takdir ile cümle

takdir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu, üstün ve her şeyi bilen Tanrının takdiridir.Such is the measure appointed by Him, the omnipotent and all-wise.
De ki: Bize Allah'ın takdir ettiğinden başka bir şey gelip çatmaz kesin olarak.Tell them: "Nothing can befall us except what God decrees.
Yalnız karısını kurtarmayacağız, onun, helak olanlarla beraber şehirde kalmasını takdir ettik."Other than his wife who, it is decreed, will remain with those who will stay behind."
Bir işin olmasını takdir etti mi ona ancak ol der, oluverir.When He decrees a thing He has only to say: "Be", and it is.
Ve andolsun ki gönderilen kullarımıza şu sözü söylemiştik, şu hükmü takdir etmiştik.Our word had already been given before to Our votaries, the apostles, --
O gecede ayrılır, takdir edilir her hükmolunan iş.On which all affairs are sorted out and decided
Biz takdir ettik aranızda ölümü ve kimse geçemez önümüze bizim.We have incorporated death in your constitution, and We shall not be hindered
Şüphe yok ki Allah'ın takdir ettiği vakit geldi mi gecikmesine imkan yoktur eğer biliyorsanız.Surely when God's appointed time is come it will not be put off, if only you knew!
Derken taktir ettik yaratılışını, ne güzel de takdir ederiz biz.Then We facilitated (your birth). How well do We calculate!
O takdirde kendilerine katımızdan büyük bir ödül elbette verirdik.And We would have bestowed on them a great reward of Our own,
Eğer yüz çevirirseniz, o takdirde sizi büyük bir günün azabıyla korkuturum.But if you turn away, I fear the punishment of a terrible Day for you.
Nûh dedi: "Onu size, dilediği takdirde ancak Allah getirir, siz de hiçbir engel çıkaramazsınız."He replied: "Only God will bring it on you if He please, and you cannot prevail against Him.
Allah'ı, şanına yaraşır biçimde takdir edemediler.They do not esteem God with the right estimation.
"Kendiniz gibi bir insana itaat ederseniz, o takdirde mutlaka hüsrana uğrayanlar olursunuz."So if you follow a man like yourself you will certainly be doomed.
Karısı hariç. Onu, arkada kalanlardan biri olarak takdir etmiştik.So We saved him and his family except his wife who was destined to stay behind.
Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, o takdirde onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır.If you do not know their fathers, they are then your brothers in religion and your friends.
Azîz, Alîm olanın takdiridir bu.This is the dispensation of the mighty, all-knowing (God).
İşler bunlar Azîz ve Alîm olanın takdiridir.This has been determined by the mighty and all-knowing.
Ölümü aranızda biz takdir ettik. Biz önüne geçilecekler değiliz.We have incorporated death in your constitution, and We shall not be hindered
Artık (ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyin.So now you may have intercourse with them, and seek what God has ordained for you.
Yemin ettiğiniz takdirde yeminlerinizin keffareti işte budur.This is the expiation for an oath when you have sworn it.
İşte bu, aziz olan (ve her şeyi) pek iyi bilen Allah'ın takdiridir.Such is the measure appointed by Him, the omnipotent and all-wise.
Onları kovduğum takdirde ben gerçekten zalimlerden olurum."If I say this, I will surely be unjust."
"(Fakat Lut'un) karısı müstesna; biz onun geri kalanlardan olmasını takdir ettik.""Other than his wife who, it is decreed, will remain with those who will stay behind."
Fakat onları takdir edilen bir müddete kadar erteliyor.Yet He gives them latitude for a time ordained.
O takdirde, senin ardından kendileri de fazla kalamazlar.But then, they too would have stayed but a little after you.
Allah, onlar için bir vade takdir etti.There is no doubt that.
Firavun cevap verdi: Evet, o takdirde hiç şüphe etmeyin, gözde kimselerden de olacaksınız."Yes," he replied. "You 'will be among the honoured."
İşte bu, aziz ve alim olan Allah'ın takdiridir.This is the dispensation of the mighty, all-knowing (God).
İşte bu, aziz, alim Allah'ın takdiridir.This has been determined by the mighty and all-knowing.
Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık. (Her iki) su, takdir edilmiş bir işin olması için birleşmişti.And We opened up the springs of the earth; and the waters met for a decreed end.
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık etmiş oluruz" dediler.In that case we shall he in error and insane.
Aranızda ölümü takdir eden biziz. Ve biz, önüne geçilebileceklerden değiliz.We have incorporated death in your constitution, and We shall not be hindered
Gümüşten öyle kadehler ki onları istedikleri ölçüde tayin ve takdir etmişlerdir.And crystal clear bottles of silver, of which they will determine the measure themselves.
Takdir edip yol gösteren,Who determines and directs,
Kocaları da, barışmak istedikleri takdirde o süre içersinde onları geri almaya daha layıktırlar.Their husbands would do well to take them back in that case, if they wish to be reconciled.
Siz doğru yolda olduğunuz takdirde doğru yoldan sapanlar size zarar veremezler.If you follow the right path those who have gone astray will not be able to do you harm.
Onları yanından kovduğun takdirde zalimlerden olursun.If you drive them away you will only be unjust.
İşte bu, her şeye galip gelen ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.Such is the measure appointed by Him, the omnipotent and all-wise.
Onlar da: "Şüphesiz o takdirde biz Rabbimize döneceğiz." dediler.They answered: "We have (in any case) to go back to our Lord.
De ki: "Hiçbir zaman bize Allah'ın bizim için takdir ettiğinden başkası dokunmaz.Tell them: "Nothing can befall us except what God decrees.
Yalnız Lût'un karısı müstesnâ, çünkü onun helak edilenlerle birlikte yok edilmesini takdir ettik."Other than his wife who, it is decreed, will remain with those who will stay behind."
Allah onlar için şüphe edilmeyen bir vâde takdir etmiştir.There is no doubt that. He has fixed a term for them.
Firavun cevaben: "Evet, o takdirde hiç şüphe etmeyin, gözde kimselerden olacaksınız" dedi."Yes," he replied. "You 'will be among the honoured."
Peygambere Allah'ın takdir ettiği, mübah kıldığı şeyde bir darlık yoktur.There is no constraint on the Prophet in what God has decreed for him.
İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.This is the dispensation of the mighty, all-knowing (God).
Allah'ı hakkıyla takdir edemediler.They do not esteem God as is rightly due to Him.
Yeri de kaynaklar halinde fışkırttık, derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.And We opened up the springs of the earth; and the waters met for a decreed end.
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık içine düşmüş oluruz." dediler.In that case we shall he in error and insane.
Aranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmez.We have incorporated death in your constitution, and We shall not be hindered
Kuşkusuz Allah'ın takdir ettiği süre gelince ertelenmez. Eğer bilseydiniz.." (inanırdınız).Surely when God's appointed time is come it will not be put off, if only you knew!
Gece ve gündüzü Allah takdir eder.Yet God prescribes the measure of night and day.
Takdir edip hidayeti gösteren O'dur.Who determines and directs,
Allah izin vermedikçe hiç bir kişi ölemez. Bu, belli bir vakte bağlanmış, takdir edilmiştir.No one can die before his appointed term except in accordance with the law of God.
Ve o takdirde Biz de onlara tarafımızdan pek büyük mükâfat verirdik.And We would have bestowed on them a great reward of Our own,
Aksi takdirde biz elbette zalimlerden oluruz!” diye yemin ederler.We have stated no more (than the truth), or else we shall be unjust"
O takdirde kendileri de senden sonra pek az kalır, sonra da yok olur giderler.But then, they too would have stayed but a little after you.
Eğer babalarını bilmiyorsanız, bu takdirde onları kardeş veya mevlâ olarak kabul edin!If you do not know their fathers, they are then your brothers in religion and your friends.
De ki: “Rabbime isyan ettiğim takdirde müthiş bir günün azabından endişe ederim.”Say: "If I disobey my Lord, I fear the punishment of an evil Day."
Dilediği kimseleri rahmetine nail etmek için Allah böyle takdir buyurdu.(But this was not done) so that God may admit into His favour whom He willed.

İlgili Sayfalar