tamamı ile cümle
tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Profesyonel kariyerinin neredeyse tamamını Barcelona kulübünde geçirdi.Pasó casi todo el año en la cárcel Modelo de Barcelona.
Kanalın tamamının geçiş süresi gemiler için yaklaşık 12 saattir.Generalmente, la descarga de un buque requiere unas 12 horas.
Kış aylarında tamamiyla kapalı kalmaktadır.Está cerrado en los meses de invierno.
Hikâyedeki ana fikirlerin neredeyse tamamı yazarlardan çıksa da oyuncular da zaman zaman fikir sundu.La mayoría de las ideas de la trama procedían de los escritores, aunque los actores añadían ideas.
Köy içi yolların tamamı asfalt kaplı olup tarla yolları topraktır.Todas las calles, incluyendo la entrada de la carretera son de tierra.
Bu kapsamda, derneğin soruşturma tarihine kadar görev yapan yönetici kadrosunun tamamının ifadesi alındı.De esta forma, se incorporó la figura de un funcionario responsable en el tratamiento de esta información.
Köy tamamıyla bir orman içi köyü olup güzel bir tatil köyü niteliği taşımaktadır.La ciudad mantiene un encanto rural y es un popular lugar para vacacionar.
Şarkının tamamı, 3 Aralık 2013'te internete sızmıştır.La versión completa se filtró en línea el 3 de diciembre de 2013.
Tamamiyle tutarlılık kontolü özelliği.Obra de atribución muy dudosa.
II. Dünya Savaşında 1941'de Yugoslavya dağılmış ve Macarlar, Baranya'nın tamamını işgal etmişlerdir.En 1941, la Segunda Guerra Mundial llegó a Sarajevo, y cada actividad del fútbol se detuvo.
Ayrıca tasfiyecilerin taslak kararlarının tamamı reddedildi.Todas las decisiones del árbitro son definitivas.
Ege Bölgesi’nde bulunan Çepni nüfusun tamamı Alevi kültürünü benimsemişlerdir.C. etapa en la cual toda la zona cae bajo dominación de la cultura Wari.
1990'dan sonra QNX, tamamıyla yeni bir sürüm için çalışmalara başladı.A mitad de la década de 1990, BVG decidió encargar un diseño de tren completamente nuevo.
Tamamı ile Yeni Güney Galler'in içindedir.Se encuentra en Nueva Gales del Sur.
Ayrıca ona göre Kuzey Hindistan'ın tamamı sarı ırktan oluşuyordu.Secondo lui anche l'intera India settentrionale era costituita da una "razza gialla".
Ailenin tamamı büyücüdür.I membri della famiglia sono tutti maghi.
Laurie senaryonun tamamını okuyana dek, House'un ana karakter olduğunun farkına varmadı.Laurie non si rese conto che House fosse il protagonista fino a quando non lesse l'intero copione.
Gandi ve Kongre Çalışma Komitesinin tamamı Britanyalılar tarafından 9 Ağustos 1942'de Bombay'da tutuklandı.Gandhi e tutti i dirigenti del Congresso vengono arrestati a Bombay il 9 agosto 1942.
Tamamı Carter Burwell tarafından bestelenmiştir.Tutti i brani sono stati composti da Carter Burwell.
Neredeyse hayatının tamamını ağaç üstünde geçirir.Trascorrono la maggior parte della loro vita sugli alberi.
4 uçağın tamamının 2010 yılında hizmete girmesi beklenmektedir.Tutti e quattro gli aerei saranno in servizio nel 2013.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.A circa metà della serata, la nostra opinione cambiò completamente.
Büyük Kuzey Savaşı boyunca Valmiera yıkıldı ve 1702 yılında tamamiyle yandı.Durante la Grande guerra del Nord Valmiera fu distrutta e bruciata nel 1702.
1964 yılında Hindistan'ın tamamında üç ila dört bin arasında olduğu tahmin edilmiştir.Nel 1964, venne stimato che in tutta l'India ne rimanessero solo 3.000-4.000 esemplari.
Belli bir hücre veya hücre tipinde bulunan proteinlerin tamamı onun proteomu olarak adlandırılır.L'insieme delle proteine espresse in un particolare tipo di cellula è noto come la sua proteoma.
Fakat Krapp kasedi ileri sarar ve seyirci keşfinin tamamını öğrenemez.Krapp manda avanti velocemente il nastro prima che il pubblico possa ascoltare la rivelazione completa.
Tamamı alındığında, Türk mutfağı homojen değildir.Nel complesso, la cucina turca non è omogenea.
İşaret, halterci tamamıyla hareketsiz konuma geçince verilir.Riferito alla pupa quando è del tutto immobile.
Ancak ahalisi sırf Hristiyan olan yerlerde üyelerin tamamı Hristiyan olacaktı.Naturalmente questo può valere solo in quei luoghi dove esiste il cristianesimo.
Bir başka dalgıçta bu olayın tamamını video ile kaydetmiştir.Tutto ciò si sente in concomitanza con il resto del video.
Bu da bulmacayı tamamıyla önemsizleştirmiş olur, zira artık dilediğimiz soruya doğru yanıt alabiliriz.Questo banalizza completamente l'indovinello, in quanto ora possiamo avere la risposta vera ad ogni domanda.
Kilise manastır yapıları ile çevreleniyordu, Osmanlı döneminde hepsi tamamiyle yıkıldı.La chiesa era circondata da edifici del monastero, i quali scomparvero totalmente durante il periodo ottomano.
1951 yılında KI'nın tamamı yeniden MGB içine dahil edildi.Nel 1951 il KI ritornò all'MGB.
Osmanlı kuvvetleri toplamda 26000 kayıp verdi, garnizonun tamamı öldürüldü, yaralandı veya esir alındı.In totale vennero uccisi 26.000 turchi e l'intera guarnigione venne dispersa tra morti, feriti e prigionieri.
Daha önce hiçbir dört katlı gemi tamamına yakın bileşenleriyle ve el değmemiş şekilde bulunmamıştı.Non disponevano però, né di navi con vele, né di remi in fila ai fianchi.
Bu kitapların tamamı satıldı.Tutte le opere vennero vendute.
Tamamı ile Yeni Güney Galler'in içindedir.Presente nel Nuovo Galles del Sud.
Günümüzde köy halkının neredeyse tamamı balıkçılık ile geçinmektedir.Oggi è un paese quasi completamente votato alla pesca.
Dokunan motiflerin tamamının bir anlamı vardır.Ogni oggetto che viene raccolto dai personaggi ha un effetto particolare.
Bu yapının tamamına tüp ayak denir.Si raccoglie tutta la piantina.
Kontrolnoktası sistemi ise tamamiyle revize edilmiştir.Il sistema di controllo è stato completamente rinnovato.
En kötü ihtimalle, ses tamamıyla da kaybedilebilir.In casi più gravi, può comportare la perdita totale dell'udito.
Q kodları; tamamı Q ile başlayan, 3 harfli mesajlardır.Combinazioni di due lettere e di tre lettere che iniziano per Q.
Kilisenin tamamı tuğla ile örülmüştür.Il resto della chiesa doveva apparire interamente affrescato.
Gerçekten de Papa Gregarious da bu gelişmeden tamamiyle memnunsuz değildi.Tuttavia, questo procedere di papa Gregorio non convinse appieno.
Ancak yine de kalıtım konusu tamamıyla bir gizemdi.La loro origine, comunque, resta un mistero.
Köyün tamamı Pomak ’tır.In breve, l'intera tenuta, il villaggio".
1987 yılında ise öğretim görevini bırakarak, hayatının tamamını oyunculuğa verdi.Nel 1987 smise di insegnare per fare l'attore a tempo pieno.
1994'te kulüp tamamiyle profesyonelliğe geçti.Nel 1994, il club divenne professionistico.
10 sezonluk SG1'in tamamında yer alır.Avvenimenti di metà della 10ª stagione di SG-1.
Serinin tamamı genel bütçenin otuz katını kazandı.Tutti i film messi insieme hanno guadagnato oltre 30 volte il budget complessivo.
Ayrıca tasfiyecilerin taslak kararlarının tamamı reddedildi.Inoltre si distruggevano tutte le raffigurazioni del condannato.
Cinse ait türlerin tamamı Afrika'da bulunur.Tutte le specie del genere Ceratitis sono presenti in Africa.
Ovalar tamamıyla açıktır.Le ali sono chiare.
Ancak o tamamiyle karamsar değil."Ma non sembra mai pesante ".
Taliban rejiminin tamamıyle göçmesinin eli kulağında görünüyordu.Il fiancheggiamento del Popolo d'Italia al regime fu totale.
Vücudun yalnızca üst bölümünde olan bu pullar kuyruğun tamamında bulunur.Tali tatuaggi si trovano solamente in una metà del corpo.
Nüfusun tamamı kentte yaşar.Nella città è tutto tranquillo.
Kariyerinin tamamını ülkesinde geçirmiştir.Ha trascorso tutta la sua carriera in patria.
Bu örneklerin tamamı binik akarsulardır.Gli esempi qui proposti sono tutti tensori.
İlgili Sayfalar