takıntı ile cümle
takıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Tại TED chúng tôi hơi bị mê hoặc bởi ý tưởng về sự cởi mở.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.TED에서 우리는 개방성이라는 발상에 좀 집착하고 있습니다.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Tedy, na TEDu jsme se stali trochu posedlými touhle myšlenkou otevřenosti.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.W TED dostaliśmy małej obsesji na punkcie otwartości.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Στο TED λοιπόν, έχουμε αποκτήσει μια μικρή εμμονή με την ιδέα της ανοικτότητας.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Така че, в TED. ние сме станали малко обсебени от тази идея за отвореност.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.Так, в проекте TED мы стали несколько одержимыми идеей открытости.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.אצלנו ב-TED, הפכנו לקצת כפייתיים עם רעיון זה של פתיחות.
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.ونحن في مؤتمر تيد مهووسون قليلا في موضوع الانفتاح ذاك على العالم
Bizler TED'de bu açıklık fikrine biraz takıntılıyız.オープンであることを追求しています 仲間うちでは「徹底的なオープン性」と呼んでいますが
Bu an'da bir vasana'yı (takıntıyı) ifade etmek için buraya çıktım.Azért jöttem ide ebben a pillanatban, hogy egy vászanáról (látens belső hajlamról) beszéljek.
Bu an'da bir vasana'yı (takıntıyı) ifade etmek için buraya çıktım.Ich bin in diesem Moment gekommen, um ein Vasana auszudrücken.
Bu an'da bir vasana'yı (takıntıyı) ifade etmek için buraya çıktım.Ik ben op dit moment opgestaan om een vasana uit te spreken.
Bu an'da bir vasana'yı (takıntıyı) ifade etmek için buraya çıktım.[Ε:] Ήρθα να μιλήσω αυτή τη στιγμή για να εκφράσω μια τάση.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum. Takıntım var.Appleコンピュータは あのPowerBookは
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum. Takıntım var.Così... io amo i computer della Apple, ne sono ossessionato.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum. Takıntım var.에-- 저는 애플 컴퓨터를 좋아합니다. 정말 좋아합니다.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum. Takıntım var.Şi asta - Ştiţi, iubesc computerele Apple, sunt obsedat.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum. Takıntım var.Te tiedätte että rakastan Applen tietokoneita.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum. Takıntım var.Uwielbiam komputery Apple.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum. Takıntım var.אז זה -- אתם יודעים, אני אוהב מחשבי אפל. אני אובססיבי.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum. Takıntım var.لذا ، أننى -- كما تعلمون ، أنا أحب حواسيب شركة آبل. أنا مهووس بها.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Ich war von jeder Schraube und Unterlegscheibe in den Dingern besessen.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Ik was persoonlijk geobsedeerd door elke moer, bout en ring in deze gekke apparaten.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Já jsem se osobně zabýval každým šroubkem a matičkou jako posedlý.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.저는 이 장비 안의 볼트와 너트, 와셔 하나하나에 매달렸습니다.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Megszállottja vagyok az anyacsavarnak, retesznek, alátétnek és az ehhez hasonló őrült dolgoknak.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Personal am urmărit fiecare șurub, cui şi garnitură în aceste trăznăi.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Personalmente me obsesiono con cada tuerca, tornillo y lavado de estas locuras.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Personalmente sono ossessionato da ogni vite, bullone, rondella di questi aggeggi pazzeschi.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Personnellement je me suis préoccupé de chaque écrou, vis et rondelle.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Wariowałem na punkcie każdej śrubki, nakrętki i podkładki w tych urządzeniach.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Лично аз бях обзет от натрапчиви мисли за всяка гайка, болт и шайба в тези луди неща.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Я помешан на каждом болте, каждой гайке и шайбе в этих замечательных штуковинах.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.אני באופן אישי הייתי אובססיבי לגבי כל אום, בורג ודיסקית בדברים המשוגעים האלה.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.أنا شخصيا قلق على كل بنس , مسمار والمغسلة في تلك الأشياء الصغيرة .
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.こいういう機材をオリジナルで作るときは
Bu fikirde takıntılıydı, resimlerine takıntılı bir ressam gibi, anladınız mı?On byl posedlý touto myšlenkou. Stejně jako je malíř posedlý jeho malbou.
Bu fikirde takıntılıydı, resimlerine takıntılı bir ressam gibi, anladınız mı?Είχε εμμονή με την ιδέα αυτή, όπως ένας καλλιτέχνης που έχει εμμονή με τα έργα του.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Acestia sunt oameni care sunt obsedati de ceva.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Ce sont ces gens qui sont obsédés par les choses.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Das sind Leute, die von irgendetwas besessen sind.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.De här är männsiskor som är besatta av något.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Deze mensen zijn geobsedeerd door iets.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Estas são as pessoas que estão obcecadas por qualquer coisa.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Estas son las personas que están obsesionadas con algo.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Ezek azok, akik megszállottak valamivel kapcsolatban.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.관심을 보이며 적극적으로 정보를 수집하는 사람들이 늘어났습니다.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Mereka adalah orang yang terobsesi pada sesuatu.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Queste sono le persone ossessionate da qualcosa.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Tito lidé jsou něčím posedlí...
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.To so ljudje, ki so obsedeni z nečim.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Είναι οι άνθρωποι που είναι παθιασμένοι με κάτι.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Това се хората обзети от дадена тема.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Эти люди одержимы чем-то.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.אלו הם האנשים שיש משהו שחשוב להם.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.هؤلاء هم الناس الذين لديهم هواجس مع شئ ما.
Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.そしてあなたが語りかければ、彼らは聞いてくれます。
Bunu takıntı haline getirirler.Devin obsedati cu ceea ce fac.
Bunu takıntı haline getirirler.Họ muốn như vậy.