowbray adlı bir adam orada tamirci olarak işe girer.Lewis Mowbray comes to work as a handyman there.
Tomás, Adrián'ın arabayı tamir ederken arabada gördüğü çakmağı taşıdığını fark eder.Tomás notices that Adrián pulls out the same cigarette lighter he saw when fixing the car.
Tamir etmek için Adrian'ın arabasını kendi evine çeker.He towed Adrian's car to his (Tomás') house to fix it.
2006 yılında Küçük Motor Tamiri filminde Agnes'i canlandırdı.In 2006, she played Agnes in the film Small Engine Repair.
Tamir; güç, canlılık demektir.Tamir = strength, vigor
İki tamirci, her ikisi de 51 yaşında olan Gary Stockdale ve Tim Garrett idi.The two mechanics were Gary Stockdale and Tim Garrett, both 51 years old.[1][14]
Tamir ve Kurtarma Aracı olarak BREM-4KRepair and Recovery Vehicle BREM-4K
Fotoliyaz, DNA'yı tamir ederken kofaktörü FADH, flavin adenin dinükleotidi ile çalışır.Photolyase works with its cofactor FADH, flavin adenine dinucleotide, while repairing the DNA.
Savaşın son günlerinde tesiste 65 adet Panther ve Tiger tankı tamir edilmiştir.In the last days of the war, 65 Panther tanks and Tigers were repaired.
Topçu tamiri ve bakımı konusunda uzmanlaşmış bir mühendisti.He was an engineer that specialised in repairing and maintaining artillery.
Bu figür yakıldı ve Tlayacapan'da tamir edebilecek biri arandı.This figure was burned and one was sought who could repair it in Tlayacapan.
Lange Thompson ile tanıştığında, Hill ve Thompson'ın oğulları arabalarını tamir ettirmeye gitmişler.When Lange met Thompson, Hill and Thompson's sons were out looking to get their car fixed.
Uçak tamir edilemeyecek şekilde hasar gördü ve olduğu yerde parçaları söküldü.The aircraft was damaged beyond repair and was dismantled on site.
O tamir edilmeli.Es muss repariert werden.
Dün bisikletimi tamir ettirdim.Mein Fahrrad wurde gestern repariert.
O, saati benim için tamir etti.Er hat die Uhr für mich repariert.
Sadece gerekli tamiratları yapın lütfen.Machen Sie bitte nur die nötigsten Reparaturen!
Onu tamir edemezsin. Yeni bir tane almalısın.Du kannst es nicht reparieren. Du solltest ein neues kaufen.
Televizyonum bozuldu, bu yüzden onu tamire götürmeliyim.Mein Fernseher war kaputt; deswegen musste ich ihn zur Reparatur bringen.
Bence, bu kamerayı tamir ettirmek size 10.000 Yen'den fazlaya patlayacak.Ich glaube, es wird Sie mehr als 10.000 Yen kosten, diese Kamera reparieren zu lassen.
Bu bilgisayarı tamir edemem.Ich kann diesen Rechner nicht reparieren.
O arabayı tamir etmek zorunda.Er muss das Auto reparieren.
Otomobilimi tamir ettiriyorum.Ich lasse mein Auto reparieren.
Motorumu tamirettiriyorum.Ich lasse mein Motorrad reparieren.
Tom bir araba tamircisidir.Tom ist Automechaniker.
1945 yılında şirketten ayrılmıştır ve Tokyo'da radyo tamir dükkânı açmıştır.1945 verließ er das Unternehmen und eröffnete ein Radioreparaturgeschäft in Tokyo.
1917 yılında Walter L. Jacobs kiralık araba tamiri işine başladı.Im Jahr 1918 begann Walter L. Jacobs, reparierte Gebrauchtwagen zu vermieten.
Ofisindeki bozuk bir saati tamir etmiştir.Im Gebälk ist eine Uhr eingebaut.
Ve kısmen tamir edildi.Er ist teilweise rekonstruiert.
Araba tamircisi olarak iş bulması bir yılını aldı.Er ging ein Jahr lang einer Beschäftigung als Eisenbahnangestellter nach.
TJ: Araba tamircisi.In: Der Motorwagen Jg.
Ayrıca hac yollarını tamir ettirmiş ve Haremeyn’de sağlık ocakları açtırmıştı.So ließ er die Heilquelle ("Gesundbrunnen") in Godelheim erschließen.
Kule, pek çok kez tamir ve restorasyona uğradı.Der Turm erwies sich wiederholt als sanierungs- und reparaturbedürftig.
Depremden sonra esaslı bir tamir gördü.Nach 1999 erfolgte eine aufwändige Sanierung des Gebäudes.
En son 1981–1984 yılları arasında geniş bir tamirattan ve restorasyondan geçmiştir.Von 1981 bis 1984 fand eine umfangreiche Restaurierung statt.
Saldırıyı takiben, yeniden yüzdürmek ve tamir etmek için harekete geçildi.Nach Strandung wieder flott gemacht und repariert.
Doktor motoru tamir etmesinde yardım eder.Er hilft seinem Vater, den Motor seines Bootes zu reparieren.
Bunun üzerine burası tamir edilerek bugünkü haline getirilir.Er ist heute zu einer Gedenkstätte umgewidmet.
İkinci bir kitabeden öğrenildiğine göre Hace Nerkerap Kalfa tarafından 1766'da tamir ettirilmiştir.Auf Weisung des Herzogs wurde die Meierei Göhren 1766 aufgeforstet.
Kaleleri tekrar tamir ve inşa ettirdi.Das Schloss wurde instandgesetzt und wieder eingerichtet.
Küçük çapta motorbisiklet tamircisi mevcuttur.Mancherorts sind das kleine Signalgeber an der Warteposition für Fahrräder.
Tamir için Wilhelmshaven'e gönderildi.Sie brachten ihn nach Wilhelmshaven.
Medrese 1965-1966'da tamir edilmiş ve müze haline getirilmiştir.Zwischen 1955 und 1966 wurde es als Museum wiederaufgebaut.
Hücre, DNA hasarlarını "DNA tamir mekanizmaları" ile tamir edebilir.Durch Mechanismen der DNA-Reparatur können Zellen Veränderungen ihrer DNA-Struktur beseitigen.
Daha sonra üçü birlikte uçağı tamir ederler.Am Ende kollidiert das Flugzeug mit einem anderen.
Geary 24 saat içinde tamir edileceğini garanti eder.Auf ihr können in 24 Stunden max.
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Damit lassen sich die genannten Fehler ebenfalls korrigieren.
Telefonumuz artık çalışmıyor. Onu tamir etmeliyim.Notre téléphone ne fonctionne plus. Je devrais le faire réparer.
Televizyonum bozuldu. O yüzden tamire götürmek zorunda kaldım.Ma télévision tomba dans en panne, donc je dus l'emmener réparer.
Eve giderken bulduğum radyoyu tamir ediyorum.Je répare la radio que j'ai trouvé en allant à la maison.
İnsanlar iyileştirilir ama makineler tamir edilir.Les humains sont soignés mais les machines réparées.
Bozuk değilse, tamir etmeyin.Si c'est pas cassé, faut pas chercher à le faire réparer.
Bu saat tamir edilmeli.Cette montre a besoin d'être réparée.
Sadece gerekli tamiratları yapın lütfen.Ne faites que les réparations nécessaires, s'il vous plaît.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod