Ana içeriğe geç
Sözlük

tamir ile cümle

tamir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Onun yerine tamir edilmek için 4 Temmuz'da Kiel'e geri dönmek zorunda kaldı.She instead had to make the journey back to Kiel for repairs, which she reached on 4 July.
Ayni zamanda Aminta'nın Tamiri ile evlenmesine kesin karar almıştır.He also decides that Tamiri marry Aminta.
Şeyhülislam Yahya Efendi nezaretinde bu kabirler imar ve tamir edildi.There, Royal George's leak was found and repaired.
Araba tamircisi olarak iş bulması bir yılını aldı.He worked for a year as a bus driver.
Vefaiye Medresesi, Cigalazade Yusuf Sinan Paşa tarafından tamir ettirilmiştir.Cığalazade Yusuf Sinan Pasha (also known as Cağaloğlu Yusuf Sinan Pasha; c.
Doktor motoru tamir etmesinde yardım eder.Roy helps to repair the car.
Yemek yapmak, tamirat hobileridir.Her hobby is cooking.
Tamirci Manny, Çocukların el becerilerini geliştirmeye yönelik yapılmış bir çizgi dizi.Miss Manners' Guide to Rearing Perfect Children.
Yıkılmış tahkimatlar da Edessa, Batnae ve Amida'da tamir edildi.The dilapidated fortifications were also upgraded at Edessa, Batnac and Amida.
Ofisindeki bozuk bir saati tamir etmiştir.Notably, it has a clock in its facade.
Bu tamiratlar sonucu toprak çatı, önce kiremitle örtülmüş; sonra bakırla kaplanmıştır.These rocks are created deep inside the Earth's mantle and then rapidly exhumed to the surface.
Hasar çok geniş kapsamlıdır, reaktörun tamir için ayrılması gerekir.The damage required the reactor to be dismantled for repairs.
Eski okul binası tamir ettirilmiş ve çeşitli toplantılar için kullanılmaktadır.The old school building remained vacant and was used for various activities.
Mervan döneminden sonra yapılan en büyük tamirat olduğu belirtilir.This is the closest challenge Ferguson has faced since being elected.
Bizans döneminde tamir görmüştür.Bizans Devrinde Boğaziçi.
Bilgisayarların bozulması yüzünden kayıt, tamirat yapılana dek ertelenmek zorunda kaldı.The computers would break down, and recording would have to be delayed until they could be repaired.
Bilinen ilk tamiri 1963 yılındadır.His first known recording is from 1963.
Bu görevde iken Mekke'ye Kabe'yi tamirle görevle gönderildi.She learned during that time that Biko was also detained.
TAKI, daha sonra kendi otomobil tamir atölyesine sahip oldu.Clifford owned his own auto repair shop.
20. yy ortasına kadar Carnforth bir demiryolu ana tamir ve bakım merkezi idi.By 1900, Mechanicville was a major transfer yard and car repair center for the railways.
Sonraki yıllar yine birçok kez tamir ve bakım görmüştür.It has been refurbished and repaired many times over the years.
O günden sonra Bull, kendini B-Daman tamircisi olmaya adadı.In the same month, Cain took command of the battalion's B Company.
Çeşitli tamirler görmüştür.He performs a number of miracles (echoing miracles from the Gospels).
Birimlerinizi tamir etmenin birçok yolu vardır ki bu yollardan biri Crawler'dır.Some buildings lie within conservation areas, of which Crawley has eleven.
Sellotape genellikle birleştirme, yapıştırma, bağlama ve tamir için kullanılır.Sellotape is generally used for joining, sealing, attaching and mending.
Hâlâ yaygın olarak, boru ve kanal kaynağında ve tamir işlerinde kullanılmaktadır.It is still widely used for welding pipes and tubes, as well as repair work.
Kentte demiryolu tamir atölyeleri vardır.Are there pollution remediation programs in the city?
NHEJ tipik olarak kısa homolog DNA dizilerini tamir için rehber olarak kullanır.NHEJ typically utilizes short homologous DNA sequences called microhomologies to guide repair.
Kazadan sonra kabloların birkaç tanesi yırtıldı; ancak bunlar tamir edilmedi.After the completion of filming the tanks were drained but the sets were not removed.
Danielle kırık bir müzik kutusunu Sayid'e gösterir ve Sayid de onu tamir edebileceğini söyler.Rousseau shows Sayid a broken music box given to her as a gift, and he tells her he can fix it.
Kadınlar ayrıca balıkçılık yapan erkeklere ağları tamir ederek yardımcı olurlardı.Women also supported men in the fishing trade by minding their nets.
Bozulmuş radyoları tamir etmekten de zevk alırdı.Plans failed to recap the radiators.
Sonrasında tamir edildi ve ordu topçu desteğini geliştirmek için kullanılıd.It was necessary to re-think strong points and adapt them to the progress of artillery.
Depremde hasar görmüş ve tamir edilmiştir.Its facilities had been damaged and needed repair.
Kaleleri tekrar tamir ve inşa ettirdi.The statue was repaired and re-erected.
Tamir yapma ve kablo sıyırmaya elverişlidir.He goes outside to fix the cable.
Kule, pek çok kez tamir ve restorasyona uğradı.The castle was rebuilt and repaired many times.
Fitch, silah tamirinde uzman birisidir.Chapman is a sport shooter specialising in pistol shooting.
Bu sırada Agenore Stratone'nin kızı olan ve sevdiği Tamiri ile karşılaşır.Meantime, Agenore encounters his beloved Tamiri, daughter of Stratone.
Dünyanın en eski gemi tamir havuzu da bu şehirdedir ve bu havuz hala kullanımdadır.The harbour is also the oldest shipyard within the city and is still in use today.
1960-1961 yıllarında da tamir görmüştür.It was built in 1960-1961.
Gücünün bir kısmını siktiğim solunum cihazını tamir etmek için kullan.Use some of your force to fix your f&cking respirator.
O bir televizyon tamircisi bu yüzden insanlar onu tanıyor.He's actually in television repair, which is why people know him.
Ama, Bakın! Sakın sabahın üçünde yazıcınızı tamir etmemi istemek için aramayın.And don't you all call me at three a.m. asking me to fix your printer.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.We have the ability now, and maybe the moral obligation, to repair some of the damage.
O halde bunu nasıl tamir ederiz?Now how could you repair this?
Bence Aaron, dünyayý çalýţýr bir hale getirmeye çalýţýyordu, onu tamir etmek istiyordu.I think Aaron was trying to make the world work. He was trying to fix it.
Diyelim ki,çevrimdışı işlerinizi de yürüten yerel bisiklet tamirhanenize ait bir siteniz var.Let's say you have a site that promotes your offline business, like a local bike repair shop.
Arabam arizalandi, acaba bana tamirhane bulabilecegim bir yer søylermisinizMy car's broken down and I wondered if you could tell me where to find a garage. Yeah.
Merhaba, arabam arizalandi, ve bir tamirhane bulmam lazim Yok, maalesefHi, my car's broken down and I need to find a garage.
Karda, tamirhanede, mahkemede...In the train station, in Ali's shop, at the court...
Biraz çay var. Ama kadar saat tamiri bitti. "But not till the clock-mending is over."
O gelebilir... ...ve akımı tamir edebilir.And he could come in and fix the flow.
Baba, oyuncak arabamın tekeri çıktı. Tamir edebilir misin?Daddy the wheel came off my toy car, would you fix it?
O da, "belki ben tamir edebilirim," dedi.So, he:
Tamir etmeye değmezIt's not worth repairing.
Tamir ettirmek sana 110-120 Euro'ya patlarRepair will cost 110-120 euros.
Tamir etmeye karar verdi.He's determined to repair it.
Bunun üzerine kendi kendime tamir etmeye karar verdim.Dakle, odlu�io sam malo servisirati na svoju ruku.
'kasıtlı eskitme' ile savaşıyor. Tüm fakir ülkelerde bozulan eşyalar tamir edilir.U svim siroma�nijim zemljama sasvim je razumljvo da se stvari popravljaju.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod