tamamı ile cümle

tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"La Tortura" ABD'de 1,000,000 indirmeyle en çok satan tamamı ispanyolca dijital şarkıdır.«La Tortura» є найбільш продаваною виключно іспаномовною піснею в США з більш ніж мільйон продажів .
Seri kahramanlarının tamamı da bu aileye mensuptur.Героями-борцями тут вважалися цілі родини.
Köyün tamamı Gürcüce konuşur.Йому причувалося, що кричить усе село.
Üye ülkelerin tamamında Portekizce resmi dil olarak kullanılmaktadır.Офіційна мова, якою послуговується практично все населення країни — португальська.
Şah’ın otobiyografisinin başka unsurları tamamiyle kurgu gibi görünüyordu.Інші елементи Шаха автобіографії, мабуть, були чистою фікцією.
Stringler Unicode’u tamamiyle destekler.Plně podporuje Unicode.
Bu kitapların tamamı satıldı.Všechny sochy byly prodány.
Profesyonel kariyerinin tamamını Torpedo Moskova kulübünde geçirmiştir.Celou svou fotbalovou kariéru strávil v jediném klubu, v Torpedu Moskva.
Tamamı olağan şeyler.Všední věci.
İsviçre'de tamamında İtalyanca konuşulan tek kanton olan Ticino'dadır.Narodila se v italsky mluvící rodině v kantonu Ticino, jediném kantonu ve Švýcarsku, kde se mluví italsky.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.Sama ponorka byla neozbrojená.
Eğitim ve mesleki kariyerinin neredeyse tamamını Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley'de geçirmiştir.Prakticky celé své vzdělávání a kariéru strávil na Kalifornské univerzitě v Berkeley.
Tamamı kendi el yazısıydı.Toto podepisuji vlastní rukou.
Öyküde ayrıca 32 dişin tamamının çekilmiş olduğu vurgulanır.V závěru povídky vyjde najevo, že sestřenici bylo vyrváno všech 32 zubů.
II. Demetrius imparatorluğun tamamını kontrol edemedi.Démétrios II. však nebyl schopen zmocnit se celého království.
Tamamıyla dostçuldur.Je přátelský.
Mürettebatın ve yolcuların tamamı hayatını kaybetti.Všichni cestující i členové posádky zahynuli.
Bu âna kadar tamamının bitmesi gerekirdi.Do té doby bylo vše OK.
Savaştan sonra şehrin neredeyse tamamı yıkıldı.Po válce bylo město z velké části zdevastované.
Bu tamamiyle matematiksel bir sonuçtur.Což je jednoduchá matematická úloha.
Ancak yine de kalıtım konusu tamamıyla bir gizemdi.Jeho zrada zůstává v každém případě tajemstvím.
Cirit atmada tüm zamanların en iyi beş performansının tamamı kendisine aittir.Z pěti nejlepších historických výkonů patří tři jemu.
Bu durum bilimsel tamamiyle anlaşılamamıştır.Není možné je vědecky vysvětlit.
Bununla birlikte, Zen kutsal metinleri tamamıyla boşlamış da değildir.Světcovo tělo však dnes není kompletní.
Tamamiyle ahşap bir yapıdır.Je to výhradně stromový druh.
Köyün tamamı Müslüman Ahıska Kıpçağıdır.Celá vesnice je součástí Švýcarského kulturního dědictví.
Dizinin tamamı 80 kitaptan oluşmaktadır.Celé jeho dílo zahrnuje 80 knih.
Rabinik ekibin tamamı ülkeyi terketti.Bundesligy mužstvo opustil.
İtirazı için yapılması gereken prosedürlerin tamamı internet üzerinden yapılması gerekmektedir.Všechny spory týkající se úvěrů musí být vedeno skrze soud.
Köy halkı neredeyse tamamiyle Abhaz kökenlidir.Obyvatelé měst jsou víceméně loajální Impériu.
Albümün tamamı İspanyolca'dır.Celé album je nizozemsky.
Sonrasında Gucerat’ın tamamını ele geçirir.Doufám, že vás všechny sežere krokodýl".
Bu isyanların tamamı kısa süre içinde bastırıldı.Tato rebelie byla ale brzy potlačena.
Birçok getto tamamıyla boşaltılmıştı.Ghetto bylo záhy přeplněno lidmi.
Buna karşılık Çin Halk Cumhuriyeti dağın tamamı üzerinde hak iddia etmektedir.Na celé území provincie si činí nárok Čínská lidová republika.
Bununla beraber şehrin tamamı resmen Suriye ordusunun kontrolünden çıktı.Tím se mu podařilo sjednotit celou Sýrii pod svou faktickou vládou.
Araçların üretimi günümüzde halen sürmektedir ve üretim tamamiyle elle yapılmaktadır.Zde se i dnes vyrábí všechny produkty firmy, a to stále ručně.
Şehir, adanın tamamını kaplar.Hlavní silnice obepíná ostrov po celém obvodu.
Ve tüm bu dönemlerde tamamı Müslüman Türk olarak kaydedilmiştir.Jako Turci jsou uvedeni všichni muslimové.
20 Nisan'da satışa çıkarılan turnenin ilk konserinin biletlerinin tamamı 47 dakikada tükendi.20. dubna bylo dáno do prodeje 40 000 lístků na první koncert, které byly vyprodány za 47 minut.
Batırılan gemide bulunanların tamamı Ruslar tarafından esir alındı.Všichni na palubě byli příslušníky ruských ozbrojených sil.
1987 yılında ise öğretim görevini bırakarak, hayatının tamamını oyunculuğa verdi.S učením přestal roku 1987, aby se mohl naplno věnovat herectví.
Envanterinde tamamı CFM56-2 motoruyla donatılmış 5 adet uçak bulunmaktadır.Všechny tyto letouny jsou osazeny novějšími motory CFM56-2.
Bu sistemlerin tamamı orijinal Ahit İbranicesi'ni yeniden yapılandırmak için kullanılmaktadır.Jejich rozsáhlý rejstřík prakticky znemožňuje zrekonstruovat původní protoberberštinu.
Kasaba halkının tamamı çalışmaktadır.Všichni obyvatelé z města se tam chodí vyřádit.
Anketlerin tamamı 2015 yılına aittir.Veškerá data jsou vztažena ke stavu v roce 2015.
Kaleci pozisyonunda görev alan oyuncu, futbolculuk kariyerinin tamamını Galatasaray'da geçirmiştir.Odchovanec týmu, za který hrál mimo vojenské služby v Holešově celou kariéru.
Tamamıyla 3D teknolojisi üzerine geliştirilmiştir.Je kompletně ve 3D zpracování.
Ancak günümüzde Aotearoa Yeni Zelanda'nın tamamı için kullanılmaktadır.V moderní maorštině se tento název užívá pro celý Nový Zéland.
Şarkının tamamı will.i.am tarafından seslendirildi.Hudbu napsali Hans Zimmer a will.i.am.
Bölümün yayınlanmasından sonra Moffat, Coleman'ın dokuzuncu sezonun tamamında kalacağını açıklamıştır.Po mnoha spekulacích Manning v přestávce mezi sezónami oznámil, že odehraje osmnáctou sezónu v NFL.
Çoğu omurgasız hayvan, vücudunun tamamını yenileyebilir.V závažných případech může olupující se pokožka pokrývat téměř celé tělo.
Köyün tamamı Bulgaristan Pomak muhacirlerinden oluşturmaktadır.Ves je příkladem vylidňování bulharského venkova.
Ama onların aşk ilişkileri tamamına ermedi.Jejich láska však překonala všechno.
Bu filmlerin tamamı Türkiye'de de gösterime girmiştir.Do Kodaně měl přijet celý ten cirkus.
Saldırganın amacı gizli şifreleme anahtarının tamamını veya bir kısmını ortaya çıkarmaktır.Účelem tohoto útoku je získat veškeré informace o šifrované zprávě nebo šifrovacím klíči.
Yaklaşık 400 bin kişi, neredeyse bölge nüfusunun tamamı, yerlerinden oldu ve Finlandiya içerisine dağıldı.Okolo 400 000 lidí, tj. téměř celá tehdejší karelská populace, byla přesídlena do Finska.
İyilik ve kötülük yapan ruhların tamamıdır.Mají velké množství hodných a zlých duchů.
Bu kesin bir başarı değildi çünkü taşıma vasfı tamamıyla makineleştirilememişti.Neuspěl, protože ještě nebyl zdravotně zcela v pořádku.
Hamurun tamamı bitene kadar işleme devam edilir.Takto postupuje, dokud neprojde celé pole.
İlgili Sayfalar