Ana içeriğe geç
Sözlük

takmak ile cümle

takmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bir Padaung kadını hayatı boyunca ortalama 20 halka takmaktadır.Povprečno izgubi posameznik dnevno 20 las.
Korunmak için mutlaka koruyucu elbise ve koruyucu maske takmak gerekir.Potrebna je popolna zaščitna oprema in dihalna maska.
Ama şimdi tek istediği parti yapmak... ...sahte altın diş takmak ve iğrenç olmak.אבל עכשיו כל מה שהיא רוצה לעשות זה לחגוג לשים שיניים מזוייפות מזהב ולהיות זולה
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmakDéballer les pédales, déroulez le cordon et attachez le fil derrière le couvercle amovible
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmakDesembrulhe a pedais, desenrole o cabo de alimentação e conecte o cabo atrás da tampa removível
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmakDesenrolle los pedales, desenrolle el cable y conecte el cable detrás de la tapa
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmakDesface pedale, relaxaţi-vă cablul de alimentare şi de a ataşaţi cablul din spatele acoperi amovibile
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmakEllátva a pedálok, lazítson a kábel a zsineg mögött a cserélhető kiterjed, és
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmak발 페달을 풀 다, 해제 코드를 이동식 커버 뒤에 코드를 연결
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmakOdwijać pedały, odprężyć się przewód i dołączyć przewód za wymienne pokrycia
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmakPacken Sie die Pedale, entspannen die Schnur zu und das Netzkabel hinter der abnehmbaren Abdeckung
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmakPakkaus jalka polkimet, rentoutua johto ja liittää johto takana irrotettava kansi
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmakRozbalit pedály, uvolnění kabelu a připojte kabel za vyměnitelný kryt
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmakScartare i pedali del piede, il cavo e collegare il cavo dietro la copertura rimovibile
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmakUdpakning af mund pedalerne, slappe af ledningen og vedhæfte ledningen bag den flytbare dække
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmakUnwrap bàn đạp chân, thư giãn các dây và đính kèm dây phía sau bao gồm rời
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmakUnwrap педали, размотайте шнур и прикрепите шнур за съемное покрытие
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmakОтварям педали, размотавате кабела и прикачите кабела зад сменяеми обхваща
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmakبسط "دواسات القدم"، والاسترخاء على الحبل ونعلق الحبل وراء "تغطية القابلة للإزالة"
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmak取り外し可能なカバーの後ろのコードを添付 次に、空気銃空気陳列・ コントロールのすぐ下のフロント パネルでインストールします。
Beni görmeye gelen herkes bir maske takmak ve vücutlarının heryerini kapatmak zorundaydı.병문 오는 사람은 여지없이 외부로 노출되는 모든 신체 부위를 마스크로 가려야 했습니다.
Beni görmeye gelen herkes bir maske takmak ve vücutlarının heryerini kapatmak zorundaydı.Toți cei care mă vizitau trebuiau să poarte mască și să-și acopere toate extremitățile corpului.
Beni görmeye gelen herkes bir maske takmak ve vücutlarının heryerini kapatmak zorundaydı.Tout ceux qui venaient me voir devaient porter un masque couvrir toutes les parties découvertes de leur corps.
Beni görmeye gelen herkes bir maske takmak ve vücutlarının heryerini kapatmak zorundaydı.Και όποιος ερχόταν να με δει έπρεπε να βάλει μάσκα και να καλύψει όλα τα εκτεθειμένα μέρη του σώματός του.
Beni görmeye gelen herkes bir maske takmak ve vücutlarının heryerini kapatmak zorundaydı.И всеки, който идваше да ме види, трябваше да се облича с маска и покрива всички външни части на тялото си.
Beni görmeye gelen herkes bir maske takmak ve vücutlarının heryerini kapatmak zorundaydı.И все, кто приходили ко мне, должны были надевать маски и закрывать все обнажённые участки тела.
Beni görmeye gelen herkes bir maske takmak ve vücutlarının heryerini kapatmak zorundaydı.וכל מי שבא לבקרני נאלץ לחבוש מסיכה ולכסות את כל חלקי גופם החיצוניים.
Beni görmeye gelen herkes bir maske takmak ve vücutlarının heryerini kapatmak zorundaydı.ولم يكن يستطيع احد الدخول الى تلك الغرفة بدون قناع وجسده بالكامل مُغطى وتم تطهيره
Beni görmeye gelen herkes bir maske takmak ve vücutlarının heryerini kapatmak zorundaydı.全身をカバーしていなければなりません ある夜 義母から電話があって
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.Así, en vez de usar estos dispositivos desacoplados, podemos ponerlos en un parche.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.E così invece di indossare questi apparecchi ingombranti, possiamo mettere un singolo cerotto.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.Et plutôt que de porter ces appareils encombrants, nous pouvons mettre un simple patch.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.In plaats van deze klungelige apparaten, kunnen we nu een eenvoudige patch aanbrengen.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.이러한 복잡한 장비를 착용하는 대신 이제 간단한 밴드 하나만 두르면 됩니다.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.Namesto nošenja teh nerodnih naprav, lahko nadenemo preprost obliž.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.Por isso, em vez de usar estes aparelhos desengonçados, podemos colocar um simples adesivo.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.Și în loc să purtăm aceste dispozitive nepotrivite, putem să punem un simplu plasture.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.Tehát ahelyett, hogy hordjuk ezeket a tákolmányokat, feltehetünk egy egyszerű tapaszt.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.Und so können wir anstatt dieser alten Geräte zu tragen einfach ein Pflaster drauf tun.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.Więc zamiast noszenia tych topornych urządzeń można założyć prostą opaskę.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.Έτσι, αντί να φορούν αυτές τις αδέξιες συσκευές, μπορούμε να βάλουμε ένα απλό έμπλαστρο.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.Поэтому вместо того, чтобы использовать эти угловатые приборы, мы можем одеть простую повязку.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.Така че вместо да носим различни уреди, ние можем да си сложим обикновен пластир.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.אז במקום ללבוש מכשירים מגושמים כאלה, נוכל לשם טלאי פשוט.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.إذن، فبدل وضع كل هذه الأجهزة غير المتناسقة ، يمكننا إضافة تعديل بسيط.
Böylece bu hantal cihazları takmak yerine, küçük bir bant yapıştırabileceğiz.右はスタンフォードの同僚が開発した iRhythm です
Böylece bunları takmak için girişimsel bir kardiyologa ihtiyacınız kalmıyor.따라서 이식을 위해 중재 시술 심장 전문의를 교육할 필요가 없습니다.
Böylece bunları takmak için girişimsel bir kardiyologa ihtiyacınız kalmıyor.Schrittmacher einzusetzen, so dass man nicht einen interventionellen Chirurgen extra ausbilden muss.
Böylece bunları takmak için girişimsel bir kardiyologa ihtiyacınız kalmıyor.עד לכדי שאתה לא תצטרך לאמן קרדיולוגים התערבותיים לשם אותם.
Böylece bunları takmak için girişimsel bir kardiyologa ihtiyacınız kalmıyor.حيث لا تحتاج إلى تدريب أخصائي قلب داخلي لوضعها.
Böylece bunları takmak için girişimsel bir kardiyologa ihtiyacınız kalmıyor.またこれらは携帯機器などで遠隔モニタされるので
Bunu takmak için yarım saat önce geldim, belki bir şekilde alışırım diye.그래서 30분 전에 와서 그걸 써 볼 수 있었고 약간 친숙해질 수 있었죠.
Bunu takmak için yarım saat önce geldim, belki bir şekilde alışırım diye.Daher kam ich eine halbe Stunde früher, damit es schon angelegt werden konnte zur Gewöhnung.
Bunu takmak için yarım saat önce geldim, belki bir şekilde alışırım diye.E sono arrivata con mezz'ora di anticipo così me l'hanno sistemato e ho provato ad abituarmici.
Bunu takmak için yarım saat önce geldim, belki bir şekilde alışırım diye.Idejöttem egy fél órával korábban, hogy fel tudják tenni és hozzászokjak.
Bunu takmak için yarım saat önce geldim, belki bir şekilde alışırım diye.Jag kom hit en halvtimme i förväg så att jag kunde vänja mig vid den.
Bunu takmak için yarım saat önce geldim, belki bir şekilde alışırım diye.J'y suis allée une demi heure en avance afin de pouvoir le mettre et de m'y habituer.
Bunu takmak için yarım saat önce geldim, belki bir şekilde alışırım diye.Og jeg kom en halv time for tidligt, så jeg kunne tage det på, og på en måde blive vant til det.
Bunu takmak için yarım saat önce geldim, belki bir şekilde alışırım diye.Přišla jsem o půl hodiny dřív, abych si na něj mohla zvyknout.
Bunu takmak için yarım saat önce geldim, belki bir şekilde alışırım diye.Przyszłam pół godziny przed wykładem, żeby go założyć i przyzwyczaić się do niego.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod