Gün ışığına çıkmasıyla birlikte, Mayer'ın diğer alanlardaki yetenekleri de talep görmeye başladı.ومع خروجه للأضواء والشهرة، نالت قدرات ماير في المجالات الأخرى إقبالا كبيرا.
Kraldan mükafat olarak Radames, esirlerin hayatının bağışlanmasını ister ve özgür bırakılmalarını talep eder.ذلك تتلقى المساعدة من Radames يطلب إطلاق سراح السجناء.
Octavianus aynı zamanda Antonius'un bir halk düşmanı olduğu hakkındaki kararnamenin iptalini talep etti.كما طالب اوكتافيان بضرورة إلغاء القرار الذي أعلن أنطونيوس عدوًا عامًا للدولة.
Suudi Arabistan kralı Kral Abdullah, İran'a saldırı için ABD'ye birkaç kez talepte bulundu.وقد حث العاهل السعودي الملك عبد الله الولايات المتحدة مرارا على مهاجمة تلك المنشآت النووية.
Ayaklananlar geri çekilmeyi reddetti ve kabinenin istifasıyla siyasi gidişatta değişiklik talep etti.رفض الرجال التراجع وطالبوا باستقالة الحكومة وإجراء تغيير في المسار السياسي.
Talep Mayıs 1977'de tekrarlandı.وتم تطبيق هذه الفقرة في مايو من العام 1977.
Dergi genel olarak kadınların siyasal taleplerinin duyurulmasını kapsayan içeriği ile için yayın yapmıştır.كان محتوى المجلة بشكل خاص حول الإعلان عن مطالب المرأة السياسية.
Eylemciler talepleri Rus güçlerinin Çeçenistan'dan geri çekilmesiydi.كان لديهم مطالب بسحب القوات من الشيشان.
Bunun yerine, Octavianus Po Ovası'nda kaldı ve Antonius'a karşı yardım taleplerini geri çevirdi.بدلًا من ذلك، بقي أوكتافيان في وادي بو ورفض المساعدة في أي هجوم آخر ضد أنطونيوس.
Sunucu, istemciye talep edilen servisleri sunar.يرسل العميل الملقم الطلب.
Mısır hükümeti acil ateşkes talep eder.دعت وزارة الخارجية إسرائيل إلى وقف فوري لإطلاق النار.
Askerler kendilerine cülus bahşişi ödenmesini talep ettiler.وأصر الأمريكيون على تلقي البارود.
Eğer talep, arzı geçerse, tedarikçiler fiyatlarını arttırabilir.تحدث مشكلة إذا قرر المورد رفع الأسعار.
İş bölümleri üyelerin yetenekelri ile doğru orantılı olup kendi talepleri ile ortaya konulmaktadır.كلا مؤيدا النقاش قد رأي أنهم علي حق وبرر لأنفسهم بالأدلة القوية.
Temel politika önermesi talep yönlü makroekonomik politikalardır.صنع سياسة الاقتصاد الكلي هو سياق يتطلب الأمثلة متعددة الأهداف.
İlk kez talep esnekliğini ileri sürmüştür.للمرة الأولى أتمنى أن تتأخر هذه المكالمة ..
Araç Japonya'nın en çok talep gören otomobillerden biri olmuştur.وتعتبر هذه السيارة أفضل سيارة يابانية فارهة على الإطلاق.
Oyun içinde herhangi bir ücret talep edilmez.ولم تُفرض أي عقوبات في المباراة.
Halihazırdaki Sovyetler köylü ve işçilerin taleplerini yansıtmamaktadır.Os presentes sovietes não mais expressam os desejos dos trabalhadores e camponeses.
ProQuest'e talep üzerine erişim öğrenciler için kullanılabilir durumdadır.O acesso "on demand" à ProQuest está disponível para os alunos.
Prusya Adalet bakanı onların bu taleplerini reddetti.Porém, o ministro prussiano da justiça rejeitou seu apelo.
Bizanslılar Bulgar taleplerini kabul edene kadar daha fazla müzakerelere devam edildi.Mais negociações se seguiram até os bizantinos aceitarem as exigências búlgaras.
Ben kurban talep etmiyorum, ve saflık dediğin suda olur, insanda değil.Eu não peço por sacrifícios, e a pureza é para a água potável, não para pessoas.
1965: Bahreyn Mart intifada: Bahreyn'de İngiliz varlığına son verilmesini talep bir solcu ayaklanma.1965 — Intifada de Março: um levante de esquerda ocorre no Bahrein contra a presença colonial britânica.
Satıcılar, bir cüzdan tüketiciler için ücretsiz olmasına rağmen, tüccarları cüzdan için talep ediyor.Embora uma carteira seja gratuita para os consumidores, os vendedores carregam comerciantes de carteiras.
1091 yılında, Konstantinopolis'e geri döndü ve oğlunun dönmesini talep etti.Em 1091, Teodoro tinha voltado à capital e exigiu que seu filho lhe fosse devolvido.
Fakat savcılık, tahliye kararına itiraz ederek tutukluluğunun devamını talep etti. ^ "Nihat Akdoğan kimdir?Na sua humilhação foi tirado o seu julgamento; Quem contará a sua geração?
Otto, kendisini Innocentius'in yapacağı taleplere karşı bağış vermeyi istekli buluyordu.Otão também parecia disposto a conceder quaisquer reivindicações que Inocêncio fizesse.
Lefebvre bu fikirleri "şehir yaşamına dönüşmüş ve yenilenmiş bir erişim ... bir talep" diye özetler.Lefebvre resume as ideias como uma "demanda... um acesso renovado e transformado à vida urbana".
Octavianus aynı zamanda Antonius'un bir halk düşmanı olduğu hakkındaki kararnamenin iptalini talep etti.Otaviano também exigiu que o decreto que declarava Antônio um inimigo público fosse revogado.
Önceleri dar amaçlı olan bu eylemler kısa zamanda bağımsızlık taleplerine dönüştü.O protesto popular contra a decisão rapidamente se transformou em exigências de independência.
Fakat, tüm uzlaşı talepleri red edilince, sonunda Konstantinos'un sabrı taştı.Porém, todas as tentativas de paz foram rejeitadas e, afinal, Constantino perdeu a paciência.
Bir sonraki sabah Lilly, Vali ayrılmadan önce ondan son bir iyilik talep eder.Lilly pede que ele faça mais um favor antes de ir embora.
Ancak bu talepler imparator tarafından kabul edilmedi.Este conselho não foi atendido pelo imperador.
Bu yardım karşılığında da yıllık bir abonelik ücreti talep ediyordu.Em troca, o governo passou a pagar um subsídio anual.
Patrik Mistikos barış için ricacı olup, Mesembria'da Simeon ile toplantı talep etti ama işe yaramadı.O patriarca Místico tentou obter a paz e propôs reunião na Mesembria, mas não conseguiu.
Eylem yapan işçiler, yönetime 15 maddelik bir talep hazırlayarak yönetime sundu.Cerca de 15 diretórios aderiram a proposta liderada por Requião.
Taleplere daha hızlı cevap verilir, istenildiği anda baskı yapılabilir.Elas podem ser mais propensas a pedir apoio quando necessário.
Talepte uzlaşma sağlanamadı.O compromisso estava fora de questão.
İsrail hükümeti taleplere ret cevabı verdi .O governo israelense desmentiu as acusações veementemente.
Ürünleri, müşterilerin gereksinim ve talepleri belirler.Focar nas análises das necessidades e desejos dos clientes.
Talepleri kendileri tarafından olmasa da, sonraki reformistler tarafından hayata geçirildiler.Em qualquer das hipóteses, devem-lhe ter sido promovidas reformas pelos novos ocupantes.
Yine birçok farklı tedavi şekli de talep edilebilmektedir.Além disso, será possível a existência de diversos tipos de novos de tratamentos.
Züppe etkisi, çoğu mikroekonomi teorisinin aksine negatif değil pozitif eğimli bir talep oluşturur.A maioria dos economistas são a favor de uma taxa de inflação positiva porém baixa.
EZLN barış görüşmelerinin başlamasını talep ediyordu.Ele não queria que tratados de paz fossem assinados.
Hala yeni yeni talepler ortaya çıkıyor.Surgem os Novos Titãs.
Sunucu, istemciye talep edilen servisleri sunar.Em resposta, a operadora enviará o demonstrativo de retorno solicitado.
Attila çeyiz olarak Batı Roma İmparatorluğunun Galya da dahil yarısını talep etti.Aceitou, pedindo-lhe, como dote, a metade do império ocidental.
NEP döneminde de taleplerini dile getirmeye devam etse de siyasi olarak etkili olamayacaklardır.Mesmo presa, ela não deixaria de fazer política.
Rıza Şah % 21 talep etti.A Pan Am encolheu 21%.
Bütün üreticiler, tedarik zincirindeki müşterilerinin taleplerinin tam olarak karşılanma gereksinimi duyarlar.Todos os bens dos envolvidos devem ir a leilão.
Komplocular düşmanlığı bitirecek bir af talep ettiler.A ONU pede o fim das hostilidades.
Hitler'in sırdaşı Ernst Hanfstaengl, onu şarkıya talep etti.No entanto, uma pessoa próxima de Hitler, Ernst Hanfstaengl, alega que Hitler criou o termo.
Telsizden on altı talep yayınladı, bunlardan biri de Stalin'in heykelinin sökülmesi idi.Esta edição contou com 12 equipes, uma do estado de Ceará.
Minogue'un 1998'deki Intimate and Live adlı turnesi talep üzerine uzatıldı.Em turnês, Minogue incluiu a obra somente na turnê Intimate and Live Tour, feita em 1998.
Ayrıca Apple, yüzleri ve plaka plakalarını tanınmaz hale getirerek mahremiyetin korunmasını talep etti.Ook beweerde Apple de privacy te waarborgen door gezichten en kentekenplaten onherkenbaar te maken.
8'den 9'a kadar olan maddeler, yurttaşlık, mültecilerin geri gönderilmesi ve mülk talepleri ile ilgili idi.Artikelen 8 en 9 betreffen het staatsburgerschap, de terugkeer van vluchtelingen, en eigendomsclaims.
Göstericiler Milyukov’un istifasını talep eder.De demonstranten eisten het aftreden van Miljoekov.
Mısır hükümeti acil ateşkes talep eder.De Veiligheidsraad: Eist een onmiddellijk staakt-het-vuren.
Rinuccio Schicchi'dan kendilerine yardım etmesini talep eder.Rinuccio smeekt Schicchi hem te helpen.