Talan: (Tal/Dal) kökünden türemiştir.Tuija Kaarina Halonen (oik.
Yalanla, talanla dolu.Τον έχει γεμίσει με ψευτιές και συκοφαντίες.
Moğollar şehri talan ettiler ve bu talandan sonra çıkan yangın da şehri yerle bir etti.Λένε πως εκείνη ήταν η χολέρα κι ότι μετά από εκείνο το περιστατικό σταμάτησε η επιδημία στην πόλη.
450 yılında Hunlar tarafından talan edilene kadar şehrin 40.000 nüfusu vardı.Η πόλη είχε 40.000 κατοίκους πριν λεηλατηθεί από τους Ούννους το 450.
Bunların hepsi talan edildi.Alt dette blev givet til ham.
Buna karşılık Estonyalılar da İsveç ve Danimarka topraklarına zaman zaman askeri talan akınları yapmışlardı.Esterne på deres side rettede gentagne angreb mod Danmark og Sverige.
Kolonizasyon Toplama Kampları Soykırımlar Afrika Talanı ^ Olusoga, David and Erichsen, Casper W (2010).Olusoga, David og Erichsen, Casper W (2010).
Şehrin her yanını talan ettiler..De erobret etter hvert byen.
Timur 30 Ekim 1399'da şehri eline geçirdi ve üç gün talan etti.Forsamlingen ble kalt sammen den 30. oktober 1991 og varte i tre dager.
10 talant altın ve 1000 talant gümüş vergi alıp onları Asur'a getirdim.Aku menerima dari mereka 10 talenta emas, 1,000(?) talenta perak sebagai upeti dan membawanya ke Asyur."
Medlerin topraklarını 634 yılında talan ettiler.Họ đã cướp đoạt vùng đất Medes vào năm 634.
Yalanla, talanla dolu.Kiều Như gian dối.
Bunların hepsi talan edildi.Tất cả những điều kiện này đều được chấp thuận.
Bunlara flet ya da talan dendi.Mật Tông hay Chơn Ngôn Tông.
450 yılında Hunlar tarafından talan edilene kadar şehrin 40.000 nüfusu vardı.450年にフン族によって略奪にあうまで、市には40,000人の人口があった。
Fakat bir gece dükkân birileri tarafından talan edilir.ある日、1人の男性が店を訪れる。
Yalanla, talanla dolu.嘘が下手でひそひそ話が大きい。
811'de Bulgarları mağlup edip başkentleri "Pliska"'yı ele geçirip talan edip yaktı.そして811年にはブルガリア領内に大軍を率いて侵入し、首都プリスカ (Pliska) を制圧・焼き打ちした。
İkinci deniz Harp Okulu yanıp kül oldu, liman bombalandı ve depolar talan edildi.海事アカデミーは焼け落ち、港は空襲を受け、倉庫では略奪が起きた。
Talan: (Tal/Dal) kökünden türemiştir.谷 タマ子(たに タマこ) 係長。
Bunlara flet ya da talan dendi.これを折り目または折り筋という。
Şehri yakıp yıkıp talan ettiler.屋敷に火を放ち、自害した。
Şehrin her yanını talan ettiler..在城内这里一切安静。
10 talant altın ve 1000 talant gümüş vergi alıp onları Asur'a getirdim.士紳許志遠發心,獻銀貳百元,補成一千元,建成大廟。
Timur ordusu Bursa şehrine yürüyüp şehri ele geçirip talan etti.투르크 군대는 도시에 접근하여 참호와 포열로 도시를 포위하였다.
İkinci deniz Harp Okulu yanıp kül oldu, liman bombalandı ve depolar talan edildi.경보가 내려진 지역의 학교는 휴교조치가 내려졌고 공항과 항구도 폐쇄되었다.
Bir yöredeki zengin kişinin veya ağanın mallarını kendi isteğiyle talan ettirmesi anlamına gelir.그런데 부자에게 꼭 필요한 것은 남과 그들의 재산을 나누어 가지는 방법입니다.
Talan: (Tal/Dal) kökünden türemiştir.백제 시대 : 잉리아현(仍利阿縣)의 중심에 속했다.
Bunlara flet ya da talan dendi.순다천산갑 또는 자와천산갑(자바천산갑)으로도 부른다.
Roma topraklarının içine kadar ilerleyen I. Şapur, Antakya'yı ele geçirdi ve talan etti (253 veya 256).אך שאפור המשיך את הלחימה נגד הרומאים וכבש את סוריה ואת אנטיוכיה (253 או 256).
Yalanla, talanla dolu.טומאתו היא שיקרו.
Bunların hepsi talan edildi.כל אחת מדרישות אלו נענתה.
(Yıkılıp talan edilen üç şehirde ölenlerin toplamı aşağı yukarı 70,000-80,000 kişi arasındadır.)מקורות היסטוריים טוענים כי בשלוש הערים שנכבשו ונשרפו, רצחו המורדים בין 70 ל-80 אלף תושבים.
Şehrin her yanını talan ettiler..הוא מדגיש את קיומם בכל עיר.
Bu ordu Akragas şehrini eline geçirip talan etti; Gala şehrini eline geçirdi.ירים-לים פוצה על ידו וקיבל את השלטון על העיר אללח'.
Yeniden Pliskayı ellerine geçirip talan ettiler.В моите мисли отново те взимам в ръцете си.
Ostrogotlar şehri talan edip; ayakta bulunan şehir surlarının ve binalarının hepsi yıkılıp yerle bir edildi.Ходела нощем и в който двор влезела, до заранта всичко измирало – хора и добитък.
Talan: (Tal/Dal) kökünden türemiştir.Vertebrae thoracicae) поясни (на лат.
Nüfus yoğunluğu çok az olmasına rağmen mallarını talan edilmesini hiç izin vermemişlerdir.В крайна сметка големият им брой въобще не се е оказал способен да ги запази.
İznik yönünde etraftan talan toplayarak yürüyüşe başladılar.Polako su se počeli skupljati sljedbenici oko njega.
450 yılında Hunlar tarafından talan edilene kadar şehrin 40.000 nüfusu vardı.Grad je imao 40.000 stanovnika dok ga nisu napali Huni.
Birkaç işgalden sonra 1387'de Timur, şehri ve bölgeyi talan ederek harap etti.Nakon više valova napada, 1387., Tamerlan opostušuje grad i cijelo okolno područje..
Yeniçeriler ve Boğaz yamakaları şehri talan etmeye baslamışlardı.Mukić i braža Somborčevići drmali su gradom.
Buna karşılık Estonyalılar da İsveç ve Danimarka topraklarına zaman zaman askeri talan akınları yapmışlardı.Estonci su sa svoje strane napadali po Danskoj i Švedskoj.
Nebukadnezar, Kudüs ve Tapınağı talan etti, bütün ganimetleri Babil'e taşıdı.Zničil Jeruzalem, podpálil chrám a odvliekol skoro všetkých do Babylonu.
1213'e gelince her iki taraf da savaş ve talandan usanmıştı.Leta 1283 sta se obe republiki pripravljali na odkrito vojno.
811'de Bulgarları mağlup edip başkentleri "Pliska"'yı ele geçirip talan edip yaktı.Leta 811 je napadel Bolgarijo, jo dvakrat porazil in oblegal bolgarsko prestolnico Plisko.
Şehrin her yanını talan ettiler..Budno spremlja vse dogodke v mestu.
Medlerin topraklarını 634 yılında talan ettiler.Mesto so leta 263 uničili Goti.
Bunların hepsi talan edildi.Visi šie reikalavimai buvo patenkinti.
Şehir talan edildi.Miestas buvo įtvirtintas.
Yeniçeriler ve Boğaz yamakaları şehri talan etmeye baslamışlardı.Genikas, Bodrugas ir Negričas išskubėjo gelbėti bendruomenę.
Totila Roma'ya girip o şehri tümüyle talan attı.Didžiojo žiedo jungtis), kuris juosia visą Romos miestą.
Bunların hepsi talan edildi.Kõik need tingimused on täidetud.
Talan edilen eşyaların değeri 300.000 gümüş marka denk geldi.Mõisate väärtuseks hinnati 350 000 hõberubla.
Bu dönemde Vandallar şehri sistemik olarak talan ettiler.Samal ajal sai asulast ametlikult linn.
Nogaylar Kırım yarımadasına akın yaparak ülkeyi talan ettiler.Mongolid vallutasid Jini riigi ... ... ...
‹‹Adam, her birinin yeteneğine göre, birine beş, birine iki, birine de bir talant vererek yola çıktı.A jednému dal päť hrivien, jednému dve a jednému jednu, každému podľa jeho vlastnej možnosti, a odcestoval.
‹‹Adam, her birinin yeteneğine göre, birine beş, birine iki, birine de bir talant vererek yola çıktı.a um deu cinco talentos, a outro dois, e a outro um, a cada um segundo a sua capacidade; e seguiu viagem.
‹‹Adam, her birinin yeteneğine göre, birine beş, birine iki, birine de bir talant vererek yola çıktı.A uno diede cinque talenti, a un altro due, a un altro uno, a ciascuno secondo la sua capacità, e partì