Bu nedenle Peygamber'den doğrudan şefaat talep etmek, onu Allah'a ortak tutmaktır.God noemt in de Koran de namen van sommige profeten en loft hen ook daarbij.
İsrail hükümeti taleplere ret cevabı verdi .Dit leverde protesten van de Israëlische regering op.
Eğer Henlein'ın talepleri kabul edilseydi Südetler Nazi Almanyasının güdümünde bir politika izleyebilecekti.Als de eisen van Henlein ingewilligd werden, dan zou Sudetenland een bondgenoot worden van nazi-Duitsland.
Sadece sunucunun girdi/çıktı taleplerini incelerdiler.In zijn werkkamer ondervroegen zij hem en doorzochten ze zijn papieren.
Ben kurban talep etmiyorum, ve saflık dediğin suda olur, insanda değil.Ik heb geen offers nodig en het begrip "zuiver" is bedoeld voor bronwater, niet mensen.
Rehinelere karşılık idamların durdurulması talepleri kabul edilmedi.De gijzelnemers werden niet gearresteerd.
Ermenistan bu sınır trafiğinin yeniden açılmasını talep etmektedir.Roept Zuid-Afrika op onmiddellijk de grensposten te heropenen.
Ayrıca, çalışan kadınlara izinli hakkı da talep edildi.Ook uitte ze zichzelf als voorstander van arbeidsmogelijkheden voor gehuwde vrouwen.
Kredi parası, malların ve hizmetlerin ödemesini yapmak için borçludan bir talepte bulunulmaktadır.Dat houdt dus in dat een bedrijf geld zal moeten betalen voor ontvangen leningen, diensten en/of goederen.
Yüklenici firmanın 15 aylık ek süre talep etmesinin ardından 13 Ağustos 2009'da ihale iptal edildi.Deze moet worden aangevraagd binnen vijftien maanden na de start van het bedrijf.
Eğer talep, arzı geçerse, tedarikçiler fiyatlarını arttırabilir.Zolang de ander 'ja' antwoordt, moet de vrager hoger bieden.
Havalimanı ilk olarak 1998 yılında hizmete açılmış ancak talep yetersizliğinden 2001 yılında kapatılmıştır.De luchthaven opende in 2008 maar moest in 2010 alweer sluiten vanwege gebrek aan passagiers.
Askerler kendilerine cülus bahşişi ödenmesini talep ettiler.Ze horen de soldaten praten over het losgeld.
Alman hükümetinden talepleri vardı.De Duitse regering diende formeel protest in.
Ancak bu talepler imparator tarafından kabul edilmedi.Dit advies werd niet door de keizer overgenomen.
Ayrıca çağın gereksinimlerine cevap verecek nitelikleri taşıdığı için talep edilmektedir.Daarnaast vergeten zij ook dat hun daden die zij stellen voor een geruime tijd opvraagbaar zijn.
Ama Ermeni meselesinin çıktığında Batılı devletleri reformlar talep ettiler.Als gevolg van de omwentelingen in Oost-Europa, nam de roep om hervormingen in Albanië toe.
O yetkinliğe ulaşınca talep edilecek başka bir şey kalmamıştır.Als deze opdracht plaatsvindt voert Will deze opdracht uiteindelijk toch niet uit.
Büyük bir talep eksikliği yaşanıyordu çünkü insanların satın alma gücü çok düşmüştü.Dat faalde omdat er te veel mensen tegen het voorstel waren.
Talep esnekliği, fiyat değişiklikleri karşısında talep, değişmelerinin değerini belirler.Het verband tussen prijsverandering en gevraagde hoeveelheid is negatief.
Halihazırdaki Sovyetler köylü ve işçilerin taleplerini yansıtmamaktadır.Het werd duidelijk dat de communisten geen voeling meer hadden met de landbouwers en de arbeiders.
Attila çeyiz olarak Batı Roma İmparatorluğunun Galya da dahil yarısını talep etti.Attila eist de hand van Honoria alsmede een bruidsschat; hij claimt ook de helft van het West-Romeinse Rijk.
Bir web sitesi hizmet karşılığında bir PoW jetonunu talep edebilir.Voor hen kan een website als CU2 het zelfvertrouwen verhogen.
1908 yılından sonra oldukça tanınarak, artan tiyatro toplulukları arasında büyük talep gördü.Vanaf 1908 was hij een veel geziene gast in artistieke kringen.
Savaşın bitmesi ve uçaklara karşı askeri talepin bitmesi BFW'yi şiddetli sarstı.Koniec wojny mocno dotknął BFW, ponieważ zapotrzebowanie na samoloty wojskowe upadło.
Sonyetka ise bunun bedeli olarak bir çift külotlu çorap talep eder.You must get yourself a pair of socks → Musisz sobie kupić parę skarpetek.
1984 başlarında solcu önderlik doğrudan başkanlık seçimleri talep eden Diretas Já kampanyasını başlattılar.W 1984 przewodził ruchowi Diretas Ja, który domagał się wprowadzenia bezpośrednich wyborów prezydenckich.
Londra gibi yoğun kontrol üniteleri minimum 60 dakika talep edebilirler.Bramkarz musi rozegrać minimum 28 spotkań w sezonie po minimum 60 minut.
Rehinelere karşılık idamların durdurulması talepleri kabul edilmedi.Grożą zabiciem zakładników w razie nie spełnienia ich żądań.
ProQuest'e talep üzerine erişim öğrenciler için kullanılabilir durumdadır.Dla studentów, na życzenie, dostępna jest baza ProQuest.
Çünkü demokratik taleplerle ortaya çıkmıştı.Była związana ze Stronnictwem Demokratycznym.
Ordu Cole’un tutuklanmasını talep etti.De Gaulle domagał się jego aresztowania.
Daha fazla hesap gerekirse, sınırsız sayıda talep edilebilir.Niech I będzie zdaniem istnieje liczba silnie nieosiągalna.
İsrail hükümeti taleplere ret cevabı verdi .Odwrotną reakcję wystosowały władze Izraela.
Kudüs'e gömülme vasiyetine rağmen, İsrail tarafından bu talep reddedildi.Jego życzeniem było zostać pochowanym w Jerozolimie, ale na to nigdy nie zgodziły się władze Izraela.
Sovyetler, ülkenin mineral kaynaklarını talep ettiler.Rzymianie korzystali ze źródeł mineralnych w mieście.
Bu arada Stephen'in karısı kocasının derhal salıverilmesini talep eder.Żona Stefania podążyła dobrowolnie za mężem na zesłanie.
Fabrika sistemi ile üretim, talep artışı doğrultusunda bir gereksinme olarak ortaya çıktı.Tempo wytwarzania musi być dostosowane do rzeczywistego popytu.
Parti yaklaşık 30.000 üyeliğini talep ediyor.Organizacja skupia 30 000 członków.
Uzay turizmi için talep sınırsızdır.Lista nie obejmuje kosmicznych turystów.
Karl’ın talepleri vatandaşları memnun etmemiştir.Mimo to rządy Karola nie cieszyły się popularnością.
O yıl Orestes hizmetindeki Germen paralı askerlerinin İtalya'dan toprak edinme taleplerini reddetti.Przyczyną buntu była odmowa Orestesa nadania żołnierzom ziemi w Italii.
Fakat, tüm uzlaşı talepleri red edilince, sonunda Konstantinos'un sabrı taştı.Prawdopodobnie, jeśliby padł wówczas rozkaz szturmu, to Konstantynopol zostałby zdobyty.
Şubat ayında üniversite öğrencileri Lehçe eğitim hakkı talep ederek greve gitti.W lutym 1997 studenci uniwersytetu rozpoczęli strajk głodowy, w związku z pogarszającą się sytuacją socjalną.
Savaş esnasında, Gardiyanlar bitkilerden her türlü yardımı talep edebilirler.W ten sposób chłopi mogli liczyć na pomoc innych oddziałów w razie potrzeby.
İkinci kişiye verilmesi beklenen ödül, kimsenin talepte bulunmaması üzerine verilmedi.W przypadku gdy żaden zawodnik nie zgłosi się do odpowiedzi, nagroda nie jest przyznawana nikomu.
Çekoslovakya’nın paylaşılması konusunda Polonya ve Macaristan talepte bulunmuştur.Za autorów decyzji o podziale Czechosłowacji uważa się Václava Klausa i Vladimíra Mečiara.
1962 yılında FRELIMO'nun kurulması ile birlikte özgürlük talepleri de dile getirilmeye başlanmıştır.W 1962 roku utworzony został Front Wyzwolenia Mozambiku (FRELIMO).
Bu koşullar da toplumsal değişim taleplerinin olgunlaşmasına yol açmıştır.Konflikt zwiększa zdolności adaptacyjne danego systemu społecznego.
Roma kralı seçilen kişin teorik olarak Papa tarafından taç giydirilmesini talep edebilirdi.Papieżem teoretycznie może zostać każdy ochrzczony mężczyzna.
Chamberlain Südet Almanlarının taleplerinin makul ve Hitler'in isteklerinin sınırlı olduğunu düşünüyordu.Powiedział także Wisemanowi, że morale narodu niemieckiego i wsparcie dla Hitlera są niskie.
Suudi Arabistan kralı Kral Abdullah, İran'a saldırı için ABD'ye birkaç kez talepte bulundu.Arabia Saudyjska wzywała wielokrotnie USA do zbombardowania Iranu.
55 yılında, Agrippina Octavia'dan yana olaya müdahil oldu ve oğlunun Acte'den ayrılmasını talep etti.År 55 försökte Agrippina ingripa till förmån för Octavia och krävde att hennes son skulle avvisa Acte.
Karl’ın talepleri vatandaşları memnun etmemiştir.Filosofistudierna tillfredsställde inte Martin.
Bu talepler 1892'de belirtilen Bases de Manresa'da özetlenmiştir.De här kraven sammanfattades 1892 i de så kallade Bases de Manresa.
Mahkeme sanıkların talep ettiği sürenin verilmesine karar vererek, duruşmayı 15 Şubat 2017’ye erteledi.Överklagan gick vidare till regeringen som 15 juni 2017 beslutade att avslå överklagandena.
Evi yandığında senato binanın yeniden inşasının devlet hesabından yapılmasını talep etmişti.När Claudius hus brann ner beordrade senaten att det skulle byggas upp igen med offentliga medel.
Bunun yerine, Octavianus Po Ovası'nda kaldı ve Antonius'a karşı yardım taleplerini geri çevirdi.I stället stannade Octavianus i Podalen, och vägrade gå till offensiv mot Antonius.
Bu talepleri 16. Louis kabul etmedi.16 avstår från att rösta.
Ayrıca anlama ve anlaşılır olma konusunda başka talepler olacaktır.Några tankar om förklaring och förståelse.