Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.A dorit să îl facă prea dificil de copiat.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.Anh ta muốn nó thật khó để sao chép.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.Chciał, żeby było zbyt trudne do skopiowania.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.Dia ingin membuatnya sulit untuk ditiru.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.Ele quis que fosse muito difícil de copiar.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.Er wollte, dass es zu kompliziert zu kopieren sein würde.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.Hij wilde het te moeilijk maken om na te spelen.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.Il voulait que ça soit difficile à copier.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.그는 따라하기에는 너무 어려운 음악을 만들고 싶어했어요.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş. Modacıların da yaptıkları bu işte.Він хотів створити стиль, який було б дуже важко скопіювати, те ж саме весь час роблять дизайнери моди.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.Quiso hacerlo demasiado difícil de copiar.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.Túl nehézzé akarta tenni ahhoz, hogy utánozni lehessen.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.Voleva renderle troppo difficili da copiare.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.Ήθελε να τον κάνει πολύ δύσκολο να αντιγραφεί.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.Его цель была создать сложный стиль, не поддающийся копированию.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.Искал да го направи твърде труден за копиране.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.הוא רצה להקשות על המעתיקים.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.كان يريد أن يجعل تقليدها صعب للغاية.
Bebop'u taklit etmesi çok zor olmasını istemiş.ファッションデザイナーたちが常にやっていることです
Ben de size, yalnızca yapabilene kadar değil gerçekleştirene kadar taklit edin demek istiyorum.Ahora quiero decirles, que no hay que fingir hasta hacerlo. Fínjanlo hasta serlo. ¿Saben?
Ben de size, yalnızca yapabilene kadar değil gerçekleştirene kadar taklit edin demek istiyorum.Asta vreau şi eu să vă spun, nu vă prefaceţi până reuşiţi prefaceţi-vă până deveniţi astfel.
Ben de size, yalnızca yapabilene kadar değil gerçekleştirene kadar taklit edin demek istiyorum.A tím vám chci říct, nepředstírejte to, dokud to nedokážete. Předstírejte to, dokud se tím nestanete. Chápete?
Ben de size, yalnızca yapabilene kadar değil gerçekleştirene kadar taklit edin demek istiyorum.Dlatego mówię dziś do was: nie udawajcie aż się uda, ale udawajcie, aż to poczujecie, jasne?
Ben de size, yalnızca yapabilene kadar değil gerçekleştirene kadar taklit edin demek istiyorum.Doe alsof tot je het wordt. Doe het totdat je het wordt en het internaliseert.
Ben de size, yalnızca yapabilene kadar değil gerçekleştirene kadar taklit edin demek istiyorum.E quero dizer-vos, não finjam até conseguirem fazer. Finjam até se tornarem nisso.
Ben de size, yalnızca yapabilene kadar değil gerçekleştirene kadar taklit edin demek istiyorum.Käskenkin teitä kaikkia: älkää teeskennelkö, kunnes pärjäätte. Teeskennelkää, kunnes muututte.
Ben de size, yalnızca yapabilene kadar değil gerçekleştirene kadar taklit edin demek istiyorum.여러분들께 이렇게 말씀 드리고 싶어요. 한번 해낼까지만 속이는게 아니라 완전히 그렇게 될 때까지 속이셔야 합니다. 아시겠죠?
Ben de size, yalnızca yapabilene kadar değil gerçekleştirene kadar taklit edin demek istiyorum.Quindi voglio dirvi, non fingete fino a farcela. Fingete fino a diventarlo. Sapete?
Ben de size, yalnızca yapabilene kadar değil gerçekleştirene kadar taklit edin demek istiyorum.Tako vam hočem povedati, da ne hlinite, dokler vam ne uspe. Hlinite, dokler ne postanete eno s stvarjo.
Ben de size, yalnızca yapabilene kadar değil gerçekleştirene kadar taklit edin demek istiyorum.Искам да ви кажа, не се лъжете, докато го направите. Лъжете се, докато станете това. Това не е -
Ben de size, yalnızca yapabilene kadar değil gerçekleştirene kadar taklit edin demek istiyorum.לכן אני רוצה להגיד לכם, אל תזייפו עד שתעשו זאת. תזייפו עד שתהפכו לכאלה.
Ben de size, yalnızca yapabilene kadar değil gerçekleştirene kadar taklit edin demek istiyorum.وما أريد أن أقوله لكم. لا تتظاهروا به إلى أن تقوموا به بل تظاهروا به إلى أن تصبحوا فعلا كذلك.
Ben de size, yalnızca yapabilene kadar değil gerçekleştirene kadar taklit edin demek istiyorum.フリを本物にしてくださいと それが本当に自分のものに なるまでやるんです
Berkeley'den olan iş arkadaşım Dana Carney ile yapana kadar taklit edilip edilemeyeceğini öğrenmek istedik.제 공동 연구원인 버클리대학의 데이나 카니는 실제로 그렇게 될때까지 흉내를 낼수 있을까 궁금했어요.
Berkeley'den olan iş arkadaşım Dana Carney ile yapana kadar taklit edilip edilemeyeceğini öğrenmek istedik.Я и моя коллега Дана Карни из Беркли очень захотели узнать: можно ли притворяться, пока не получится?
Berkeley'den olan iş arkadaşım Dana Carney ile yapana kadar taklit edilip edilemeyeceğini öğrenmek istedik.שותפתי הקרובה לעבודה, דנה קרני, מברקלי, ואנוכי, רצינו לדעת אם אפשר לזייף עד שמצליחים.
Berkeley'den olan iş arkadaşım Dana Carney ile yapana kadar taklit edilip edilemeyeceğini öğrenmek istedik.フリをしているうちに できるようになる ものなのか知りたいと思いました しばらくの間 見かけを繕っていたら
" bilinçsizce " taklit ettiği için 1,5 milyon dolarlık bir davayı kaybetti.150万ドル支払わされた
" bilinçsizce " taklit ettiği için 1,5 milyon dolarlık bir davayı kaybetti."inconsciemment" copié le tube " He's so fine " dans sa ballade " My sweet lord ".
" bilinçsizce " taklit ettiği için 1,5 milyon dolarlık bir davayı kaybetti."무의식적으로" 표절하여 자신의 발라드 "My Sweet Lord"를 썼다는 이유였죠.
" bilinçsizce " taklit ettiği için 1,5 milyon dolarlık bir davayı kaybetti.העתיק את הלהיט של דו-וופ "He's So Fine" בבלדה שלו "My Sweet Lord."
Birbirlerinin hareketlerini taklit ediyorlar.Ils manipulent le rythme des autres.
Birbirlerinin hareketlerini taklit ediyorlar.Îşi manipulează ritmul fiecăruia.
Birbirlerinin hareketlerini taklit ediyorlar.Oni manipulują nawzajem swoimi rytmami.
Birbirlerinin hareketlerini taklit ediyorlar.Ze manipuleren elkaars ritmes.
Birbirlerinin hareketlerini taklit ediyorlar.Τα παιδιά διαχειρίζονται το ρυθμό του καθενός.
Birbirlerinin hareketlerini taklit ediyorlar.Те манипулират взаимно ритмите си.
Birbirlerinin hareketlerini taklit ediyorlar.リズムを演奏したり聞いたりすることを 学ぶだけでなく
Bir davul makinesi efekti taklit etmek için ya da ona benzer bir şey için.혹은 그런 종류의 악기 소리를 위하여 이 녀석들을 함께 사용합니다.
Bir davul makinesi efekti taklit etmek için ya da ona benzer bir şey için.le pot folosi simultan pentru a imita sunetul unei tobe sau ceva similar.
Bir davul makinesi efekti taklit etmek için ya da ona benzer bir şey için.los puedo usar al unísono para imitar el efecto de una batería electrónica o algo como eso.
Bir davul makinesi efekti taklit etmek için ya da ona benzer bir şey için.Tôi có thể sử dụng tạo âm thanh hợp xướng để bắt chước hiệu ứng trống điện hay điều tương tự
Bir davul makinesi efekti taklit etmek için ya da ona benzer bir şey için.כדי לחקות את האפקט של מכונת תופים או משהו בסגנון.
Bir davul makinesi efekti taklit etmek için ya da ona benzer bir şey için.لمحاكاة مؤثرات آلة الطبل أو شيء من هذا القبيل.
Bir davul makinesi efekti taklit etmek için ya da ona benzer bir şey için.ドラムマシンのように 僕の声を録音して このボタンを押すと
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Certamente sono coinvolti in processi come l'imitazione e l'emulazione.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Como mínimo deben estar involucradas en la imitación y la emulación.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.Egyfelől bizonyára szerepet játszanak olyan dolgokban, mint az utánzás és a versengés.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.In ieder geval moeten ze te maken hebben met dingen als imitatie en navolging.
Birincil olarak taklit (imitasyon) ve öykünme (emülasyon) gibi konularla bağlantılı olmalılar.In primul rand, ei trebuie sa fie implicati in lucruri cum ar fi imitatia si emularea.