tamamı ile cümle
tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Nüfusun tamamı Makedonlardan oluşur.Wszyscy byli narodowości macedońskiej.
Nüfusu 250'dir ve köy nüfusunun tamamı Avşar boyunun Köseli obasına bağlı Türkmenler'den oluşmaktadır.2500 mieszkańców regionu – każda wieś tworzy własną grupę surwakarów.
Bu kitapların tamamı satıldı.Wszystkie egzemplarze zostały już sprzedane.
İlerleyen süreçte bu tanımlama ada ülkesinin tamamı için kullanılmaya başlanmıştır.Mianem tym zaczęto z czasem określać całą wyspę.
Oyuncu ödüllerinin tamamımın sponsoru Adidas oldu.Sponsorem wszystkich nagród była firma adidas.
19. yüzyılın sonuna kadar deniz araçlarının neredeyse tamamı tahtadan yapılmıştır.Do około końca XIX wieku wagony były budowane najczęściej z drewna.
Cinse ait türlerin tamamı Afrika'da bulunur.Gatunek ten występuje w całej niemal Afryce.
Parçaların tamamını Henry Mancini bestelemişti.Wielokrotnie angażował go Henry Mancini.
Birleşik Krallık'ta Britanya Adaları hariç Avrupa kıtasının tamamı için kullanılır.Występuje w całej Europie z wyjątkiem Wysp Brytyjskich.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.Sam okręt był nie do uratowania.
Maçın tamamında oynadı.Grał przez cały mecz.
Yanına gidip kendisine Kur’ân’ı tamamıyla okudum.Przywykł do tego, iż wszyscy go słuchają.
Güdül ilçesi, 31 yerleşim biriminden (tamamı mahalle) oluşmuştur.Własnoręcznie zbudowany dom (Home Made Home) 31.
Toplam nüfusun tamamı kent nüfusudur.Całość populacji stanowi ludność wiejska.
On yaşıma geldiğimde Kur’ân’ı tamamıyla ezberlemiştim.W wieku dziesięciu lat znał na pamięć całą encyklopedię.
İşletmelerin tamamı özel sektöre aittir.Wszystkie podmioty należą do sektora prywatnego.
Gerekirse tamamında da ilan edilebilir.Jeżeli będzie taka potrzeba to go zawiadomią.
Bunlar tamamıyla Dolby Digital Live'ı destekliyordu.Cały materiał wyposażony jest we wbudowany dekoder Dolby Digital Stereo.
Tamamı Avrupalı 6 ülke madalya müsabakası gerçekleştirdi.Spośród europejskich krajów nieczłonkowskich wspólną walutę stosuje sześć państw.
Şirketin tamamı aileye aittir.Do spółki włącza całą rodzinę.
Profesyonel kariyerinin tamamını Alianza Lima kulübünde geçirdi.Przez całą swoją karierę grał w klubie Alianza Lima.
Büyük Kuzey Savaşı boyunca Valmiera yıkıldı ve 1702 yılında tamamiyle yandı.Podczas wielkiej wojny północnej Wolmar był zniszczona i spalona w 1702.
Ekranın tamamını yakalayın. ^ (yazılım)Nagrania płytowe (patrz: dyskografia).
Biz tamamının önceden ayrıcabir metamorfizma geçirmiş oldukları düşüncesindeyiz.Przyznał się również, że wcześniej uzależnił się od metamfetaminy.
Kanalın tamamı BBC Worldwide'e aittir.Kanał jest produkowany w całości przez BBC Worldwide.
Burada verilen bilgiler tamamiyle güvenilir değildir.Informacji tej nie przyjęto za wiarygodną.
Gençlerin tamamına yakını Ankara'da bir yaşam kurmaya başlamıştır.Zbuduję ci lepszy dom w Angers.
Süveyde'nin hemen hemen tamamı rejimin kontrolündedir.Całe Aleppo pod kontrolą wojsk reżimu.
Ovalar tamamıyla açıktır.Skrzydła są całe jasne.
3 Mart2007 tarihinde Shibuya, Tokyo daki Cinema Rise'da filmin tamamı gösterilerek premieri yapıldı.Film miał swoją premierę 3 marca 2007 roku w kinie Cinema Rise w Tokio w dzielnicy Shibuya.
WikiLeaks, birkaç ay içinde aşamalı olarak belgelerin tamamını yayımlamayı planlamaktadır.WikiLeaks publikuje pozostałe depesze i planuje publikować stopniowo przez kilka miesięcy.
Bu tura katılan takımların tamamı ve oynanan maçların sonuçları bilinmemektedir.Niestety nie są znane pozostałe drużyny biorące udział w tych rozgrywkach.
Spice Girls, tüm zamanların en çok satan, üyelerinin tamamı kadınlardan oluşan müzik grubu.Praktyczie przez cały czas wszystkie zwrotki śpiewają wszystkie członkinie Spice Girls.
Nüfusun tamamına yakını Kürtler oluşturmaktadır. ^ Kaymakam ^ Bel.Polanski: Zrobię wszystko, żeby kibice byli ze mnie dumni. przegladsportowy.pl. .
Ancak ordunun tamamı sol bir darbeye yandaş değildi.Oficerowie nie mieli zaufania do lewicy.
Yüz profilden çizildiği halde gözün tamamı çizilirdi.W widoku bocznym zarys oczu był półkulisty.
Günümüz modern savaş uçaklarının neredeyse tamamı bu sistemi kullanır.Również wiele współczesnych samolotów pasażerskich wykorzystuje RAT.
Kıbrıs Adası’nın tamamının alınması.Polarny całą resztę wyspy.
Ancak Mescid-i Aksa tepenin üzerindeki yerleşkenin tamamına verilen isimdir.W użyciu używana jest też nazwa Jodłowa Góra.
Oyundaki karakterlerin tamamı isimsizdir.Każda postać w grze jest unikatowa.
Köyün tamamı Gürcüce konuşur.Cała wioska słucha z napięciem rozprawy.
Filmin neredeyse tamamı Minnesota'daki Minneapolis ve Brainerd'da geçer.Większość swojego życia spędził w Minneapolis w Minnesocie.
Happy Pledis,Pledis entertainment'in içinde bulundurduğu sanatçıları,stajyerleri vb şeylerin tamamıdır.Wszyscy artyści z Pledis Entertainment znani są zbiorczo pod nazwą Happy Pledis.
Aydın Köyü, Türk İslam kültürünün karakteristik bütün özelliklerini tamamıyla taşımaktadır.Ważną częścią utworu są pełne zachwytu opisy ukraińskiej przyrody.
Elginkan Topluluğu şirketlerinin tamamının hakkı Elginkan Vakfı'na aittir.Komplementariusz odpowiada bowiem za zobowiązania spółki całym swoim majątkiem.
Firar, kişi tarafından bir varlığa verilen desteğin çekilmesi veya tamamıyla bırakılmasıdır.W tym celu należy albo urządzić przyjęcie, albo podarować prezent osobie, z którą się przegrało.
Ancak o tamamiyle karamsar değil."A nie jest to głupi przesąd”.
Tamamı kendi el yazısıydı.Jego książka Wszystko przypadkiem?
Ben ayıbı almaktan tamamiyle mutluyum.Bardzo chętnie zjadany jest przez dobijaka.
Tamamı erkek olsaydı hiçbir anlamı olmazdı, bu yüzden onlar için daha gerçekçi bir ortam yaratmak istedim.Nie chciał się wiązać z nikim, gdyż najważniejsze było dla niego bycie oryginalnym geniuszem.
Oyun tamamıyla ücretsizdir.Gra jest darmowa.
Her nasılsa, bunu tamamiyle reddediyorum.Ten jednak zdecydowanie odmawia.
Bulgaristan’da Osmanlı mimarîsinin tamamıyla korunmuş tek eseridir.W Mjanmie obejmuje ją ochrona całkowita.
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Girne Bölgesi'nin tamamına tekabül eder.Początkowo obejmowała całe terytorium Republiki Komi.
Bu dönemde Partların etkisi tamamıyla ortadan kalkmış ve onların yerini Sasaniler almıştır.W ostatniej chwili, na pokładach tych Światostatków (jak zaczęto je nazywać) Eldarzy rozpoczęli swój Eksodus.
Filmin tamamı İngiltere'de ve Pinewood Stüdyoları'nda çekildi.Zdjęcia do filmu nakręcono w Monachium i Pinewood Studios.
Bunun üzerine İtalyanlar Libya'nın tamamını isyancılardan temizlemeye karar verdi.Włosi rozpoczęli planowanie podboju reszty Libii.
Filmin tamamı (Rusça)Artykuł poświęcony filmowi (bułg.)
Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı, etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.Centrum, gdzie zgromadziło się najwięcej masy, stawało się coraz cieplejsze.
Oyunun neredeyse tamamı küçük bir motel odasında geçer.Wynajmują pokój w małym motelu.
İlgili Sayfalar