tamamı ile cümle
tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ekranın tamamını yakalayın. ^ (yazılım)Полное собрание сочинений (Άπαντα.
Ayrıca, inançsal bakımdan da yine tamamı Alevi inancına mensuptur.И опять, таким образом, все осталось в руках Страхова.
Kanalın tamamı BBC Worldwide'e aittir.Права на международный показ принадлежат компании BBC Worldwide.
Tahsilin tamamı ise yatılı bölge okullarıyla karşılanır.Все сборы от таких акций идут на организацию школ для собак.
1944 yılında Sovyet topraklarının tamamı Alman işgalinden kurtarılmıştı.В 1944 году при наступлении советских войск все лошади были эвакуированы вглубь Германии.
Saldırganın amacı gizli şifreleme anahtarının tamamını veya bir kısmını ortaya çıkarmaktır.Помимо этого, главному герою требуется найти все цифры секретного кода сейфа.
Tip II bir uygarlık yıldızsaldır, yıldızının yaydığı enerjinin tamamını ya da 1027 Watt'ını kullanabilir.Ко II типу относятся звёздные цивилизации, они потребляют всю энергию, излучаемую светилом (около 1027 Вт).
Mezra yerleşimlerinin tamamı Cumhuriyet döneminin sonrasında gerçekleşmiştir.Фактическое вхождение территории нынешней республики произошло позже.
Proletarii'nin tamamı tek bir kabileye kayıtlıydı.Обычно весь экипаж лорчи состоял из одной семьи.
Birçok getto tamamıyla boşaltılmıştı.«Большое гетто» было ликвидировано.
Şarkının tamamı will.i.am tarafından seslendirildi.В основном производство песни на себя взял will.i.am.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.В остальном корабль казался неповреждённым.
Köyün neredeyse tamamı fındıkçılıkla uğraşmaktadır.Почти вся страна занята пустыней.
Bu alt familyadaki geyiklerin tamamı Güneydoğu Asya'da bulunur.Все остальные бабочки этого семейства распространены в Юго-Восточной Азии.
Bu saldırıların tamamı savaş suçu olarak değerlendirilmektedir.Такие действия по конвенции квалифицируются как военные преступления.
Oyun tamamıyla ücretsizdir.Игра является бесплатной.
Bulgaristan’da Osmanlı mimarîsinin tamamıyla korunmuş tek eseridir.Лишь в Западной Болгарии это относительно самостоятельный обряд.
Stadın tamamı koltuklandırılmıştır.Стадион был полон.
Tamamıyla bir yeniden oluşturma elbette mümkün değildir.Он так и не смог полностью восстановиться.
Ayrıca tüm metro sisteminin neredeyse tamamı yer altında kurulmuştur.Почти на всём протяжении заключена в подземный коллектор.
Mahallenin neredeyse tamamı okur yazardır.Всю тетрадку почти прочла.
Köyün kendine ait mutfağı olmayıp kastamonu yöresine ait yemeklerin tamamı vardır(banduma etli ekmek vs.)У маленького стола с хлеборезкой каждый брал себе хлеб (этот стол не сохранился).
Futbolcularının tamamı İngilizlerden oluşmaktaydı.Команда состояла исключительно из англичан.
Kadınların tamamı köle de değil Gorda.Ты должна быть госпожой, а не рабыней.
Filmin tamamı Auckland, Yeni Zelanda'da çekilmiştir.Почти все сцен снимались в Окленде, Новая Зеландия.
Bu kitapların tamamı satıldı.Все билеты были проданы.
Ömrünün neredeyse tamamını Oostende'de geçirmiştir.Почти всю жизнь провёл в городе Вестерос.
Tecrübeyle sabit bilgilere göre misyonerlerin bölgeye varışından önce kabilenin tamamı animistti.В конце концов был замечен мусор, как только вся команда проснулась.
Tamamında 73 yatak vardır.Больниц 3, с 73 кроватями.
Sri Lanka'nın medya faaliyetlerinin neredeyse tamamı Kolombo'da gerçekleştirilir.Действие почти всех книг Памука происходит в Стамбуле.
Oyunun tamamına ulaşmak için:Полное прохождение игры
Rusya pazarında yarışan bu iki sistem birbirinden tamamı ile farklı sistemlerdir.Две модели, имеющиеся на рынке в России имеют разные ниши.
Oyunun ilk kısımlarındaki oynanış ve mekan (bölüm) tasarımı, konuya karşılık, tamamiyle çizgisel değildir.Геймплей и дизайн игровых локаций (уровней) из первой части игры, в отличие от сюжета, полностью нелинейны.
Stringler Unicode’u tamamiyle destekler.Вики имеет нативную поддержку Unicode.
Orta Torosların uzantısı olan Aladağlar ilçe topraklarının tamamını kaplar.Мощности Вавилонской Башни достаточно, чтобы уничтожить все города земли.
14 Ocak 2014 tarihinde AOL şirketi Winamp'ın sitesini tamamiyle kapatılmadığını açıkladı.21 ноября Корпорация AOL объявила о закрытии проекта по разработке плеера Winamp.
35 kişinin tamamı ölmüştür.Всего погибло 35 человек.
Ancak ordunun tamamı sol bir darbeye yandaş değildi.Однако, левый фланг дивизии не атаковал вовремя.
Yapılan sayıma göre yaşayanların tamamının Müslüman olduğu belirtilmiştir.Кроме того, не известно, имеют ли гражданство все мусульмане или нет.
Şu anda Erğin köyünün Tamamı Kürtçe konuşmakta ve halen adet ve geleneklerini devem ettirmektedir.Практически все население села Дада говорит на родном языке и соблюдает национальные обычаи и традиции.
1 Ağustos 1973'te denizaltı ABD Donanma Kütüğü'nden ayrılarak tamamıyle Türkiye'ye satılmıştır.7 августа 2011 года подлодка была передана Военно-морским силам США.
Parkurun tamamı işaretlenmiş olup sponsor kuruluşlar ve gönüllüler tarafından bakımı yapılmaktadır.Приют существует только за счёт спонсоров и помощи волонтёров.
Nüfusun tamamı Kafkasya'dan yerleştirilmiştir.Как будто их всех вырезали из тела города.
Çalışmanın tamamında yalnızca 2 kişi dört aşamanın tamamında tepki vermiştir.По рассказам некоторых пассажиров, всего было четыре попытки взлета.
Filmin tamamı İngiltere'de ve Pinewood Stüdyoları'nda çekildi.Фильм снимался в Великобритании на Pinewood Studios.
Tamamıyla eşzamansız GObject-tabanlı IMAP istemci kütüphanesini kullanır.Возможность напрямую использовать любую динамическую библиотеку.
Mezraların tamamı aynı güzergah üzerindedir.Все они эквивалентны категории пространств над тем же полем.
Profesyonel kariyerinin tamamını Athletic Bilbao kulübünde geçirdi.Почти всю карьеру провёл в клубе «Атлетик Бильбао».
Adalet ve Kalkınma Partisi merkez dahil 7 ilçenin tamamında 1. olmuştur.В группе A первого дивизиона участвовало 7 главных и 7 линейных судей.
"Zuko Alone" bölümü hariç (yayınlanmamış bir deneme bölümü de dahil) dizinin tamamında görülür.광개토 대왕); этого титула, кроме него, удостоен только Седжон.
Tribünlerin tamamı oturulabilir hale getirildi ve kapasitesi 13,501'e düşürüldü.Батальон Докучаева отлично выполнил поставленную перед ним задачу и захватил высоту 151,3.
Burada bulunan dükkânların tamamı yok oldu.Здесь были разрушены все постройки.
Zaman içerisinde diğer ortakların paylarını satın alan Türk Telekom, günümüzde Avea'nın tamamına sahiptir.За один вечер приятели с кавказским размахом тратят в ресторане все деньги.
Kontrolnoktası sistemi ise tamamiyle revize edilmiştir.Код обозревателя был полностью переписан.
Ancak yine de kalıtım konusu tamamıyla bir gizemdi.Их судьба осталась для всех загадкой.
Şirket, üretiminin tamamına yakınını Uzak Doğu Asya'daki atölyelerde yaptırmaktadır.В настоящее время компания успешно экспортирует цемент по всей Западной Африке.
Taliban rejiminin tamamıyle göçmesinin eli kulağında görünüyordu.Уезд почти полностью оказался под властью талибов.
Japonya'nın tamamında olduğu gibi dağlar burada da büyük yer kaplar.Мехико со всех сторон окаймляют горы.
İyilik ve kötülük yapan ruhların tamamıdır.Православное учение о добрых и злых духах.
Profesyonel kariyerinin tamamını 1966 ile 1985 yılları arasında Penang FA kulübünde geçirdi.Всю свою игровую карьеру в 1956—1968 годах провёл в составе «Пеньяроля».
İlgili Sayfalar