Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.Potrafimy uczyć się obserwując, kopiując lub naśladując to, co potrafią inni.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.Putem să învățăm privindu-i pe alții și imitând ceea ce fac ei.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.Tanuhatunk azáltal, hogy másokat figyelünk, másolunk, vagy utánozzuk, amit ők meg tudnak tenni.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.Vi kan lære ved at observere andre mennesker og kopiere eller efterligne det, de gør.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.Vi kan lära oss genom att iaktta andra människor och kopiera eller imitera vad de kan göra.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.We kunnen leren door te kijken naar andere mensen en kopiëren of imiteren wat ze kunnen doen.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.Wir können lernen, indem wir andere Menschen beobachten und das kopieren oder imitieren, was sie tun können.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.Ми вчимося, спостерігаючи за іншими людьми, копіюємо чи імітуємо те, що вони роблять.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.Можем да се учим, като гледаме други хора и ги копираме или имитираме, това, което правят.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.Мы можем обучаться, наблюдая за другими людьми, копируя или подражая им в их действиях.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.אנחנו יכולים ללמוד על-ידיי צפייה באנשים אחרים או דרך העתקה או חיקויי של מה שהם עושים.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.نتعلم بمشاهدة الناس الآخرين وتقليد أو محاكاة مايستطيعون فعله.
Diğer insanları seyrederek ve kopya ya da taklit ederek onların yaptığını öğrenebiliriz.観察・模倣を通じて 学習することができます 数ある選択肢から最良を抽出する
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.Ellos escuchan, imitan y remezclan todo lo que les gusta.
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.Ascoltano, mimano e "remixano" tutto.
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.Chúng lắng nghe và bắt chước và phối âm lại những gì mà chúng thích
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.Ele ascultă şi imită şi remixează ce le place.
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.Ils écoutent et imitent et remixent ce qu'ils aiment.
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.들어보고 자기들 마음에 드는 소리는 따라하고 이리저리 뒤섞어 보죠.
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.Mereka mendengar dan meniru dan me-remix apa yang mereka sukai.
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.Poslouchají a napodobují a remixují co se jim líbí.
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.Poslušajo in oponašajo in remiksajo, kar jim je všeč.
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.Sie hören zu und imitieren und mischen alles neu an, was ihnen gefällt.
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.Słuchają, naśladują i remiksują to co lubią.
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.Ze luisteren en remixen wat ze willen.
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.Они слушают, подражают и миксуют то, что им нравится.
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.Те слушат, имитират и правят ремикс на онова, което харесват.
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.הם מקשיבים ומחקים ועורכים מחדש מה שהם אוהבים.
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.إنهم يستمعون ويقلدون ويصيغون ما يريدون.
Dinlerler ve taklit ederler ve istedikleri gibi karıştırılar.外では毎朝やつらがロック
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Akoby prichádzali zvonku a napodobňovali vnímanie.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Chúng dường như đến từ bên ngoài, và giống như nhận thức thực.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.De lader til at komme udefra og [lader til] at efterligne opfattelsen.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.De verkar komma utifrån och härmar synintryck.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.외부적인 것처럼 느껴지고 지각을 모방합니다.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.On dirait qu'elles viennent de l'extérieur, et imitent notre perception.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Parecem vir do exterior, Parecem imitar a perceção.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Parece que vienen del exterior, para imitar la percepción.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Par sa vină din exteriorul nostru, şi [par] să imite percepţia.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Přicházejí jakoby z venku a napodobují smyslové vnímání.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Sembrano venire dall'esterno, e [sembrano] imitare la percezione.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Sie scheinen von außen zu kommen, und sie imitieren scheinbar die reale Wahrnehmung.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Tuntuu kuin ne tulisivat ulkopuolelta ja jäljittelisivät havaintojamme.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Úgy tűnik, mintha kívülről jönne, és a percepciót másolná.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Wydaje się, że płyną z zewnątrz, w czym przypominają percepcję.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Φαίνεται να έρχονται από έξω, μιμούμενες την αντίληψη.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Здається, що вони приходять ззовні та імітують сприймання.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Кажется, что они приходят извне и являются подражательным ощущением.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.Като че ли идват отвън и [изглежда] имитират възприятие.
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.הן לא נמצאות תחת שליטתנו. הן מגיעות מבחוץ
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.يبدو وكأنها آتيه من خارجنا وتبدو و كأنها تسخر من ادراكنا
Dışardan gelmiş gibi görünürler, algıyı taklit ederler.現実と区別がつきにくい その幻覚について話をします
Dolayısıyla insanlar onu taklit ettiler. Bu, insan vücudu için en faydalı şey değil.De locos.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Agradeci-lhe, assumindo ser falsa, como quase tudo o que se vende em Dongguan.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.I-am mulțumit, crezând că e contrafăcut ca toate celelalte lucruri de vânzare din Dongguan.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Ich dankte ihr in der Annahme, es wäre ein Fake wie fast alles, das man in Dongguan kaufen kann.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Ik dacht dat het nep was zoals bijna alles wat in Dongguan te koop was.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.그녀에게 감사를 표하며, 전 당연히 그 지갑이 둥관에서 파는 다른 모든 것들과 같이 모조품일거라고 생각했습니다.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Le di las gracias, suponiendo que era falso, como casi todo lo demás que se vendía en Dongguan.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.L'ho ringraziata, supponendo che fosse falso, come qualunque altro cosa in vendita a Dongguan.