takdir ile cümle

takdir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sherlock Holmes'un takdir ettiği ve hayranlık duyduğu tek kadın Irene Adler'dir.المرأة الوحيدة التي أبدى هولمز اهتماماً يمكن أن يفهم على أنه مولعا ًبها هي آيرين أدلر.
İşleyen bellek çok dolu olduğu takdirde uzun süreli belleğin kodlamasını etkileyebilir.لذلك إذا كانت الذاكرة العاملة مجهدة، يمكن أن تؤثر على تشفير الذاكرة طويلة الأمد.
Bir Yahudi buna uymak zorundadır; aksi takdirde bir Müslüman'a yüklenmek hayatından fazlasına mal olur."وأن يبصق حرفياً على اليهودي، كل هذا ويجب على اليهودي أن يستلم؛ حيث أن حياته يستحق أكثر من ضرب محمدي".
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.ونقض الغرض قبيح عقلاً، ويستحيل على الله سبحانه وتعالى.
Ben bugünkü gençleri takdir ediyorum.لشباب اليوم".
Birçok bilim dalındaki liderlik çalışmalarında öncü olarak takdir edilmiştir.وقد رشح عدة مرات لمناصب مرموقة في الإدارة العلمية.
Yakın bir akrabada aynı durum mevcutsa, buna "ailesel" denir, aksi takdirde "sporadik" olarak adlandırılır.إذا كان أحد الأقارب يعاني من نفس الحالة، أطلق عليها صفة "العائلية"، وإلا فهي "فرادية".
Aksi takdirde Glory sonsuza kadar dünyada kalacaktı.و أما فرح سوريال فيدوم إلى الأبد .
Bazı enfeksiyonlar tedavi edilmedikleri takdirde ciddi komplikasyonlara yol açabilirler.النساء اللاتى يتركن هذه الاعراض دون علاج قد تحدث مضاعفات خطيرة.
Ondan sonra o Han'a hürmet, takdir, övgü teklif etmek için elçi gönderir.ولازال الرسول يتودد إليه ويتردد عليه، ويدعوه إلى الإسلام، ثم أمر أصحابه بفك أسر ثمامة.
Aksi takdirde 14.000 ft civarında kişinin performansı ciddî şekilde düşer.استعاد الفرد وعيه عند مكافئ ارتفاع يبلغ حوالي 15000 قدم .
Kendimi takdir ediyordum çünkü her şarkı harikaydı.من طعم السرور كل ما غنّى شادي ..
30 Temmuz günü Başbakanlıktan yapılan bir açıklamada komutanların takdirle anılacakları belirtildi.وفي 30 يوليو، أعلن القائد الأعلى للقوات المسلحة عن إستقالته لأسباب شخصية.
Ailesinin dostu olan Johan Ludvig Runeberg'in şiir dilini takdir ediyordu.أُعجـِب إدلفلت بالشاعر يوهان لودفيغ رونيبيرغ الذي كان صديقاً للعائلة.
İşbirliğiniz takdir edilmektedir.تعاونكم مقدر
Cömertliğin takdir edilmektedir.كرمك مقدر
Desteğiniz takdir edilmektedir.دعمكم مقدر
Beyattan sonra beyatı anan ve Sahabileri takdir eden Kur'an ayetleri inmiştir.Leu ainda alguns versículos das bem aventuranças para aquele que logo em seguida lhe balearia.
Sonraki yıl ikinci oyunu Christine de aynı derece takdir edildi.No ano seguinte, sua segunda peça, Christine, também obteve popularidade.
Takdir mahkemenindir." demiştir.Juízes justos!"
Vakıf halkın sanatı takdir etmesini desteklemek ve Moore'un heykellerini korumak için kurulmuştu.A fundação foi criada para promover o reconhecimento público da arte e de preservar as esculturas de Moore.
1923'te, Winifred, çokça Wagner'in müziğini takdir eden Adolf Hitler'le tanıştı.Em 1923, Winifred conheceu Adolf Hitler, que admirava a música de Richard Wagner.
Aksi takdirde, CPU, her veri parçasını kaynaktan hedefe kopyalamak zorunda kalırdı.De outra maneira, a CPU teria que copiar todos os dados da fonte até o destino.
Bu iki 'kehânet'i takdir ederek Deimos'taki iki kratere Swift ve Voltaire adı verilmiştir.Em reconhecimento a essas 'previsões', duas crateras em Deimos receberam os nomes Swift e Voltaire.
Ben bugünkü gençleri takdir ediyorum.Apelamos em particular para os jovens de hoje.
Aksi takdirde tarihimizi yanlış yönlendirmiş oluruz.’Se não, agarrava mal."
"Aranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmez.Dê-nos o povo, seu amparo, e certo que não sossobraremos em meio da jornada".
Bazı ünlü grup hayranları şarkıyı çok takdir ettiklerini belirttiler.Muitos fãs de alto prestígio também expressaram apreço pela canção.
Gerekli yaşam ortamı ve ihtiyaçları karşılandığı takdirde iki seneye kadar yaşayabilirler.Dependendo das condições de ambiente e alimentação podem chegar a viver de dois a três anos.
İşleyen bellek çok dolu olduğu takdirde uzun süreli belleğin kodlamasını etkileyebilir.Se esta estiver sobrecarregada a codificação para a memória de longa duração pode ser afetada.
Bir Yahudi buna uymak zorundadır; aksi takdirde bir Müslüman'a yüklenmek hayatından fazlasına mal olur."A tudo isso, o judeu é obrigado a submeter-se, seria mais do que sua vida valia atacar um maometano."
Eleştirmenler filmdeki üç ana oyuncuyu övmüş, çoğunlukla Watson'ın performansını ayrıca takdir etmişlerdir.A crítica elogiou as atuações dos três protagonistas, e frequentemente destacou Watson com a melhor atuação.
İmparatorun eli açıklığını takdir edecek bir konumda her zaman düşmanın arkasında başka biri vardı.Havia sempre alguém na retaguarda do inimigo em uma posição de apreciar a generosidade do imperador.
Aksi takdirde parayı alamayacaktır.Mas se não tiver dinheiro não vamos pagar.
Üç takdirname verilen tek kişidir.Foi a única pessoa a usar estes três títulos.
Aksi takdirde sıra bir sonraki oyuncuya geçer.Em caso de insucesso passa a vez ao próximo jogador.
Aksi takdirde sonsuza dek orada kalmaya mahkûm olacaktır.Senão, vai ficar nesse patamar até o fim.
Aksi takdirde, çekirdek var olamaz.Caso contrário, não haveria sombra.
Ortada bunu gerektiren bir şey olmadığı takdirde.Se nada falta nada há que buscar.
En çok takdir edilen eserlerini hayatının son 15 yılında bestelemiştir.As obras dos seus últimos 15 anos de vida são consideradas o declínio de sua carreira.
Ben Hande Yener'i takdir ederek dinliyorum." cevabını verdi."Estou me divertindo jogando com Jordan", disse Eric.
Aksi takdirde, akım denir durağan olmayan (diğer bir deyişle, geçici ).A contrario sensu, o não transeunte é o inverso (o que deixa vestígios).
Deneyime açık olan insanlar, entelektüel olarak meraklı, sanatı takdir eden ve estetiğe duyarlı kişilerdir.As pessoas com elevada abertura são intelectualmente curiosas, apreciadoras da arte, e sensíveis à beleza.
Zita kendisine yükletilen işlerin Tanrı tarafından takdir edildiğine inanmış biriydi.Acredita-se que ele abençoa aqueles que meditam sobre ele.
Efendiliğiyle her zaman takdir topladı.Jim, sempre leva uma moeda da sorte consigo.
Bunlar, aksi takdirde özdeşdir.Caso contrário, é incontável.
"Dürüst olmak gerekirse, filmde takdire şayan unsurlar bulunmakta."Estou realmente tendo um bom tempo de filmagens.
İdam sehpasına çıktığınız takdirde sizi kendinizi savunmak için 20 saniye defans konuşması verilir.Em caso de aprovação da denúncia, o presidente dispõe de 20 dias para apresentar sua defesa.
Ancak bu takdirde makamı aidi Meclisi derhal haberdar etmekle mükelleftir.Se isso acontecer, contate seu veterinário imediatamente.
Sokrates'in Spartalıların kanunlarını takdir ettiği bilinmektedir.O próprio Sócrates é retratado elogiando as leis de Esparta e Creta.
Bu yazının takdir edilmesinden sonra gazeteye basın özgürlüğü konusunda daha çok yazı yollamaya başladı.Isso ganhou popularidade após a publicação do livro Somebody Else Is on the Moon.
Aksi takdirde dinlenemez.Ela não descansa.
Aksi takdirde o oyuncunun unvana erişme şansı kalmaz.Caso contrário, o atleta poderá ser desclassificado.
Kıral, sadeleştirme yapılmaması takdirde filmin 5-6 saatten kısa olmayacağını düşündü.Mas é um filme feito para pensar, nem que seja por meros cinco minutos.
Artık kim bunun ötesinde bir şey isterse o takdirde onlar, haddi aşanlardır.''De onderdanige (sub) wil zijn of haar dominant (dom) behagen.
Ben bugünkü gençleri takdir ediyorum.Hieruit ontstond De Jeugd van Tegenwoordig.
Zamanın Hristiyan tarihçilerine göre bu ilahi bir takdirdi.Christelijke historici van die tijd zagen het als een goddelijk ingrijpen.
Bu iki 'kehânet'i takdir ederek Deimos'taki iki kratere Swift ve Voltaire adı verilmiştir.Op Deimos kregen daarom twee kraters de namen Swift en Voltaire.
Başkaları tarafından görülme ve takdir edilme ihtiyacı.Ieder mens heeft behoefte om door anderen geaccepteerd en gewaardeerd te worden.
Böylesine takdire şayan biriydi.Hij was een begenadigd tapdanser.

İlgili Sayfalar