Arz talebe göredir.Supply is relative to demand.
Tedarikçi firma talebe yetişemiyor.Supplies cannot keep up with the demand.
Talebe göre fiyat değişir.The price varies with demand.
Fiyatlar arz ve talebe bağlıdır.Prices depend on supply and demand.
Fiyat maliyetlere ve talebe bağlıdır.Price depends on costs and demand.
Toplam olarak takribî bin talebe var.There are about a thousand students in all.
Fiyatlar maliyetlere ve talebe bağlıdır.Prices depend on the costs and the demand.
Fiyat talebe göre değişecek.The price will change according to the demand.
Ben mektebe gitmeyi seven bir talebeyim.I am a student who likes going to school.
Ben okula gitmeyi seven bir talebeyim.I am a student who likes going to school.
Hukuk Felsefesi, İstanbul: İstanbul Hukuk Fakültesi Talebe Cemiyet Yayınları.Hukuk Felsefesi, İstanbul: İstanbul Hukuk Fakültesi Talebe Cemiyet Yayınları.
Ayrıca bu eseri, onun Bağdat'taki talebelerine verdiği dersler hakkında bilgi içerir.Second, the story with him is related to his days in Benfica.
Bu yüzden talebelerinin sayısı azdır.The number of missed calls will be minimal.
Yüzlerce talebe ondan ders aldı.Hundreds learned under his tutelage.
Kürt medreselerinde okuyan talebelerin % 80'i erkek ve % 20'si kız talebeler oluşturmaktaydı.Overall 12% of the interviewed females and 18% of the males were willing to try it.
Uzun yıllar Uşak’ta Rüştiye müdürlüğü yapmış ve birçok talebe yetiştirmiştir.For many year, he played the organ in several churches and conducted choirs.
Kubbenin yapımından sorumlu kişi yine Mimar Sinan'ın talebelerinden İsmail Çelebi'dir.Raiju is the companion of the Raijin, the Shinto god of lightning.
Ayrıca çok talebe okutup defalarca icâzet vermiştir.They may also have been dug out and refilled numerous times.
1933 yılında Edebiyat Fakültesi Talebe Cemiyeti başkanı seçildi.In 1933 he was elected the president of the Department of Literature Students' Association.
İznik Medresesi'ne baş müderris olarak ders vermiştir ve medresede çok sayıda talebe yetiştirmiştir.Soon he gained a reputation as a wonderworker, from the large number of prayers which were answered.
Böylece, hesaplamalı kaynaklara daha düşük talebe yol açar.Second, packets with low hop-counts are given higher priority.
Hükümet ise bu talebe ilgi gösterdi.However, the Turkish Government has given this effort some encouragement.
Bir tanesi Rube Goldberg Makinesi'ne benzeyen talebe göre yazdırma makinesi.One is a print-on-demand machine that looks like a Rube Goldberg machine.
Peki, eğer toplam talebe bakacak olursak, Yuan'a çevrilmesi gereken 200$var.Well, if you look at the whole market, you have $200 that need to be converted into Yuan.
Çünkü talebe göre basıldı, ve bu açık materyal deposundan üretildi.Because it's published on demand and it's developed from this repository of open materials.
Ancak mahkeme bu talebe, kaçaklarla pazarlığa oturmadığı şeklinde yanıt verdi.The tribunal, however, has said it does not negotiate with fugitives.
İranlılar da talebe uydular.The Iranians complied.
ABD Başkanı Barack Obama Awlaki'nin hedef alınması yönündeki bir talebe Nisan 2010'da onay vermişti.US President Barack Obama authorised a request to target Awlaki in April 2010.
Bunu yapmak için, Asım'ın talebesi Hafs'ın (ö. 180/796 ) on dört kıraat'ından birini seçtiler.To do this they chose to preserve one of the fourteen Qira'at “readings”, namely that of Hafs (d.
Kendisinden sonra, bu talebesi insanlara doğru yolu gösterdi.Auch geleitet er die Seele des Verstorbenen auf ihrem Weg ins Jenseits.
Amiş Efendi'nin talebesi.Es ist des Führers Wunsch...
Ayrıca hoca, kendisinin yapmış olduğu izahları talebelere yazdırıyordu.Lucas konzentrierte sich zudem auf bereits von ihm aufgegriffene Motive.
Üniversitede 1966 yılında Talebe Cemiyeti başkanı seçildi.1966 wurde er zum Leiter der Hochschule gewählt.
Burada 60 kadar talebe yetiştirip mezun etti.Von ihm wurden zirka 60 Personen promoviert oder habilitiert.
Talebelerden 10 adet tanım girmeleri istenir.Gruppenbesuche ab 10 Personen sollten angemeldet werden.
Hükümet ise bu talebe ilgi gösterdi.Inzwischen zeigte die französische Regierung doch noch Interesse an dem Konzept.
Antonescu 31 Temmuz'daki yanıtında bu talebe olumlu karşılık verdi.Antonescu accepte sa requête le 31 juillet.
Amiş Efendi'nin talebesi.La plainte d'un ami.
Üftade'ye talebe olmak arzusuyla yanına gidince şu cevabı aldı: "Yazıklar olsun ey Kâdı Efendi!Lorsque, en descendant, on lui demanda le résultat de son affaire, il répétait : “Il m'a traité de lâche !”
Hükümet ise bu talebe ilgi gösterdi.Ce projet est présenté au gouvernement qui se montre intéressé.
Dileğim talebeniz olabilmek ve hizmetinizi görmekle şereflenmektir.J’ai le plus grand respect pour leur sacrifice et leur service.
Kubbenin yapımından sorumlu kişi yine Mimar Sinan'ın talebelerinden İsmail Çelebi'dir.Celui/l'homme qui invite) époux d'Izanami (イザナミ lit.
Kürt talebelere Kürtçe eğitim vermek için Medrese kurdu.Ils lui avaient appris à travailler le cuir.
Bundan sonra Şah Coombe Springs’deki talebelere de konuşmalar yapar.Plus tard, Shah donne également des conférences aux étudiants de Coombe Springs.
1967 - Türkiye Millî Talebe Federasyonu'nun beş yöneticisi tutuklandı.France : cinq membres des Brigades rouges italiennes sont arrêtés à Paris.
Yüzlerce talebe ondan ders aldı.Il a attiré vers lui des centaines d'étudiants.
Kendisinin son talebesi oldu.C'est sa dernière candidature.
Kutb-i Nayî (Neyzenlerin Kutbu) Niyazi Sayın'ın talebesi olmuştur.Il dépend de la cour d'appel de Nîmes.
Amiş Efendi'nin talebesi.La Orden de los Caballeros.
Bundan sonra Şah Coombe Springs’deki talebelere de konuşmalar yapar.Luego, Shah dio charlas a los estudiantes en Coombe Springs.
Hem talebe yetiştirmiş, hem de manevi terbiyesine girmiş müritlerini irşat ederek günlerini geçirmiştir.Con él comparte sus quehaceres diarios y su rutina, junto con su hija Blanca.
Talebelerden 10 adet tanım girmeleri istenir.Hay 10 insignias para elegir.
Oğlu Ahmed Mekkî Üçışık başta olmak üzere çok sayıda talebe yetiştirdi.Abd al-Málik tuvo que afrontar numerosas dificultades al inicio de su mandato.
Biz talebeyiz.Siamo studenti.
Talebe dayalı olarak 10 adet etkinlik düzenlendi.L'ordine consisteva in 10 episodi.
Pek çok eser telif etti talebe yetiştirdi.Élise: Hai causato parecchio fermento, direi.
Ancak, talebeler hiçbir zaman stüdyoya giremediler."Purtroppo, la rivista non è mai arrivata nelle edicole.».
Bundan sonra Şah Coombe Springs’deki talebelere de konuşmalar yapar.In seguito, Shah tenne anche conferenze per gli studenti in Coombe Springs.
İmam Şafii Mekke'ye dönerek burada bir müddet inceleme ve araştırmalar yapıp, talebelerine dersler verdi.Compì il noviziato a Racconigi e proseguì i suoi studi a Busca e Revello.
İşçi, üretimi gelen talebe göre belirler.I posti di lavoro devono essere ripartiti in base a proporzioni stabilite.