Günümüzde de yol sorunu bulunmaktadır yine de Kerpe’ ye olan talep çok daha artmıştır.Dato tutto quello che sta accadendo ai giorni nostri, questa questione risuona ancora di più".
Bu taleplere göre, Süssmayr hukuki yolla çalışarak, kendi yazılarını Mozart'ın yazılarından ayırır.Tra virgolette le parole di Leopardi, tratte da sue lettere.
WGA DVD arta kalanlarından olan kazancın ikiye katlanmasını talep ettiler.Infine, venne chiesto il raddoppio dei fondi disponibili del FMI.
Ayrıca, çalışan kadınlara izinli hakkı da talep edildi.Concesse infine anche alle donne detenute il permesso di fumare.
Sunucu, istemciye talep edilen servisleri sunar.Il server esegue la richiesta.
İsrail hükümeti taleplere ret cevabı verdi .Il ministero della Difesa israeliano successivamente ha risposto alla denuncia con scuse ufficiali.
Yahudiler, kendi etnik gruplarına bir toprak verilmesini talep ettiler.I gesuiti ottennero il permesso di formare proprie milizie.
Ordu Cole’un tutuklanmasını talep etti.Il tenente comunque dichiara in arresto Tim.
Ticari nedenlerle TV kanalları yine de renkli kopyalar için talepte bulunuyorlardı.In seguito i televisori portatili sono stati dotati di tubi catodici a colori.
Alman komutan Gerhard von Kamptz, SSCB tarafından talep edilen yazılı teslim belgesini veremedi.L'ammiraglio tedesco von Schreiber arriva per scoprire perché il Capitano non ha risposto al telegramma.
Talepleri kendileri tarafından olmasa da, sonraki reformistler tarafından hayata geçirildiler.Alcune di queste sue riforme furono continuate dai suoi successori.
Talepte uzlaşma sağlanamadı.Impegno che non fu mantenuto.
O, benden büyük miktarda para talep etti.Он потребовал у меня крупную сумму денег.
Ben bir geri ödeme talep ediyorum.Я требую возврата денег.
Demir ustası ücreti talep etti.Кузнец требовал оплаты.
Ulyanovsk'ta, iç çamaşırını satın almak nedeniyle öğretmenin kovulmasını talep ettiler.В Ульяновске потребовали уволить учительницу за покупку нижнего белья.
Arjantin hükümeti üzerinde baskı yapılarak, Almanya aynı gün iadesini talep etti.Чтобы оказать давление на аргентинское правительство, в тот же день потребовала экстрадиции и Германия.
NBC pilot bölümü beğenince ilk sezon için 12 bölüm daha yazılmasını talep etti.NBC понравился пилот и они попросил еще 12 эпизодов для первого сезона.
Saint Louis Üniversitesi aday öğrencilerden 6.0 seviyesini asgari olarak talep etmektedir.Университет Сент-Луис требует 6.0 баллов.
Madde 24, Cumhuriyetlerin anayasalarını antlaşmaya uygun hale getirmelerini talep eder.Пункт 24 предусматривал приведение республиканских Конституций в соответствие с Договором.
Irkçı ve etnik ayrımcılığının tüm türlerine son verilmesini talep ediyoruz.Мы требуем положить конец расовой и этнической дискриминации во всех формах.
Arz talep kuralları, ideal serbest piyasada baskındır.Закон спроса и предложения господствует в идеальном свободном рынке.
İsrail, Avusturya ve Polonya'nın İade talepleri Brezilya'nın Başsavcılığı tarafından reddedildi.Запросы Израиля, Польши и Австрии о выдаче Вагнера были отклонены.
Evrensel dile yönelik (bütün dillerde olan ifadeler) talepler zamanla artmaktadır.Призывает ли Коран поклоняться языческим богиням?
Talep olduğunda bu sayı artabilir.При желании их количество можно увеличить.
Ardından dövüşerek yargılanma talep eder.После, требуется принесение клятвы.
1435'te Università Yahudilere uygulanmak üzere hazırlanan vergileme sisteminin kaldırılmasını talep etti.В 1435 году был отменён специальный налог, который должны были платить евреи.
Ardından dövüşle yargılanma talep eder ve Bronn (Jerome Flynn) onun için kendi hayatını ortaya koyar.После Тирион требует суда поединком, и наёмник Бронн (Джером Флинн) вызывается сражаться за него.
Müslüman kadınların camilere erişebilme hakkı talep edilmelidir.Мусульманам был запрещено входить и молиться в мечети.
Eğer talep, arzı geçerse, tedarikçiler fiyatlarını arttırabilir.Когда спрос превышает предложение, поставщики могут поднять свои цены.
Katkı payı olarak da % 5 ücret talep etmektedir.В качестве оплаты он просит два процента от прибыли.
Çünkü dünyada enerji talebi sürekli artmaktadır ve bunun için de petrole olan talep belirleyici durumdadır.Спрос в мире на это более экологически чистое, чем нефтепродукты, топливо неуклонно растёт.
Rehinelere karşılık idamların durdurulması talepleri kabul edilmedi.Самниты не подвергли заложников наказаниям.
Çünkü demokratik taleplerle ortaya çıkmıştı.Иск был подан Демократической партией.
Bu arada Stephen'in karısı kocasının derhal salıverilmesini talep eder.Жюли говорит, что надо срочно спасать её мужа.
Türkiye elçisini İsrail’den bir açıklama talep etmek için geri çekti.Турция отозвала из Израиля своего посла и потребовала объяснений у израильского посла в Анкаре.
Bu mallara Batı Afrika'da büyük talep bulunmaktaydı.Обладал огромными поместьями в Африке.
Temel politika önermesi talep yönlü makroekonomik politikalardır.Экономическая политика необходима для правильного направления инвестиций.
Ancak bu talepler imparator tarafından kabul edilmedi.Этот поход не был одобрен императором.
Bazı ülkeler ABD taleplerini geri çevirmiştir, diğerleri de bu kişileri kendi topraklarında enterne etmiştir.Подобные попытки были приняты и в других штатах США, а некоторые даже имели успех.
Perinçek'in maddi ve manevi tazminat talepleri ise reddedildi.Правовая и моральная обоснованность обвинения не вызывала сомнений.
Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak talep yetersizliğinden kullanılmamaktadır.В школе пытается быть сильным и не проявлять признаков слабости.
Hala yeni yeni talepler ortaya çıkıyor.Возникали новые запросы.
Keyfi olarak tutuklanan ve gözaltına alınanların serbest bırakılması talep ediliyor.Освободить всех, осужденных за их хранение и сбыт.
Bağımsızlık talepleri yükseldi.Все чаще звучали требования о предоставлении независимости.
İkinci kişiye verilmesi beklenen ödül, kimsenin talepte bulunmaması üzerine verilmedi.Имеет дар появляться там, где его никто не ждёт.
Sadece sunucunun girdi/çıktı taleplerini incelerdiler.Это вы звонили и вы вошли проверить.
Şov bütün dünyada 140'tan fazla ülkede talep görmüştür.Этот фильм разошелся более чем по 140 странам по всему миру.
Norveç hükümeti bu talepleri de reddetti ve mümkün olduğunca Alman istilasına direneceklerine dair söz verdi.Немецкое командование отказалось выполнить это требование и предприняло попытку подавить восстание.
Ermenistan bu sınır trafiğinin yeniden açılmasını talep etmektedir.Словакия и Украина планируют восстановить автомагистраль и открыть новый пограничный переход .
Bazı kitaplarda duruğumsu yolun geri döndürülebilir olması gerektiği talep edilebilir.Другие настаивают на том, что карта может быть подлинной.
Mimari tarzlar, her bir müşterinin talep ve gereksinimleri doğrultusunda evrilir.Естественно, каждый новый хозяин кабинета обустраивал его в соответствии со своим вкусом и потребностями.
2009 Avrupa Yılı'nın Logosunu Logo Talep Formu nu doldurarak kullanmaya başlayabilirsiniz.А с 2009 года на европейском рынке стало можно и встретить конфеты со вкусом колы.
Bütün ülkelerde kadınlar, taleplerini ilk olarak gazetelerde ve bültenlerde duyurmuşlardır.أعلنت النساء في كافة الدول مطالبها في الصحف والنشرات الإخباريه بشكل أولى.
Kimlik da talep edilen hizmetin durumunu izlemek için kullanılabilir.يمكن أيضًا استخدام المعرّف لتعقب حالة الخدمة المطلوبة.
Bu tarihte sanatçılar bölüm başına 360.000 dolar talep etti.وقد طلب الفنانين في هذا التاريخ360,000 دولار لكل حلقة.
1801 yılında Karamanlı Yusuf Paşa, ABD başkanı Thomas Jefferson'dan 225,000 dolar haraç talep etmiştir.في 1801، طلب يوسف زيادة الرسوم المدفوعة إلى 225،000 دولار من الرئيس الامريكى توماس جيفرسون.
Bu nedenle İngiltere ve Fransa Çekoslovakya'ya, Nazi taleplerine boyun eğmesi tavsiyesinde bulundular.لذلك، نصحت كل من فرنسا وبريطانيا تشيكوسلوفاكيا بالقبول بمطالب ألمانيا النازية.
Cumhuriyet boyunca yönetim sistemi yeni taleplere uyum göstermek amacıyla birkaç defa elden geçmişti.وفي جميع أنحاء الجمهورية، تم تعديل النظام الإداري عدة مرات للامتثال للمطالب الجديدة.
Osmanlı yönetimi hiçbir zaman bu taleplere cevap vermedi ve bu yüzden herhangi bir iade gerçekleşmedi.لم تقم الحكومة العثمانية بالرد على هذا الإعلان، وبالتالي لم يحدث رد.