Hellas Themasının başkenti Tebai ele geçirildi ve surları tahrip edildi.A capital da Hélade, Tebas, foi capturada e sus fortificações foram destruídas.
Yaklaşık 360 pilot, 40 ila 100 hava zaferinde yaklaşık 21.000 düşman uçağını tahrip etti.Outros 360 pilotos abateram entre 40 e 100 aeronaves inimigas, o que totalizou cerca de 21 mil vitórias.
Fakat her tarafı tahrip ederek çekildiklerinden buradan çıktılar.Então ele se levanta destruindo todo o local.
Binalar ve araçlar tahrip edildi.Carros e estabelecimentos comerciais foram depredados.
363 yılında meydana gelmiş olan bir depremde tahrip olmuş olması düşünülebilir.Entretanto, a reconstrução foi abandonada por conta de um terremoto ocorrido em 363.
Şehir tahrip edildi ancak onun hayatı bağışlandı ve Octavian tarafından vali olarak Hispanya'ya gönderildi.A cidade caiu e foi saqueada, mas Lúcio foi perdoado e enviado como governador para a Hispânia.
Yüz kısmı tahrip olmuştur.Os 100 estavam quebrados.
Ölümünün ardından mezarı dört kez tahrip edildi.No ano posterior ao de sua morte, seu túmulo foi alvo de vandalismo quatro vezes.
Her iki uçakta tahrip oldu.Os dois aviões caíram.
Bunlardan bazıları çeşitli nedenlerden dolayı tahrip olmuştur.Entretanto, são frustrantes por várias razões.
Mesajın başlık bilgileri tahrip edilmiş olur.E o grande segredo do Doutor será revelado.
1953 yılında yaşanan büyük yangın, kentin çok büyük kısmını tahrip etti.Um forte terremoto ocorrido em 1953 destruiu a maior parte das construções da ilha.
1812 - Venezuela'nın Karakas şehri, şiddetli bir depremle tahrip oldu.1812 — Um sismo destrói Caracas, Venezuela.
Günümüzde, tarımsal faaliyetler sonucunda tahrip olmuş durumdadır.Actualmente nesta freguesia as actividades artesanais caíram em desuso.
Kasım 2016'da bir yangın ortaçağ kent salonunun büyük bir bölümünü tahrip etti.Um sismo em Agosto de 2016 destruiu três quartos da cidade.
Şehir büyük oranda tahrip olmuştur.A cidade cresceu de forma desordenada.
Muhteşem Konstantinopolis Kütüphanesi tahrip edildi.De grootse Bibliotheek van Constantinopel werd verwoest.
970'te Ypres tahrip edildi ve Vlamertinge Şapeli yakıldı.In 970 werd Ieper vernield en brandde de kapel van Vlamertinge af.
Bunlardan bazıları çeşitli nedenlerden dolayı tahrip olmuştur.Deze werden afgegraven om diverse redenen.
Kentin yaklaşık olarak yüzde sekseni tahrip oldu.Circa zestig procent van de binnenstad ging daarbij verloren.
Thomas Gresham'ın yaptırdığı borsa binası 1666 yılında çıkan Büyük Londra Yangını nedeniyle tahrip olmuştur.Het originele gebouw van Gresham is vernietigd tijdens de Grote brand van Londen in 1666.
Bu tapınak Romalılar tarafından 70 yılında tahrip edilmiştir.Zij bouwden onder meer een tempel, die in het jaar 70 door de Romeinen werd verwoest.
Büyük tahrip gücüne ve yıkım etkisine sahip bir patlamadır.Deze ontploft en heeft een allesvernietigend effect.
Bodø 27 Mayıs 1940 tarihinde Luftwaffe saldırı sırasında tahrip edildi.Op 27 mei 1940 werd Bodø zwaar getroffen tijdens bombardementen door de Luftwaffe.
Mezarlık alanı kaçak kazılarla büyük ölçüde tahrip edilmiştir.De begravenen zijn waarschijnlijk op zeer geweldadige wijze om het leven gekomen.
Doğu kıyısındakiler tek hatlı bir demiryolu yapımı esnasında kısmen tahrip edilmiştir.De oostelijke grafheuvel is bij de aanleg van de weg deels afgegraven.
Bu yangınlar her defasında kentin tamamına yakını tahrip etti.Door de daaropvolgende branden werd de stad nagenoeg geheel verwoest.
Ağaçtan olan tepe kısmı tahrip oldu.De kern van de boom is weggerot.
Ölümünün ardından mezarı dört kez tahrip edildi.Tot aan haar dood werd haar werk zeker 40 keer tentoongesteld.
1994 yılında boşaltılmış ve tahrip edilmiştir.In 2002 werd ze uit de vaart genomen en afgebroken.
1900 senesinde mekan, yangından dolayı tahrip oldu ve tekrar dekore edildi.In 1900 werd het voorhuis door brand verwoest en vervolgens herbouwd.
Kızlar her seferinde elbiselerini tahrip ediyorlar.De meisjes vernielen iedere keer hun kleren.
Kasım 2016'da bir yangın ortaçağ kent salonunun büyük bir bölümünü tahrip etti.W listopadzie 2016 ogień zniszczył większą część średniowiecznego ratusza.
Bina 2002'de büyük bir sel sonucunda zarar gördü ve arşiv malzemelerinin çoğu tahrip oldu.Budynek został zniszczony przez powódź w 2002, a większość materiałów archiwalnych została zniszczona.
Tapınağın güney kısmında, büyük bölümü Bizans döneminde tahrip edilmiş bir odeon bulunmaktadır.W południowej części świątyni znajduje się odeon, fragmentarycznie zniszczony w okresie bizantyjskim.
Binalar ve araçlar tahrip edildi.Gazownia i wodociągi zniszczone.
Bu tahrip dalgası her yerde aynı şekilde yaşanmamıştır.Grubość tej warstwy nie była wszędzie jednakowa.
Mahkeme binasındaki ve polis merkezindeki evraklar da tahrip edildi.Zniszczono dokumentację w gminie i w siedzibie policji.
Mesajın sonu, bu heykeli tahrip edecek olanları lanetleyerek bitiyor.Inskrypcję kończy klątwa skierowana przeciwko temu, kto ważyłby się zniszczyć posąg.
No 6 mine İsrail yapımı metal kasalı dairesel bir tahripli tanksavar mayınıdır.12 – izraelska odłamkowa, wyskakująca mina przeciwpiechotna.
Dördüncü Haçlı seferinde şehrin düşmesi üzerine tahrip edildi.W trakcie czwartej wyprawy krzyżowej fort uległ zniszczeniu.
970'te Ypres tahrip edildi ve Vlamertinge Şapeli yakıldı.Ypres został zniszczony, a kaplica Vlamertinge spłonęła.
TAY Projesi değerlendirmesine göre höyük tümüyle tahrip olmuş durumdadır.Dzięki planowi Hana, cela zostaje zniszczona.
Her iki uçakta tahrip oldu.Oba samoloty zostały zniszczone.
1772 yılında çıkan bir yangın sonucu hastane büyük öçüde tahrip olmuştur.Po pożarze w 1672 r., szpital rozebrano.
Tahrip olan yapının bir kısım oturma sıraları görülmektedir.Rozważana jest odbudowa zniszczonej części wieży.
1945 yılında inşa edilen kesimhane 1970 lerin başlarında bir yangın sonucu tahrip olmuştur.W wyniku walk o Grudziądz na początku 1945 roku zniszczone zostało 70% fabryki.
100'e yakın işyeri tahrip edildi.Centrum niemal w 100% wyburzone.
Ölümünün ardından mezarı dört kez tahrip edildi.W ciągu roku po śmierci Ryana, jego nagrobek został zdewastowany cztery razy.
Fakat bu çekilme sırasında köprü tahrip oldu.Oczywiście wtedy stary most rozebrano.
Savaşta Fransız Donanması neredeyse tamamen tahrip edildi.W trakcie bitwy o Francję jego brygada została praktycznie unicestwiona.
Çoğunun donanımları tahrip oldu.Tam utracono większość sprzętu.
Kısmen tahrip olmuş belgeye göre Hatti kralı Piyusti ile iki kez çarpışmıştır.Spiskujący przeciw niemu królewski brat został dwukrotnie wygnany.
Höyük, Ömertepe Köyü evleri tarafından tümüyle tahrip edilmiştir.Całkowicie wówczas zniszczono wszystkie domy wioski.
Bütün köprüler Almanlar tarafından tahrip edilmiştir.Wszystkie zostały jednak zniszczone przez Niemców.
II. Dünya Savaşı boyunca kapı tahrip oldu ama tamamen yıkılmadı.Podczas II Wojny Światowej tor został całkowicie zniszczony i nigdy nie został odbudowany.
Fakat özellikle 2008'den bu yana define avcıları tarafından tahrip edildi.Od roku 2008 uznawany jest za ostoję ptaków IBA.
Tahrip edici yangın 20.000 kişiyi evsiz bırakmıştı.Straż Pożarna ewakuowała 20 mieszkańców.
Bolşeviklere ait matbaa basılarak tahrip edildi.Budynek został zniszczony przez bolszewików.
Bulunan tüm yapılar şiddetli bir yangınla tahrip olmuştur.Każdy z nich uległ zniszczeniu wskutek pożaru.