Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.라미 에샴이 타리흐에 왔습니다. 그는 기타를 들고 앉아 노래를 불렀죠.
Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.Ramy Essam a forradalom második napján jött a Tahrir térre, és ott ült a gitárjával és énekelt.
Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.Ramy Essam đã đến Tahrir vào ngày thứ hai của cuộc cách mạng, và anh ấy đã ngồi đó với cây ghita và hát.
Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.Ramy Essam datang ke Tahrir Square pada hari kedua revolusi, dia duduk dengan gitarnya dan bernyanyi di sana.
Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.Ramy Essam kwam naar Tahrir op de tweede dag van de revolutie en zat daar te zingen met zijn gitaar.
Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.Ramy Essam přišel na Tahrírské náměstí druhý den revoluce a sedl si tam a začal hrát na kytaru a zpívat.
Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.Ramy Essam prišiel na Tahrirské námestie v druhý deň revolúcie. Sedel tam, hral na gitare a spieval.
Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.Ramy Essam przyszedł na Tahrir w drugim dniu rewolucji. Siedział ze swoją gitarą i śpiewał.
Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.Ramy Essam veio a Tahrir no segundo dia da revolução, ele sentou-se com a sua guitarra, a cantar.
Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.Ramy Essam vino a Tahrir el segundo día de la revolución y allí se sentó a tocar la guitarra y a cantar.
Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.Рами Есам дойде в Тахрир на втория ден на революцията, и той седеше там с тази китара, пеейки.
Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.Рами Эссам пришёл на Тахрир на второй день революции. Он сидел с гитарой и пел песни.
Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.Рамі Ессам прийшов на площу Тахир на другий день революції, сів там з гітарою і співав.
Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.ביום השני של המהפיכה, הוא ישב שם עם הגיטרה, ושר.
Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.في اليوم الثاني من الثورة، وقد جلس هناك بغيتاره، يغني.
Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.彼は座ってギターの 弾き語りをしていました ムバラクが失脚して1か月後 この傷を負いました
Şiddete hayır: Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.Ramy Essam a venit în Tahrir în a doua zi a revoluției, s-a așezat și a cântat la chitară.
Şiddete hayır: Ramy Essam devrimin ikinci gününde Tahrir'e geldi ve gitarıyla oturup, şarkı söyledi.Ramy Essam kam am zweiten Tag der Revolution nach Tahrir, wo er mit einer Gitarre saß und sang.
Şimdi Mısırlılara bakalım, Tahrir Meydanında ateş yakıyorlar bireysel sembollerinden kurtuluyorlar.Guardate gli egiziani, hanno incendiato piazza Tahrir, si sono sbarazzati dei simboli individuali.
Şimdi Mısırlılara bakalım, Tahrir Meydanında ateş yakıyorlar bireysel sembollerinden kurtuluyorlar.Hãy nhìn người dân Ai Cập, họ nổ súng trên Quảng trường Tahrir, vứt bỏ những biểu tượng cá nhân.
Şimdi Mısırlılara bakalım, Tahrir Meydanında ateş yakıyorlar bireysel sembollerinden kurtuluyorlar.In Egypte werd het vuur geopend op het Tahrirplein, de individuele symbolen werden verwijderd.
Şimdi Mısırlılara bakalım, Tahrir Meydanında ateş yakıyorlar bireysel sembollerinden kurtuluyorlar.이집트인들을 보십시오. 그들은 타흐리르 광장에 불을 내고, 개인적인 상징물을 모두 없앴습니다.
Şimdi Mısırlılara bakalım, Tahrir Meydanında ateş yakıyorlar bireysel sembollerinden kurtuluyorlar.Nézzük csak az egyiptomiakat, ahogyan Tahrir téren harcolnak, lemondanak saját szimbólumaikról.
Şimdi Mısırlılara bakalım, Tahrir Meydanında ateş yakıyorlar bireysel sembollerinden kurtuluyorlar.Popatrzcie na Egipcjan - wylegają na plac Tahrir, pozbywają się indywidualnych symboli.
Şimdi Mısırlılara bakalım, Tahrir Meydanında ateş yakıyorlar bireysel sembollerinden kurtuluyorlar.Sehen Sie sich die Ägypter an. Sie kämpfen auf dem Tahrir-Platz, sie schütteln ihre individuellen Symbole ab.
Şimdi Mısırlılara bakalım, Tahrir Meydanında ateş yakıyorlar bireysel sembollerinden kurtuluyorlar.Te uiți la egipteni, ei dau foc în Piața Tahrir, scapă de simbolurile lor.
Şimdi Mısırlılara bakalım, Tahrir Meydanında ateş yakıyorlar bireysel sembollerinden kurtuluyorlar.Vean a los egipcios, luchan en la plaza Tahrir, se han deshecho de sus símbolos individuales.
Şimdi Mısırlılara bakalım, Tahrir Meydanında ateş yakıyorlar bireysel sembollerinden kurtuluyorlar.Βλέπετε τους Αιγύπτιους, πυροβολούν στην πλατεία Ταχρίρ, ξεφορτώνονται τα προσωπικά τους σύμβολα.
Şimdi Mısırlılara bakalım, Tahrir Meydanında ateş yakıyorlar bireysel sembollerinden kurtuluyorlar.Гледате египтяните, те палят огньове на площад Тахрир, освобождават се от индивидуалните си символи.
Şimdi Mısırlılara bakalım, Tahrir Meydanında ateş yakıyorlar bireysel sembollerinden kurtuluyorlar.Погляньте на єгиптян - вони стріляють на площі Тахрір і знищують свої символи.
Şimdi Mısırlılara bakalım, Tahrir Meydanında ateş yakıyorlar bireysel sembollerinden kurtuluyorlar.Посмотрите на египтян — они поджигают площадь Тахрир, они уничтожают разделяющие их символы.
Şimdi Mısırlılara bakalım, Tahrir Meydanında ateş yakıyorlar bireysel sembollerinden kurtuluyorlar.תראו את המצרים. הם יורים בכיכר תחריר, הם נפטרים מהסמלים השונים שלהם.
Şimdi Mısırlılara bakalım, Tahrir Meydanında ateş yakıyorlar bireysel sembollerinden kurtuluyorlar.انظروا للمصريين ، انهم ينطلقون في ساحة التحرير، يتخلصون من رموز بلادهم القديمة.
Şimdi Mısırlılara bakalım, Tahrir Meydanında ateş yakıyorlar bireysel sembollerinden kurtuluyorlar.彼らは個々人のシンボルを消し 代わりにエジプトの国旗のみを掲げて抗議をしました
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek...Anda melindungi kami dengan memperlihatkan apa yang terjadi di Tahrir Square. "
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek...Chránite nás, keď ukazujete, čo sa deje na námestí Tahrír."
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek..."Chronicie nas, pokazując, co się dzieje na Placu Tahrir."
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek...Jullie beschermen ons door te laten zien wat er op het Tahrir-plein gebeurt. "
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek...Ne protejaţi arătând ce se întâmplă în Piața Tahrir."
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek...Ochraňujete nás tím, že ukazujete, co se děje na náměstí Tahrir."
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek...Ông đang bảo vệ chúng tôi bằng cách truyền đi những gì diễn ra tại quảng trường Tahrir."
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek...Önök azok, akik megvédenek minket azáltal, hogy megmutatják, mi történik a Tahrír téren."
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek...Sie beschützen uns, indem Sie zeigen, was auf dem Tahrir Platz geschieht."
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek...Ud nos está protegiendo al mostrar lo que sucede en la Plaza Tahrir".
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek...Vocês estão a proteger-nos ao mostrar o que acontece na Praça Tahrir."
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek...Voi ci proteggete mostrandoci ciò che sta accadendo in piazza Tahrir".
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek...Vous nous protégez en montrant ce qui se passe sur la place Tahrir. "
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek...Μας προστατεύετε δείχνοντας τι συμβαίνει στην πλατεία Ταχρίρ."
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek...Вие ни защитавате, показвайки какво се случва на площад Тахрир."
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek...Вы защищаете нас, показывая, что происходит на площади".
Siz bizi koruyorsunuz, Tahrir Meydanı'nda olanları göstererek...Допоки ви знімаєте, що коїться на майдані Тахрір, доти ми в безпеці. "
Tahrir Meydanı'na develeri getirdiler.アルジャジーラを前に
Tahrir Meydanı'nda güruhlar toplandı.Đám đông đang được tụ tập lại tại quảng trường Tahrir.
Tahrir Meydanı'nda güruhlar toplandı.Davy lidí jsou shromážděny na náměstí Tahrír.
Tahrir Meydanı'nda güruhlar toplandı.Folkmassor har samlats på Tahrirtorget.
Tahrir Meydanı'nda güruhlar toplandı.Kerumunan orang berkumpul di Tahrir Square.
Tahrir Meydanı'nda güruhlar toplandı.사람들이 타히르 광장에 모여 있습니다.
Tahrir Meydanı'nda güruhlar toplandı.La folla è riunita in Piazza Tharir.
Tahrir Meydanı'nda güruhlar toplandı.Les foules se rassemblent sur la place Tahrir.
Tahrir Meydanı'nda güruhlar toplandı.Massa's scholen samen op het Tahrirplein.