tamamı ile cümle
tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Pico Volcano - Adanın batısının neredeyse tamamını kaplar.Volga drenează aproape tot vestul Rusiei.
Ekibin tamamı susuzluk, açlık ve yüksek sıcaklıkta ölecekti.Este rezistent la frig, foame și sete.
3.↑ Tamamı Arnavutça sözcüklerden oluşur ancak başlığı Latincedir.B. ^ Cântecul este integral în albaneză, dar titlul este în latină.
Homeros, "İlyada"sında Troya Savaşı'nın tamamını anlatmamaktadır.Homer nu face nicio referire la această invulnerabilitate în Iliada.
Bu saldırıların tamamı savaş suçu olarak değerlendirilmektedir.Violarea acestor legi ale războiului sunt considerate crime de război.
FIFA üyesi olan on bir OFC ekibinin tamamı elemelere katılmıştır.Toate cele unsprezece echipele naționale OFC care sunt membre FIFA au fost eligibile pentru a intra.
1944 yılında tamamiyle iş göremez oldu.Era clar că, în aprilie 1944, ei nu mai aveau pâine.
Dobruca'nın tamamı Romanya'ya verildi.Întoarcerea lui Brâncuși în România i s-a datorat tot ei.
Dokunan motiflerin tamamının bir anlamı vardır.Principiul rațiunii suficiente Orice lucru are un temei.
Herhangi bir giysinin tamamında ya da bir bölüminde kullanılamaz.Subiectul supus masajului poate fi dezbrăcat complet sau parțial.
Bu köyde nüfusun tamamı keskoi aşiretine mesuptur.Întreaga activitate a micului oraș gravitează în jurul lor.
Öte yandan terapinin geleneksel tıp tarafından tamamıyla onaylandığı konusunda tartışmalar bulunmaktadır.Planta întreagă are utilizări terapeutice în medicina umană tradițională.
Biz tamamının önceden ayrıcabir metamorfizma geçirmiş oldukları düşüncesindeyiz.Evident, aceste minerale primordiale au fost – la rândul lor – metamictice.
1871 - Tarihe "Büyük Chicago Yangını" olarak geçen felakette, şehrin tamamına yakını yandı.1871: A fost declanșat cel mai mare incendiu care a cuprins vreodată orașul Chicago.
Uçaktaki dört mürettebatın tamamı ve yerdeki otuz üç kişi öldü.Toți cei patru oameni aflați la bord au murit pe loc.
Kıbrıs adasının tamamından izlenebilmektedir.Din ea se poate admira priveliștea întregii Viene.
Bu kalıpların neredeyse tamamı diğer dillerde de görülmektedir.Aproape toate reuniunile oficiale sunt traduse simultan în aceste limbi.
Antik kentten günümüze gelen yapıların neredeyse tamamı bu dönemde inşa edilmiştir.Toate exploatațiile de la antichitate până în timpurile moderne s-au mutat acolo.
Ovalar tamamıyla açıktır.Aceste spații sunt complete.
En pahalı biletlerin tamamının satılması sadece 10 dakika aldı.Vânzările biletelor trebuiau să fie de peste 100 milioane de dolari.
Bu partikülün tamamı virion olarak adlandırılır.Ez a teljes részecske a virion néven ismert.
Sınavın tamamı, 180 dakika sürmektedir.A vizsga (a szünetekkel együtt) 180 perces.
Önceden Kuzey Amerika’nın tamamında, tundradan kuzey Meksika‘ya kadar yaygın olarak bulunurdu.Korábban Észak-Amerika tundrás részétől Észak-Mexikóig elterjedt volt.
En kötü ihtimalle, ses tamamıyla da kaybedilebilir.Egyes esetekben a hang teljesen elveszhet.
Suşi çiğ balık demek değildir ve suşi'nin tamamı çiğ balıktan oluşmaz.Nem minden szusi tartalmaz nyers halat.
Savaştan sonra şehrin neredeyse tamamı yıkıldı.A várost a háború után szinte teljesen ujjá kellett építeni.
Tamamiyle karmaşıktır.Kissé túlkomplikált.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.A hajó esetében viszont teljes mértékben igaza volt.
Avustralya'nın tamamına yakınında bulunur.Ausztráliából teljesen hiányoznak.
CONCACAF üyesi 35 takımın tamamı turnuva elemelerine katılmıştır.Mind a 35 CONCACAF-tagország részt vett a selejtezőn.
1914 yılında tamamiyle Suudiler'in kontrolü altına geçmiştir.1944 közepén a Szálasi–uralom alatt bujkálnia kell.
Köyün neredeyse tamamı fındıkçılıkla uğraşmaktadır.Majdnem az egész falu pálinkaégetéssel foglalkozott.
55 UEFA üyesinin tamamının elemelere katılımı beklenmektedir.Az UEFA 55 tagországa indul a sorozatban.
Filmin tamamı hand-held kameraları ile çekildi.A film kézi kamerával volt felvéve.
Saldıran grubun tamamı öldürülür; ancak gerçekleşen çatışmalarda Joel ağır bir şekilde yaralanır.Távozásuk során banditák támadnak rájuk, Joel súlyosan megsérül a menekülésük során.
Tamamiyle ahşap bir yapıdır.Teljesen fából épített konstrukció.
Sayım, adanın tamamında aynı anda gerçekleştirilen son nüfus sayımıdır.A szám kizárólag a körzetnek az utolsó népszámlálás megállapította népességén alakul.
13. tur destenin tamamı dağıtıldığı için sanzatu oynanır.A 13-i parancs mintha az egészet megfordította volna.
Nüfusun tamamına yakını Kürtler oluşturmaktadır. ^ Kaymakam ^ Bel.Megmondod nekik, hogy nagyon sok tűzifát szed. - gúnyolódik Ben.
Profesyonel kariyerinin neredeyse tamamını Serie A'da geçirmiştir.Profi pályafutása alatt mindvégig a Serie A-ban futballozott.
Ancak yine de kalıtım konusu tamamıyla bir gizemdi.De valódi sorsa máig rejtély maradt.
Tamamiyle müstakil yaşamaya, mali vaziyetimiz müsait değildir.Sem vagyonunk, sem életünk nem lesz biztonságban.
Tamamıyla bir yeniden oluşturma elbette mümkün değildir.Az események pontos rekonstruálása azonban nem lehetséges.
Parçaların tamamı hidrolik sistem ile çalışır.Minden mozgó alkatrészt hidraulikusan működtetnek.
Albümün tamamı İspanyolca'dır.A köznyelv a spanyol.
2006 yılı sonu itibarıyla Almanya'da kurulu kapasitenin tamamı 4.7 GW idi.2012 végére Japán teljes napenergia teljesítménye 7,4 GW volt.
Anıtta yer alan heykellerin tamamı İtalyan sanatçı Enrique Alciati tarafından yapıldı.A szobrokat az olasz Enrique Alciati készítette.
Ahtapotların neredeyse tamamına yakını avcıdır.A nexuk szinte mindenre vadásznak, ami mozog.
Ancak İngiltere'deki kadın futbolcular tamamıyla önyargısız oynayamadılar.A házigazda Angliának nem kellett selejtezőt játszania.
Bu sebeple bilim anlayışımız asla tamamıyla nesnellik kavramına dayanamaz.Így a tudományos megértés soha nem alapulhat teljes „objektivitáson”.
Sözleri Grubun tamamına aittir.A taggyűlés a tagok összességéből áll.
Sistem, Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla Alman yeniden birleşmesi sonrası tamamiyle tekrar kullanıma açıldı.A kormány eleinte ódzkodott a berlini fal leomlása után Németország újraegyesítése miatt.
II. Dünya Savaşında 1941'de Yugoslavya dağılmış ve Macarlar, Baranya'nın tamamını işgal etmişlerdir.1941-ben, a II. világháború elérte Szarajevót is, és minden labdarúgó aktivitás leállt.
Bunun dışındaki mevcut dünya rekorlarının tamamı açık alanda kaydedilmiştir.A mai szerzők előtt nyitva áll az egész világ.
Köy halkının tamamı Kafkas göçmenidir.A város polgárai bolondnak hitték.
Filmin şarkılarının tamamını Cat Stevens bestelemiş ve yorumlamıştır.A lemez összes dalát Jim Steinman írta és zenésítette.
Şirketin tamamı aileye aittir.A kicsit az egész család gondozza.
Sahnelerin tamamı ana-hatlarıyla belirlenir ve bir araya getirilir.A szobrok mindegyikét kézzel formázzák és illesztik össze.
Kıbrıs adasının tamamından izlenebilmektedir.Tetejéről az egész megye látképe előtűnik.
Serinin tamamı genel bütçenin otuz katını kazandı.A világbajnokságokon összesen tizennégy érmet szerzett.
İlgili Sayfalar