tamamı ile cümle
tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yetiştirilen kirazlar Napolyon cinsi olup tamamı ihraç edilmektedir.Napoleonin rintakuvia aletaan varastaa ja sitten tuhota.
Üyeliğe alınma tamamıyla, üyelerin yeni üyeleri teklif etmesine dayanır.Jäseniä painostetaan hankkimaan lahkoon uusia jäseniä.
Bunların neredeyse tamamı hayır kurumları için yapılan konserlerde sunulur.Se sisältää lähestulkoon kaiken, mitä konserteissa soitettiin.
3.↑ Tamamı Arnavutça sözcüklerden oluşur ancak başlığı Latincedir.75. Koti on siellä missä sydän on, mutta tähdet on tehty latinumista.
Oluşturmacılık bu görüşe katılmayıp matematiğe nesnel yaklaşımla tamamıyla uyuşmaktadır.Konstruktivismi ei jaa tätä näkemystä, ja siksi sen mukaan matematiikka on objektiivista.
Cinse ait türlerin tamamı Afrika'da bulunur.Kaikki lahkon lajit elävät Afrikassa.
Hikâyedeki ana fikirlerin neredeyse tamamı yazarlardan çıksa da oyuncular da zaman zaman fikir sundu.Valtaosa tarinoiden ideoista tuli käsikirjoittajilta, joskin myös näyttelijät saivat esittää omia ideoitaan.
1941'de Sovyetler Birliği'nin işgaliyle birlikte Doğu Avrupa'nın tamamı Alman işgali altına girdi.Vuonna 1941 Saksan hyökättyä Neuvostoliittoon maa joutui kokonaisuudessaan Saksan miehittämäksi.
Bu, oyunun finaliyle tamamıyla alakalıdır.Nämä jäivät varsinaisen peliajan loppulukemiksi.
Tamamıyla 3D teknolojisi üzerine geliştirilmiştir.Dokumentti on kuvattu 3D-tekniikalla.
Tamamı 33 ciltten oluşmaktadır.Iskunpituus oli 33 tuumaa.
Bir mikroişlemcinin algılayabileceği kodların tamamına o işlemcinin komut kümesi denir.Mikäli suorittimen kaikki osat on pakattu yhdelle mikropiirille, kutsutaan sitä mikroprosessoriksi.
Bunlar tamamıyla Dolby Digital Live'ı destekliyordu.Ääni on dolby digital mono.
Hesabı ve düşüncesi tamamıyla doğruydu.Totuutta Ja Tehtävää iTunes.
Video klibin tamamı 8 Haziran'da tanıtıldı.Musiikkivideo julkaistiin kokonaisuudessaan 8. kesäkuuta.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.Koko miehistö säilyi vahingoittumattomina.
Mürettebatın ve yolcuların tamamı hayatını kaybetti.Kaikki matkustajat ja muut miehistön jäsenet kuolivat.
Kozan ilçe merkezi ve köylerin tamamı Müslüman Türklerden oluşmaktadır, etnik yapıda farklılık yoktur.Kieleltään ja kulttuuriltaan Kaukasian turkkilaiset kansat eivät muodosta yhtenäistä kokonaisuutta.
Bölgenin tamamı, Rusya sınırları içindedir.Kunnan koko alue kuuluu Venäjän rajavyöhykkeeseen.
2007 yılından itibaren bu yolun da tamamının asfaltlama çalışmaları başlamıştır.Vuoden 2007 alusta lähtien laitteen kaikki neljä junaa ovat olleet taas käytössä.
Stockton kariyerinin 19 yılını bir başka deyişle tamamını Utah Jazz'de geçirdi.Stockton edusti koko uransa ajan Utah Jazzia.
Ömer Seyfettin'in ölümünden sonra ise tamamı geniş bölümler halinde bir dergide yayınlanmıştır.Kirbyn kuoleman jälkeen hänen töitään on julkaistu uudelleen monessa muodossa.
B grubu elementlerinin tamamı metaldir.Jokainen ratkeava T-ryhmä on metabeliaaninen.
Grup 1990 yılının tamamını stüdyoda geçirdi.Yhtye vietti lopun 1990-luvusta kiertämällä.
Bunların tamamı Afrika'da yaşamaktadır.Kaikki lajit elävät Afrikassa.
Oyunun neredeyse tamamı küçük bir motel odasında geçer.Läskelässä toimii pieni motelli.
Fakat türün tamamı tehdit altında olarak kabul edilmez.Lajia ei ole luokiteltu uhanalaiseksi.
1930 yılında sermayenin tamamı ödenmiş durumdaydı.1930-luvun lama esti kaikki hankinnat.
Filmin tamamıFilmi poikki...
Büyük Göller içinde tamamı ABD'de olan tek göldür.Se on ainoa kokonaisuudessaan Kauniaisten alueella sijaitseva järvi.
28 belediyenin tamamında belediye meclis üyeliğine aday gösterdi.Kaupunginvaltuustoon valittiin yhteensä 60 valtuutettua.
Ekranın tamamını yakalayın. ^ (yazılım)Misko Iho) Koko kuva (Ohj.
Sekiz yıl boyunca işgal altında kalan ülke tamamiyle yıkıldı ve toprakların büyük kısmı elden gitti.Siispä Nami varasti kahdeksan vuoden ajan ja sai lähes koko summan kasaan.
11,000 biletin tamamı 20 dakikada satıldı.Konsertin kaikki 60 000 lippua myytiin loppuun 20 minuutissa.
Elginkan Topluluğu şirketlerinin tamamının hakkı Elginkan Vakfı'na aittir."Yritysturvallisuus on yrityksen kaikkien toimintojen turvallisuutta.
Sueb-Germen ordusunu düzeni tamamiyle bozuldu.Sumerilainen maailmanjärjestys oli särkynyt.
Tamamı ile Yeni Güney Galler'in içindedir.Hiippakuntaan kuului koko eteläinen Suomi.
1935 yılında Erich F. Schmidt, Pasargad antik kompleksinin tamamının havadan fotoğraflanmasını sağladı.Vielä vuonna 1964 professori Ahti Simonen kirjoitti järven muinaisesta vulkaanisesta toiminnasta.
Firar, kişi tarafından bir varlığa verilen desteğin çekilmesi veya tamamıyla bırakılmasıdır.Seksi on voimavara, jota nainen voi tarjota tai jonka tarjoamisesta nainen voi pidättäytyä.
Çoğu omurgasız hayvan, vücudunun tamamını yenileyebilir.Ruuansulatus pystyy suodattamaan suurimman osan kadmiumista pois.
Sözleri Grubun tamamına aittir.Sovitukset ovat kaikki bändin omia.
Tevrat sözcüğü bazen Tanah'ın tamamı için de kullanılır.Siksi myös sen korkeus ilmoitetaan joskus koko vuoren korkeudeksi.
Ergene Havzası'nda bozkırlar oluşmuşsa da bölgenin tamamında yaygınlık göstermez.Yöperhonen on kaikkialla, missä sitä on esitetty, saavuttanut yleisön jakamattoman suosion.
Ancak o tamamiyle karamsar değil."Hän ei ansaitse siistiä tyrmäystä."
Birçok getto tamamıyla boşaltılmıştı.Πολλά ακόμη γκέτο εκκενώθηκαν τελείως.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.Στα μέσα της βραδιάς η στάση μας άλλαξε εντελώς.
İlâhi davranışın doğanın tamamına hâkim olduğuna inanılırdı.Η θεϊκή συμπεριφορά πιστευόταν ότι κυβερνούσε όλη τη φύση.
Kanalın tamamı BBC Worldwide'e aittir.Τώρα ανήκει μόνο στο BBC Worldwide.
Heykelin tamamı 8 Eylül 1504 tarihinde ortaya çıkarılmıştır.Τα αποκαλυπτήριά του έγιναν στις 8 Σεπτεμβρίου του 1504.
Kasaba halkının tamamı çalışmaktadır.Όλος ο πληθυσμός του εργάζονταν στην πόλη.
Yaklaşık 400 bin kişi, neredeyse bölge nüfusunun tamamı, yerlerinden oldu ve Finlandiya içerisine dağıldı.Περίπου 400000 άνθρωποι, πρακτικά όλος ο πληθυσμός, μετακινήθηκε στην Φινλανδία.
Mısır'ın tüm tapınaklarında yaşayan tanrıların tamamı Mısır panteonunun tamamını oluşturmaktaydı.Οι θεοί που κατοικούσαν στους ναούς της Αιγύπτου αντιπροσώπευαν ολόκληρο το πάνθεον.
Kıbrıs adasının tamamından izlenebilmektedir.Από την κορυφή του μπορεί κανείς να διακρίνει ολόκληρη την περιοχή της Βιάννου.
Büyük Britanya'nın tamamına yakınında yayılım gösterir.Τον συναντούμε σε σχεδόν όλη τη Μεγάλη Βρετανία.
Ayrıca ona göre Kuzey Hindistan'ın tamamı sarı ırktan oluşuyordu.Ολόκληρη η βόρεια Ινδία, επίσης, αποτελούνταν πληθυσμιακά από άτομα της κίτρινης φυλής.
Türlerin tamamı tek bir ortak cins belirleme sistemini kullanmaz.Δεν μοιράζονται όλα τα είδη κοινό σύστημα προσδιορισμού του φύλου.
Belediyelerin tamamının isimleri, belediye merkezinin olduğu kent ile aynıdır.Το όνομα κάθε κύριας πόλης είναι το ίδιο με αυτό της επαρχίας.
Sunucuların tamamında olan komutlardır.Αυτό είναι ένα μέρος των συνολικών ομιλητών.
Hemen neredeyse tamamı Asya'da yer alır ama ufak bir bölümü Avrupa'ya uzanır.Ενώ βρίσκεται κυρίως στην Ασία, ένα μικρό τμήμα βρίσκεται στην Ανατολική Ευρώπη.
Ancak o tamamiyle karamsar değil."Αλλά, δεν είναι ένα ηλίθιο κουνέλι."
İlgili Sayfalar