takılma ile cümle

takılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?On est tombés sur le Grand Canyon.
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Päädyttiinkö me Grand Canyonille?!
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Siamo arrivati al Grand Canyon dell'asteroide.
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Smo prišli v Veliki kanjon?
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Viemos ter ao "Grand Canyon".
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Wielki Kanion na asteroidzie?
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Y ahora, nos topamos con el Gran Cañón.
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Σπουδαία. Έτυχε να πέσουμε πάνω στο Γκραν Κάνιον.
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Е, браво. Стигнахме до тукашния Гранд Каньон.
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Стигнахме до тукашния Гранд Каньон.
Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?علينا فقط العبور من الوادى الكبير على هذا النيزك
Bununla böyle takılmak da hoş olur.JT: Es ist cool, einfach so zu gehen.
Çabuk, kolay ve dişinize takılmayacakЭто быстро, легко и это не застрянет в ваших зубах
- Çok büyük. Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Echt klasse(!) Wir müssen ausgerechnet am Grand Canyon dieses Asteroiden landen!
- Çok büyük. Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Itt is van egy Grand Canyon.
- Çok büyük. Bu kadar yolu, Grand Kanyon'a takılmak için mi geldik?Trên thiên thể này, có Thung lũng đá nữa hả?
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar. Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.Доста акули се улавят случайно в даляните.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.Chicos, no tenéis por qué venir conmigo.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.I behøver ikke at følge med længere.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.Ni behöver inte följa med längre.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.Nie musicie ze mną iść.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.Ragazzi, voi non siete obbligati a seguirmi.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.Teidän ei tarvitse roikkua mukanani.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.Vocês não têm de me acompanhar.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.Δεν είναι απαραίτητο να με ακολουθήσουν οι δικοί σου.
Dinle, benimle takılmak zorunda değilsiniz.Слушайте, вы не обязаны идти вместе со мной.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Care a fost norocos, pentru că nu aş fi avut o şansă de a obţine orice persiflare din sistemul meu.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Čo bolo šťastie, pretože by som nemal šancu dostať nejakú persiflage z môj systém.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Což bylo štěstí, protože bych neměl šanci dostat nějakou persiflage z můj systém.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Das war Glück, weil ich nicht gehabt hätte, eine Chance zu einer Persiflage von sich mein System.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Die heeft geluk gehad, want ik zou geen kans hebben gehad aan een persiflage op te halen uit mijn systeem.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Được may mắn, bởi vì tôi sẽ không có một cơ hội để có được bất kỳ chế giểu nhẹ ra khỏi hệ thống của tôi.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Hvilket var heldig, fordi jeg ikke ville have haft en chance for at få nogen persiflage ud af mit system.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Jakie to szczęście, bo nie miałby szansę uzyskać wszelkie persyflaż z moim systemie.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Joka oli onnekas, koska minulla ei olisi ollut mahdollisuutta saada mitään pilanteko ulos minun elimistö.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Kateri je bil srečen, ker jaz ne bi imel priložnost, da se vse Ismijavanje izven svoj sistem.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.나는 밖으로 어떤 야유를 얻을 수있는 기회를 가지지 못했을 때문에 어떤은 운이 좋았
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Melyik volt szerencsés, mert nem lett volna esélye, hogy olyan nevetségessé tétel ki a rendszer.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Quel a été chanceux, parce que je n'aurais pas eu une chance d'obtenir toute persiflage de mon système.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Vilket var tur, eftersom jag inte skulle ha haft en chans att få någon PERSIFLAGE av mitt system.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Yang beruntung, karena saya tidak akan memiliki kesempatan untuk mendapatkan lucuan apapun dari sistem saya.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Ποιο ήταν τυχερός, γιατί δεν θα είχε την ευκαιρία να πάρετε οποιοδήποτε εμπαιγμός από το σύστημά μου.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Какие повезло, потому что я не имел бы шанс получить какой-либо из подшучивание моей системе.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Кое е късмет, защото аз не биха имали шанс да си добродушни шеги от моята система.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.Які пощастило, бо я не мав би шанс отримати який-небудь з подшучіваніе моїй системі.
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.الذي كان محظوظا ، لأنني لن يكون لديه فرصة للحصول على أي من تهكم
Dışında herhangi bir takılma almak için bir şansa sahip değil, çünkü hangi şanslıydım benim sistem.私のシステム。レディバーンは、襟の会話。
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.Ale rychle jsme přišli na to, že delfíni se prostě nebudou potulovat kolem naší lodi a mačkat klávesy.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.Dar ne-am dat seama repede că delfinii pur și simplu nu vor urma barca pentru a folosi o tastatură.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.하지만 곧 우리는 돌고래들이 얌전하게 배 주변에 머무르며 키보드를 쓰지 않는다는 걸 발견했지요.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.Maar we merkten snel dat dolfijnen niet blijven hangen rond een boot met een toetsenbord.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.Mas depressa descobrimos que os golfinhos não permaneceriam junto do barco em volta do teclado.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.Men vi fandt hurtigt ud af at delfinerne simpelthen ikke ville blive i nærheden af båden og bruge tastaturet.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.Okazało się jednak, że delfiny nie mają zamiaru zabawiać się z łódką z klawiaturą.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.Wir fanden aber schnell heraus, dass freie Delfine nicht einfach so an einem Boot bei einer Tastatur abhängen.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.Αλλά σύντομα ανακαλύψαμε πως τα δελφίνια δεν θα άραζαν γύρω από ένα καράβι χρησιμοποιώντας ένα πληκτρολόγιο.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.Але ми швидко виявили, що дельфіни не збираються тинятись біля човна і використовувати клавіатуру.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.אבל מהר מאוד גילינו שהדולפינים לא מתכוונים להסתובב כל הזמן ליד הסירה כדי להשתמש במקלדת.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.ولكننا سرعان ما وجدنا أن الدلافين لن تحوم ببساطةٍ حول القارب وتستخدم لوحة المفاتيح.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.キーボードも使わないことがすぐにわかりました 自然の中にはもっと楽しいことがありますからね

İlgili Sayfalar