Ana içeriğe geç
Sözlük

tamir ile cümle

tamir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şu an kilisenin tamiriyle uğraşan duvarcıları duyabiliyoruz.You can actually hear some of the masons working, doing some repairs on the church.
Ama sorun oturma odası suyu ise daha doğru olan çatıdaki katranı tamir etmek."Whereas living room water, it's better to do tar on the roof."
Hiçbir şey yapma, bu iş bozuk değil, bu yüzden tamirime gerek yok.This thing ain't broke, so I ain't gonna fix it.
Böylece biraz tamir yapmaya başladık.So we started doing some repairs.
Ben de bu kopukluğu tamire çalışıyorum.And for me, it's trying to bridge that disconnect.
Diz üstü bigisayarımı tamir etmeme yardım edebilir misin?"Can you help me fix my laptop?"
Cep telefonu olsun, herhangi başka bir aygıt olsun, ne götürürseniz götürün tamir edebilirler.Any cell phone, any gadget you can bring them, they can fix it.
Tamam da, bunca tamircinin kaynağı ne?But what fuels this?
Organları tamir edebilsek veya nanoteknoloji kullansak, bunların ne kadar faydalı olacağını düşün.Just think how beneficial the regeneration of organs or nanotechnology can be.
Ama Gözüme önce kendi güvenliğini imajını tamir edemez.But I cannot fix before my eye the image of his safety.
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim.I've taught myself to sew, cook, fix plumbing, build furniture,
Bir makine tamir yardım gerektiğinde Tanı arama kullanın.Use diagnostic search when you need help fixing a machine
Eğer öyleyse, siz bunu nasıl tamir ederdiniz?]If so, how would you fix it?]
Babamın bir otomobil ve sanayi tamirhanesi vardı.My dad owned an automotive and industrial repair shop.
Sonrasında bisikletimle bölgedeki otomobil tamirhanelerinin hepsinden çöpleri toplamaya başladım.And I was actually collecting it from all the automotive shops in the area on my bicycle.
Tamiri için para ödedim ve tekrar bozuldu.I paid to get it repaired -- then it broke again.
Ona tahammül edeceğiz - Allah ruhumu tamir eder, benim konukları arasında bir isyan yapacağız!You'll not endure him!--God shall mend my soul, You'll make a mutiny among my guests!
Ben de tamir ettirmek için para ödedim.So I paid to get it repaired.
Tamir ettiğimiz şeylerin %21'i hatalı inşaattan kaynaklıydı.Twenty-one percent of the things we fix are due to faulty construction --
Çalışamayacakları için tamir etmemiz gerekir.They don't work, we have to fix them.
Dinamoyu tamir ettiğinde otomobille hatalı olan diğer şeyleri daha sonra tamir edebilirsin.Fix the alternator and we can fix the other things that are wrong with the car later.
Yüz yıl tamir gerektirmeyecek kadar iyi tasarlanmış ürünleri hayal et.Imagine products so well designed that they didnt need maintenance for say, a hundred years.
- Telefon şirketi telefonu tamir etmek zorunda.-You bet!
- Diyorsun ki RCA, herkes kendi ürünlerini tamir etmek zorunda olsa...-You mean if RCA, if everybody had to maintain their own... -You bet.
Bunları ve tamir etmeyi insanlara öğretmek için eğitim enstitüleri bile var.There are training institutes where they're churning out people for fixing these things as well.
Tamir ederim.I'll fix it.
Tamir için evlere gidiyorum.I make house calls for repairs.
"Bir erkeğin yaptığı herşeyi, tamir edebilirim.""Anything a man can do, I can fix."
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.Muscle is constantly being used -- constantly being damaged.
Tanıdığın bir tamirci var mı? Ben iyi bir tane biliyorum.Know any garage?
Geçen sonbahar teknenin motorunu tamir etmiştim.Last year I mended the boat-engine; dad couldn't do it
Çocukken bir ţeyleri tamir eder veya yapardým, elektronik ţeylerle ilgilenirdim.As a kid, I was into tinkering and building things and electronics.
Bu veriyi nasıl tamir edebileceğinizle ilgili bir kitap.And this is a book on how to repair a transmission.
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.You see, the count has only one launch... and that's under repair.
Ruslar iyi tamirci değildir.Russians are not the best mechanics.
Teknesinin tamire ihtiyacı olduğu doğru değil.It isn't true about the launch needing repairs.
Yeryüzündeki herşeyi tamir ederler: radyolar, televizyonlar...They repair everything on Earth: radios, televisions...
Kadınlar tamir etti.The women fixed them.
Tamir edebilir misin?Can you fix it?
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.The second, more honest way is to actually fix the model.
Kasımda tamir edilen hatta aralık ayında soğutulmuş gaz verilmişti.It was repaired in November and loaded a few cargoes of super cooled gas in early December.
Yeniden boyamak, yeni mobilyalar, yeni bir buzdolabı satın almak, tamirat yapmamız gerekti.We had to repaint it, buy new furniture, a new refrigerator, repair things.
Araba tamircisi Nino I., buna katılmıyor ve iktidardaki HDZ'ye oy verecek.Nino I., a mechanic, disagrees and will vote for the ruling HDZ.
Her yerde olduğu gibi Balkanlar'da da kötülük tamir edilebilir.In the Balkans like anywhere else, evil is reparable.
Birlik, tamir edilemeyecek bir hasar olmadan, değişken geometriyi ne derecede taşıyabilir?What degree of variable geometry can the Union bear without irreparable damage?
Mehmet Bey'in oğlu İbrahim Bey zamanında 1482-1483'de büyük tamiratlar görmüştür.It underwent major repairs in 1482-1483 during the reign of Mehmet Bey's son, İbrahim Bey.
Kapalıçarşı'da bir dükkânda antika ticareti ve porselen tamiri üzerine çalıştı.At a shop in the Grand Bazaar he worked on antique sales and porcelain repairs.
KGB eğitimleri devam ederken, Häyhänen Estonya'nın Valga kentinde tamirci olarak çalışıyordu.While his KGB training continued, Häyhänen worked as a mechanic in the city of Valga, Estonia.
Yedek parça tamir süreci fonksiyon modelinin IDEF0 gösterimi.Example of a function model of the process of "Maintain Reparable Spares" in IDEF0 notation.
Gaz idarelerinde, şüpheli sızıntıları soruşturma ve tamir etmek üzere sevkedilmiş mühendisler.In gas utilities, engineers who are dispatched to investigate and repair suspected leaks.
Tamir edilmemiş bir sistemde, bir tarım uzmanı aşağıdakileri isteyebilir:In a no-till system, an agroecologist could ask the following:
Homoloji yönlendirmeli tamirHomology directed repair
NHEJ tipik olarak kısa homolog DNA dizilerini tamir için rehber olarak kullanır.NHEJ typically utilizes short homologous DNA sequences called microhomologies to guide repair.
Hans Herrmann dördüncü arabayı yolcu koltuğundaki tamirci Herman Eger ile sürdü.Hans Herrmann drove the fourth car with mechanic Herman Eger as passenger.
Çocukluğundan itibaren oto tamirciliği için okulunu bıraktı.From childhood, he abandoned his studies to pursue auto mechanics.
1944'teki kısa bir tamirden sonra, gemi yılın geri kalanında bir eğitim gemisi haline geldi.After a brief refit in mid-1944, the ship became a training ship for the rest of the year.
Hayfa'da teknik ders alırken radyo tamircisi olarak çalıştı.In Haifa he worked as radio repairman while taking technical courses.
Kabe'nin TamiriRestoration of Kaaba
Torakusu 1886'da 35 yaşındayken tıbbi ekipman tamiri kariyerliği için Hamamatsu'ya taşındı.In 1886, at the age of 35, Torakusu moved to Hamamatsu to repair medical equipment as a career.
1764 Çing Hanedanı Qianlong 29. yıl Tamir.1764 Qing Dynasty Qianlong 29th year Repair.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod