Ana içeriğe geç
Sözlük

talep ile cümle

talep kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir süredir işsiz olması sebebiyle karısının avukatı, çocuklarının velayetinin anneye verilmesini talep eder.Du skulle ha instruerat din advokat att väcka talan mot din frus förförare...
Tahtta hak talep eden tek bakış açısı karakteridir.Denna skatt är också den enda skatt man anser legitim.
Octavianus aynı zamanda Antonius'un bir halk düşmanı olduğu hakkındaki kararnamenin iptalini talep etti.Octavianus krävde vidare att det dekret som förklarade Antonius för fiende till staten skulle upphävas.
15 milyar ABD Doları tutarındaki talep Suudi yönetimince olumlu karşılandı.Minst 15 miljarder US-dollar i bistånd misstänks ha förskingrats.
Bu yüzden ATA protokolünde bir aygıt diğerine kanalı kullanması için talepte bulunmaz.Med andra ord drivs inte vajersystemet tillbaka i motsatt riktning för användning av den andra kabinen.
Toplantıdaki ana talepler özgürlük, sivil haklar ve ulusal birlikti.Partiets viktigaste frågor är ökad frihet och civilrätt, samt medlemskap i Europeiska unionen.
Bir at talep etti.Man lyckades rädda en häst.
Hala yeni yeni talepler ortaya çıkıyor.Även nya motiv tillkom.
Ayrıca Claudius'un senatoda müzakerelere katılmasına izin verilmesini talep etmişlerdi.De begärde även rätten för Claudius att delta i senatens debatter och överläggningar.
Ürünleri, müşterilerin gereksinim ve talepleri belirler.Företag måste förstå konsumenternas behov, önskemål och efterfrågan.
Sözeylem kuramı, anlam kavramının tanımının zenginleştirilmesini talep etmiştir.Det anses finnas ett behov av att närmare precisera betydelsen av begreppet risk.
Talepler reddedilince savaş ilan edilir.Отримавши відмову вони оголосили війну.
Ben kurban talep etmiyorum, ve saflık dediğin suda olur, insanda değil.Я не потребую ніяких жертвоприношень, а чистота стосується питної води, а не людей.
Fransızlar daha fazla toprak talep ediyor, Avusturyalılar gönülsüz davranıyordu.Просування французів було стрімким і застало австрійців зненацька.
Bu talep Romalıları "kuşkulandırdı".Хоча підозру таку “органи” мали.
Türkiye bu talepleri geri çevirdi.Туреччина відмовилася прийняти ці вимоги.
Mısır hükümeti acil ateşkes talep eder.Інші арабські держави закликали до негайного припинення бойових дій.
Talepleri kendileri tarafından olmasa da, sonraki reformistler tarafından hayata geçirildiler.Реформа була нівельована його наступниками.
Sektörü sadece arz değil, talep de yönlendirmeye başlar.Аудиторія повинна не тільки слухати, а й активно сприймати матеріал.
Çünkü demokratik taleplerle ortaya çıkmıştı.Притримувався демократичних поглядів.
Fakat tüm daha geri hatlara çekilme taleplerinde olduğu gibi Hitler tarafından kabul edilmedi.Проте Гітлер, як і раніше, відкинув всі їхні аргументи.
Öğrenciler fetvanın kaldırılmasını talep etti.Журналісти закликають припинити брехню.
Bir at talep etti.Купив він коні.
Uluslararası bir destek olmadan, Litvanya'nın Alman taleplerine boyun eğmekten başka çaresi yoktu.Без будь-якої відчутної міжнародної підтримки Литва не мала вибору, окрім як прийняти ультиматум.
İsrail hükümeti taleplere ret cevabı verdi .Єгипетський уряд приєднався до його вимоги.
Diğer tür talep esneklikleri, talebin gelir esnekliği ve talebin çapraz fiyat esnekliğidir.Тому розрізняють еластичність попиту за ціною та еластичність попиту по доходах.
House, Cameron'ı işe geri almak istediğinde ise Cameron şart olarak yemekli bir randevu talep eder.Так як Кемерон пішла, на її місце Хаус має найняти нового працівника.
Talepte uzlaşma sağlanamadı.Звичайно, суперечок уникнути не вдалось.
P502 Geri dönüşüm/ Geri kazanım için üreticinizden/tedarikçinizden bilgi talep edin.БТР 152 — Щоб знали і пам'ятали!
Kerevitler son yıllarda akvaryum sektöründe de talep gören canlılar haline gelmişlerdir.У працях минулих років стверджувалося про зимівлю більшості тварин у водоймах.
Bu yardım karşılığında da yıllık bir abonelik ücreti talep ediyordu.За цю спілку він мусив потім платити дорогою ціною.
18 Mayıs 2010 Sıradan Ruşizm: Putin Ukrayna'dan gaz avansı talep etmek istiyor (рос.)18 травня 2010. Обыкновенный рашизм: Путин хочет стребовать с Украины газовый аванс (рос.)
Bu talepler 1892'de belirtilen Bases de Manresa'da özetlenmiştir.Tyto požadavky byly shrnuty v tzv. Bases de Manresa v roce 1892.
Ders kitapları, eğitim kurumlarının taleplerine göre üretilmektedir.Učebnice jsou vyráběny v souladu s požadavky vzdělávacích institucí.
Associated Press tarafından gerçekleştirilen bu yöndeki başka bir talep de reddedildi.Tuto teorii podporují odtajněné dokumenty poskytnuté pro Associated Press.
Daha sonra merkeze alınmayı talep etti, talebi kabul edildi.Po nějaké době trval na přijetí zpět do institutu, jeho žádost byla vyslyšena.
Oyun içinde herhangi bir ücret talep edilmez.Za hraní této hry není účtován žádný poplatek.
Alman piyade harabiyet ateşi ile bölgeyi temizlemediğinde topçu desteği talep edildi.Německé pěchotě se nepodařilo vyčistit prostor z minometné palby, byla vyžádána dělostřelecká podpora.
Hala yeni yeni talepler ortaya çıkıyor.Nové výsledky se stále objevují.
İki gün sonra Ariovistus Sezar'la yeni bir şahsi görüşme talep etti.Příští den Ariovistus pozval Caesara na další jednání.
Fakat talep reddedildi.Stížnost ale byla zamítnuta.
Böylelikle Lily onu vampir klanının başına geçmesi için talepte bulunacaktır.Eva se potom pokusí do svého upířího klanu získat i Lotte.
Ayrıca Papa’dan ve diğer Avrupa devletlerinden yardım talep edilir.Odsud marně žádal papeže, císaře i další evropské panovníky o pomoc.
Ürünleri, müşterilerin gereksinim ve talepleri belirler.Jaké jsou potřeby a hodnoty zákazníka?
Talepte uzlaşma sağlanamadı.Nenašla jsem kompromis.
Mahalledeki ilköğretim okulu vardır fakat talep azlığından dolayı görev dışıdır.Park u gymnázia bude v novém, navzdory úřednímu zdržení.
Sektörü sadece arz değil, talep de yönlendirmeye başlar.Boubín, už nejen prales, ale i rozhledna.
Mısır hükümeti acil ateşkes talep eder.Tamní vláda vyhlásila nouzový stav.
Minogue'un 1998'deki Intimate and Live adlı turnesi talep üzerine uzatıldı.Její koncertní turné Intimate and Live Tour v roce 1998 bylo kvůli zájmu prodlouženo.
Önceleri dar amaçlı olan bu eylemler kısa zamanda bağımsızlık taleplerine dönüştü.Protest proti tomuto rozhodnutí se rychle přetransformoval v požadování nezávislosti.
İnsanların talep etme nedenlerine göre güvenirliğin farklı tanımları vardır.Podle toho, co od reklamy očekáváme, zvolíme různé účely.
Pasaport talep üzerine verilir ve 10 yıl süreyle geçerlidir.Souhlasit s monitorováním naplňování těchto požadavků po dobu 10 let.
Son yıllarda parçaları en çok talep gören prodüktör ve remixçilerin başında geliyorlar.V posledních letech ale řidiči těchto vozů přesedají do větších a divácky oblíbenějších kategorií.
Yahudiler, kendi etnik gruplarına bir toprak verilmesini talep ettiler.Zuttové požadují začlenění svého etnika do systému kvót.
Aynı şekilde talep azaldığında, kapasite kullanımı da azalacaktır.Podobně při snížení dávky odměny, se jejich výkon sníží.
Yunanistan ise Kuzey Makedonya bölgesindeki bağımsızlık taleplerinin şiddetlenmesinden endişe etmektedir.Rama také odsoudil destabilizaci rostoucího ruského vlivu v regionu.
Rehinelere karşılık idamların durdurulması talepleri kabul edilmedi.Opravné prostředky proti rozhodnutí o přesídlení neexistovaly.
İç talep yılda neredeyse %15 oranında, sabit fiyatlarla büyümüştür.Úrokové sazby začínají při roční fixaci přibližně na 5 % ročně.
Bazı ülkeler ABD taleplerini geri çevirmiştir, diğerleri de bu kişileri kendi topraklarında enterne etmiştir.Mnohé tamější národy se snaží ostatní přesvědčit, že to bylo právě na jejich území.
Bu arada İngiliz hükümeti Beneš'in bir arabulucu talep etmesini istedi.În același timp, guvernul britanic a pretins ca Beneš să ceară un mediator.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod