Ana içeriğe geç
Sözlük

tamir ile cümle

tamir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tamiri imkânsız.It's completely beyond repair.
Sami aydınlatmayı tamir ediyor.Sami is fixing the lighting.
Tom'un oto tamircisi olduğunu biliyorum.I know Tom is a mechanic.
Tom iyi bir oto tamircisi değil.Tom isn't a very good car mechanic.
Bilgisayarını tamir ettirdi.He got his computer fixed.
Bilgisayarını tamir ettirmek istedi.He wanted to get his computer fixed.
Sokak kapımın sürgüsünü tamir edebilir misin?Can you fix the latch on my front door?
Of ya, arabamı tamir ettirmek bana iki yüz kâğıda mal oldu.Darn it, it cost me two hundred bucks to get my car fixed.
Bisikletimi evde tamir edeceğim.I'll fix my bicycle in the house.
Bunu tamir etmek istedim.I wanted to fix that.
Onu tamir etmek istedim.I wanted to fix that.
Kendi başıma tamir etmememi söylediler.They told me not to repair it by myself.
Kendi başıma tamir etmemem söylendi.I was told not to repair it by myself.
Bu bozuk radyoyu tamir edebilir misin?Can you fix this broken radio?
Bilgisayar tamirinden anlıyor.He knows how to repair computers
Öyleyse tamir edeyim mi?Should I fix it then?
O zaman tamir edeyim mi?Should I fix it then?
Tamirci bizi kazıklamış.The mechanic ripped us off.
Dizüstü bilgisayarım tamir ediliyor.My laptop is being repaired.
Bisikletimin tamiratı bin yenime mal oldu.The repairs for my bicycle cost me one thousand yen.
Tamircilik yapıyoruz.We fix things.
Yarın tamirci gelecek.The repairer will come tomorrow.
Yanni ön camı tamir etmeye başladı.Yanni started fixing the windshield.
Yanni'nin ön cam çiziklerini tamir etmesi gerekiyor.Yanni needs to fix these windshield chips.
"Bu ön cam çiziklerini tamir edilebilir mi?" "Elbette.""Can these windshield chips be repaired?" "Sure."
Bu ön camı tamir edebilir mi?Can this windshield be repaired?
Yanni'nin ön camını iyice tamir etmesi gerekiyor.Yanni needs to fix his windshield properly.
Bir akıllı telefon kırılırsa tamir edilemez.If a smartphone breaks, it cannot be repaired.
Akıllı telefonlar bozulunca tamir edilemezler.If a smartphone breaks, it cannot be repaired.
Araç gerecim olmadan bunu tamir edemeyeceğim.I won't be able to fix it without my tools.
Tom tamirciyi aradı.Tom called the mechanic.
Tom tamirciyi çağırdı.Tom called the mechanic.
Tom, ev sahibinden klimayı tamir etmesini istedi.Tom has asked his landlord to fix the air conditioner.
Tom'dan arabamı tamir etmesini istedim.I asked Tom to fix my car.
Çatımızı tamir etmek için birkaç adam tuttuk.We've hired a couple of men to fix our roof.
Sayid ona inanmaz ve müzik kutusunu tamire devam eder.Sayid does not believe her, but continues to fix the music box.
Ancak üç vagon (1106, 1171, ve 3216) tamir edilemeyecek düzeyde zarar gördü.However, three cars (1106, 1171, and 3216) were believed to be damaged beyond repair.
Severodvinsk'ten uzmanlar çağrıldı ve denizde bir hafta tamir yapıldı.Specialists called from Severodvinsk managed to repair it at sea within a week.
2007 yılından bu yana havaalanı tamir edildi ve genişletildi.Since 2007, the airport has been repaired and expanded.
Tamir edilen köprü, Japon kuvvetlerinin ve zırhlı trenlerinin ilerlemesine imkân sağladı.The repaired bridge made possible the further advance of Japanese forces and their armored trains.
Çeşitli elektrikli tamir işlerinde ve günde 2 dolara hendek kazıcı olarak çalışmak zorunda kaldı.He had to work at various electrical repair jobs and as a ditch digger for $2 per day.
Sovyet üretim tesisleri 6 hafta içinde tamir edildi.Soviet production facilities were repaired or rebuilt within six weeks.
Mayıs 2007'de Markt 29'daki evin ve komşu evinin tamiri başladı.In May 2007 the renovation of the house at Markt 29, and the neighbouring house, started.
Ayrıca DNA tamiri ve genetik rekombinasyonda kullanılırlar.They are also used in DNA repair and genetic recombination.
"Mossad'ın yeni başkanı Tamir Pardo"."Who is new Mossad chief Tamir Pardo?".
Tamir için Wilhelmshaven'e gönderildi.The ship was sent to Wilhelmshaven for repair work.
Tamiri Aminta ile evlenmek istememektedir.Tamiri does not want to marry Aminta.
Tamiri Agenore'nin kendini hala sevdiğini öğrendiği için çok teselli bulmuştur.Tamiri is comforted to learn that Agenore still loves her.
1990 yılı başlarında su sistemi yeniden tamir edilmiş, şimdi ise her evde su akmaktadır.In the early 1990s, the water system was rebuilt and now every household has running water.
Nerva bu saldırıdan zarar görmemişti ancak tamir etmeye çalıştığı otoritesi zarar görmüştür.Nerva was unharmed in this assault, but his authority was damaged beyond repair.
Savaşlarda harap olan kanalları ve çiftlikleri tamir etti.He rebuilt the canals and restocked the farms destroyed in the wars.
Otomotiv üreticisi DKW'de tamirci olarak çalıştı.He worked as a mechanic for the automotive manufacturer DKW.
Gaz idarelerinde, şüpheli sızıntıları soruşturma ve tamir etmek üzere sevkedilmiş mühendisler.In gas utilities, engineers who are dispatched to investigate and repair suspected leaks.
Savaştan sonra, şehrin sakinleri hızla bombalamadan kaynaklanan hasarları tamir etti.After the war, the residents of the city quickly repaired the bombing damage.
Sayid telsizi tamir etmeyi başarır fakat yeterli bataryası yoktur ve sinyal alamamaktadırlar.Sayid repairs the transceiver, but it has little battery life and does not have a signal.
Ve kısmen tamir edildi.It has been partly restored.
Saray 1481 depreminde hasar gördü, biraz ardından tamir edildi.The palace was damaged in the earthquake of 1481, and it was repaired soon afterwards.
Homolog rekombinasyon bakterilerde önemli bir DNA tamir sürecidir.Homologous recombination is a major DNA repair process in bacteria.
Temmuz 1828'de tamir ettirilmiştir.Work resumed in July 1828.
Daha sonra üçü birlikte uçağı tamir ederler.They then board the plane together.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod