takılma ile cümle
takılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir yönetici veya işçiye takılmak için token gösterAfficher le jeton pour rejoindre un cluster swarm en tant que nœud manager ou worker
Bir yönetici veya işçiye takılmak için token gösterZeige den Token um als Manager oder Worker beizutreten
Böylece, 1985, 1986 dolaylarında Ruanda'da takılmaya devam ediyorum, orada iki şey yapıyordum.그래서, 저는 1986, 1986년 경의 르완다에 대해서 이야기를 하겠습니다. 그 당시 저는 두 가지 일을 하고 있었습니다.
Böylece, 1985, 1986 dolaylarında Ruanda'da takılmaya devam ediyorum, orada iki şey yapıyordum.Deci, voi vorbi în continuare despre Rwanda anilor 1985, 1986, când făceam două lucruri.
Böylece, 1985, 1986 dolaylarında Ruanda'da takılmaya devam ediyorum, orada iki şey yapıyordum.Donc, je vais me concentrer sur le Rwanda, dans les années 1985, 1986, où je faisais 2 choses.
Böylece, 1985, 1986 dolaylarında Ruanda'da takılmaya devam ediyorum, orada iki şey yapıyordum.Dus, ik blijf in Rwanda, circa 1985, 1986, waar ik twee dingen deed.
Böylece, 1985, 1986 dolaylarında Ruanda'da takılmaya devam ediyorum, orada iki şey yapıyordum.Entonces, voy a seguir con Ruanda, alrededor de 1985, 1986, donde yo estaba haciendo dos cosas.
Böylece, 1985, 1986 dolaylarında Ruanda'da takılmaya devam ediyorum, orada iki şey yapıyordum.Ich bleibe also in Ruanda, so um 1985, 1986 herum, wo ich zweierlei tat:
Böylece, 1985, 1986 dolaylarında Ruanda'da takılmaya devam ediyorum, orada iki şey yapıyordum.Jeg bliver ved Rwanda, omkring 1985, 1986, hvor jeg lavede to ting.
Böylece, 1985, 1986 dolaylarında Ruanda'da takılmaya devam ediyorum, orada iki şey yapıyordum.Quindi, torniamo in Rwanda, nel 1985, 1986 circa, dove stavo facendo due cose.
Böylece, 1985, 1986 dolaylarında Ruanda'da takılmaya devam ediyorum, orada iki şey yapıyordum.Tak, zostanem v Rwande, asi 1985.. 1986, kde som robila dve veci.
Böylece, 1985, 1986 dolaylarında Ruanda'da takılmaya devam ediyorum, orada iki şey yapıyordum.Wracając do Rwandy w 1985, 1986 r. Robiłam tam dwie rzeczy.
Böylece, 1985, 1986 dolaylarında Ruanda'da takılmaya devam ediyorum, orada iki şey yapıyordum.Θα επιμείνω στη Ρουάντα, γύρω στο 1985, 1986, όταν έκανα δύο πράγματα.
Böylece, 1985, 1986 dolaylarında Ruanda'da takılmaya devam ediyorum, orada iki şey yapıyordum.И така, ще се съсредоточа върху Руанда, около 1985-1986, където правих две неща.
Böylece, 1985, 1986 dolaylarında Ruanda'da takılmaya devam ediyorum, orada iki şey yapıyordum.Я расскажу о Руанде примерно 1985-1986 годов, где у меня было 2 дела.
Böylece, 1985, 1986 dolaylarında Ruanda'da takılmaya devam ediyorum, orada iki şey yapıyordum.אשאר ברואנדה, סביב 1985, 1986, שאז עשיתי שני דברים.
Böylece, 1985, 1986 dolaylarında Ruanda'da takılmaya devam ediyorum, orada iki şey yapıyordum.لذا، سأظل في رواندا، سيركا 1985، 1986، حيث كنت أفعل شيئين.
Böylece, 1985, 1986 dolaylarında Ruanda'da takılmaya devam ediyorum, orada iki şey yapıyordum.私は2つのことをしていました 20人の未婚の母たちとパン屋を初めました
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.Beaucoup d'entre elles ne sont pas mal du tout.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.Dan kebanyakan dari mereka cukup bagus.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.És a legtöbbjük elég jó.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.보시다시피, 친구들이랑 노는 것을 좋아하는군요, 그쵸? 그리고 대부분은 아주 잘 만들어 집니다.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.le gusta estar con sus amigos. Y muchos de ellos son bastante buenos.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.Molti di loro sono venuti davvero bene.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.Och, du vet, han gillar ju att hänga med sina polare. Och många av dem är faktiskt ganska bra.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.On bardzo lubi spędzać czas ze swoimi "kumplami". Wielu z nich jest naprawdę dobrych.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.Si multe dintre ele sunt chiar reusite.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.Và chúng có thể làm điều này rất tốt.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.Veel zijn best goed gelukt.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.Και πολλά από αυτά είναι πραγματικά πολύ καλά.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.Много от тях са в действителност доста добри.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.והוא אוהב להסתובב עם החבר'ה שלו. רובם די מוצלחים.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.إنه يحب الإجتماع مع أصدقائه، حسناً. والكثير منهم في الواقع جيدين للغاية.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.これらは本当によく出来ています
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.Com essas pessoas eu ainda saio.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.Con estas personas sí que sigo saliendo.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.Con questa gente esco ancora.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.Cu ăştia continui să ies.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.Disse mennesker er jeg stadig sammen med.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.Ezekkel az emberekkel továbbra is szívesen vagyok együtt.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.저는 이 사람들과는 아직까지도 같이 다닙니다.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.Met deze mensen ga ik nog steeds op stap.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.Mit diesen Leute treffe ich mich immer noch.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.Orang-orang ini masih saya temani.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.Tôi vẫn còn hay đi chơi với những người này.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.Z nimi nadal jestem w kontakcie.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.Μ'αυτούς κάνω ακόμα παρέα.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.З цими людьми я спілкуюся досі.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.С тези хора все още излизам.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.С этими людьми я всё ещё общаюсь.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.עם האנשים האלה אני עדיין מסתובב.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.لازلت أتسكع مع هؤلاء الأشخاص.
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.さて こちらは喫煙です
Bu insanlarla hala takılmaya devam ederim.我仲有同呢啲人出去
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Am dat cumva peste Marele Canion pe asteroid?
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Er vi havnet i Grand Canyon?!
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Har vi råkat hamna i Grand Canyon?!
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Heel fijn. Hebben ze hier ook 'n Grand Canyon.
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Kita menemui Grand Canyon di asteroid?
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?-Narazili jsme na Grand Canyon.