Ana içeriğe geç
Sözlük

taklit ile cümle

taklit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Önemli olan belirli davranışların taklit edilmesi miydi?هل هو تقليد حركات معينة هو المهم
Önemli olan belirli davranışların taklit edilmesi miydi?どうやらこれらの問いに対して
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.Có một anh ngồi ở hàng ghế đầu tiên đang nhìn giống hệt cô ta lúc đó.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.Da ist übrigens ein Herr in der ersten Reihe, der ihren Gesichtsausdruck perfekt imitiert.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.De hecho, hay un caballero en la primera fila que está haciendo una imitación perfecta de su mirada.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.Der er faktisk en herre på forreste række der laver en perfekt efterligning af hende ansigtsudtryk.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.Ecco, c'è un signore qui in prima fila che la sta imitando perfettamente.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.Está um senhor ali na primeira fila que imita perfeitamente o olhar dela.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.Eturivin herra imitoi mainiosti ilmettä ystäväni kasvoilla.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.E un domn în primul rând care o imită perfect.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.Il y a en fait un homme au premier rang qui fait une imitation parfaite de son regard.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.In de voorste rij zit een meneer die een perfecte imitatie geeft van haar verbijsterde blik.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.지금 맨 앞줄에 앉아 계신 한분은 제 친구와 똑같은 표정으로 보고 계시네요.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.Mina pana w pierwszym rzędzie idealnie imituje wyraz jej twarzy w tym momencie.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.Sebenarnya ada satu pria di barisan depan ini yang memiliki ekspresi yang sama seperti dia.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.Tady v první řadě sedí pán, který její pohled dokonale napodobil.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.Van itt az első sorban egy úr, aki tökéletesen utánozza azt a nézést.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.Vlastne pán tu v prednej rade perfektne ukazuje jej výraz.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.Βασικά, ο κύριος εδώ μπροστά με κοιτάει τώρα με ακριβώς τον ίδιο τρόπο όπως τότε η φίλη μου.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.Всъщност има един господин ей тук на първия ред, който прави перфектна имитация на нейния поглед.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.Ось, насправді, пан у першому ряду що ідеально імітує її погляд.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.Так же как вот этот господин сейчас в первом ряду, который очень точно имитирует её взгляд.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.למעשה יש גבר בשורה הראשונה שעושה חיקוי מושלם של המבט שלה.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.هناك رجلٌ يجلس امامي الآن ينظر إلي نفس النظرة
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.その時の彼女とまさに同じ表情をしています (観衆 笑)
Onlar sürekli bizim seslendirme taklit ve bizim duruş... ve onlar da yunus oyunlarda bizi davetNyní, vypadá to, že rozmanitý pulzový zvuk skutečně vypadá jako lidský foném.
Onu taklit eden sistemler yaptık bu bizim bilimcilerimizin neden inanılmaz göründüğünün nedenidir.Hemos hecho sistemas que replica ... y es por eso que nuestra ciencia se ve tan impresionante.
Onu taklit eden sistemler yaptık bu bizim bilimcilerimizin neden inanılmaz göründüğünün nedenidir.Noi am facut sisteme care o reproduc... si de aceea stiinta se uita asa uimita.
Onu taklit eden sistemler yaptık bu bizim bilimcilerimizin neden inanılmaz göründüğünün nedenidir.Nós fizemos sistemas que o replicam... e é por isso que a nossa ciência parece tão surpresa.
Onu taklit eden sistemler yaptık bu bizim bilimcilerimizin neden inanılmaz göründüğünün nedenidir.Nous avons fabriqué des systèmes qui les reproduisent, et c'est pourquoi notre science paraît si étonnante.
Onu taklit eden sistemler yaptık bu bizim bilimcilerimizin neden inanılmaz göründüğünün nedenidir.We hebben systemen die repliceert gemaakt ... en dat is waarom onze wetenschap ziet er zo geweldig.
Onu taklit eden sistemler yaptık bu bizim bilimcilerimizin neden inanılmaz göründüğünün nedenidir.Мы сделали системы, которые повторностей ... и именно поэтому наша наука выглядит так удивительно.
Onu taklit eden sistemler yaptık bu bizim bilimcilerimizin neden inanılmaz göründüğünün nedenidir.私たちの科学はとても素晴らしかっ見える理由、それはです。 私たちの物理学が何であるかについての真実、約驚くべきものは何もありません。
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.Brak im zdolności do uczenia się od innych przez kopiowanie i naśladowanie, albo zwykłą obserwację.
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.Chúng có vẻ thiếu khả năng để học từ những người khác bằng cách bắt chước hoặc đơn giản là quan sát.
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.Chýba im schopnosť sa učiť od iných kopírovaním a napodobňovaním, alebo len pozorovaním.
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.De tycks saknar förmågan att lära från andra genom att kopiera eller imitera eller helt enkelt iakttar.
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.Het lijkt dat hen het vermogen ontbreekt om van anderen te leren door kopiëren, imiteren of gewoon kijken.
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.Ils semblent manquer de la capacité d'apprendre des autres en copiant ou imitant ou simplement en regardant.
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.Kaže, da nimajo sposobnosti učiti se od drugih s kopiranjem ali imitiranjem ali enostavno z opazovanjem.
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.그들은 베끼거나 따라하며, 아니면 그냥 보면서 다른 사람에게 배우는 능력이
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.Mereka tidak punya kemampuan untuk belajar dari yang lain dengan mengikuti atau meniru atau sekadar melihat.
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.Parece ser que no tienen la capacidad de aprender de los demás copiando, imitando, o simplemente mirando.
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.Sembra mancare loro l'abilità di imparare dagli altri copiando ed imitando o semplicemente guardando.
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.Τους λείπει η ικανότητα να μαθαίνουν από άλλους με την αντιγραφή ή τη μίμηση ή με την απλή παρατήρηση.
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.Вони не мають здібності навчатися від інших - копіювати, імітувати чи просто спостерігати.
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.Изглежда им липсва способността да се учат от другите чрез копиране или имитиране, или просто чрез гледане.
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.Похоже, у них нет способности учиться у других путём повторения или имитации или просто путём наблюдения.
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.נראה כי חסרה להם היכולת ללמוד מאחרים על-ידיי העתקה או חיקוי,
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.يبدو أنهم يفتقدون القدرة على التعلم من الآخرين بالمحاكاة أو التقليد
Öyle görünüyor ki başkalarından öğrenmede kopya ya da taklit ya da sadece seyretme işlerine yaramıyor.観察学習や 模倣学習が 得意でないようです
Öyle ki, bir grup içindeyken sürekli diğerlerinin fikirlerini taklit ediyoruz.Det viser sig, at vi ikke kan være i en gruppe uden instinktivt at afspejle, efterligne deres holdninger.
Öyle ki, bir grup içindeyken sürekli diğerlerinin fikirlerini taklit ediyoruz.Emme voi olla ryhmässä vaistomaisesti jäljittelemättä muiden mielipiteitä.
Öyle ki, bir grup içindeyken sürekli diğerlerinin fikirlerini taklit ediyoruz.Izkaže se, da ne moremo niti biti v skupini ljudi, ne da bi instinktivno oponašali njihova mnenja.
Öyle ki, bir grup içindeyken sürekli diğerlerinin fikirlerini taklit ediyoruz.본능적으로 흉내를 내고, 의견을 따라가지 않으면 사람들의 모임에 들어갈수 없다는 건 알려진 사실입니다.
Öyle ki, bir grup içindeyken sürekli diğerlerinin fikirlerini taklit ediyoruz.Okazuje się, że nie możemy nawet znaleźć się wśród ludzi, bez instynktownego powielania ich opinii.
Öyle ki, bir grup içindeyken sürekli diğerlerinin fikirlerini taklit ediyoruz.Parece que nem conseguimos estar com um grupo de pessoas sem imitar as suas opiniões instintivamente.
Öyle ki, bir grup içindeyken sürekli diğerlerinin fikirlerini taklit ediyoruz.Pare che non sia neanche possibile stare in un gruppo senza imitare istintivamente le opinioni degli altri.
Öyle ki, bir grup içindeyken sürekli diğerlerinin fikirlerini taklit ediyoruz.Se pare că nu putem să ne aflăm într-un grup de oameni fără a reflecta şi fără a mima opiniile celorlalţi.
Öyle ki, bir grup içindeyken sürekli diğerlerinin fikirlerini taklit ediyoruz.Ternyata bahkan kita tidak mungkin bisa masuk dalam kelompok orang tanpa secara insting meniru opini mereka.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod