Ana içeriğe geç
Sözlük

talep ile cümle

talep kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İki gün sonra Ariovistus Sezar'la yeni bir şahsi görüşme talep etti.Al día siguiente Ariovisto invitó a César a otra conferencia.
Ancak bu talep kabul görmedi.Pero esta solicitud no tuvo acogida.
Ancak 1998 yılında talep azlığı nedeni ile üretimin biteceği açıklandı.Hasta 1998 la captura exagerada fue la mayor responsable de la declinación.
Cadi Hansel'i yapmacik uykusundan uyandirir ve ondan parmagini kendine göstermesini talep eder.La Bruja despierta a Hansel y hace que él le muestre un dedo.
Ayrıca çağın gereksinimlerine cevap verecek nitelikleri taşıdığı için talep edilmektedir.Él sabe que tiene que tomar la responsabilidad por sus acciones pasadas.
Eğitilen, bilinçlendirilen kullanıcı bunları talep edecektir.Atención personalizada al colegiado que lo solicita.
Bazı ülkeler ABD taleplerini geri çevirmiştir, diğerleri de bu kişileri kendi topraklarında enterne etmiştir.Unos buscan el sueño americano y otros sólo quieren pasar sus vacaciones allí.
Uluslararası bir destek olmadan, Litvanya'nın Alman taleplerine boyun eğmekten başka çaresi yoktu.Sin apoyo internacional, a Lituania no le quedó otra que aceptar el ultimátum.
Fakat, tüm uzlaşı talepleri red edilince, sonunda Konstantinos'un sabrı taştı.Sin embargo, todas sus ofertas fueron rechazadas y al final Constantino perdió la paciencia.
Jack'i isyancıların Kade'e silah kaçakçılığı yapması için talep ettiği adaya götürür.Ella lo lleva a una isla donde los rebeldes pidieron Kade realizar una ejecución de pistola.
Gotlar Balkan yarımadasında sığınma ve toprak talep ediyorlardı.Fritigerno solicitó abrigo y tierras en la península balcánica.
Eğer kullanıcıların araştırmaları kamu yararına yapılırsa, ALS’yi kullanmak için para talep edilmez.Cuando la pregunta usa el auxiliar be, no se utiliza el auxiliar do.
Daha sonra Muhammed'e giderek kendisine ödeme konusunda yardımcı olmasını talep etti.Smith le respondió que continuara con su asignación.
Rehinelere karşılık idamların durdurulması talepleri kabul edilmedi.Así que, no hubo liberación de los rehenes.
Bu tarz talep ve istekler de Searle tarafından hiç öngörülmemiştir.La policía nunca los llamó, según Atlas.
Kimi zaman da yükselen talep fiyatları düşürebilir.En resumen, puede bajar la demanda de inversión cuando lo que se esperaba era que aumentara.
Toplam talep ise 399.619 GWh'a düştü.El consumo total de energía es de 3319 gwh.
Sevi, Sultandan Mesih olarak tanınma talep etti, ayrıca İsrail toprağının kendisine vermesini de istedi.El Faraón le pidió a Moisés eliminar esta plaga y prometió permitir la libertad de los Israelitas.
Buluşmanın en önemli sonucu hareketin taleplerini içeren metin Caracas Taahhütü oldu.El encuentro tuvo como principal acuerdo, el Compromiso de Caracas un texto reivindicativo del movimiento.
Yeğeni II. Vasili'ye karşı Moskova tacını talep etti.Reclamó el trono de Moscú contra su sobrino Basilio II de Rusia.
Birliğin Sejm meclisi atamanların talep ettiği ödeneğin çoğunu reddetti.El pleno del CGPJ rechazó finalmente la propuesta de expulsión solicitada por la mayoría conservadora.
Ayrıca, çalışan kadınlara izinli hakkı da talep edildi.También pide la libertad de trabajo para las mujeres.
İş bölümleri üyelerin yetenekelri ile doğru orantılı olup kendi talepleri ile ortaya konulmaktadır.Los líderes verdaderos se muestran accesibles y se ponen a su disposición.
Artan üretim maliyeti, hızla yükselen ücretlerden kaynaklanan talep artışı ile kötü etkileşime girdi.El aumento de la demanda de dinero originó el incremento de las tasas de interés que se aceleró rápidamente.
Daha sonra lise öğrencileri bu talepte bulundu.Algunos antiguos alumnos destacados a continuación.
Trafik sigortası, manevi tazminat taleplerini de karşılamaz.Tampoco deseamos privarlos de sus derechos consitucionales básicos...
Attila çeyiz olarak Batı Roma İmparatorluğunun Galya da dahil yarısını talep etti.El monarca huno reclamó la mitad del Imperio romano de Occidente como dote.
Talep esnekliği, fiyat değişiklikleri karşısında talep, değişmelerinin değerini belirler.¿Qué factores afectan la relación demanda-precio cuando los precios cambian?
Bu süreçte birçok ülkedeki kadınların taleplerinin büyük bir bölümü hali hazırda yerine getiriliyordu.La mayoría de las aplicaciones de terceros se ejecutaban de esta forma.
REPORT: Talep edilen bilgiyi ver.Bilbao : El Noticiero Bilbaíno.
Karl’ın talepleri vatandaşları memnun etmemiştir.Carter no estaba dispuesto a complacer a la gente...
Pasaport talep üzerine verilir ve 10 yıl süreyle geçerlidir.I passaporti sono rilasciati a richiesta e sono validi per 10 anni.
Bu talepler 1892'de belirtilen Bases de Manresa'da özetlenmiştir.Queste richieste furono riassunte nelle cosiddette Bases de Manresa nel 1892.
Lippisch daha sonraları DFS'den ayrılıp Messerschmitt'e katılmak için talepte bulundu.Lippisch alla fine richiese di lasciare la DFS e di passare alla Messerschmitt.
Başlangıçta hükümdarlar talep edilen liberal hakları onayladı.Il re inizialmente assecondò le richieste liberali.
Bizanslılar Bulgar taleplerini kabul edene kadar daha fazla müzakerelere devam edildi.Ulteriori negoziazioni seguirono finché i Bizantini non accettarono le condizioni bulgare.
Ben kurban talep etmiyorum, ve saflık dediğin suda olur, insanda değil.Io non richiedo sacrifici, e la purezza è adatta all'acqua potabile, non alle persone.
Uluslararası bir destek olmadan, Litvanya'nın Alman taleplerine boyun eğmekten başka çaresi yoktu.Senza alcun sostegno internazionale materiale, la Lituania non aveva altra scelta che accettare l'ultimatum.
İç ve dış ticaretin hacminin artması, zanaat üretimini yüksek bir talep yaratarak teşvik etmişti.Il crescente volume di competizione commerciale e interna necessitava da forme più elevate di organizzazione.
Otelde, Selena eksik finansal kâğıtlar talep etti.Tornati al motel, Selena chiese di nuovo alla Saldívar dei documenti finanziari.
Sonyetka ise bunun bedeli olarak bir çift külotlu çorap talep eder.Il problema sarà risolto da un paio di occhiali da sole.
Doküman paylaşım hizmetlerini büyük çoğunluğu kullanıcı ücreti talep ediyor.La maggior parte dei servizi di condivisione documenti prevede delle tariffe per utente.
Eğer talep, arzı geçerse, tedarikçiler fiyatlarını arttırabilir.Quando la domanda supera l'offerta, chi offre può alzare il prezzo.
Ayrıca Papa’dan ve diğer Avrupa devletlerinden yardım talep edilir.Chiese anche aiuto al papato e ai sovrani europei occidentali.
Hala yeni yeni talepler ortaya çıkıyor.Nuove sfide, comunque, continuano ad emergere.
Associated Press tarafından gerçekleştirilen bu yöndeki başka bir talep de reddedildi.Un'analoga istanza dell'Associated Press ha ricevuto identico diniego.
Bu mallara Batı Afrika'da büyük talep bulunmaktaydı.La domanda di questi prodotti sul mercato era grandissima.
Kraldan mükafat olarak Radames, esirlerin hayatının bağışlanmasını ister ve özgür bırakılmalarını talep eder.Radamès per amore di Aida chiede come esaudimento del desiderio offertogli dal Re il rilascio dei prigionieri.
İki gün sonra Ariovistus Sezar'la yeni bir şahsi görüşme talep etti.Due giorni dopo, Ariovisto chiese un nuovo incontro a Cesare, che però inviò due suoi rappresentanti.
Beyrut'un da kendi idaresine verilmesini talep etti.Dichiarò inoltre la Bulgaria sottoposta all'autorità del proprio patriarcato.
Fakat Haçlı Franklar bu taleplere hiç karşılık vermediler,.I crocigeri francesi, invece, rifiutano ogni rinnovamento.
Yürüyüş düzenleyicileri ikincil talepleri olan yedi ana talep ileri sürdü.La scena del duello delle due protagoniste richiese sette giorni di riprese.
Eylemciler talepleri Rus güçlerinin Çeçenistan'dan geri çekilmesiydi.I sequestratori avanzarono le seguenti richieste: Il completo ritiro delle truppe russe dalla Cecenia.
House, Cameron'ı işe geri almak istediğinde ise Cameron şart olarak yemekli bir randevu talep eder.House, infine, cerca di convincere Cameron a tornare.
Uzun süren direnişin sonunda işçiler taleplerini kabul ettirerek grevi sonlandırırlar.Che, questa volta, si ammorbidisce, cedendo finalmente alle richieste dei lavoratori.
Talep artışı kaçınılmaz olarak üretim artışını teşvik etmiş, üretim artışı da gelir artışına yol açmıştır.La crescita della domanda aggregata , incrementa il processo produttivo e aumenta il reddito.
Ancak her iki tarafın da taleplerinde kesin fikirli olması, bu girişimin de sonuçsuz kalmasına sebep oldu.Entrambi desiderano una grazia da voi e quindi hanno sollecitato la mia raccomandazione a voi.
Fransızlar daha fazla toprak talep ediyor, Avusturyalılar gönülsüz davranıyordu.Le forze francesi ebbero la meglio e gli austriaci vennero costretti a capitolare.
Bu koşullar da toplumsal değişim taleplerinin olgunlaşmasına yol açmıştır.Tutto ciò avviene anche per l'influenza delle mutate condizioni sociali dell'Europa.
Memluklulara İlhanlı Moğolların teslim olup bir vasal devlet olma taleplerine karşı koydular.Il Delfino fece appello agli Stati Generali che rifiutarono di firmare questo trattato umiliante.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod