tamamı ile cümle
tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Maçın tamamında oynadı.Αγωνίστηκε σε όλον τον αγώνα.
Filmin tamamı hand-held kameraları ile çekildi.Η ταινία γυρίστηκε εξολοκλήρου με κάμερες Gopro.
14. yüzyılın sonlarında Şirvanşah hanedanı tamamıyla gücünü kaybetmiştir.Παρ 'όλα αυτά στα τέλη του 14ου αιώνα οι Οθωμανοί την κατέλαβαν ολόκληρη.
Ancak sonuçlar tamamiyle hayal kırıklığı olmuştur.Ήρθαν στιγμές που απογοητεύτηκα.
Tamamı kendi el yazısıydı.Όλα τα Γραπτά του.
Ben ayıbı almaktan tamamiyle mutluyum.Με οξείδωση λαμβάνονται η γλυφοσάτη.
Kanalın tamamının geçiş süresi gemiler için yaklaşık 12 saattir.Κάθε χρόνο περνούν τη διώρυγα 12.000 πλοία.
Midili ilk ayaklanmaya kalkışandı ve tamamıyla başarısızdı.Η πρώτη έγινε με πολυβολισμό του σπιτιού του και ήταν ανεπιτυχής.
Saldıran grubun tamamı öldürülür; ancak gerçekleşen çatışmalarda Joel ağır bir şekilde yaralanır.Καθώς φεύγουν, τους επιτίθενται ληστές και ο Joel τραυματίζεται σοβαρά.
Dizinin tamamı DVD'de 1. Bölge, 2. Bölge ve 4. Bölge'de yayımlandı.Επιπλέον, οι πρώτοι τέσσερεις κύκλοι είχαν επίσης κυκλοφορήσει σε DVD στην Περιοχή 2 και την Περιοχή 4.
Ovalar tamamıyla açıktır.Τα άκρα είναι γενικά ανοιχτόχρωμα.
Dokunan motiflerin tamamının bir anlamı vardır.Επίσης, κάθε δημιουργημένη υπόσταση, κάθε γιγνόμενον, έχει κάποια αιτία.
Sonuç olarak, şarkıların bir kısmını veya tamamını İngilizce olarak söyleyen ülkelerde oldu.Ως αποτέλεσμα, πολλά από τα τραγούδια εκτελούνται εν μέρει ή πλήρως στα αγγλικά.
Arapların tamamına yakını Arapça konuşur ve çoğunluğu da İslam'a inanır.Ομιλείται σ'ολόκληρο τον αραβικό κόσμο και είναι ευρέως γνωστή και αντικείμενο σπουδής στον ισλαμικό κόσμο.
İlerleyen süreçte bu tanımlama ada ülkesinin tamamı için kullanılmaya başlanmıştır.Βαθμιαία, το όνομα άρχισε να χρησιμοποιείται για ολόκληρο τον οικισμό.
Nüfusunun tamamını Peştunlar oluşturur.Όλα τα μέλη του πληθυσμού γεννούν.
Yükleme için 5 kişilik mürettebatın tamamı da çalışmak zorundaydı.Μπορούσε να μεταφέρει μέχρι και 15 επιβάτες, ενώ το πλήρωμα ήταν διμελές.
Ülkenin ekonomisi tamamı ile çökmüştür.Πλήρης παραμέληση της οικονομίας της χώρας.
Köyün tamamı okuma yazma bilmektedier.Γνωρίζω ότι διαβάζεις τη Βίβλο στα χωριά.
Savaştan sonra şehrin neredeyse tamamı yıkıldı.Σχεδόν η ολόκληρη πόλη έπρεπε να επανοικοδομηθεί μετά τον πόλεμο.
On yaşıma geldiğimde Kur’ân’ı tamamıyla ezberlemiştim.Εκεί σε ηλικία 19 χρονών μάγεψε με την απόδοση του.
Bu yangınlar her defasında kentin tamamına yakını tahrip etti.Μεγάλη πυρκαϊά καταστρέφει σχεδόν ολόκληρη την πόλη.
WikiLeaks, birkaç ay içinde aşamalı olarak belgelerin tamamını yayımlamayı planlamaktadır.Το Wikileaks έχει δημοσιεύσει πολλά σχετικά έγγραφα από το 2013.
Şarkının tamamı Kid Cudi tarafından seslendirildi.Όλη η σκηνή συνοδεύεται από ένα παιδικό τραγούδι.
Severa'nın, ilişkilerinin tamamı hakkındaki düşünceleri çok iyi kaydedilmemiştir.Οι απόψεις της Σεβήρας για τα γεγονότα αυτά δεν είναι γνωστές με σαφήνεια.
Bu tamamiyle matematiksel bir sonuçtur.Πρόκειται για ένα άρθρο μαθηματικής έννοιας.
Ancak Osmanlılar Romanya'yı hiçbir zaman tamamıyla ilhak etmediler.Οι Ρωμαίοι ποτέ δεν κατάφεραν να υποτάξουν ολοκληρωτικά τη Βασκονία.
Bu maçlarda uluslararası futbol kurallarının tamamı uygulanmazken, bazıları ise değişiklik göstermektedir.Στους αγώνες αυτούς δεν καταρρίφθηκαν παγκόσμια, μολονότι μερικά απειλήθηκαν.
11,000 biletin tamamı 20 dakikada satıldı.Ο μέγιστος αριθμός της πώλησης εισιτηρίων έφτασε τα 120.000 εισιτήρια.
İlk sezonun tamamında ve ikinci sezonun ilk iki bölümünde görünmüştür.Συνολικά 40 επεισόδια θα προβληθούν κατά τη διάρκεια της πρώτης και της δεύτερης σεζόν.
5-7 Aralık 1905 tarihleri arasında Rusya’nın tamamında işçiler genel greve gider.Στο διάστημα μεταξύ της 5 και 7 Δεκεμβρίου , ακολούθησε μια γενική απεργία από τους Ρώσους εργάτες.
Öyküde ayrıca 32 dişin tamamının çekilmiş olduğu vurgulanır.Είναι ο πρώτος ο οποίος αναγνωρίζει ότι ο άνθρωπος διαθέτει 32 δόντια.
Hükümdarlığının son beş yılının tamamını ülke dışında geçirdi.Για πάνω από 50 έτη είχε την δική της αποκεντρωμένη κυβέρνηση και κοινοβούλιο.
Güneşten gelen enerjinin tamamı yeryüzünü ısıtmaz.Χάρη στη θερμική ακτινοβολία η Γη θερμαίνεται από τον Ήλιο.
Yaklaşık 13.000 türü vardır ve tamamı karada yaşarlar.Η ομάδα περιλαμβάνει πάνω από 13.000 είδη, τα οποία είναι όλα χερσαία.
Ekranın tamamını yakalayın. ^ (yazılım)Όλα τα πάνελ (κάτω τμήμα της σελίδας).
Özellikle I. Perde ve bale parçası tamamıyla dışarıda bırakıldı.Πινακίδες Γραμμικής Α και Γραμμικής Β βρέθηκαν στη Φαιστό κυρίως.
Şirketin tamamı aileye aittir.Η εταιρεία ανήκει εξ ολοκλήρου στην Tata.
Temel olaylar gerçek vakalara dayanıyor ama karakterler tamamıyla kurgulandı.Τα βασικά γεγονότα είναι όπως και συνέβησαν πραγματικά, αλλά οι χαρακτηρισμοί είναι πλήρως φανταστικοί ...
Büyük Kuzey Savaşı boyunca Valmiera yıkıldı ve 1702 yılında tamamiyle yandı.Κατά τη διάρκεια του Μεγάλου Βόρειου Πολέμου, το 1702, η Βάλμιερα καταστράφηκε ολοσχερώς.
Fakat bu güçleri tamamıyla kişisel çıkarları için kullanmaktadır.Τη διαφορά την καρπώνονταν για προσωπικό τους όφελος.
Bazı alıntıları dışında bu kitapların tamamı günümüze ulaşamamıştır.Τα υπόλοιπα βιβλία της εποχής δεν αναφέρονται καθόλου.
Şu an müziği tamamıyla bırakmıştır ve sadece bisiklet hobisi ile ilgilenmektedir.Από το 1982 έχει εγκαταλείψει τη μουσική και ασχολείται αποκλειστικά με τη ζωγραφική.
Şehrin tamamı bir surla çevrilidir.Ολόκληρη η περιοχή περιβάλλεται από έναν φράκτη.
Bu iş kapsamında harap durumda olan bina ve bahçenin tamamı temizlenmiştir.Από την δεξαμενή αυτή υδροδοτείται το ανάκτορο και όλος ο κήπος.
Ulaşımın tamamı kara yoluyla gerçekleşmektedir.Το μεταναστευτικό ταξίδι πραγματοπoιείται σε ευρύ μέτωπο.
Amsterdan konserinin tamamı 1998 yılında "The Night Watch" ismiyle yayınlanmıştır.Hele koncerten fra Concertgebouw i Amsterdam blev udgivet i 1998 som The Night Watch.
Bir canlı hücredeki tepkimelerin neredeyse tamamı yeterince hızlı olabilmek için enzimlere gerek duyar.Næsten alle processer i en celle behøver enzymer for at kunne forløbe tilstrækkelig hurtigt.
Filmin tamamı hand-held kameraları ile çekildi.Filmen blev optaget ved hjælp af håndholdte kameraer.
İsviçre'de tamamında İtalyanca konuşulan tek kanton olan Ticino'dadır.Ticino er Schweiz' eneste fuldt ud italiensktalende kanton.
Kariyerinin tamamını ülkesinde geçirmiştir.Han tilbragte hele sin karriere i hjemlandet.
Alanın tamamı 270 km2'yi (100 mi2) kapsamakta ve 70'in üzerinde şeker fabrikası içermektedir.Hele området dækker 270 km² og omfatter pladser til mere end 70 sukkerfabrikker.
Apollo uçuşlarının tamamında bilimsel ölçüm aletleri, Ay yüzeyine yerleştirildi.Alle de landende Apollo-missioner installerede videnskabelige instrumenter på måneoverfladen.
Fakat diğer bakanların tamamı yakalandı.Men alle frihedskæmperne blev fanget.
Endüstriyel gelişime yatırım yapabilmek için Polonya, ürettiği modern teçhizatın tamamını satıyordu.For at skaffe midler til industriel udvikling solgte Polen meget af det moderne udstyr, der produceredes.
Kanalın tamamı BBC Worldwide'e aittir.Kanalen er ejet af BBC Worldwide.
Ancak bu ışınımın tamamı insan gözüyle algılanamaz.Det er ikke mennesker förunnat at se hela nettet.
Kontrolnoktası sistemi ise tamamiyle revize edilmiştir.Checkpoint systemet er forbedret fuldstændigt.
Filmin tamamı Auckland, Yeni Zelanda'da çekilmiştir.Filmen blev næsten udelukkende optaget i Auckland, New Zealand.
Bu dizinin dört sezonunun tamamında rol almıştır.En rolle han har haft i alle fire sæsoner af serien.
İlgili Sayfalar