tamamı ile cümle

tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kişi, malvarlığını meşru yollardan elde etmemişse, devlet bunun tamamına el koyma hakkına sahiptir.If property is acquired without justifiable [means], then the state can confiscate all this wealth.
Teknik direktör Metajaz Kek, yıldız oyuncular değil takımın tamamı üzerinde duruyor.Head coach Matejaz Kek's emphasis is on the team as a whole, not on star players.
Nevesinje'nin tamamı elektriksiz kaldı.The whole of Nevesinje has no electricity.
Kütüğün 10 Aralık'a kadar ülkenin tamamında işlevsel hale gelmesi bekleniyor.The registry is expected to become functional throughout the country by December 10th.
Ankara ise, Gürcistan'daki girişimlerini, gelecekte Kafkasya'nın tamamına yaymak istiyor.Ankara's ambitions are to spread its Georgia initiatives throughout the Caucasus in the future.
Paranoyakça, aptalca ve tamamıyla hatalı davrandık." ifadelerine yer verdi.We were paranoid and stupid and just flat-out wrong," Reilly wrote.
Tüzüğün 27 AB üye ülkesinin tamamı tarafından onaylanması gerekiyor.The charter requires ratification by all 27 member states.
Napoli bölgedeki operasyonun tamamından sorumludur.Naples is responsible for the full operation in the region.
SETimes'a konuşan Blaku, "Sürecin tamamı yaklaşık 11 milyon avroya mal oldu."The whole process cost about 11m euros.
Yılın ilk yarısının tamamında yaşanan düşüş yıllık bazda %17,4'e eşit.The drop for the whole first half of the year totals 17.4% on an annual basis.
Crowley, "Bu mimari gelişip büyüdükçe Avrupa'nın tamamını koruyacaktır." dedi."As this architecture develops and grows, it will protect all of Europe," he said.
2008 ABD Dışişleri Bakanlığı İnsan Hakları raporunun tamamını görmek için buraya tıklayın.To view the entire 2008 US State Department Human Rights report, click here.
Bu pozisyonların tamamı dolduğu takdirde, işsizlik oranı yüzde 9,2’ye düşecek.If all are filled, the unemployment rate will drop to 9.2%.
Bu toplulukların tamamı hukuki açıdan görünmez olmaya devam ediyor.Whole communities remain legally invisible.
AB dışişleri bakanlarının belgenin tamamını bu baharda onaylamaları bekleniyor.EU foreign ministers are expected to approve the full document this spring.
Sambrakos: Kitabın başında da açıkladığım gibi hikaye tamamıyla kurgu.Sambrakos: As I have declared in the beginning of the book, the whole story is fiction.
SC hükümeti satış fiyatının tamamının imzadan sonraki bir ay içinde ödenmesini istiyor.The RS government is requesting that the entire purchase price be paid within one month of signing.
"Şu anda enerjimizin neredeyse tamamını [yaklaşık %95] kömürden elde ediyoruz."We currently derive almost all our energy [around 95%] from coal."
Sırbistan'ın adaylığının 27 AB ülkesinin tamamı tarafından onaylanması gerekiyor.Serbia's candidacy must be approved by all 27 EU nations.
İttifaksa Avrupa'nın tamamının uzun menzilli füzelerden korunmasını istiyor.The Alliance wants to see all of Europe protected from long-range missiles.
Karadağ bu sürecin tamamını 2003 yılında tamamladı.Montenegro completed the entire process back in 2003.
Anketin tamamı ve sonuçlarını www.balkan-monitor.eu adresinde bulabilirsiniz.The complete survey and results are available at www.balkan-monitor.eu
Ancak Uluslararası Olimpiyat Akademisi'nin temelleri tamamıyla kül oldu.The foundations of the International Olympic Academy, however, were completely burnt down.
Karadağ hükümeti ve muhalefetin tamamı AK'nin tavsiyesini sevinçle karşıladı.Montenegro's government and the entire opposition hailed the EC recommendation.
Ne var ki, sorunun tamamı çözülmedikçe, uzun vadede son derece ağır sonuçlarla karşılaşılabilir.However, unless the overall problem is addressed, the long-term consequences could be grave.
Potansiyel alıcının daha sonraki bir safhada azınlık hisselerinin tamamını alması gerekecek.The potential owner will be required to make a minority buyout offer at a later stage.
Dört günün tamamı için bilet fiyatı 80 avroyken, her bir gün farklı fiyatlandırılmıştı.A ticket for the entire four days cost 80 euros, while each individual day was priced differently.
İyi korunmuş tablolar, manastır kilisesinin içini neredeyse tamamıyla kaplıyorlar.Well-preserved paintings cover almost the entire interior of the monastery's church.
Maçın tamamını izleyemeseler de, yine de atmosferin tadını çıkarıyorlar.Even though they can't follow the whole match, they can still enjoy the atmosphere.
Oscarson, Swedmilk'in sütünün tamamını yerel üreticilerden satın aldığında ısrar ediyor.Swedmilk, he insists, has been purchasing all of its milk from domestic producers.
Son olarak hükümet, at yarışı kuruluşu ODIE'nin de tamamının satılmasına karar verdi.Finally, the government has decided to sell the whole of ODIE, the organisation for horseracing.
Bütçenin tamamını sosyalleşmeye harcadık çünkü birbirimizi önceden tanıyorduk".We spent the entire budget on socialising, because we already knew each other from the past."
Bundan önce, 25 ülkenin tamamının da AB'nin müzakere görevini onaylaması gerekiyor.Prior to that, all 25 member states must endorse the EU's negotiating mandate.
De Kermabon, EULEX'in kış sonuna kadar Kosova'nın tamamında göreve başlayacağını kaydetti.He expressed hope EULEX will deploy throughout Kosovo by the end of the winter.
Hükümet, işleyen bir hukuk düzenini Kosova topraklarının tamamına yaymayı hedefliyor.The government aims to impose functional rule of law across the entire territory of Kosovo.
Bogodorica'da neredeyse bir vardiyanın tamamı tutuklandı.Almost an entire shift was arrested at Bogorodica.
Kosovalı Sırpların tamamına yakını seçimleri boykot etti.Kosovo Serbs staged a near-total boycott of the vote.
Hırvatların büyük kısmı sürecin tamamına ilgisiz görünüyor.Many Croats seems disinterested with the whole process.
Nikoliç, sekiz zanlının tamamının Saraybosna'daki mahkemeye sevk edildiğini söyledi.According to Nikolic, all eight suspects have been transferred to the court in Sarajevo.
Projenin tamamı tahmini 15,3 milyon avroya mal olacak.The entire project will cost an estimated 15.3m euros.
Bölgenin tamamından öğrencilerin kayıt yaptırabileceği dersler İngilizce yapılacak.Instruction will be in English, allowing students from throughout the region to enrol.
Kıbrıs Rum Kesimi Mayıs 2004'te adanın tamamını temsil ettiğini iddia ederek AB'ye katıldı.The Republic of Cyprus joined the EU in May 2004, claiming to represent the island as a whole.
Macar OTP Bankası Bulgar DSK Bankası'nın tamamı için 311 milyon Euro önerdi.The Hungarian bank OTP offered 311m euros for 100 per cent of Bulgaria's DSK Bank.
Bu sorun, belirli ülkelerden ziyade bölgenin tamamı hakkındaki kanıları etkilemişti.It had affected perceptions of the whole area, rather than specific countries.
Köylülerin neredeyse tamamı Ortodoks ve belki bir avuç Katolik aile bulunuyor.Villagers are nearly all Orthodox, with perhaps a handful of Catholic families.
Anayasanın Kasım 2006'ya kadar 25 üye ülkenin tamamı tarafından onaylanması gerekiyor.The constitution must be ratified by all 25 EU member states by November 2006.
Şirket, otelin hisselerinin tamamı için 22.5 milyon euro ödeyecek.It will pay 22.5m euros for a full share in the hotel.
Hareketlerinin içinde bulunanların tamamının CHP üyesi olmadığını vurgulamaktadırlar.They emphasize that not all those involved in their movement are members of the CHP.
Marşın tamamının günümüz Türkçesi ile yazımı.The writing of the entire anthem in modern Turkish.
Bina (Kurucu Meclis olarak) 6 Ocak 1961'de tamamıyla kullanılmaya başladı.The building (as the Constituent Assembly) came into full use on January 6, 1961.
Görüşmenin neredeyse tamamı, Manhattan projesindeki görevini terk etmesi için harcandı.The appointment was spent on leave for his involvement in the Manhattan project.
Diğerleri içinse elektrik akımı tamamıyla pozitif yük akışı ile sağlanabilir.In still others, the current is entirely due to positive charge flow.
Buz ve belli katı elektrolitlerdeki elektrik akımı tamamıyla iyonların akışından oluşmaktadırIn ice and in certain solid electrolytes, the electric current is entirely composed of flowing ions.
Bu modellerden hiçbiri çekirdeğin yapısı üzerindeki deneysel verileri tamamıyla açıklayamaz.None of these models can completely explain experimental data on nuclear structure.[15]
Demer hattının tamamı ultra yüksek vakum şartları altında tutulmaktadır.The entire length of a beamline is normally kept under ultra high vacuum conditions.
Tüm bu güneş dalgalanmalarının tamamına güneş değişimi denilir.The sum of all solar fluctuations is referred to as solar variation.
Vita versiyonu karakterlerin konuşmalarının tamamının seslendirmesini içerir. [2][3][4]This version was released in Japan on November 27, 2014.[2][3][4]
Bunların yıllıkları tamamıyla bir "olaylar dökümü"dür.Their annals were a mere compilation of facts.
Yazılım geliştiricilerinin çoğu zaman kernel (İS) kodunun tamamına erişim imkanı vardır.Software developers often have access to the complete kernel (OS) source code.
H5P uygulamaları ve içerik türleri H5P uyumlu web sitelerinin tamamında aynı şekilde çalışır.[7]H5P applications and content types work the same way in all H5P compatible websites.[7]
İlgili Sayfalar