tamamı ile cümle

tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Uzun bir metni sıkılmadan tamamını okuyabilmektedirler .端的に表現しきれない長いコメントを書き込みたいときに重宝する。
Ayrıca ona göre Kuzey Hindistan'ın tamamı sarı ırktan oluşuyordu.彼はまた、北部インド人の大半は黄色人種に属するとも述べている。
Jones ayrıca Tapınak mensuplarının da tamamını “gökkuşağı ailesi” üyesi olarak adlandırıyordu.ジョーンズは、人民寺院全体をこの「虹色の家族」と思い描いていた。
Bu nedenle tamamı gözlenemez.全てが見られるわけではない。
Arazisinin tamamı sulana bilmektedir.各地の方言に詳しい。
Fakat diğer bakanların tamamı yakalandı.他の特攻隊のメンバーは全員捕われてしまう。
Ve köyün tamamı Asiyan (Asî) aşiretindendir.諱は村全(むらたけ)。
Savaştan sonra şehrin neredeyse tamamı yıkıldı.戦後ほぼすべての建物が破壊された。
Nüfusun tamamı da Bulgardır.住民はほぼすべてブルガリア人である。
Aynı periyotta bulunan elementlerin tamamı aynı sayıda elektron kabuğuna sahiptir.同じ行の元素はすべて同じ数の電子殻がある。
Birçok getto tamamıyla boşaltılmıştı.ゲットーの多くの部分は空になってしまった。
2. sezonun tamamı siyah beyaz gösterilmiştir.第1シーズン 白黒で制作された。
Okinawa hariç Japonya'nın tamamında görülür.沖縄県を除く日本全土に分布している。
Filmin tamamı (Rusça)^ 参照動画(ロシア語)。
Tamamı ile ve karmaşık matematiksel işlemler 1965 yılında Fröman tarafından ortaya çıkmıştır.完全で複雑な数学的取扱に関しては、Fröman & Fröman 1965を参照されたい。
Tamamıyla Mekke'de indirildiğine inanılmaktadır.獄中記に『わすれがたみ』がある。
Des Grieux Manon'u tamamiyle kaybetmek durumda olması umutsuzluğu ile Manon'un yanına gelir.マノンの奪還が絶望的となり落胆するデ・グリュー。
Jimnastikçiler belirlenmiş alanın tamamını kullanmak zorundadırlar.エナジャイザーはフィールド内に設置されている全てを使用することが可能になる。
Bu tamamiyle matematiksel bir sonuçtur.あまりに数学的な手法であったためである。
Alışveriş merkezinin tamamı ise 1983 yılında açıldı.全店に導入したのは1983年。
Oyun tamamıyla ücretsizdir.プレイは完全無料である。
İki modeli bulunuyordu: Tamamiyle su geçirmez "To.Mi.A4531" ve normal modeli "To.Mi.4531".「To.Mi.A4531」と命名された完全防水型と、通常型の「To.Mi.4531」である。
Borcun tamamıyla ödenmesi 2009 senesini buldu.2009年 借金完済。
Alanın tamamı 270 km2'yi (100 mi2) kapsamakta ve 70'in üzerinde şeker fabrikası içermektedir.全体の面積は270 km2 で、70以上の製糖工場跡が残っている。
Köyün tamamını Karapapak Türkleri oluşturmaktadır.島全体がケーキの形をしている。
Günümüzde neredeyse tamamı yok olmuştur.現在はほぼすべて失われている。
Bu yangınlar her defasında kentin tamamına yakını tahrip etti.火災がこの街をたびたび襲った。
Ailenin tamamı büyücüdür.住民全てが魔術師。
Ekranın tamamını yakalayın. ^ (yazılım)略称映配(えいはい)。
Avrupa'daki zehirli ısırılmaların neredeyse tamamı engerek kaynaklıdır.ヨーロッパの一部では、毒キノコの缶詰が売られている。
Tamamı olmasa da pek çok gezegenimsi bulutsunun çift kutuplu bir yapı sergilediği gözlenmiştir.全てではないが多くの惑星状星雲では、双極性の構造が観測される。
Kapaklar hariç derginin tamamı siyah beyaz basılıyordu.零戦は国籍マーク以外すべて黒色に塗装されていた。
Ümmet, (Arapça أمة) İslam toplumunun tamamını ifade eden bir kavram.これは、教団の全てのメンバー(同居していない親族や親兄弟も含む)から(挨拶も含め)避けられることを伴う。
Bu kitapların tamamı satıldı.全7本が販売された。
Şirket tamamıyla yas tutmuştur.その会社は全盛を極めた。
3. kademeye, tamamı 2. kademeden yükselen 28 takım katıldı.28隻全部が事故もなく到着した。
Bu da bulmacayı tamamıyla önemsizleştirmiş olur, zira artık dilediğimiz soruya doğru yanıt alabiliriz.字幕では絶対に追い切れない今だからこそ、余計に我々がしているこの吹き替えの仕事が必要なのかなと思います。
İtirazı için yapılması gereken prosedürlerin tamamı internet üzerinden yapılması gerekmektedir.申込方法は、インターネットによる申込みが基本。
4 mürettebat ile 37 yolcunun tamamı öldü.乗員乗客37人全員が死亡した。
2007 yılında alınan araçların tamamı teslim alınmıştır.2007年に全車両運用離脱。
Lipanların hemen hemen tamamı öldürülmüş ya da yakalnmışlardır.ほとんど全ての拠点で開拓者が殺されたり捕まえられたりした。
Böylece giysinin tamamı yıkanmadan yalnızca yaka yıkanabilir.彼女は全ての衣装を集めない限り水着を装備してくれない。
Türkiye'nin Avrupa'daki topraklarının tamamını oluşturur.ヨーロッパ全域を原産地とする。
Devam baytlarının ise tamamı 10 ile başlamaktadır.はじめは10枚まで持ち運べる。
Ordu ülkedeki kontrolünü neredeyse tamamı ile kaybettiği.軍の使用により城の内装はほぼすべて破壊された。
Ancak Todd'un karakteri tamamıyla değiştirildi.しかし、ジェイソンのキャラクターは完全に改訂された。
Serinin tamamı genel bütçenin otuz katını kazandı.世界選手権で合計30個のメダルを獲得した。
Bu saldırıların tamamı savaş suçu olarak değerlendirilmektedir.本艦への攻撃は戦争犯罪と見なされる。
Henüz ülkenin tamamına yetecek kadar etanol üretimi yapılamamaktadır.それまで満州では生産が皆無だった生産項目も少なくない。
Al-Bakri yaşamının tamamını Cordoba'da geçirdi ve yazdığı yerlere hiç seyahat etmedi.バクリーは、著書で触れた各地に実際足を運んだことは一度もなく、コルドバで亡くなった。
Ben ayıbı almaktan tamamiyle mutluyum.おだてられるとものすごく嬉しがる。
PepsiCo, 2010 yılında PepsiAmericas'ı satın aldı ve Sandora'nın tamamına sahiplendi.同社は2000年にペプシアメリカズ (PepsiAmericas) となり、2010年にペプシコに完全買収された。
Şehir, adanın tamamını kaplar.集落は島全体に点在している。
On ressamın tamamı New York ya da Boston'da aktifti.田舎に住みながら、ニューヨークやハリウッドで活躍する大物画家。
Sabit Diskin tamamına kurulması gerekir.ディスク全体を暗号化することができる。
Aslında, süperkümenin tamamını keşfetmedi.実際、彼は全ての観測結果を報告していなかった。
Bu ülkelerin tamamı birer defa başvuruda bulundu.各国で仲間ともども、指名手配にされている。
Tamamı geminin içinde öldü.船内で死亡する。
6 Kasım - Üniversiteler Kanunu'nun tamamı yürürlükten kaldırıldı.12月6日 - 大学令公布。
Mürettebatın ve yolcuların tamamı hayatını kaybetti.乗員・乗客は全員死亡した。
İlgili Sayfalar