Ana içeriğe geç
Sözlük

takmak ile cümle

takmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dondurma yememesi için arkadaşları buzdolabına asma kilit takmak zorunda kaldılar.Sus amigos tuvieron que ponerle un candado al congelador para evitar que ella comiese helado.
O, şapka takmak istemiyor.No quiere llevar sombrero.
Metal bir maske takmaktadır.Su rostro está cubierto por una máscara.
Millî takımda kaptanlık pazubandını takmaktadır.Además de que en todos los partidos portó la cinta de capitán.
Günümüzde Irak'taki modern ABD birlikleri her zaman kevlar kasklar takmakta ve zırhlı yelekler giymektedirler.Los que representan a los soldados españoles llevan arcabuces y suelen llevar ropa moderna.
Metal bir maske takmaktadır.Mick indossa una maschera.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.Queste precauzioni comprendono in primo luogo il lavaggio delle mani e l'uso di mascherine protettive.
Soğuk Moskova kışlarında kendi başına şapka takmak en iyisidir.В холодные московские зимы лучше носить на голове шапку.
Peruk takan herhangi biri rüzgarlı bir günde peruk takmaktan korkar.Каждый, кто носит парик, боится носить его в ветреный день.
Millî takımda kaptanlık pazubandını takmaktadır.На поле вывел команду с капитанской повязкой.
Yahudi oldukları için sarı yıldız takmak zorundaydı.Еврейских детей заставили пришить на одежду жёлтые звезды.
Arkadaşlarını taşa çevirmemek için güneş gözlüğü takmak zorundadır.Она также должна носить паранджу, чтобы предотвратить превращение её взглядом мужчин в камень.
Metal bir maske takmaktadır.والنهر يلبس الأقنعة.
WPan teknolojisindeki anahtar kavram "takmak"(plugging in) olarak bilinir.Um conceito-chave na tecnologia WPAN é conhecido como "plugging in".
Yahudi oldukları için sarı yıldız takmak zorundaydı.Os judeus foram forçados a usar o distintivo amarelo .
Metal bir maske takmaktadır.Parece usar uma máscara.
Sarık takmak zorunlu değildir ancak sarık uzun saçı toplamak için çok kullanışlıdır.A maquiagem não é proibida, mas recomenda-se o bom senso para evitar exageros.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.Dit wordt vooral bereikt met handen wassen en het dragen van mondkapjes.
Aparat takmak için ise bir kızağa sahiptir.Daarom is het verstandig om een helm te dragen.
Erkekler kırmızı-beyaz kurdele veya bir zincir ile bu nişanı takmaktaydı.Men droeg dit kleinood aan een rood met wit lint of een keten.
1995'ten beri kamusal alanda yapılan etkinliklerde maske takmak yasaktır.Sinds 1 januari 2015 valt Zuidbroek onder de gemeente Krimpenerwaard.
Korunmak için mutlaka koruyucu elbise ve koruyucu maske takmak gerekir.Het dragen van een helm en beschermende kleding is dan ook verplicht.
Metal bir maske takmaktadır.Phantom draagt tevens een masker.
Yahudi oldukları için sarı yıldız takmak zorundaydı.Jest zabrany przez policję, bo jest Żydem.
Metal bir maske takmaktadır.Po drugiej stronie maski.
Augustus onun nâşına altın bir çelenk takmakla kalmadı, yazışmalarını onun resmî mührüyle mühürledi.Dopiero Regina pokazała mu prawdę o Cieniu, dusząc go pod powłoką Belle.
Yahudi oldukları için sarı yıldız takmak zorundaydı.Judarna tvingades att bära gula stjärnor för identifikation.
(Sarah lise yıllarında diş teli de takmaktadır.)(Man bör borsta tänderna två gånger per dag.)
Arkadaşlarını taşa çevirmemek için güneş gözlüğü takmak zorundadır.Bär solglasögon för att inte förstena folk.
Metal bir maske takmaktadır.Enbart shite bär masker.
2017'den beri FIFA kokartı takmaktadır.Арбітр ФІФА з 2017 року.
1875 yılında, William Penn'in devasa bronz heykeline taç takmak için açılan yarışmaya katıldı.V roce 1875 vyhrál soutěž na obrovskou bronzovou sochu Williama Penna, která měla korunovat věž.
Yahudi oldukları için sarı yıldız takmak zorundaydı.Židé museli na svém oblečení nosit žlutou hvězdu.
Metal bir maske takmaktadır.Umožňuje mi nosit masku."
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.To zahrnuje zejména mytí rukou a nošení obličejových roušek či masek.
Gençler bu saatlerin ikisi veya üçünü aynı kollarına takmaktaydılar.Erau unii mititei de tot, să fi avut 2 sau 3 anișori.
Yahudi oldukları için sarı yıldız takmak zorundaydı.A zsidóknak, így nekik is sárga csillagot kellett viselniük.
Zaman içinde "Corona civica" takmak imparatorlara özgü bir ayrıcalık haline geldi.Augustus után a corona civica császári jelképpé vált.
Erkeklerin ise geneli başına şapka takmaktadır.Miehet käyttävät leveälieristä hattua aina ulkosalla.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.Αυτό περιλαμβάνει κυρίως το πλύσιμο των χεριών και τη χρήση ιατρικών μασκών.
Kıyafetleri pisti, kemer takmak veya pantolonlar için askılık takmak yasaktı.Skindet forarbejdes til beklædning, sko, bælter eller tasker og punge.
Yahudi oldukları için sarı yıldız takmak zorundaydı.Det er derimot tillatt for dem å bære de jødiske farger.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.Tindakan pencegahan tersebut termasuk mencuci tangan dan memakai masker penutup muka.
Korunmak için mutlaka koruyucu elbise ve koruyucu maske takmak gerekir.Tidak ada pekerja yang diperintahkan untuk mengenakan masker pelindung.
Yahudi oldukları için sarı yıldız takmak zorundaydı.Người Do Thái bị buộc phải mang huy hiệu vàng.
Erkeklerin ise geneli başına şapka takmaktadır.Ai ai cũng có thể đội nón Huế.
Yahudi oldukları için sarı yıldız takmak zorundaydı.ユダヤ人と書かれた黄色い星を付けることを求められた。
Arkadaşlarını taşa çevirmemek için güneş gözlüğü takmak zorundadır.通常時は他の人を石にしないためにサングラスをかけている。
Beyaz tüyleri olan kırmızı bir cüppe giymekte aynı görüntüde bir de kukuleta takmaktadır.ちょうどブラックライトの下で白いTシャツが青白く光るのと同じことを防いでいる。
Erkeklerin ise geneli başına şapka takmaktadır.男子は角帽着用。
Yahudi oldukları için sarı yıldız takmak zorundaydı.右侧为强制犹太人佩戴的黄色大卫星。
Erkeklerin ise geneli başına şapka takmaktadır.女军人佩戴无檐帽。
Yahudi oldukları için sarı yıldız takmak zorundaydı.היהודים הוכרחו לענוד טלאי צהוב.
Metal bir maske takmaktadır.השחקנים חייבים ללבוש מסיכה.
Erkeklerin ise geneli başına şapka takmaktadır.Жените носят плетени шапки.
Avusturya'da 2002'den bu yana protestolar sırasında maske takmak yasaklanmıştır.Od 2006. godine, strogo je zabranjeno kupanje u jezerima.
Yahudi oldukları için sarı yıldız takmak zorundaydı.Žili to totiž veľmi bohatí Židia.
Arkadaşlarını taşa çevirmemek için güneş gözlüğü takmak zorundadır.Maďarských kazateľov netreba nútiť, aby nosili kamže.
Korunmak için mutlaka koruyucu elbise ve koruyucu maske takmak gerekir.Vhodné je aj použitie ochranných okuliarov a ochranného odevu.
Erkeklerin ise geneli başına şapka takmaktadır.V eikpi nosijo škrlatne plašče.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod