takıntı ile cümle
takıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bunu takıntı haline getirirler.Ils deviennent obsédés par ça.
Bunu takıntı haline getirirler.Jsou tím posedlí.
Bunu takıntı haline getirirler.왜냐하면 그들이 '열망하고 가지고 싶어하는' 것이기 때문이죠.
Bunu takıntı haline getirirler.Mają na tym punkcie bzika.
Bunu takıntı haline getirirler.Mereka terobsesi pada hal itu.
Bunu takıntı haline getirirler.Ne sono ossessionati.
Bunu takıntı haline getirirler.Obsedeni so.
Bunu takıntı haline getirirler.Se obsesionaron con eso.
Bunu takıntı haline getirirler.Sie sind davon besessen.
Bunu takıntı haline getirirler.Ze raken er geobsedeerd door.
Bunu takıntı haline getirirler.Παθιάζονται με αυτό.
Bunu takıntı haline getirirler.Они захвачены этим.
Bunu takıntı haline getirirler.בגלל שזה סוג הדברים שאנשים עושים. יש להם תשוקות.
Bunu takıntı haline getirirler.لأن ذلك ما يفعلونه. إنهم يصابوا بالهوس حياله.
Bunu takıntı haline getirirler.製品を制作したり、アイディアを売りだしたり、
Bu takıntıdan kurtulmak için bir bekleme kuyruğu var!De wachtrij wachten te halen voorgeschiedenis naar deze vasana!
Bu takıntıdan kurtulmak için bir bekleme kuyruğu var!Die Warteschlange, um über dieses Vasan hinauszukommen!
Bu takıntıdan kurtulmak için bir bekleme kuyruğu var!Și tot aștepți ca această tendință să treacă!
Bu takıntıdan kurtulmak için bir bekleme kuyruğu var!Sorban állnak, és várják, hogy túljuthassanak ezen a vászanán.
Bu takıntıdan kurtulmak için bir bekleme kuyruğu var!Η σειρά αναμονής για να ξεπεράσεις αυτή την επιθυμία! [γέλιο]
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.저는 이 30년 주기에 집작하는 유일한 사람은 아닙니다.
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.Bukan hanya saya yang terobsesi dengan hal ini.
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.Eu não sou a única obcecada com esta história dos 30 anos.
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.Ich bin nicht die einzige, die von diesem ganzen 30-Jahres-Ding besessen ist.
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.Ik ben niet de enige die geobsedeerd wordt door dit dertig jaar verhaal.
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.Je ne suis pas la seule à être obsédée par cette affaire des 30 ans.
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.Nejsem jediný nadšenec do celé téhle věci ohledně 30letých cyklů.
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.Nem én vagyok az egyetlen, akinek kényszerképzete lett ez a "30 év dolog".
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.Nie som jediná, kto je posadnutý touto 30-ročnou záležitosťou.
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.Nie tylko ja mam na jego punkcie obsesję.
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.Non sono la sola ad essere ossessionata con questa cosa dei 30 anni
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.No soy la única que esta obsesionada con esto de los 30 años.
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.Nu sunt singura obsedată de acești 30 de ani.
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.Tôi cũng không phải là người duy nhất bị ám ảnh tới cái chu kỳ 30 năm này.
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.Δεν είμαι η μόνη με εμμονή σ' αυτήν τη θεωρία για τα τριάντα χρόνια.
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.Не съм единственият, обсебен от цялата тази 30-годишна работа.
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.Я не единственная, кто одержим этой идеей о 30-летних циклах.
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.אני לא היחידה שאובססיבית לעניין 30 השנים הזה.
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.اني لسه المهووسة الوحيدة فيما يتعلق بالغذاء .. وبفكرة الثلاثين عام
Bütün bu 30 senedeki şeyle takıntılı olan sadece ben değilim.マイケル ポーランそしてTED Prize Wishで
Epostalara takıntılıyım.Estou obcecado pelo e-mail.
Epostalara takıntılıyım.Estoy obsesionado con el e-mail.
Epostalara takıntılıyım.Ich bin besessen von Email.
Epostalara takıntılıyım.Ik ben geobsedeerd door e-mail.
Epostalara takıntılıyım.Jeg er besat af email.
Epostalara takıntılıyım.Je suis obsédé par les emails.
Epostalara takıntılıyım.전 이메일을 많이 받았습니다. 꽤 많죠
Epostalara takıntılıyım.Mam obsesję na punkcie e-maili.
Epostalara takıntılıyım.Obseden sem z elektronsko pošto.
Epostalara takıntılıyım.Sono ossessionato dalle mail.
Epostalara takıntılıyım.Sunt obsedat de email.
Epostalara takıntılıyım.Мне приходит огромное количество электронной почты.
Epostalara takıntılıyım.Обсебен съм от електронната поща.
Epostalara takıntılıyım.אני אובססיבי עם אימיילים. אני מקבל הרבה הודעות.
Epostalara takıntılıyım.أنا مهووس بالرسائل الالكترونية. أحصل على الكثير منهم.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Ako mladý kúzelník som bol posadnutý Houdinim a jeho výzvami pod vodou.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Als jonge magiër was ik geobsedeerd door Houdini en zijn uitdagingen onder water.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Als junger Zauberkünstler war ich besessen von Houdini und seinen Unterwasserkünsten.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Cuando era un joven mago estaba obsesionado con Houdini y sus desafíos bajo el agua.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Da giovane mago ero ossessionato dalla figura di Houdini e dalle sue sfide sott'acqua.