tamamı ile cümle
tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
B grubu elementlerinin tamamı metaldir.Todos los elementos del grupo 12 son metálicos.
Kontrolü adanın tamamını kapsamamaktaydı.En poco tiempo tuvieron control de la isla entera.
Filmin tamamı İngiltere'de ve Pinewood Stüdyoları'nda çekildi.La película ha sido rodada en Londres y en Edimburgo y en los estudios cinematográficos Pinewood Studios.
Kontrolnoktası sistemi ise tamamiyle revize edilmiştir.En efecto, el límite del grupo ha sido enteramente revisado.
Araçların üretimi günümüzde halen sürmektedir ve üretim tamamiyle elle yapılmaktadır.Actualmente estas vías ya no existen y toda la producción es trasportada en camiones.
İmha görevi oyuncuların karşı takımdaki rakiplerinin tamamını elimine etmesine dayalı bir oyun modudur.Agregada función anti-traición para jugadores del mismo equipo.
Geri kalanının 1664'te ve tamamı da 167 de yayımlanmış oldu.El resto de El Mundo era finalmente publicado en 1664, y el texto entero en 1677.
2000 ve 2001 yılları arasında ise stadyum tamamiyle yenilendi.Entre 2000 y 2001, el estadio fue renovado por completo.
Yine eserin tamamı 5 cilt olarak Karaçi'de basılmıştır.El modo de 5 filas únicamente puede ser jugado en modo Karaoke.
Tamamı olmasa da pek çok gezegenimsi bulutsunun çift kutuplu bir yapı sergilediği gözlenmiştir.Aunque no todas, muchas de las nebulosas planetarias muestran una estructura bipolar.
Tamamı yerüstünde yer alan hatta 10 durak vardır.También tiene más de 10 cataratas en las cuales, hasta es posible bañarse.
1987 yılında ise öğretim görevini bırakarak, hayatının tamamını oyunculuğa verdi.En 1987 dejó de dar clases para dedicarse a la actuación a tiempo completo.
Vita versiyonu karakterlerin konuşmalarının tamamının seslendirmesini içerir.Es una obra que debe leerse completamente por el discurso entre los personajes.
Kanıtların tamamını düzenlemek umulandan daha uzun sürdü.El montaje de todos los elementos requerirá más tiempo del que pensábamos.
Stone roketlerin tamamının beyaz olup olmadığı ile ilgili olarak hiçbir fikrinin olmadığını ifade etti.Stone dijo que no lo sabía y que los cohetes eran de color blanco.
Çektiği filmlerin tamamına yakını 1975 ile 1979 arasındadır.Su influencia en la fotografía española es bastante importante entre 1955 y 1975.
Temel olaylar gerçek vakalara dayanıyor ama karakterler tamamıyla kurgulandı.De vuelta al tiempo real, todos los personajes se preguntan qué ha pasado.
Bilinen 13 türünün tamamı Hawaii Adaları'na endemiktir.Comprende 7 especies de árboles, todas ellas endémicas de las islas Hawaii.
Oyunun bir kısmında ve Half-Life 2: Episode One'ın tamamında oyuncuya yardım eder.La mayor parte del juego, y la totalidad de su primera secuela, Half-Life 2: Episode One, ocurre en la ciudad.
11,000 biletin tamamı 20 dakikada satıldı.Las 10.000 entradas disponibles se vendieron íntegramente en pocos minutos.
Yaz sonunda ise adanın tamamı Fransızların eline geçti.Durante el siguiente cuarto de siglo los franceses tomaron el control de toda la isla.
Filmde hiç gece çekimi yapılmadı ve tamamı gündüz vakti çekildi.Empecé a mirar TV todo el día y estar tirado.
O yıllarda kamp, tamamıyla asimilasyon üzerine faaliyet göstermiştir.En Venezuela se encuentran en proceso de asimilación total.
Döndüğü zaman, vücudunun tamamı dönerdi.Cuando retornó a su cuerpo entendió.
Stadın tamamı koltuklandırılmıştır.Todo el edificio estaba estucado.
İyilik ve kötülük yapan ruhların tamamıdır.Es el creador de los espíritus buenos y de los malos.
Nahiyenin tamamına Harmancık denilmekteydi.Incluso el nombre parece del todo perdido.
Türk söylencelerindeki olağanüstü atların özelliklerinin tamamını taşır.El plan que dispuso hacía mayor uso de las habilidades peculiares de sus arqueros turcos de a caballo.
Hadis hâfızı, hadislerin tamamını ya da çoğunu ezberlemiş kişi.Las que recorren todo un Departamento o la mayor parte de él.
Oyun tamamıyla ücretsizdir.Este juego es gratuito.
Albümde toplamda 11 şarkı yer almakta ve şarkıların tamamının söz ve müziği Tilbe'ye aittir.Está compuesto por once canciones, diez de ellas con letra y música del propio Zavala.
Bunların tamamı film yapma pratiğinde önemli rol almıştır.Es una función importante en toda película de acción.
Şehir halkının neredeyse tamamı şehri boşalttı.Las ciudades prácticamente se vaciaron de su población.
Tamamıyla 3D teknolojisi üzerine geliştirilmiştir.Gracias al apoyo de la tecnología 3D.
Turnenin setlisti grubun üç albümünün tamamından parçalara yer vermektedir.En el caso chileno, el sistema de pensiones está organizado en torno a un esquema de tres pilares básicos.
Dürt: Amaç eldeki kâğıtların tamamını bitirmektir.Cementerio: Acá van todas tus cartas que salen del juego.
Köyün tamamı Gürcüce konuşur.Todo el vecindario es despertado por el ruido.
Mürettebatın ve yolcuların tamamı hayatını kaybetti.La tripulación y todos los pasajeros fallecieron.
Fakat diğer bakanların tamamı yakalandı.Todos los villanos fueron capturados.
Kısaca tamamını oluşturur.Por momentos la palabra entera.
Davetiyelerin hemen hemen tamamı elden dağıtılır.Reparten casi todos sus dividendos de forma consistente.
Somasteroidea (ya da Stomasteroidea) sınıfının tamamının soyu tükenmiştir.Todos los miembros de la case Somasteroidea están extintos.
Şehir, adanın tamamını kaplar.La última hace volar toda la isla.
Alışveriş merkezinin tamamı ise 1983 yılında açıldı.La librería se abrió en 1983.
Yangın çıkmazken, yolcu ve mürettebatın tamamı kurtuldu.A medida que el fuego quedaba fuera de control, los oficiales y la tripulación se vieron obligados a evacuar.
En kötü ihtimalle, ses tamamıyla da kaybedilebilir.En algunos casos, la vocal se puede eliminar por completo.
Tamamı 33 ciltten oluşmaktadır.En total son 33 bloques separados.
Yolun hemen hemen tamamı tamamlanmış ve kullanılabilir durumdadır.La siguiente línea de código es permitida y totalmente funcional.
Bu yangınlar her defasında kentin tamamına yakını tahrip etti.Los bombardeos de este conflicto destrozaron casi completamente la urbe.
Bu beş kişilik grup, tamamı karaya yönelmiş durumda çizilmiş beş gemi ile eşleştirilebilir.Cada barco puede llevar 25 tropas completamente equipadas.
Fakat Krapp kasedi ileri sarar ve seyirci keşfinin tamamını öğrenemez.Ripear podría no extraer toda la información de un CD de audio.
Fakat türün tamamı tehdit altında olarak kabul edilmez.La especie, por lo general, no se considera amenazada.
Ben ayıbı almaktan tamamiyle mutluyum.Colección La Dicha de Enmudecer.
Filmin tamamı (Rusça)La película (en portugués).
Bu eser tasavvufî ve sembolik bir aşk hikâyesi olup konusu tamamiyla orijinaldir.Así comienza una fascinante historia de amor y conflicto.
Bu şarkıların tamamı dans listelerinin zirvesinde yer almıştır.La última entrée es interpretada por todo el cuerpo de bailarines.
Bölge arazisinin hemen hemen tamamı tarım alanıdır.La economía de esta localidad es casi completamente agraria.
Karadeniz örf ve adetlerinin tamamı mahallede görülmektedir.A gritos cuentan la vida y milagros de todo el barrio.
Gerçeklikle ilgili her şey tamamiyle söylem içinde inşa edilir.En definitiva, se construye la realidad a través de las palabras.
ABD ve Avrupa'daki çeşitli konserleri içeren turnedeki 47 konserin biletlerinin tamamı satıldı.La gira consisitó en 47 conciertos en Estados Unidos y Canadá.
İlgili Sayfalar