Ana içeriğe geç
Sözlük

talan ile cümle

talan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kral hesap görmeye başladığında kendisine, borcu on bin talantı bulan bir köle getirildi.Quand il se mit à compter, on lui en amena un qui devait dix mille talents.
Kral hesap görmeye başladığında kendisine, borcu on bin talantı bulan bir köle getirildi.Und als er anfing zu rechnen, kam ihm einer vor, der war ihm zehntausend Pfund schuldig.
Kral hesap görmeye başladığında kendisine, borcu on bin talantı bulan bir köle getirildi.Waktu ia mulai mengadakan pemeriksaan, dihadapkan kepadanya seorang hamba yang berutang berjuta-juta
Kral hesap görmeye başladığında kendisine, borcu on bin talantı bulan bir köle getirildi.Y cuando él comenzó a hacer cuentas, le fue traído uno que le debía diez mil talentos
Kral hesap görmeye başladığında kendisine, borcu on bin talantı bulan bir köle getirildi.Και οτε ηρχισε να θεωρη, εφερθη προς αυτον εις οφειλετης μυριων ταλαντων.
Kral hesap görmeye başladığında kendisine, borcu on bin talantı bulan bir köle getirildi.когда начал он считаться, приведен был к нему некто, который должен был ему десять тысяч талантов;
Kral hesap görmeye başladığında kendisine, borcu on bin talantı bulan bir köle getirildi.Як же почав брати, приведено йому одного, що завинив йому десять тисяч талантів.
Kral hesap görmeye başladığında kendisine, borcu on bin talantı bulan bir köle getirildi.וכאשר החל לחשב הובא לפניו איש אשר חיב לו עשרת אלפים ככרי כסף׃
Kral hesap görmeye başladığında kendisine, borcu on bin talantı bulan bir köle getirildi.فلما ابتدأ في المحاسبة قدم اليه واحد مديون بعشرة آلاف وزنة.
Kral hesap görmeye başladığında kendisine, borcu on bin talantı bulan bir köle getirildi.纔 算 的 時 候 、 有 人 帶 了 一 個 欠 一 千 萬 銀 子 的 來
Kral hesap görmeye başladığında kendisine, borcu on bin talantı bulan bir köle getirildi.纔算 的 時候 、 有 人 帶 了 一 個 欠 一千 萬 銀子 的來
Kutsal yerdeki bütün işler için kullanılan adanmış altın miktarı kutsal yerin şekeliyle 29 talant 730 şekeldi.Het volk bracht in totaal 878 kilo goud bijeen, wat allemaal werd gebruikt voor de tabernakel.
Kutsal yerdeki bütün işler için kullanılan adanmış altın miktarı kutsal yerin şekeliyle 29 talant 730 şekeldi.성소 건축 비용으로 드린 금은 성소의 세겔대로 이십 구 달란트 와 칠백 삼십 세겔이며
Kutsal yerdeki bütün işler için kullanılan adanmış altın miktarı kutsal yerin şekeliyle 29 talant 730 şekeldi.כל הזהב העשוי למלאכה בכל מלאכת הקדש ויהי זהב התנופה תשע ועשרים ככר ושבע מאות ושלשים שקל בשקל הקדש׃
Kutsal yerdeki bütün işler için kullanılan adanmış altın miktarı kutsal yerin şekeliyle 29 talant 730 şekeldi.為 聖 所 一 切 工 作 使 用 所 獻 的 金 子 、 按 聖 所 的 平 、 有 二 十 九 他 連 得 並 七 百 三 十 舍 客 勒
Kutsal yerdeki bütün işler için kullanılan adanmış altın miktarı kutsal yerin şekeliyle 29 talant 730 şekeldi.為聖 所 一切 工作 使用 所 獻 的 金子 、 按 聖 所 的 平 、 有 二十九 他 連得並 七百三十 舍 客勒
Milyarlarca insanı, üzerlerinde oturdukları toprakları talan etmeden besleyebileceğimiz bir gerçek.제 생각엔 분명히 우리는 우리가 사는 땅을 짓밟지 않고도 수많은 사람을 먹여 살릴 수 있을 만큼 음식을 만들 수 있습니다.
Milyarlarca insanı, üzerlerinde oturdukları toprakları talan etmeden besleyebileceğimiz bir gerçek.זה ברור שאנחנו יכולים לייצר מזון שיאכיל מילארדי אנשים מבלי לאנוס את הקרקע עליה הם חיים.
Milyarlarca insanı, üzerlerinde oturdukları toprakları talan etmeden besleyebileceğimiz bir gerçek.أنا أعتقد بوضوح أننا نستطيع أن نصنع طعاماً سوف يُطعم مليارات من الناس بدون اغتصاب الأراضي التي يعيشون عليها .
Milyarlarca insanı, üzerlerinde oturdukları toprakları talan etmeden besleyebileceğimiz bir gerçek.生産することはできると考えています 世界を破壊することなく
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.저희가 오빌에 이르러 거기서 금 사백 이십 달란트를 얻고 솔로몬 왕에게로 가져왔더라
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.Kteříž přeplavivše se do Ofir, nabrali tam zlata čtyři sta a dvadceti centnéřů, a přivezli králi Šalomounovi.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.os quais foram a Ofir, e tomaram de lá quatrocentos e vinte talentos de ouro, que trouxeram ao rei Salomão.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.Pernah mereka berlayar ke negeri Ofir untuk mengambil 14.000 kilogram emas dan membawanya kepada Salomo
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.Andarono in Ofir, ove presero oro - quattrocentoventi talenti - e lo portarono al re Salomone
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.A prišli do Ofíra a vzali odtiaľ zlata štyristo dvadsať hrivien a dopravili ho ku kráľovi Šalamúnovi.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.De foro till Ofir och hämtade därifrån guld, fyra hundra tjugu talenter, som de förde till konung Salomo.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.De kom til Ofir og hentet gull derfra, fire hundre og tyve talenter, og førte det hjem til kong Salomo.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.De sejlede til Ofir, hvor de hen tede 420 Talenter Guld, som de bragte Kong Salomo.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.És egész Ofirig menének, és hozának onnét négyszázhúsz tálentom aranyat, és vivék azt Salamon királyhoz.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.Éstos fueron a Ofir y tomaron de allí 420 talentos de oro, y los llevaron al rey Salomón
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.Họ đi Ô - phia đem về cho Sa-lô-môn bốn_trăm hai_mươi ta lâng vàng .
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.Họ đi Ô-phia đem về cho Sa-lô-môn bốn trăm hai mươi ta lâng vàng.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.Ils allèrent à Ophir, et ils y prirent de l`or, quatre cent vingt talents, qu`ils apportèrent au roi Salomon.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.In dospeli so v Ofir in tam naložili zlata štiristo in dvajset talentov ter ga pripeljali kralju Salomonu.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.und sie kamen gen Ophir und holten daselbst vierhundertzwanzig Zentner Gold und brachten's dem König Salomo.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.и отправились они в Офир, и взяли оттуда золота четыреста двадцать талантов, и привезли царю Соломону.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.Те отиваха в Офир, от гдето взеха четиристотин и двадесет таланта злато, и го донесоха на цар Соломона.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.ויבאו אופירה ויקחו משם זהב ארבע מאות ועשרים ככר ויבאו אל המלך שלמה׃
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.فأتوا الى اوفير واخذوا من هناك ذهبا اربع مئة وزنة وعشرين وزنة وأتوا بها الى الملك سليمان
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.他 們 到 了 俄 斐 、 從 那 裡 得 了 四 百 二 十 他 連 得 金 子 、 運 到 所 羅 門 王 那 裡
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.他 們到 了 俄斐 、 從 那 裡 得了 四百二十 他 連 得 金子 、 運到 所羅門 王那裡
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.A Chíram poslal kráľovi sto dvadsať hrivien zlata.
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.Albowiem posłał był Hiram królowi sto i dwadzieścia talentów złota.
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.Chiram mandò al re centoventi talenti d'oro
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.Hiram avait envoyé au roi cent vingt talents d`or.
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.Hiram había enviado al rey 120 talentos de oro
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.Hirams reaktie was niet helemaal onbegrijpelijk (A), want hij had Salomo 3600 kilo goud geleverd.
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.Hiram trimesese împăratului o sută douăzeci de talanţi de aur.
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.Hirão enviara ao rei cento e vinte talentos de ouro.
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.히람이 금 일백 이십 달란트를 왕에게 보내었더라
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.Küldött vala pedig Hírám a királynak százhúsz tálentom aranyat.
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.Lebih dari 4.000 kilogram emas telah dikirim Hiram kepada Salomo
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.Men Hiram hadde sendt kongen hundre og tyve talenter gull.
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.Men Hiram sände till konungen ett hundra tjugu talenter guld.
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.Men Hiram sendte Kongen 120 Guldtalenter.
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.Mutta Hiiram lähetti kuninkaalle sata kaksikymmentä talenttia kultaa.
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.Nebo byl poslal Chíram králi sto a dvadceti centnéřů zlata.
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.Poslal pa je Hiram kralju stoindvajset talentov zlata.
Oysa Hiram, Kral Süleymana yüz yirmi talant altın göndermişti.Und Hiram hatte gesandt dem König Salomo hundertzwanzig Zentner Gold.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod