takıntı ile cümle
takıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Enquanto mágico jovem, eu estava obcecado com Houdini e com os seus desafios debaixo de água.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Fiatal bűvészként megszállottja voltam Houdininek és az ő vízalatti számainak.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Jako mladý kouzelník jsem byl posedlý Houdinim a jeho kousky pod vodou.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Jako młody magik miałem obsesję na punkcie Houdiniego i jego podwodnych wyzwań.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Nuorena taikurina olin pakkomielteinen Houdinista ja hänen vedenalaisista haasteistaan.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Quand j'étais jeune magicien, j'étais obsédé par Houdini, et ses exploits sous l'eau.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Som en ung tryllekunstner var jeg besat af Houdini og hans undervands udfordringer.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Som ung magiker var jag som besatt av Houdini och hans undervattensutmaningar.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Tanar magician fiind, eram obsedat cu Houdini si incercarile sale subacvatice.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Σαν νεαρός μάγος είχα εμμονή με τον Χουντίνι και τις υποβρύχιες δοκιμασίες του.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Как и все молодые маги-чародеи, я был увлечен Гудини, и его подводные чудеса не давали мне покоя.
Genç bir sihirbaz olarak Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Като млад магьосник бях обсебен от Худини и подводните му предизвикателства.
Hardala takıntılıydılar.A mustár megszállottja volt.
Hardala takıntılıydılar.Boli posadnutí horčicou.
Hardala takıntılıydılar.Byli posedlí hořčicí.
Hardala takıntılıydılar.Com a mostarda.
Hardala takıntılıydılar.Dalla senape.
Hardala takıntılıydılar.Erau obsedaţi de muştar.
Hardala takıntılıydılar.Estaban obsesionados con la mostaza.
Hardala takıntılıydılar.Heillä oli pakkomielle sinappiin.
Hardala takıntılıydılar.Họ bị ám ảnh bởi mù tạc.
Hardala takıntılıydılar.Ils étaient obsédés par la moutarde.
Hardala takıntılıydılar.Mereka terobsesi dengan mustard.
Hardala takıntılıydılar.Obsedeni so bili z gorčico.
Hardala takıntılıydılar.Sie waren besessen von Senf.
Hardala takıntılıydılar.Van mosterd.
Hardala takıntılıydılar.Είχαν εμμονή με τη μουστάρδα.
Hardala takıntılıydılar.Вони були одержимі гірчицею.
Hardala takıntılıydılar.Они были одержимы горчицей.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.A minha vida focou-se em ver-me livre dele, de uma forma obsessiva.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Az életem elkezdett arról szólni, hogy megszabaduljak tőle, mígnem teljesen ennek a megszállottja lettem!
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Hidup dan obsesiku menjadi untuk mengenyahkannya.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.제 삶은 그것을 없애고 그것을 없애는데 몰두하는 것이 되어버렸습니다.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.La mia vita si è trasformata nell'ossessione di liberarmene.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Ma vie s'est mise à tourner autour de l'obsession de m'en débarrasser.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Mein Leben drehte sich plötzlich darum, ihn loszuwerden und besessen davon zu sein.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Mijn leven draaide om het kwijtraken ervan en de obsessie hierover.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Mitt liv kom att handla om att bli av med den och fundera på att bli av med den.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Mi vida se convirtió en sacármelo de encima; una obsesión por deshacerme de él.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Moje życie zaczęło się koncentrować na tym, żeby się go pozbyć i obsesyjnie do tego dążyłam.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Rồi tôi sống như là để rũ bỏ nó đi và luôn bị ám ảnh về điều đó.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Tématem mého života se stalo to, že jsem se ho zbavovala, a že jsem byla tímto zbavováním posedlá.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Viaţa mea devenise o încercare şi o obsesie de a scăpa de ea.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Život sa začal točiť okolo toho, ako sa ho zbaviť, a nutkania sa ho zbaviť.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Η ζωή μου περιστρεφόταν γύρω από το να το ξεφορτωθώ και είχα αποκτήσει εμμονή να το ξεφορτωθώ.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Животът ми бе относно отърваването от него и бях завладяна от това как да се отърва от него.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Моє життя наповнилось спробами позбутись його і одержимістю позбутись його.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Моя жизнь наполнилась попытками избавиться от него и сильным желанием это сделать.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.חיי הפכו להיות לאובססיה סביב העיסוק בלהפטר ממנה.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.أصبحت حياتي حول التخلص منها ، والتفكير المهووس حول التخلص منها.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.実のところ それが 行きすぎて
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.我嘅生活開始圍繞點除佐佢,我心神不寧,一心要除佐佢。
Herhangi bir takıntınız yoksa o zaman liderlik içeren hiçbir olaya katılamazsınız - politik, dinsel, sosyal.どんな種類のリーダーシップにも 関わりになることはないだろう 政治的リーダーにせよ
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Alle ved, at mennesker der følger deres passion er noget neurotiske.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar. Biraz da garip? Hmm?Iedereen weet dat mensen die hun dromen najagen wat obsessief en een beetje vreemd zijn.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Jeder weiß, dass Menschen, die ihrer Leidenschaft folgen, etwas zwanghaft sind.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Kaikki tietävät, että intohimoaan tavoittelevat ihmiset ovat hieman pakkomielteisiä.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Každý přece ví, že lidi, co se ženou za svou vášní, jsou trošku šílení.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Každý vie, že ľudia, ktorí nasledujú svoje vášne sú do istej miery fanatickí.
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.누구나 자신의 열정을 추구하는 사람들은 어느 정도 망상에