tamamı ile cümle

tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Köy nüfusunun tamamı orta yaş grubundaki bireylerden oluşmaktadır.Ognuno di essi rappresenta una classe sociale del Medioevo.
Dinleyicilerin neredeyse tamamı iş adamıydı.Почти все слушатели были бизнесменами.
O bana tamamıyla yabancı bir insan.Он мне совершенно чужой человек.
On ressamın tamamı New York ya da Boston'da aktifti.Все десять художников работали Нью-Йорке или Бостоне.
Davuthan, Tekpınarın tamamı; Çokpınar, Külüm köylerinin büyük bir kısmı Yaylakonaklıdır.Давуд и Сулайман были благодарны Аллаху за Его милость, но немногие из рабов Аллаха благодарны Ему за милость.
Onları bu sahte Holokost'ununun cehenneminde yaktığı suçlamasından tamamiyle masumdur!!Он совершенно невиновен в предъявленном обвинении в том, что жарит их в аду своего ложного Холокоста!!
Amsterdan konserinin tamamı 1998 yılında "The Night Watch" ismiyle yayınlanmıştır.Полная запись с концерта в Амстердаме была выпущена в 1998 году под названием The Night Watch.
Günümüzde boru hattının tamamı petrol transferi için elverişsizdir.Сегодня вся линия непригодна для транспортировки нефти.
VDSL2 tamamiyle karışık bir protokoldür.VDSL2 — довольно сложный протокол.
İki modeli bulunuyordu: Tamamiyle su geçirmez "To.Mi.A4531" ve normal modeli "To.Mi.4531".Производились две версии мины - полностью защищенная от влаги "To.Mi.A4531" и обычная "To.Mi.4531".
Girit'in işgalini takiben, Yunanistan'ın tamamı Haziran 1941'de işgal edildi.После завоевания Крита, вся Греция была оккупирована к июню 1941 года.
Hindistan’ın tamamında, Hinduların taptığı birçok tanrı ve tanrıça vardır.В Индии поклонялись множеству богов и божеств.
Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı, etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.Центр, где собралась большая часть массы, становился всё более и более горячим, чем окружающий диск.
Tamamıyla 3D teknolojisi üzerine geliştirilmiştir.Полностью основан на 3D-технологиях.
Hemen neredeyse tamamı Asya'da yer alır ama ufak bir bölümü Avrupa'ya uzanır.Бо́льшая часть находится в Азии, меньшая часть находится в Европе.
Uzun bir metni sıkılmadan tamamını okuyabilmektedirler .Он без приготовления читает целые трагедии.
Büyük şehirlerin tamamı işgal edildi.Были осаждены все занятые им города.
Metnin tamamında toplam 75 kez güneş tanrısı Re'ye yakarışlar vardır.В первой части совершалось взывание к 75 именам бога солнца Ра.
Bu orijinal bir yatırımın bir kısmının ya da tamamının kaybedilme olasılığını içerir.Отклонение включает возможность потери некоторых или всех первоначальных инвестиций.
Fakat açılan sondaj kuyularından sonra göletlerin tamamı kurumuştur.После каждого забитого им гола исполняет сальто.
Bir süre sonra Yemen'in tamamını kontrol altına aldı.В последующие годы его режима удалось покорить весь Йемена.
Kapitülasyonlar: Tamamı kaldırıldı.Танки прибыли, всё готово».
Bunların yıllıkları tamamıyla bir "olaylar dökümü"dür.Несмотря на все увещевания со стороны пророка Мухаммада через год они развелись.
Kariyerinin tamamını ülkesinde geçirmiştir.Всю свою карьеру провел на родине.
Neredeyse hayatının tamamını ağaç üstünde geçirir.Почти всю жизнь проводит на деревьях.
Bunların tamamı Afrika'da yaşamaktadır.Все это может происходить только в Африке.
Ancak şimdi onun içindeyim ve tamamını izleyeceğim" dedi.Для меня они были и остаются примером».
O tamamiyle göz kamaştırıcıydı.”А знал он его изумительно».
Tamamı 33 ciltten oluşmaktadır.Все 33 пали до последнего.
Ülke elektrik enerjisi ihtiyacının tamamını kendi üretir.Израиль полностью обеспечивает собственные потребности в электроэнергии.
2006 yılında, Neandertal'lerin gen haritasının tamamını yeniden inşa edilmesi planını açıkladı.В 2006 году объявил о плане полной расшифровки генома неандертальца.
Ancak sonuçlar tamamiyle hayal kırıklığı olmuştur.Тем не менее, результат в целом оказался удручающим.
Madalyaların tamamı atletizmde elde edildi.Все медали были завоёваны в лёгкой атлетики.
Örneğin, herhangi bir bölümün tamamını hiçbir düşman öldürmeyerek geçmek oyuncuya kalmıştır.Например, возможно пройти целый уровень, не убив при этом ни одного врага.
FIFA üyesi olan on bir OFC ekibinin tamamı elemelere katılmıştır.Участвуют 11 членов ОФК, входящих в ФИФА.
Kontrolü adanın tamamını kapsamamaktaydı.Теперь они контролировали весь остров.
Ancak yine de askerler bu ödemenin tamamını nakit olarak almazlardı.Никто, разумеется, и не думал оплачивать вексель наличными.
62 yolcu ve 12 mürettebatın tamamı öldü.Все 66 пассажиров и 12 членов экипажа погибли.
Filmin tamamı (Rusça)Фильм (рус.)
Bu tamamiyle matematiksel bir sonuçtur.Это становится немного похоже на чокнутое математическое уравнение.
Bu stadyum ışıklandırmalı ve tamamı koltukludur.Все эти огни, весь этот грим.
Not 2: Red Kit'in maceralarının tamamı henüz Türkiye'de eksiksiz olarak yayımlanamadı.Таблица 1: Все НПЗ России, За неё больше не стыдно.
Jeopolitik olarak ise Meksika, tamamıyla Kuzey Amerika'da kabul edilmektedir.Однако геополитически Мексика считается североамериканской страной.
Bunların tamamı film yapma pratiğinde önemli rol almıştır.Для меня это очень важно при работе над любым фильмом.
Bununla beraber şehrin tamamı resmen Suriye ordusunun kontrolünden çıktı.В то же время, город был взят под контроль армией Сирии.
Filmin tamamı hand-held kameraları ile çekildi.Весь фильм был снят ручной камерой.
Ateş çok erken başlamış ve film ekibinin olayın tamamını kaydedememesine neden olmuştu.Причём стрельба произошла слишком быстро для того, чтобы съёмочная группа записала событие.
Bu obüsler Büyük Vatanseverlik Savaşı başlayana kadar tamamiyle ordu servisinden kaldırıldı.Выпускались эти серии паровозов вплоть до начала Великой Отечественной войны.
2006 yıllı - Rusya'da ilk defa tamamıyla alcak tabanlı alüminyum alışımlı karoseri «SitiRitm» otobüsü yapıldı.2006 год — Создан первый в России полностью низкопольный автобус с кузовом из алюминиевого сплава «СитиРитм».
Başlangıçta tamamı ihraç edilen ham lületaşları Avrupa'da işlenmekteydi.Изначально всё производство ламинированных полов было сосредоточено в Европе.
Muharebe Felluce kentinin tamamını yıkmıştı.Взрывная волна накрыла весь регион..
B grubu elementlerinin tamamı metaldir.Все элементы этой группы являются металлами.
Büyük Göller içinde tamamı ABD'de olan tek göldür.Единственное из Великих озёр, полностью находящееся на территории США.
Tamamı Medine'de indirilen(son iki ayet hariç) indiriliş sırasıyla 113. sure olan Tevbe, 129 ayettir.Все суры Корана, кроме девятой, начинаются со слов басмалы: «Во Имя Аллаха, Милостивого и Милосердного» (араб.
Ve daha sonra tamamıyla farklı astarsız bir ceket kesimine sahip oldu.В более широком смысле — любой укороченный жакет.
Bu dönemde Partların etkisi tamamıyla ortadan kalkmış ve onların yerini Sasaniler almıştır.Погода в тот день была необычно сухой, а ветер — сильным и переменчивым.
Bilinen 13 türünün tamamı Hawaii Adaları'na endemiktir.Известно около 4 видов, все являются эндемиками Гавайских островов.
Grubun tamamı öldürülür.Почти вся рота гибнет.
UGM otuz birim ve Afganistan'ın tamamına yayılmış otuz şubesi vardır.НДБ имеет около тридцати территориальных подразделений по всему Афганистану.
Filmin tamamı Sovyetler Birliği'nde çekilmiştir.Фильм демонстрировался по всему СССР.
İlgili Sayfalar