tamamı ile cümle

tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kilisenin tamamı tuğla ile örülmüştür.Celý kostel je plný symboliky.
Şimdiki POWER işlemcileri POWERPC mimarisinin komut kümesinin tamamını göstermektedir.Novější čipy řady POWER obsahují kompletní instrukční sadu PowerPC.
Uçaktaki dört mürettebatın tamamı ve yerdeki otuz üç kişi öldü.Zahynuli všichni čtyři členové posádky a nejméně 33 osob na zemi.
Yapılan sayıma göre yaşayanların tamamının Müslüman olduğu belirtilmiştir.Dobové záznamy dokládají, že většina obyvatel byla muslimského vyznání.
Osmanlı sol kanadının tamamı geri çekilmek zorunda kalır.Levá stěna rámu je odnímatelná.
Büyük Kuzey Savaşı boyunca Valmiera yıkıldı ve 1702 yılında tamamiyle yandı.Během Severní války byla v roce 1702 Valmiera zničena a vypálena.
Stadın tamamı koltuklandırılmıştır.Celý areál byl oplocen.
CONCACAF üyesi 35 takımın tamamı turnuva elemelerine katılmıştır.Všech 35 členských zemí CONCACAF se rozhodlo zúčastnit.
Ancak yasa bireylere değil halkların tamamına vatandaşlık sunuyordu.Nejsem cenzurován pouze já, ale celá veřejnost.
NBA'deki ilk sezonunda 82 maçın tamamında yer aldı.A hned ve své první sezóně 1998/99 odehrál v NHL všech 82 zápasů základní části.
2015 yılından beri yolun tamamı bölünmüş yoldur.V roce 2015 prošla náves celkovou rekonstrukcí.
Saldırıların neredeyse tamamı, Altın Şafak Partisi'nin mensupları tarafından gerçekleştirilmektedir.Pro svůj příjemný hlas byla často vyhledávanou mluvčí různých ceremonií Zlatého úsvitu.
Maçın tamamında oynadı.Odehrál celý zápas.
Şehir halkının neredeyse tamamı şehri boşalttı.Zničil skoro celou vesnici.
Sanılanın aksine Çin seddinin tamamı tuğlalardan oluşmaz.Na rozdíl od některých jiných druhů nemá kustovnice čínská trny.
Aynı periyotta bulunan elementlerin tamamı aynı sayıda elektron kabuğuna sahiptir.Prvky s podobnými vlastnostmi mají stejný počet valenčních elektronů.
Mahalle yolunun tamamı asfalttır.Hlavní cesta, která vede přes celou dědinu, je asfaltová.
Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı, etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.Střed mlhoviny, v němž se soustředila většina hmoty, byl mnohem teplejší než disk, který ho obklopoval.
19. yüzyılın sonuna kadar deniz araçlarının neredeyse tamamı tahtadan yapılmıştır.Textilní stroje byly až do konce 18. století zhotoveny z velké části ze dřeva.
Klip şarkının tamamını içermektedir.To je celé poselství písně.'
Ekranın tamamını yakalayın. ^ (yazılım)Soupis rukopisů... (cit.)
Öte yandan terapinin geleneksel tıp tarafından tamamıyla onaylandığı konusunda tartışmalar bulunmaktadır.Jednotlivé postupy veskrze přejaty z tradiční medicíny přírodních léčitelů.
Tamamına yakınının dili İtalyanca'dır.Jeho nejoblíbenějším jazykem však byla italština.
Avustralya'nın tamamına yakınında bulunur.V celé východní Austrálii.
Öyküde ayrıca 32 dişin tamamının çekilmiş olduğu vurgulanır.În plus, povestirea subliniază că toți cei 32 de dinți au fost scoși.
WikiLeaks, birkaç ay içinde aşamalı olarak belgelerin tamamını yayımlamayı planlamaktadır.Wikileaks urmează să publice toate documentele treptat, într-o perioadă de câteva luni.
Bu orijinal bir yatırımın bir kısmının ya da tamamının kaybedilme olasılığını içerir.Aceasta include posibilitatea de a pierde o parte sau toată investiția inițială.
1951 yılında KI'nın tamamı yeniden MGB içine dahil edildi.În 1951, întreg serviciul KI s-a reîntors la MGB.
Romanın tamamı ilk kez Temmuz 1838'de iki cilt hâlinde basıldı.Romanul a fost publicat integral în iulie 1838, în două volume.
Her ikişehir de Aşağı Saksonya'nın eyaleti (Niedersachsen) tarafından tamamiyle kuşatılır.Fiecare oraș în parte este înconjurat complet de landul Saxonia Inferioară.
Saldıran grubun tamamı öldürülür; ancak gerçekleşen çatışmalarda Joel ağır bir şekilde yaralanır.Ei sunt atacați de bandiți, iar Joel este rănit grav.
Bulgaristan’da Osmanlı mimarîsinin tamamıyla korunmuş tek eseridir.Este singura construcție din Bulgaria de acest gen conservată în întregime.
Oyun tamamıyla ücretsizdir.Jocul este gratuit.
Okinawa hariç Japonya'nın tamamında görülür.Ele au fost confecționate în toată Japonia, exceptând Prefectura Okinawa.
Andorra bu organizasyonda oynadığı on maçın tamamını da kaybetti.Andorra a pierdut toate cele zece meciuri din calificări.
Yeni stadyumun kapasitesi, tamamı koltuklu olmak üzere 12.000 civarında olacak.Capacitatea noului stadion va fi de 12.000 de locuri, toate acoperite.
Nüfusun tamamı da Bulgardır.Majoritatea populației este de etnie bulgară.
Şu ana kadar hiçbir federasyon elemelerin tamamında yenilgisiz kalmayı başaramadı.Și iarăși, parcă nicăieri accidentul nu a fost mai savuros integrat ansamblului.
Köyün içme suyu şebekesi tamamıyla akarsudur.El este bețivanul satului, ceea ce este o onoare.
Fakat türün tamamı tehdit altında olarak kabul edilmez.Specia nu este amenințată la nivel global.
Oyuncu ödüllerinin tamamımın sponsoru Adidas oldu.Premiile jucătorilor au fost sponsorizate de Adidas.
Sınavın tamamı, 180 dakika sürmektedir.Zborul a durat 180 de minute.
Şirketin tamamı aileye aittir.Publicul țintă este pentru întreaga familie.
Ancak şasisinin tamamı alüminyumdan üretiliyor.A fost produs aproape în întregime din aluminiu.
Osmanlı kuvvetleri toplamda 26000 kayıp verdi, garnizonun tamamı öldürüldü, yaralandı veya esir alındı.30.000 de oameni, întreaga garnizoană fiind ucisă, rănită sau capturată.
Devam baytlarının ise tamamı 10 ile başlamaktadır.Rezultatul va fi mereu în baza zece.
Filmin tamamı Auckland, Yeni Zelanda'da çekilmiştir.Filmul a fost filmat aproape în întregime în Auckland, Noua Zeelandă.
Ancak sonuçlar tamamiyle hayal kırıklığı olmuştur.Rezultatele vor fi dezamăgitoare.
Grubun tamamının elinde uzun bir asa bulunur.Ea cuprinde absolut întreg ansamblul.
Tamamiyle tutarlılık kontolü özelliği.Specificitatea conținutului.
Videonun tamamı sahilde geçer.Lupta are loc pe plajă.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.În a doua parte a serii însă, atitudinea noastră s-a schimbat complet.
Gerçekten de Papa Gregarious da bu gelişmeden tamamiyle memnunsuz değildi.Putem spune că tânărul Gregory a ajuns deja foarte departe .
Kanıtların tamamını düzenlemek umulandan daha uzun sürdü.Să mă ocup singură de emisiune a fost mai mult decât puteam duce.
İlk sezonun tamamında ve ikinci sezonun ilk iki bölümünde görünmüştür.A apărut o dată în primul sezon și de două ori în al doilea.
Tamamında 73 yatak vardır.În total există 73 de așezări.
Bu tura katılan takımların tamamı ve oynanan maçların sonuçları bilinmemektedir.Nu sunt cunoscute toate rezultatele înregistrate în această competiție.
27 Eylül 2004 tarihinde binanın tamamı pembe ışıkla aydınlatıldı.Din primăvara anului 2001, întreaga construcție este luminată electric.
Sabit Diskin tamamına kurulması gerekir.Se trasează o diagramă SIPOC completă.
Tahsilin tamamı ise yatılı bölge okullarıyla karşılanır.Întregul său parcurs școlar se realizează în școli armene.
İlgili Sayfalar