tamamı ile cümle
tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Arapların tamamına yakını Arapça konuşur ve çoğunluğu da İslam'a inanır.主要な民族は、アラブ人で、ほとんどがアラビア語を話す。
Gerçekliğin henüz tamamıyla benimsenmediği çocukluk döneminde görülür.実際のガキ時代がどうあったかは全くどうでもいい。
İyilik ve kötülük yapan ruhların tamamıdır.人間たちが持つ善と悪。
Belediyelerin tamamının isimleri, belediye merkezinin olduğu kent ile aynıdır.県名はすべて、県都の名前と同じである。
Wembley şovlarının tamamı 504,000 kişilik katılım ile rekor kırmıştır.ニコニコプレミアム会員も5万4000人を突破。
Ve Täby'nin tamamına kendi başına sahip olmuştur.でも、ソロでは全部自分でやらなければいけなかった。
10.000 kişi kapasiteli olan stadyumun tamamı koltuklu üstü kapalıdır.会場は最大一万人収容可能で無事終了した。
Oyunun tamamına ulaşmak için:完全に陣取りゲーム。
62 yolcu ve 12 mürettebatın tamamı öldü.222人の乗客と12人の乗員の全員が死亡。
Tamamıyla dostçuldur.とても人懐っこい。
Adanın tamamını gezen hava ray bulunur.島全体が浮かんでいる空島。
Takip eden yirmi yıl içerisinde üyelerin tamamı birer birer bağımsızlıklarını kazandılar.しかしそれから20年後、彼等はそれぞれ問題を抱えていた。
Risk sadece kazanç ve kayıp miktarının “tamamıyla eşit olduğu” durumlarda nötrdür.しかし、その代価として自分の時(命)を全て失うリスクがある。
Videonun tamamı sahilde geçer.ダンスシーンは海辺で撮影された。
Bu yüzden Saidar tamamıyla temiz kalmıştır.仕様により完全クリアが出来なくなっている。
Tamamı denizlerde dağılım göstermektedir.ほぼ全深海に分布する。
55 UEFA üyesinin tamamının elemelere katılımı beklenmektedir.UEFAに加盟する53国・連盟の全てに参加資格がある。
Bunların tamamı Afrika'da yaşamaktadır.子どもたちは全員フランスで暮らしている。
Bu sırada oyuklarda, radyasyonun tamamı tutulmuş olur.この場合も輻湊は保たれる。
Çoğu bağışıklık sistemi yanıtı, bitkinin tamamına yayılan sistemik kimyasal sinyaller gönderir.植物の大部分の免疫応答には植物から放出される全身的な化学的シグナルがある。
Örneğin, herhangi bir bölümün tamamını hiçbir düşman öldürmeyerek geçmek oyuncuya kalmıştır.ステージ間には敵の攻撃などが全くない部分がある。
4 uçağın tamamının 2010 yılında hizmete girmesi beklenmektedir.2010年の第1四半期から、全保有機に対して装備していく計画である。
Arajs Kommando üyelerinin tamamı gönüllüydü ve herhangi bir zamanda özgürce ayrılabilirlerdi.俗人院長は封建制度のヒエラルキーの中に一定の地位を占めるようになった上、いつでも自分の封地を処分できる自由があった。
Organizasyonda tamamı erkekler pist bisikletinde olmak üzere yedi kategoride mücadele yapıldı.メンバーは7人で全員オートバイに乗っている。
Araçların tamamı teslim edilmiştir.全車両が機関換装済み。
Şehrin tamamı için Lefkoşa maddesine bakınız.つくばみらい市調べ。
Bunlardan, tertibe katılanların neredeyse tamamı olan 19 kişi idam edilirken 13 kişi de sürgüne gönderildi.全部で19人が処刑され、13人が追放されたことで、この陰謀の大きさが暴露された。
Filmin tamamı 163 dakika sürmüş, sinemaya aktarım sürecinde birçok sahne kesilmek durumunda kalınmıştır.上演時間は舞台上演じたいに解説がついて165分であった。
Japonya'nın tamamında olduğu gibi dağlar burada da büyük yer kaplar.日本には山が多いことから、山岳写真も盛んであるといえる。
Filmin tamamının yok edilmemesi için 2 kişi emek verdi.俺はあの二人がいなくなっても映画を作れる自信があった。
Aygıt silindiğinde bilgilerin tamamı (Apple Pay'a eklediği kredi ve banka kartları dahil) aygıttan silinir.あらかじめチャージした金額の範囲内で、クレジットカードやiD(Apple Payを含む)として決済ができる。
Tamamında 73 yatak vardır.総数76町。
Köyün tamamı zazadır ve köyün tamamı Dımıli(Zazaki) konuşur.町は全て「まち」、村は全て「むら」と読む。
Ekibiyle birlikte tamamı Buca ilçesinin 15 yaş çocuklarından kurulu bir takım kurdu.今から3年くらい前に、オーナー指令で全国から15歳前後の優秀な子をかき集めたらしい。
Ancak yine de kalıtım konusu tamamıyla bir gizemdi.結局、正体は謎のままであった。
Hanlıkların tamamında adalet işleri kadılar tarafından yürütülürdü.全ての者がこの捕獲を法的に正当化することに熱心だった。
Ardından ayaklanma tamamıyla bastırıldı.こうして暴動は完全に鎮圧された。
Bu kalıpların neredeyse tamamı diğer dillerde de görülmektedir.これらに似た現象はほかの言語にも多くみられる。
İlk cep telefonları modellerinin tamamı bu şekildedir.大型消火器は総てこの形態である。
Bu bölgede buzun tamamı bir arada hareket eder.所々で氷を滑る箇所がある。
Gerçekte kendisi tamamıyla saçlıydı.ふさふさの頭髪は実はかつら。
İSMEK'İN VERDİĞİ SANAT VE MESLEK EĞİTİMLERİNİN TAMAMI ÜCRETSİZDİR.太鼓台の文化・観光価値の向上が目的。
Tamamıyla hizmetinizdeyim.何でもお役に立てるようにいたします。
Sistem analizcileri sistemin tamamının anlaşılmasına yardımcı olabilirler.系統分析師可以了解整個系統。
II. Demetrius imparatorluğun tamamını kontrol edemedi.然而,德米特里二世却無法控制整個帝國。
İsrail ise Kudüs'ün tamamını (hem batı hem doğu) ebedi başkent ilan etmiştir.”耶和華從世上把屬靈以色列人召集出來以顯揚他的名。
WikiLeaks, birkaç ay içinde aşamalı olarak belgelerin tamamını yayımlamayı planlamaktadır.维基解密计划将在几个月内完全公开所有文件。
Ancak şimdi onun içindeyim ve tamamını izleyeceğim" dedi.今朕教訓諭旨,爾等亦當永遠遵行。
POWER3 ve sonrasında gelen POWER mikroişlemci serilerinde tamamıyla 64-bit PowerPC mimarisi uygulanmıştır.POWER3以及随后的POWER系列微处理器均全部实施了64-bit PowerPC架构。
Ortak yapımcı Paul Webster ''bu boyuttaki bir filmin tamamıyla tek mekanda çekilmesi oldukça alışılmadık.助理制片人保罗·韦伯斯特指出,对于一部这种规模的电影来说,完全在各个地点进行拍摄这是很不寻常的。
Tatarların tamamına yakını Müslüman’dır.”陈蕃等人都是他的故吏。
Hemen hemen bu ülkelerin tamamı Birleşik Krallık'ın şu anki ya da eski kolonisi veya sömürgesidir.幾乎所有的這些國家都是英國(參看大英帝國)的現在或者以前的殖民地。
Kıyı ve iç bölgelerdeki kent merkezlerinin tamamı Romanize olmuşken taşrada durum tamamıyla farklıdır.尽管沿海和内陆的城市中心几乎完全罗马化,农村状况却截然不同。
Belli bir hücre veya hücre tipinde bulunan proteinlerin tamamı onun proteomu olarak adlandırılır.在一个特定细胞或细胞类型中表达的所有蛋白被称为对应细胞的蛋白质组。
En kötü ihtimalle, ses tamamıyla da kaybedilebilir.在某些情況下,元音可能會完全丟失。
İstasyonların tamamı engelli erişimine sahiptir.所有车站都有无障碍设施。
Grubun tamamı ise ( SİSTAR) Give It To Me şarkısıyla geri dönüş yaptı.涪諸軍及費禕自成都相繼而至,魏軍退還,如平本策。
Çoğu bağışıklık sistemi yanıtı, bitkinin tamamına yayılan sistemik kimyasal sinyaller gönderir.很多植物的免疫反应都包含有遍布植物全身的系统性化学信号。
1964 yılında Hindistan'ın tamamında üç ila dört bin arasında olduğu tahmin edilmiştir.於1964年,估計牠們在印度的數量有3000-4000頭。
Tango 12 adı verilen top Adidas Tango ailesine mensuptur ve tasarımı tamamıyla yenilenmiştir.虽然这款球沿用了原有非常成功的Adidas Tango家族的名称,但Tango 12采用了完全不同的新设计。
İlgili Sayfalar