takıntı
/ta.kɯnˈtɯ/
noun
C2 seviye
TR → EN
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)takıntıyı
Yönelme (-e)takıntıya
Bulunma (-de)takıntıda
Çıkma (-den)takıntıdan
Tamlayan (-in)takıntının
Çoğul (-ler)takıntılar
Tanım
•annexe
•Belli bir işlev eklemek, ya da belli bir dosya biçimi ya da aygıtı desteklemek üzere bir başkasıyla etkileşen bir bilgisayar uygulaması öbeği ya da aygıtı.
•Bir durum veya sorunla ilişkisi olan başka durum veya sorun
•Bir kimseyle kurulan ilişki
•Bir şeye hastalık derecesinde düşkünlük, obsesyon
•Bütünlemeye kalınan ders
•Kadınların takındıkları değerli süs eşyası, mücevher.
•Küçük, önemsiz borç
Diğer Dillerde
Rusçaнебольшой долг, подвески, прицеп
Они меня захватывают. — Takıntım var.
Etimoloji
By surface analysis, tak- + -ıntı.
Örnek Cümleler
O takıntılı.
She's obsessed.
Takıntım var.
I'm obsessed.
Onlar takıntılı.
They're obsessed.
Biz takıntılıyız.
We're obsessed.
Ben takıntılıyım.
I'm obsessed.
Sami takıntılıydı.
Sami was obsessed.
Siz takıntılısınız.
You're obsessed.
Oldukca takıntılıyım.
Very, very obsessive.
Mary modaya takıntılı.
Mary is obsessed with fashion.
Tom trenlere takıntılı.
Tom is obsessed with trains.
Bu takıntımı yok edersen
Breaking this fixation
Hardala takıntılıydılar.
They were obsessed with mustard.
İlgili Sorular
*Rest in question* parçasına kimler takıntı yaptı?
Cenaze sandığına karşı takıntı geliştirdim, ne yapmam gerekir?
Nasıl hissediyorum ona açıklamalı mıyım? Çok takıntı haline geldi!!!
Sven'in takıntı göstermediği ve Rooney'suz bir kadroyla Dünya Kupasını kazanma ihtimalimiz nedir?
Bir erkek özür dilediğinde, aşk ya da takıntı izlenimi vermeden, sizi tekrar ona yönlendirecek ne söyleyebilir?