tamamı ile cümle

tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Filmin tamamı Sovyetler Birliği'nde çekilmiştir.A Szovjetunióban magasztalták a filmet.
Profesyonel kariyerinin tamamını Athletic Bilbao kulübünde geçirdi.Iraola egész pályafutását az Athletic Bilbao csapatánál töltötte.
Şehrin tarihi merkezinin güneyinde yer almakta olup, hemen hemen tamamı yerleşim bölgesidir.Gyakorlatilag a főváros déli városrésze, mára teljesen egybeépült vele.
Bu tura katılan takımların tamamı ve oynanan maçların sonuçları bilinmemektedir.Mindössze a döntőben játszott meccsek végeredményei ismeretesek.
Şarkının tamamı will.i.am tarafından seslendirildi.3 Words című dalát gyakran will.i.am mellett adta elő.
Mahalle halkının tamamına yakını geçimini hayvancılıkla sağlar.A többi szarvasmarhafélével könnyen kereszteződik.
Filmde hiç gece çekimi yapılmadı ve tamamı gündüz vakti çekildi.A házi feladatot nem csináltam meg, hanem egész este csak gitározam.
Ayrıca tasfiyecilerin taslak kararlarının tamamı reddedildi.A kerküraiak tárgyalási szándékát is visszautasították.
Ancak karaciğerin tamamı bağışlanamaz.Az immunhiányos betegeket nem lehet oltani.
O yıllarda kamp, tamamıyla asimilasyon üzerine faaliyet göstermiştir.Néhány csoportnak azonban sikerült elkerülnie a teljes asszimilációt.
Günümüzde neredeyse tamamı yok olmuştur.Ma már csaknem teljesen kipusztult.
Tamamı yerüstü olmak üzere 7 istasyon vardır.Minden szám hét állomáson szerepel.
Alanın tamamı 270 km2'yi (100 mi2) kapsamakta ve 70'in üzerinde şeker fabrikası içermektedir.A teljes terület 270 km2 és hetven hajdani cukorgyár telephelyét foglalja magába.
Ancak o tamamiyle karamsar değil."Ő nem olyan megfogó."
Filmin tamamı bu kasabada çekilmiştir.A filmet teljes egészében itt forgatták.
Batı sınırını tamamıyla İran devleti kaplamaktadır.Az alföldet nyugatról az Iráni-fennsík határolja.
1935'teki sayıma göre, bu alandaki nüfusun tamamı kırsal yerleşmelerde yaşıyordu.1954-ben például az egész lakosság a szomszéd falvakban talált menedéket.
Albümde, son 20 yılda dünyamızda yaşanan savaşların tamamına yakını yer alıyor.Életének utolsó húsz évében sokat koncertezett a világ körül.
2006 yılında yayınlanan ikinci sezonda Siberler tamamıyla yenilendi.A Biritől délebbre fekvő szakaszt 2006-ban teljesen felújították.
Üyelerinin tamamı İsviçre vatandaşlarından oluşur.Mindketten svájci állampolgárok voltak.
Biraz farklı bir listenin tamamı Sayılar 33'te görülür.A 33. számban bővült ki a szereplők listája.
23. sezonun tamamını kapsayan The Trial of a Time Lord'un ikinci öyküsüdür.Ez a The Trial of a Time Lord (Egy Idő Lord tárgyalása) ív második "felvonása".
Avustralya’nın tamamına yakınında farklı doğal yaşam alanlarında bulunur.Ausztrália csaknem teljes területén elterjedt faj.
Özel çiftliklerin tamamına el konuldu.Az ember kizárólagos farmokon tenyészti.
Sözü edilen bu yerleşim birimlerindeki Sarıkeçililerin tamamı yerleşmiştir.Az itt felsorolt valamennyi élőlényt betelepítették.
Dokunan motiflerin tamamının bir anlamı vardır.Mindegyik hangszedő állásra hatással van.
Ancak yine de askerler bu ödemenin tamamını nakit olarak almazlardı.Az elrablóknál azonban nincs ennyi készpénz.
Çitleme süreci 16. yüzyıl boyunca İngiltere'nin tamamına yayıldı.A reneszánsz műveltséggel terjedt el egész Európában a 16. században.
1 yufkanın tamamını tepsiye yayın.Összesen 10 műholdat állítottak pályára.
Nüfusunun tamamı Bulgaristan'ın Müslüman Türk azınlığından oluşmaktadır.A többi népesség az iráni magnépességtől függ.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.Puolivälissä iltaa asenteemme muuttui täysin.
Heykelin tamamı 8 Eylül 1504 tarihinde ortaya çıkarılmıştır.Patsaan paljastustilaisuus oli 8. syyskuuta 1504.
Üç şarkı tamamıyla yeniden kaydedildi: "This Woman's Work", "Rubberband Girl" ve "Moments of Pleasure".Kappaleet ”This Woman's Work”, ”Rubberband Girl” ja ”Moments of Pleasure” nauhoitettiin kokonaan uudelleen.
Bu nedenle tamamı gözlenemez.Siksi sitä ei voitu tutkia kokonaan.
35 kişinin tamamı ölmüştür.Yhteensä 35 ihmistä kuoli.
Albümün tamamı İspanyolca'dır.Albumi on espanjankielinen.
Avustralya modern Yaz Olimpiyat Oyunları'nın tamamına katılım göstermişti.Australia on osallistunut kaikkiin modernin aikakauden olympiakisoihin.
Mumu ateşe doğru tuttuğunda, bu karakter özellikleri tamamı ile değişir.Kun vaha viedään tuleen, nämä ominaisuudet kuitenkin muuttuvat täydellisesti.
Ömrünün neredeyse tamamını Oostende'de geçirmiştir.Hän asui melkein koko elämänsä Ostendessa.
Dokunan motiflerin tamamının bir anlamı vardır.Kaikenlaisen viestinnän tarkoitus on jonkinlainen vaikuttaminen.
Profesyonel kariyerinin neredeyse tamamını Serie A'da geçirmiştir.Hän pelasi lähes koko ammattilaisuransa Italian Serie A:ssa.
Suşi çiğ balık demek değildir ve suşi'nin tamamı çiğ balıktan oluşmaz.Kala on sushin tärkeä ainesosa, mutta kaikissa sushilajeissa ei ole kalaa.
Doğduğu ve on iki yaşına kadar yaşadığı kasaba, öykülerinin neredeyse tamamının mekanı oldu.Päiväkirjat, joiden kirjoittamisen Nin aloitti 12-vuotiaana, kattavat lähes koko hänen elämänsä.
Şirketin tamamı aileye aittir.Yritys on yhä perheen omistuksessa.
Bu videoların tamamı Warner şirketi tarafından üretilmiştir (Warner Home Video).Ainut nettisivusto joka tällä hetkellä myy sarjan DVD:tä on Warner Brothers Shop (
Arapların tamamına yakını Arapça konuşur ve çoğunluğu da İslam'a inanır.Suurin osa arabeista on muslimeja, ja islam on monessa arabimaassa virallinen uskonto.
Kanalın tamamı BBC Worldwide'e aittir.Formaattia levittää BBC Worldwide.
Hastanenin giderlerinin neredeyse tamamı bağışlarla karşılanmaktadır.Lähes kaikista palveluista on maksettava.
Yapılan sayıma göre yaşayanların tamamının Müslüman olduğu belirtilmiştir.Hän torjuu käsityksen, että kaikki muslimit olisivat väkivaltaisia ​​ihmisiä.
Avrupa'daki zehirli ısırılmaların neredeyse tamamı engerek kaynaklıdır.Suuri määrä myrkkykaasua vapautuu ympäri Eurooppaa.
Filmin tamamı (Rusça)Elokuvan kotisivu. (venäjäksi)
Des Grieux Manon'u tamamiyle kaybetmek durumda olması umutsuzluğu ile Manon'un yanına gelir.Des Grieux’illa on vaikeuksia taivutella Manonia karkaamaan kanssaan.
Aynı periyotta bulunan elementlerin tamamı aynı sayıda elektron kabuğuna sahiptir.Kaikki pisteet, joiden väri on sama, ovat tarvinneet saman määrän iterointeja.
Burada bulunan dükkânların tamamı yok oldu.Paikalla olleet rakennukset on purettu.
Grup elemanlarının tamamı filmde rol aldı.Ryhmän jäsenten motiivi oli elokuvanteko.
Bugüne kadar yapılan araçların tamamı deneyseldir.Kaikki rakennetut laitteet ovat olleet vasta koelaitteita.
Nüfusun tamamına yakını Kürtler oluşturmaktadır. ^ Kaymakam ^ Bel.Kokoo kokoon koko kokko. -Koko kokkoko? -Koko kokko, Kokko.
Pico Volcano - Adanın batısının neredeyse tamamını kaplar.Karlóvasin kunnallisyksikkö käsittää saaren koko luoteisosan.
Maçın tamamında oynadı.Näin pelataan koko pelin ajan.
Mozart'ın kendine ait tarzı klasik müziğin tamamının gelişimine paraleldir.Mozartin oma kehitys heijastelee klassismin tyylin kehitystä varsin läheisesti.
İlgili Sayfalar