Fazilet ve güzel ahlak sahibi olup, birçok talebe yetiştirmiştir.Двор, во всяком случае, считал благоразумным совершать множество благодеяний.
Yeniden talebe yetiştirmekle meşgul oldu.Снова пришлось много работать, чтобы восстанавливаться.
Talebenin denge ve koordinasyonunu geliştirmesini sağlar.Улучшает чувство равновесия и координацию.
Özellikle; ilim tahsil eden talebelerin gireceği bir cennet kapısı var mı; adı nedir?".Какой вопрос он должен задать прохожему (не зная, рыцарь он или лжец), чтобы определить это?
Mevlânâ Halid-i Bağdadî'nin önde gelen talebelerinden ve zamânındaki büyük velîlerdendir.Лоа — это поклонение духам предков и диким богам (древним разумным животным).
Yüzlerce talebe ondan ders aldı.Они сами передавали её приемы сотням своих учеников.
Hükümet ise bu talebe ilgi gösterdi.Правительство даже пошло на прямую провокацию.
Kürt talebelere Kürtçe eğitim vermek için Medrese kurdu.تربى فيهم الإمام الشافعي ليتعلم الفصاحة.
Senaryo için yaklaşık 300 Nur talebesinden onay alınmıştır.صحيح صفة صلاة النبي صلى الله عليه وسلم (يقع في نحو 300 صحيفة).
Talebesi Mahmud Hüdayi'yi oraya da götürdü.وكانت أم جعفر تستحثه.
Ve altındaki Risale-i Nur talebesinin dükkânına da dokunmadı.وهذه الرسالة أيضًا لم تغادر غرفة لاسلكي تيتانيك.
Çarşıda büyük bir yangın çıkıyor ve talebeleri; ‘Biz yanıyoruz, mahvoluyoruz!’ dediler.فسألهم الدسوقي عن المسائل التي كانوا سيمتحنونه فيها، فضحكوا وقالوا: «يكفينا ما رأيناه!».
Muallim talebelerini zalimane tazir ettiği için işini kaybetti.المعلم فقد وظيفته لأنه كان يوبخ الطلاب مرتكبي الأخطاء بقسوة.
Bundan sonra Şah Coombe Springs’deki talebelere de konuşmalar yapar.Mais tarde Shah também dava palestras para os alunos em Coombe Springs.
Çarşıda büyük bir yangın çıkıyor ve talebeleri; ‘Biz yanıyoruz, mahvoluyoruz!’ dediler.Mas um dos malfeitores o repreendeu, dizendo: “Nós sofremos assim por causa de ações más que praticamos.
Talebe dayalı olarak 10 adet etkinlik düzenlendi.Foram encomendados 10 episódios.
Böylece, hesaplamalı kaynaklara daha düşük talebe yol açar.Para tal você deve minerar recursos.
Talebelerin bazısı asker bazısı da çeteci olur.Quantos a possuiram Um pelotão, talvez uma companhia?
Talebelerden 10 adet tanım girmeleri istenir.Bandial apresenta 10 sons vogais.
Hükümet ise bu talebe ilgi gösterdi.O governo mexicano mostrou o seu apreço por este esforço.
İsa, talebelerine, çocuklara değer vermelerini ve çocuk gibi alçakgönüllü olmalarını buyurdu.Jesus identifica essa bondade como bondade para consigo.
Yeniden talebe yetiştirmekle meşgul oldu.Men wist zich weer te handhaven in Bevordering.
Kürt talebelere Kürtçe eğitim vermek için Medrese kurdu.Hij spoorde de sansculottes aan om de Conventie een lesje te leren.
Kendisinin son talebesi oldu.Hij maakte zelf het laatste doelpunt.
Mahkeme de bu talebe uymak zorunda kalacak.De rechtbank wijst deze vordering af.
Bu dönemde Horhor Medresesi'nde de talebelerine ders vermekte olduğu da eserlerinde anlatılmaktadır.W tym czasie uczą się od niej.
Artan uluslararası talebe cevap verecek şekilde Vinho Verde ihracatı artış göstermektedir.Coraz większym uznaniem cieszy się młode Vinho Verde.
Bundan sonra Şah Coombe Springs’deki talebelere de konuşmalar yapar.Później, Shah wygłosił wykład dla studentów w Coombe Springs.
Kendisinin son talebesi oldu.Rada spełnia jego ostatnią prośbę.
80’den fazla hadis rivayet etti, birçok da talebe yetiştirdi.Nazwał przeszło 80 odmian, zarejestrował ponad 60.
İslam bilimleri alanında eğitim verilen 450 talebelik bir okul inşa ettirdi.Pod jego nadzorem, w ramach rządowego projektu modernizacji szkolnictwa, powstało blisko 450 szkół.
Talebe dayalı olarak 10 adet etkinlik düzenlendi.Organy zostały zbudowane na 10 głosów.
Üftade'ye talebe olmak arzusuyla yanına gidince şu cevabı aldı: "Yazıklar olsun ey Kâdı Efendi!Sedan han tagit av kläderna sade han med hög och tydlig röst: "På dig hoppas jag, o Herre!
Amiş Efendi'nin talebesi.Löjtnantens löfte.
Mevlânâ Halid-i Bağdadî'nin önde gelen talebelerinden ve zamânındaki büyük velîlerdendir.Prorella irremorata ingår i släktet Prorella och familjen mätare.
Millî Türk Talebe Birliği resmî sitesiValresultatet hos den indiska valmyndigheten
Bundan sonra Şah Coombe Springs’deki talebelere de konuşmalar yapar.Senare höll Shah också föredrag för studenterna vid Coombe Springs.
Bundan sonra Şah Coombe Springs’deki talebelere de konuşmalar yapar.Пізніше, Шах також розмовляв зі студентами у Кумб Спрингс.
Aslında talebeler bize ve yayınlara karşı değillerdi.Однак, видавці не квапилися з публікаціями.
Başkale'de kendi parasıyla kurduğu medresede 29 sene talebe yetiştirdi.29 років наполегливої праці дозволили йому заробити на приватний будинок.
Üftade'ye talebe olmak arzusuyla yanına gidince şu cevabı aldı: "Yazıklar olsun ey Kâdı Efendi!A když k němu přiběhl, obličej mu znachověl zlobou a zvolal: "Kdo se opovážil tě zranit?"
Gelişmemiş karayolu ağı toplu taşıma için büyüyen bir talebe yol açmıştır.Nerozvinutá silniční síť vedla k rostoucí poptávce po veřejné dopravě.
Fazilet ve güzel ahlak sahibi olup, birçok talebe yetiştirmiştir.Daří se pěkné a hojně a dobře se zpeněží.
Bundan sonra Şah Coombe Springs’deki talebelere de konuşmalar yapar.Mai apoi Shah a ajuns să țină prelegeri pentru studenți la Coombe Springs.
Hükümet ise bu talebe ilgi gösterdi.Drept urmare guvernarea și-a manifestat dezinteresul pentru acest caz.
Amiş Efendi'nin talebesi.Dorința acidă a Dl.
Fiyatlar arz ve talebe bağlıdır.Prețurile depind de cerere și ofertă.
Arz talebe göredir.Aprovizionarea se bazează pe cerere.
Oğlu Ahmed Mekkî Üçışık başta olmak üzere çok sayıda talebe yetiştirdi.Rebecca hármasikrekkel várandós a sorozat kezdetén.
Piccinni 1756da kendi talebesi olan bir soprano şarkıcı, Vincenza Sibilla, ile evlendi.1756-ban megnősült, felségül vette Vincenza Sibilla énekesnőt.
Talebenin denge ve koordinasyonunu geliştirmesini sağlar.Fejleszti a kondicionális- és koordinációs képességeket.
İkinci makamı, talebe olmaktır.A második alak kaszát tart.
Antonescu 31 Temmuz'daki yanıtında bu talebe olumlu karşılık verdi.Antonescu hyväksyi Hitlerin pyynnön 31. heinäkuuta.
Bu dönemde fikirleri Millî Türk Talebe Birliği'ndeki gençler tarafından sahiplenilmiştir.Tähän nuorisojärjestön ideoimaan välikysymykseen yhtyivät kaikki oppositiopuolueet.
Yüzlerce talebe ondan ders aldı.Monet opetuslapset seurasivat häntä.
Ruhani ögretmeni Chisti tarikatının Nizamiye kolundan Muhammed Abu Hashim Madani'nin talebesidr.Esimerkkinä voidaan mainita Abu Mansur Al Maturidin teos Kitab al-Maqalat.
Ya kolej talebesinin küçük şikayetleri, ya gazete fıkrası.Ollikainen, Tapio: Vanha vitsi naurattaa Yliopisto-lehti.
Bundan sonra Şah Coombe Springs’deki talebelere de konuşmalar yapar.Myöhemmin Shah luennoi myös Coombe Springsin oppilaille.
Talebe dayalı olarak 10 adet etkinlik düzenlendi.Kaikkiaan runokokoelmia ilmestyi kymmenen.
Hükümet ise bu talebe ilgi gösterdi.Η κυβέρνηση φαίνεται να έχει το προβάδισμα.