Ana içeriğe geç
Sözlük

taklit ile cümle

taklit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü taklitçi hiç nektar vermiyor. O ise biraz alabileceğini düşünüyor.لان هذا التقليد .. لا يشمل الرحيق .. الحشرات تتوهم انها ستحصل عليه ..
Çünkü taklitçi hiç nektar vermiyor. O ise biraz alabileceğini düşünüyor.ハエは 模倣の植物から
Çünkü taklitçi hiç nektar vermiyor.Parce que l'imitateur ne donne pas de nectar.
Çünkü taklitçi hiç nektar vermiyor.Pentru că copia nu oferă deloc nectar.
Çünkü taklitçi hiç nektar vermiyor.Ponieważ kopia nie daje żadnego nektaru.
Çünkü taklitçi hiç nektar vermiyor.Porque a imitadora não lhe dá néctar nenhum.
Çünkü taklitçi hiç nektar vermiyor.Pretože imitátor žiadny nektár nemá.
Çünkü taklitçi hiç nektar vermiyor.Protože imitátor žádný nektar neposkytuje.
Çünkü taklitçi hiç nektar vermiyor.Questa finta pianta non ha nettare.
Çünkü taklitçi hiç nektar vermiyor.Ο μίμος δεν της έδωσε νέκταρ.
Çünkü taklitçi hiç nektar vermiyor.Защото имитаторът не дава нектар.
Çünkü taklitçi hiç nektar vermiyor.Потому что подражающее растение не дало ей нисколько.
Çünkü taklitçi hiç nektar vermiyor.שלא קיבל נקטר מהחיקויי.
Çünkü taklit edilemeyen tek şey var ki... o da insan kalbi, insan ruhudur.Aber die eine Sache die nie simuliert werden kann ist das menschliche Herz, die menschliche Seele.
Çünkü taklit edilemeyen tek şey var ki... o da insan kalbi, insan ruhudur.Dar un lucru care nu poate fi simulat este inima umană, sufletul.
Çünkü taklit edilemeyen tek şey var ki... o da insan kalbi, insan ruhudur.De az egyetlen, ami sohasem szimulálható az az emberi szív, az emberi lélek.
Çünkü taklit edilemeyen tek şey var ki... o da insan kalbi, insan ruhudur.그러나 우리가 절대 가상으로 만들 수 없는 것은 바로 인간의 마음, 인간의 영혼입니다.
Çünkü taklit edilemeyen tek şey var ki... o da insan kalbi, insan ruhudur.Mais la chose qui ne pourra jamais être simulée c'est le coeur humain, l'âme humaine.
Çünkü taklit edilemeyen tek şey var ki... o da insan kalbi, insan ruhudur.Ma la cosa che mai si può simulare è il cuore umano, l'animo umano.
Çünkü taklit edilemeyen tek şey var ki... o da insan kalbi, insan ruhudur.Mas o que nunca se pode simular é o coração humano, a alma humana.
Çünkü taklit edilemeyen tek şey var ki... o da insan kalbi, insan ruhudur.Można symulować prawie wszystko, poza jednym: ludzkim sercem i duszą.
Çünkü taklit edilemeyen tek şey var ki... o da insan kalbi, insan ruhudur.Nhưng một thứ mà không thể tái tạo được là trái tim, là tâm hồn con người.
Çünkü taklit edilemeyen tek şey var ki... o da insan kalbi, insan ruhudur.Pero la única cosa que no puede ser jamás simulada es el corazón humano, el alma humana.
Çünkü taklit edilemeyen tek şey var ki... o da insan kalbi, insan ruhudur.Но единственото, което не може да се симулира, е човешкото сърце, човешката душа.
Çünkü taklit edilemeyen tek şey var ki... o da insan kalbi, insan ruhudur.אך הדבר היחידי שלא ניתן לחקות הוא הלב האנושי, הנשמה האנושית.
Çünkü taklit edilemeyen tek şey var ki... o da insan kalbi, insan ruhudur.ولكن الشيء الوحيد الذي لا يمكن محاكاته أبدا هو قلب الإنسان ، النفس البشرية.
Çünkü taklit edilemeyen tek şey var ki... o da insan kalbi, insan ruhudur.それは人間の心、魂です そして建築はそれらと緊密に織り合わさっています
Daha sonra, "Ben buraya ait değilim, ben bir taklitçiyim", gibi şeyler düşünmeye başladım.Dzięki temu trafiłam do Princeton, ale zaczęłam myśleć, że nie powinno mnie tam być, że jestem oszustką.
Daha sonra, "Ben buraya ait değilim, ben bir taklitçiyim", gibi şeyler düşünmeye başladım.Eu sentia: eu não devia estar aqui. Sou uma impostora.
Daha sonra, "Ben buraya ait değilim, ben bir taklitçiyim", gibi şeyler düşünmeye başladım.Ik ben een bedrieger. De nacht voor mijn eerstejaars-toespraak:
Daha sonra, "Ben buraya ait değilim, ben bir taklitçiyim", gibi şeyler düşünmeye başladım.Imela sem se za sleparko.
Daha sonra, "Ben buraya ait değilim, ben bir taklitçiyim", gibi şeyler düşünmeye başladım.Jag ska inte vara här. Jag är en bedragare.
Daha sonra, "Ben buraya ait değilim, ben bir taklitçiyim", gibi şeyler düşünmeye başladım.하지만 저는 마치 거기 있으면 안되는 사람인 듯한 느낌을 받았어요. 사기꾼 같은 느낌이요.
Daha sonra, "Ben buraya ait değilim, ben bir taklitçiyim", gibi şeyler düşünmeye başladım.Pensaba que yo no debería estar ahí. Yo era una impostora.
Daha sonra, "Ben buraya ait değilim, ben bir taklitçiyim", gibi şeyler düşünmeye başladım.Saya seorang penipu.
Daha sonra, "Ben buraya ait değilim, ben bir taklitçiyim", gibi şeyler düşünmeye başladım.Simţeam că n-am ce căuta acolo. Că sunt un impostor.
Daha sonra, "Ben buraya ait değilim, ben bir taklitçiyim", gibi şeyler düşünmeye başladım.Und ich fühlte mich, als hätte ich dort nichts zu suchen. Wie eine Betrügerin.
Daha sonra, "Ben buraya ait değilim, ben bir taklitçiyim", gibi şeyler düşünmeye başladım."Мне здесь не место. Я самозванка".
Daha sonra, "Ben buraya ait değilim, ben bir taklitçiyim", gibi şeyler düşünmeye başladım.Неначе я самозванка.
Daha sonra, "Ben buraya ait değilim, ben bir taklitçiyim", gibi şeyler düşünmeye başladım.והרגשתי כאילו אני לא צריכה להיות שם. שאני מתחזה.
Daha sonra, "Ben buraya ait değilim, ben bir taklitçiyim", gibi şeyler düşünmeye başladım.وقد كان شعوري، انا لا أستحق أن أكون هناك أنا محتالة.
Daha sonra, "Ben buraya ait değilim, ben bir taklitçiyim", gibi şeyler düşünmeye başladım.ニセ者です プリンストンでは 最初の年に
Dedigim gibi, o sadece koca bir taklitmi,s.Come ho detto, era falsa.
Dedigim gibi, o sadece koca bir taklitmi,s.Como dije, era falsa.
Dedigim gibi, o sadece koca bir taklitmi,s.Jak mówiłem, to było tylko wielkie oszustwo.
Dedigim gibi, o sadece koca bir taklitmi,s.Kuten sanoin, se oli väärennös.
Dedigim gibi, o sadece koca bir taklitmi,s.Som sagt, det var en bluff.
Dedigim gibi, o sadece koca bir taklitmi,s.Som sagt var det et blufnummer.
Dedigim gibi, o sadece koca bir taklitmi,s.Tal como disse, era apenas uma imitação.
Dedigim gibi, o sadece koca bir taklitmi,s.Όπως είπα, ήταν ψεύτικη.
Dedigim gibi, o sadece koca bir taklitmi,s.Как я уже сказал, это была подделка.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.Chúng ta có thể học bằng cách quan sát người khác rồi bắt chước những điều họ có thể làm.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.Dokážeme se učit pozorováním druhých lidí a napodobováním či imitací toho, co dělají.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.Kita bisa belajar dengan melihat orang lain dan mengikuti atau meniru yang mereka lakukan.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.우리는 다른 사람이 할 수 있는 것을 보고, 베끼고 흉내내며 배울 수 있습니다.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.Lahko se naučimo z opazovanjem drugih in kopiranjem ali imitiranjem tega, kar počnejo.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.My sa môžeme učiť pozorovaním iných ľudí, kopírovaním alebo imitovaním toho, čo oni dokážu urobiť.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.Nous apprenons en regardant les autres en copiant et en imitant ce qu'ils arrivent à faire.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.Podemos aprender observando a otras personas y copiando o imitando lo que pueden hacer.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.Possiamo imparare guardando le altre persone e copiare e imitare quello che possono fare.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod