tamamı ile cümle

tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Uçaktaki 27 kişinin tamamı kurtulmuştur.Morti tutti i 27 occupanti del velivolo.
Filmin tamamı hand-held kameraları ile çekildi.L'intero film è stato girato con una cinepresa a mano.
Videonun tamamı sahilde geçer.Il video è stato girato principalmente in una spiaggia.
2004'te Playboy dergisinin kapağında ilk kez tamamıyla çıplak yer alır.Nel 2002, appare per la prima volta senza veli nella rivista Playboy.
VDSL2 tamamiyle karışık bir protokoldür.VDSL2 è un protocollo.
Önceleri Kenya Dağı'na verilen bu isim daha sonraları ülkenin tamamı için kullanılmıştır.Il nome della provincia più importante, Olanda, fu dato in quel momento a tutto il Paese.
Ampütasyon, çıkıntı biçimindeki bir organın tamamının ya da bir kısmının kesilip atılması.Branca Divisione o diramazione di qualsiasi tipo di organo.
Bu nüfusun etnik yapısının neredeyse tamamı Arnavut idi.Quasi l'intero PIL di Taiwan fu nazionalizzato.
Bu saldırıların tamamı savaş suçu olarak değerlendirilmektedir.La violazione di queste leggi sono considerate crimini di guerra.
Tamamı yerüstü olmak üzere 7 istasyon vardır.Conta con 7 stazioni.
Duvardaki lejyonların tamamı Hadrian Duvarı'na çekildi.Il muro venne poi inglobato nelle mura Aureliane.
Sekizinci hicrî asırda Anadolu hemen hemen tamamıyla Şiî bir hüviyete bürünmüştü.Per gli ottavi, il sorteggio è stato interamente libero.
Nüfusun tamamı da Bulgardır.La maggior parte della popolazione è di etnia bulgara.
Tamamı kendi el yazısıydı.I dati erano scritti a mano.
11,000 biletin tamamı 20 dakikada satıldı.Per le due giornate sono state venduti in totale 19.000 biglietti.
Filmin tamamı (Rusça)Il film (in portoghese).
Tarımın ise neredeyse tamamı kayısıcılığa dayanmaktadır. ^ YerelNeTTeoria della misura Quasi ovunque Quasi certamente
Şah’ın otobiyografisinin başka unsurları tamamiyle kurgu gibi görünüyordu.Altri elementi dell'autobiografia di Shah sembravano essere pura finzione.
Altın madalyaların tamamı kadın atletlerden geldi.Tutte le medaglie d'oro vennero dalla ginnastica maschile.
Tamamı fitofag olup, larvaları bitki dokuları içinde beslenir.Essi sono presenti in tutti i vini e si formano naturalmente nel processo di fermentazione.
Muharebe Felluce kentinin tamamını yıkmıştı.Poiché la guerra aveva distrutto ogni segno di bellezza.
Mürettebatın ve yolcuların tamamı hayatını kaybetti.Tutti i passeggeri e i membri dell'equipaggio perdono la vita.
Köy tamamıyla bir orman içi köyü olup güzel bir tatil köyü niteliği taşımaktadır.Ma qualcuno vuole trasformare il campeggio in una lussuoso villaggio vacanze.
Los Angeles 1932 Yaz Olimpiyatları'nda halter mücadeleleri, tamamı erkeklerde beş klasman içermekteydi.Come a Los Angeles 1932 si sono disputati sette eventi tutti maschili.
Ancak Osmanlılar Romanya'yı hiçbir zaman tamamıyla ilhak etmediler.Gli ottomani, ad esempio, non bandirono mai i rom dai loro territori.
Ekosistemse canlı ve cansız çevrenin tamamıdır.Quello sopra descritto è un ciclo respiratorio pieno o completo.
6 Kasım - Üniversiteler Kanunu'nun tamamı yürürlükten kaldırıldı.Il 6 novembre venne ordinata la chiusura del Collegio Romano.
Bu yangınlar her defasında kentin tamamına yakını tahrip etti.Infatti gli effetti delle piene distrussero ripetutamente il villaggio.
Çalışanlarının tamamı Çankaya Üniversitesi öğrencilerinden oluşan gönüllü üyelerdir.Tra i suoi studenti vi sono stati numerosi membri del Sangha.
Bu işlemlerin tamamına ise sinema endüstrisi adı verilmektedir.L'insieme di tali attività è chiamato "distribuzione cinematografica".
İyilik ve kötülük yapan ruhların tamamıdır.Questi spiriti possono essere sia di natura buona che malvagia.
Bu yapılar, canlının tamamını kaplamaktadır.Questi esseri cercano in tutti i modi di espugnare la casa.
Bu isyanların tamamı kısa süre içinde bastırıldı.Tuttavia la rivolta fu in breve repressa.
Köy Ogasawara alt prefektörlüğün tamamını kapsamakta olup merkezi Chichijima Adası'nda yer almaktadır.Sia il Municipio di Ogasawara che gli uffici della sottoprefettura hanno sede nell'isola di Chichi-jima.
Bu "sahte" bilgiç Trissotin sanki bu üç kadını tamamiyle tesiri altına almıştır.Il femore, massiccio, presentava una diafisi appiattita con tre trocanteri prominenti.
II. Dünya Savaşı süresince hafif tanksavar silahlarının üretimi tamamıyla arttı.A cavallo delle due guerre mondiali divenne estremamente diffuso l'artigianato calzaturiero.
Çalışmada tamamıyla 30 tane cinin resmi derlenmiş olup, her bir resmin titizlikle çizildiği göze çarpar.In particolare compone un'opera di 330 fotografie della sua faccia, ognuna con un'espressione diversa.
Bilinen 13 türünün tamamı Hawaii Adaları'na endemiktir.Tutte le specie ascritte al genere sono o erano endemiche delle isole Hawaii.
Ama yolun tamamının asfaltlanması sürecinin ne kadar süreceği hakkında kesin bir bilgi yoktur.Nessun nodo conosce il percorso completo che il pacchetto ha preso.
Üstelik bu taburun tamamı kızlardan oluşmaktadır.Tutta la setta è composta da bambini.
İşletmelerin tamamı özel sektöre aittir.Le opere appartengono a privati.
Fakat bu tamamıyla yanlış bir ifadedir.Si tratta in ogni caso di un falso positivo.
Newman tamamı kızlarından olmak üzere sekiz torun sahibidir.Norvell ebbe otto figli da tre mogli diverse.
Ülkenin ekonomisi tamamı ile çökmüştür.Infatti dal Mincio si ricavava tutta l'economia del paese.
Mahallenin tamamı asi aşiretindendir.Tutta la città è un luogo d'interesse.
Üç kardeşlerin tamamı azlettikleri babalarıyla savaştı.Ha collaborato in una certa misura con i suoi tre fratelli.
Dünya kayısı üretiminin %80'i ülkemizden ve bu üretimin tamamı Malatya'dan sağlanmaktadır.L'80% degli Euro contraffatti nel mondo arriva da Napoli, vengono prodotti materialmente in quell'area.
Ancak günümüzde Aotearoa Yeni Zelanda'nın tamamı için kullanılmaktadır.Le Tokelau rimangono, per ora, un territorio a tutti gli effetti parte della Nuova Zelanda.
Banknotların tamamı Türkiye'de basılmıştır.Tutte le banconote erano stampate in Unione sovietica.
62 yolcu ve 12 mürettebatın tamamı öldü.66 passeggeri e 12 membri dell'equipaggio rimasero uccisi.
Kuvvetler ayrılığı ilkesine göre ise her birim büyük oranda (tamamiyle olmasa da) bağımsızdır.Sotto l'attuale piano militare e le divisioni, ogni regione militare ha una divisione a dimensione completa.
Fakat, hastalığının tamamında sürekli eşi ile yaşadı ve ölene dek beraber kaldı.Sarà con lui tutta la vita fino alla morte, sopravvenuta improvvisamente.
Unicode kodlama sistemlerinin ise tamamı aynı ortak karakter dağarcığını esas alır.Qubes integra tutte queste macchine virtuali su un unico ambiente desktop comune.
1944 yılında tamamiyle iş göremez oldu.Nel 1965 non ottiene punti.
Fakat ayaklanmacılar bu birliği mağlubiyete uğratıp tamamıyla imha ettiler.I ribelli intanto entrarono in città e la conquistarono definitivamente.
Öykülerin tamamı Orta Çağ İtalyasında geçer.Tratta la Storia d'Italia nell'Alto Medioevo.
Nüfusun tamamı Alevi Türkmen olup, başka hiçbir inanç ve etnik guruba mensup insan bulunmamaktadır.Molte organizzazioni non governative turche, come Mu Yok Kimse?
Kapitülasyonlar: Tamamı kaldırıldı.Totale stoppate eseguite: ?
İçerisindeki enerjinin tamamını keşfetmek istemektedir.Solo all'interno se ne scopre tutta la ricchezza.
Sınavın tamamı, 180 dakika sürmektedir.Ogni incontro dura 180 secondi.
İlgili Sayfalar