takılma ile cümle

takılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gece mekan kapanana kadar takılmadık mı?DE ILYEN SZAR LELTÁRT NEM AKAROK KÚRÁS ÉS ARCRAÜLÉS NÉLKÜL VÉGIGVINNI!
Gece mekan kapanana kadar takılmadık mı?encima siguen usando el ordenador de la pared Cien veces lo he dicho. y siguen !!. SALE POR LA VENTANA.
Gece mekan kapanana kadar takılmadık mı?Han var forkæmper for ytringsfrihed og menneskerettigheder!!!
Gece mekan kapanana kadar takılmadık mı?Qui d'entre vous a une explication ?
Gece mekan kapanana kadar takılmadık mı?Știți că am facut pay run-ul asta 97 de vlookup-uri? am facut vlookup si cu mail-urile primite!
Gece mekan kapanana kadar takılmadık mı?TUTTI SONO STRONZI BUCCHINI PEZZI DI MERDA VAFFANCULO A DIO E A GESU
Gece mekan kapanana kadar takılmadık mı?Να δω την τεχνολογία του Να την αντιγράψουμε !
Gece mekan kapanana kadar takılmadık mı?НЕ МИ ПУКА ЗА ТЯХ
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.Aparecen algunos en las redes de deriva de superficie.
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.Chúng ta có thể đánh bắt một vài con trên bề mặt của lưới đánh cá.
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.Conseguimos muito poucos apanhados nas redes de superfície.
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.Dalším zdrojem by mohly být nežádoucí úlovky. Pár se jich už chytlo do volně položených sítí na hladině.
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.Es verfingen sich eine ganze Menge in Oberflächentreibnetzen.
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.유망에 걸려서 죽는 상어들의 수도 꽤 돼죠.
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.Mieliśmy ich trochę złapanych w sieci dryfujące.
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.Ne trovavamo molti impigliati nelle reti da posta.
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.O altă sursă ar fi cei pescuiţi accidental. Am găsit câţiva prinşi în plase de suprafaţă lăsate să plutească.
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.On en avait quelques uns pris dans des filets dérivants de surface.
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.Pár sa ich už chytilo do voľne položených sietí na hladine.
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.We vangen er nogal wat in oppervlaktedrijfnetten.
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.Πιάνονται αρκετοί στα παρασυρόμενα αφρόδιχτα.
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.Мы обнаруживали несколько особей, пойманных в дрифтерные сети.
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.אנחנו מקבלים כמה שנתפסים על ידי רשתות.
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.نحصل على عدد قليل يُمسك بها في الشباك
Geçmişte yüzey ağlarına takılma vakaları oldukça azdı.これは現在では禁止されていて サメにとってはいいニュースです
-Geri de takılmaz!- Chiça, não volta a encaixar!
-Geri de takılmaz!- I nie da się założyć.
-Geri de takılmaz!-Jag får inte på den igen!
-Geri de takılmaz!- Jeg kan ikke få den på igen!
-Geri de takılmaz!-Se ei mene takaisin!
-Geri de takılmaz!- ¡Vaya, no lo puedo arreglar!
-Geri de takılmaz!-Δεν ξαναμπαίνει!
-Geri de takılmaz!- Её никак не надеть!
Her halükarda, terminolojiye takılmak istemiyorum.Ale nechci se teď zabývat terminologií.
Her halükarda, terminolojiye takılmak istemiyorum.용어 얘기는 그만하죠
Her halükarda, terminolojiye takılmak istemiyorum.Ma comunque non voglio restare impigliato nella terminologia.
Her halükarda, terminolojiye takılmak istemiyorum.Men alligevel jeg ønsker ikke at blive fanget op i terminologi.
Her halükarda, terminolojiye takılmak istemiyorum.Nie ma sensu wdawać się w rozważania co jak się nazywa.
Her halükarda, terminolojiye takılmak istemiyorum.لكن على اي حال لا اريد الخوض في المصطلحات
Her halükarda, terminolojiye takılmak istemiyorum.二次方程式
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim.Dicevano, "Hey Ze, se vieni mai a Boulder, dovresti divertirti con noi." così mi son detto "Perché aspettare?"
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim."Hé, si tu viens à Boulder, viens t'éclater avec nous!" et j'ai dit "Pourquoi attendre?"
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim."Hey Ze, als je ooit naar Boulder komt, kom dan met ons rocken", en ik zei: "Waarom wachten?"
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim."헤이 제, 혹시 볼더에 오실일 있으면 저희랑 함께 즐겨봅시다" 라 보내서 "뭘 기다려요?" 라 답했죠
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim.Ktoś napisał, że powinienem się powygłupiać do muzyki z nimi w Boulder. Ale po co czekać?
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim."Olá, Ze, se alguma vez vieres a Boulder, "devias curtir connosco", e eu respondi :"Porquê esperar?"
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim.Rekli so: "Hej, Ze, če boš kdaj prišel v Boulder, moraš z nami rokati," in sem rekel: "Zakaj bi čakal?"
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim."Привет, Зе, если окажешься в Боулдере, ты должен оторваться с нами". Я сказал: "К чему ждать?"
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim.כתבו אליי, "זיי היקר, אם אי פעם תגיע לבולדר, "בוא נתחרע ביחד." אז אמרתי, "למה לחכות?"
"Hey Ze, eğer tekrar Boulder'a gelirsen, bizimle takılmalısın." ve ben de "Neden olmasın?" dedim.قالوا "زي، إذا قمت أبداً بزيارة بولدر، يجب أن تتسكع معنا،" و قلت "لم الانتظار؟"
Hiç belli bir kızla... takılmaya... karar veremiyor.Ele nunca parece conquistar nenhuma em particular.
Hiç belli bir kızla... takılmaya... karar veremiyor.Er scheint sich nie bei einem bestimmten Mädchen niederzulassen zu wollen.
Hiç belli bir kızla... takılmaya... karar veremiyor.Hij lijkt nooit voor een bepaald meisje te kiezen.
Hiç belli bir kızla... takılmaya... karar veremiyor.Il n'a jamais l'air de s'attacher à aucune fille en particulier.
Hiç belli bir kızla... takılmaya... karar veremiyor.필모어는 절대 정착할 수 없어 보입니다. 어떤 특정한 여자에게라도 말이죠.
Hiç belli bir kızla... takılmaya... karar veremiyor.Nên dường như anh ta chẳng thể tiếp cận được bất cứ cô gái nào.
Hiç belli bir kızla... takılmaya... karar veremiyor.Nie wygląda na to by kiedykolwiek ustatkował się przy jednej dziewczynie.
Hiç belli bir kızla... takılmaya... karar veremiyor.Nikdy se nezdá, že by se rozhodl pro nějakou určitou dívku.
Hiç belli bir kızla... takılmaya... karar veremiyor.Non sembra mai decidersi su una ragazza in particolare.
Hiç belli bir kızla... takılmaya... karar veremiyor.Nunca parece comprometerse con una chica en particular.

İlgili Sayfalar