Ana içeriğe geç
Sözlük

taklit ile cümle

taklit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fin politikacıları sıklıkla diğer Kuzey Avrupa ülkelerini ve İskandinav ülkelerini taklit ettiler.フィンランドの政治家はしばしば他の北欧諸国やノルディックモデルを模倣している。
Oğlu Ümit, okuldan, dersten sıkılmış bir halde sürekli sulu oyunlar ve taklitler yapmaktadır.子を思ふ故にや、をや(親) つき(槻)の木の弓をもて、学文せざりし子に をしへ(教え)たり。
Rocco Leonore'nin kocasını kurtarmak için nasıl Fidelio kılığına bürünüp onu taklit ettiğini anlatır.) ロッコは、レオノーレが自分の夫を助けるために、変装してフェデリオとして働いてきたことを説明する。
Taklit yapma da ve kılık değiştirmede oldukça yeteneklidir.催眠術や変装も得意としている。
Bu sahneler çok sık taklit edilmektedir.本作はたびたび舞台化されている。
Bu disipline göre heykel en iyi sanat şekli olarak ortaya konmuştur, çünkü ilahi yaratılışı taklit etmektedir.この規律のもとで、ダビデ像は神による創造物を精細に再現した最も優れた形態であるとみなされている。
Ama şu an insani sohbetleri sadece taklit etmek şeklindedir.人間のおしゃべりを模倣するようにのみ設計されている。
Karınca taklit eden türleri de bulunur.世間を欺く馬の意)という亜種もいる。
Sahibi Jughead'i taklit eder.Juggsの表紙を飾る。
Halk da onları taklit ediyordu.イラストも自らが描いていた。
İnsan sesini ve kelimeleri taklit etmede üstün yeteneğe sahiptir.他者の声を模倣する能力を持っている。
Sığırcığın taklitçilik yeteneği çok uzun zamandan beri tanınmaktadır.カニシカの出自は長く不明であった。
Duyguları taklit etmeye programlanmış bir robot türü.ロボットを思わせる顔をしている。
Taklit edilemez.描写無し。
Ayrıca, Exposé'nin işlevselliğini taklit etmek için ücretsiz birkaç Windows uygulaması bulunmaktadır.另外,几个Windows免费软件也模拟Exposé的功能。
Karıncaları taklit eder ve onların beden yapısına şaşırtıcı biçimde benzer.牠們的外觀像鹿,但是卻較為接近駱駝。
Taklit yapma da ve kılık değiştirmede oldukça yeteneklidir.有點造型師屬性,懂變裝。
Komedyenlerden, politikacılara kadar çok taklit edilmeye başlar.將政治人物化為漫畫人物。
En büyük eleştiri ise Lady Gaga'yı taklit etmesidir.喜歡的藝人是Lady Gaga。
Buna ek olarak, ABM'ler, ortam destekli ortamlarda bilgi dağıtımını taklit etmek için kullanılmıştır.ABM已被用來模擬在輔助環境下之信息傳遞。
Nero'un ölümünde yaklaşık 20 yıl sonra İmparator Domitianus zamanında üçüncü bir taklitçisi ortaya çıkmıştır.尼禄死去二十年后的多米提安统治时期,第三个伪尼禄出现。
Batıyı taklit ederek Ruslar en çok ikinci sınıf olabileceklerine inanıyordu.伊斯蘭教是俄羅斯繼俄羅斯正教會以後在的第二大宗教。
Hayvan oyunu: kişilerden birisi bir köpek, kedi veya at gibi bir hayvanı taklit eder.动物扮演:较弱一方扮演成一种动物,如小狗,小马,小牛等。
Bu sahneler çok sık taklit edilmektedir.이 두 작품은 매우 자주 연주되고 있다.
Hayal gücü taklitten daha kuvvetlidir.당신의 태도는 당신의 능력보다 중요합니다.
Asıl soru: Niçin taklit ediyorsunuz?여기서 드는 의문, 왜 조승우인가?
Kendilerini liderle özdeşleştirir ve idolleştirdikleri kimsenin haslet ve davranışlarını taklit ederler.나는 이들의 모습을 통해 아무 생각도 없이 누군가에게 조종당하며 행복해하는 사람들을 표현한다.
Taklit edilemez.비준되지 않음.
Aniston'nın saç kesimi "The Rachel" diye adlandırılıp dünyanın her yerinde taklit edildi.סגנון השיער של אניסטון כונה בשם "תספורת רייצ'ל", וחוקה על ידי נשים ברחבי העולם.
Sonraki SmackDown programında Miz ve Maryse, Bryan'ın iki yıl önceki emeklilik konuşmasını taklit etmişti.יומיים לאחר מכן בתוכנית סמאקדאון, המיז ומאריס לעגו על נאום הפרישה של בריאן מלפני שנתיים.
Asıl soru: Niçin taklit ediyorsunuz?גמרא: ולמה משביעין אותו?
Hayal gücü taklitten daha kuvvetlidir.זה יותר עמוק מאשר אמונה.
DNSAP, Alman Nazileri taklit etmiştir.צ'כוסלובקיה בותרה בידי גרמניה הנאצית.
İngiliz Parlamentosu'nu taklit ediyor.כיהן כחבר הפרלמנט הבריטי.
Halk da onları taklit ediyordu.לטיפוסים אלה היו גם תתי דגמים.
Westmalle Manastırı'nın ürettiği dubbel kısa sürede diğer bira üreticileri tarafından taklit edildi.המרכז מאופיין בבניה מונמנטלית שמאפיינת ערי בירה אחרות בעולם.
Blair başka bir otospi daha yapar ve yaratığın diğer organizmaları taklit ettiğini keşfeder.Блеър извървша още една аутопсия, която го кара да вярва, че създанието идеално имитира други живи организми.
Louvre'u ziyaret etmek için Paris'e geldiğinde, pek çok ressamın eski ustaları taklit ettiğine tanık oldu.Когато отива в Париж, за да посети Лувъра, Моне вижда как художниците копират старите майстори.
Halk da onları taklit ediyordu.Дарявали са и мъжете.
Bu boncuklu şapkalar (ts’eh nedenaałt’onee) fazla yaygın olmayan taklit şapkalardır.Каубойските панталони (на английски: chaps, чапс) не са панталони в общоприетия смисъл на думата.
İskender'i taklit eden askerleri safran ile banyo alma alışkanlığını Yunanistan’a getirmişlerdir.Александровите войски му подражавали и пренесли баните с шафран в Гърция.
Kendisinden önceki ustaların verdiği eserleri taklit etmekte oldukça başarılı oldu.Той творчески преработва рисунки на карти, съществували преди него.
Bu dansta aslan kostümünü giyen dansçılar aslan davranışlarını taklit ederler.Танцьорите в лъвския костюм са много атлетични.
Oyunda taklit edilen 250'den fazla oynanabilir bölge vardır.Има над 250 централни роли в театъра.
Aniston'nın saç kesimi "The Rachel" diye adlandırılıp dünyanın her yerinde taklit edildi.Frizura Jennifer Aniston nazvana je "The Rachel", a kopirana je diljem svijeta.
Kariyerinin başlarında o tarzını taklit etmeye çalıştı.Na početku karijere bavila se i manekenstvom.
Taklitten Noter ise komik opera geleneğinde bulunan bir sıra devlet memuru rollerini aksettirir.Kratin je navodno i broj glumaca u komediji normirao na tri.
Aniston'nın saç kesimi "The Rachel" diye adlandırılıp dünyanın her yerinde taklit edildi.Anistonovej účes bol pomenovaný „The Rachel“ a bol kopírovaný po celom svete.
24 Eylül-7 Ekim 2009'da Central Perk Londra'daki Soho Broadwick caddesinde tekrar taklit edildi.Od 24. septembra do 7. októbra 2009 sa na Broadwick Street v Londýne nachádzala replika Central Perku.
Bazıları da gördüğü görsel veya işitsel davranışları taklit etme zorunluluğu hissedebilir.Niektorí ľudia cítia nutkanie napodobniť to, čo počuli alebo videli.
Taklit edilemez.Je netaviteľný.
İlk olarak büyükbabasının yürüyüşünü, mimiklerini ve sesini taklit etmeye başladı.Začel je z oponašanjem hoje, glasu in manirizma svojega dedka.
Başlangıçta ortaya çıkan arz yetersizliği nedeniyle kısa sürede birçok ucuz taklit ortaya çıktı.Ker na začetku ni bilo dosti izvirnih kock, se je pojavilo veliko cenenih imitacij.
Günümüz imkanlarıyla bu işlevlerin tümüyle yapay bir şekilde taklit edilmesi imkansız görülmektedir.Predstavljam si, da so razmere v teh dirkalnikih popolnoma nepredstavljive.
Hayal gücü taklitten daha kuvvetlidir.Je pametnejši, kot mu pripisujejo.
Diğer çocuk, William'ın davranışlarını, giyinişini ve konuşmasını gittikçe daha fazla taklit etmeye başlar.Mladi so posnemali celo stil Wertherjevega in Lottinega oblačenja ter način njunega vedenja in čustvovanja.
ABD'deki hayvanat bahçelerinin çoğunda doğal ortam mümkün olduğunca taklit edilir.V živalskih vrtovih po svetu zato poskušajo vzgojiti čim več mladičev.
Hayal gücü taklitten daha kuvvetlidir.Protas už valią yra stipresnis.
Spor oyunları, geleneksel sporların oynanışları taklit edilerek geliştirilmiş video oyunlarıdır.Tarp kitų sporto žaidimų galimi kompiuteriniai žaidimai, kuriuose vyrauja tradicinio fizinio sporto šakos.
Halk da onları taklit ediyordu.Instrumentu taip pat grodavo ir samurajai.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
taklit ile cümle - Sayfa 9 - taklit kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App