Amerika'daki aynı senaryoda, yüzlerce evsiz... ...yakın dönemde yeraltı tünellerinden tahliye edilmişti.I ett liknande scenario i USA, hundratals hemlösa har nyligen vräkts från underjordiska tunnlar.
Amerika'daki aynı senaryoda, yüzlerce evsiz... ...yakın dönemde yeraltı tünellerinden tahliye edilmişti.In einem ähnlichen Szenario in den USA, wurden hunderte Obdachlose kurzfristig aus den Tunneln vertrieben.
Amerika'daki aynı senaryoda, yüzlerce evsiz... ...yakın dönemde yeraltı tünellerinden tahliye edilmişti.Podobny przypadek miał miejsce w USA, swego czasu, setki bezdomnych było wyrzucanych z tuneli.
Amerika'daki aynı senaryoda, yüzlerce evsiz... ...yakın dönemde yeraltı tünellerinden tahliye edilmişti.Σε ένα παρόμοιο σενάριο στις ηνωμένες πολιτείες, εκατοντάδες άστεγοι πρόσφατα διώχτηκαν από τα υπόγεια τούνελ.
Benim de bir adamım var. Hemen tahliye etmeliyiz.Musimy ich natychmiast ewakuować.
Benim de bir adamım var. Hemen tahliye etmeliyiz.- Også jeg.
Benim de bir adamım var. Hemen tahliye etmeliyiz.Temos de evacuar.
Benim de bir adamım var. Hemen tahliye etmeliyiz.Wir müssen hier weg!
Benim de bir adamım var. Hemen tahliye etmeliyiz.Моите също, но тръгваме.
Benim de bir adamım var. Hemen tahliye etmeliyiz.لدى رجال بالخارج أيضاً علينا الرحيل الآن
Birisi, insanların tahliye edilmeyeceklerine dair bir garantiye ihtiyaçları olduğu.As pessoas precisam da garantia de que não serão expulsas.
Birisi, insanların tahliye edilmeyeceklerine dair bir garantiye ihtiyaçları olduğu.Az egyik, hogy az emberek tudják, nem lesznek kitelepítve.
Birisi, insanların tahliye edilmeyeceklerine dair bir garantiye ihtiyaçları olduğu.Een daarvan is dat mensen een garantie hebben dat ze niet zullen worden uitgezet.
Birisi, insanların tahliye edilmeyeceklerine dair bir garantiye ihtiyaçları olduğu.Einer ist, dass die Leute die Versicherung brauchen, dass sie nicht hinausgeworfen werden.
Birisi, insanların tahliye edilmeyeceklerine dair bir garantiye ihtiyaçları olduğu.첫 번째는 사람들을 강제퇴거로부터 보호할 장치가 필요합니다.
Birisi, insanların tahliye edilmeyeceklerine dair bir garantiye ihtiyaçları olduğu.La première est que les gens ont besoin d'être sûrs qu'ils ne seront pas expulsés.
Birisi, insanların tahliye edilmeyeceklerine dair bir garantiye ihtiyaçları olduğu.Một là người ta cần một sự bảo đảm rằng họ không bị đuổi khỏi nhà.
Birisi, insanların tahliye edilmeyeceklerine dair bir garantiye ihtiyaçları olduğu.Oamenii au nevoie de garanția că nu vor fi evacuați.
Birisi, insanların tahliye edilmeyeceklerine dair bir garantiye ihtiyaçları olduğu.Po pierwsze ludzie muszą mieć gwarancje, że nikt ich z tych miejsc nie wyrzuci.
Birisi, insanların tahliye edilmeyeceklerine dair bir garantiye ihtiyaçları olduğu.Una è che le persone hanno bisogno della garanzia che non saranno sfrattate.
Birisi, insanların tahliye edilmeyeceklerine dair bir garantiye ihtiyaçları olduğu.Una es que estas personas necesitan la garantía que no serán desalojados.
Birisi, insanların tahliye edilmeyeceklerine dair bir garantiye ihtiyaçları olduğu.Едното е, че на хората хората им е нужна гаранция, че няма да бъдат изгонени.
Birisi, insanların tahliye edilmeyeceklerine dair bir garantiye ihtiyaçları olduğu.Первое, люди должны быть уверены, что они не будут выселены.
Birisi, insanların tahliye edilmeyeceklerine dair bir garantiye ihtiyaçları olduğu.אחד זה אנשים צריכים בטוחות שהם לא יפונו.
Birisi, insanların tahliye edilmeyeceklerine dair bir garantiye ihtiyaçları olduğu.الأول هو أن الناس بحاجة الى أن يضمنوا بأنهم لن يطردوا.
Birisi, insanların tahliye edilmeyeceklerine dair bir garantiye ihtiyaçları olduğu.これは必ずしも所有権の 問題ではないので
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Bayangkan Anda meninggalkan hewan peliharaan Anda dalam evakuasi.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Hình dung việc bỏ lại thú cưng của bạn trong cuộc sơ tán hay cứu hộ.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Imaginaţi-vă cum ar fi să vă abandonaţi animalul preferat într-o operaţie de evacuare sau salvare.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Imaginem deixar para trás o vosso animal de estimação, durante uma evacuação ou salvamento.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Imagínense dejar atrás a su mascota en un rescate o evacuación.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Imaginez laisser derrière vous votre animal domestique pendant une évacuation ou un sauvetage.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Immaginate di abbandonare il vostro animale durante un'evacuazione.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.대피하거나 구조를 받을 때 애완 동물을 뒤에 버려두고 간다고 생각해보세요.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Predstavte si, že svojho miláčika opustíte pri evakuácii alebo záchrane.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Stel je voor dat je je eigen huisdier bij een evacuatie of een redding moet achterlaten.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Stellen Sie sich vor, bei einer Evakuierung oder Rettung Ihr Haustier zurückzulassen.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Trudno jest porzucić pupila podczas ewakuacji.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Φανταστείτε να εγκαταλείπατε το δικό σας κατοικίδιο σε μια εκκένωση ή μια διάσωση.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Представете си, да оставите домашния си любимец, като влизате в евакуационно убежище.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Представьте себе, каково это — оставить вашего питомца при эвакуации или спасении.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Уявіть собі, що залишаєте власну домашню тваринку під час евакуації або порятунку.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.דמיינו נטישת חיות המחמד שלכם בפינוי או חילוץ.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.تصور ان تترك حيواناتك الاليفة وانت تغادر الى الامان.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.幸運にも2006年 連邦議会は
Bununla beraber, suçlunun üç ay içerisinde tahliyeContudo, esse direito não é aplicável caso o
Bununla beraber, suçlunun üç ay içerisinde tahliyeDer er officielt adgang til fængselsbaseret
Bununla beraber, suçlunun üç ay içerisinde tahliyeDet finns däremot ingen sådan rättighet om brottslingen förväntas
Bununla beraber, suçlunun üç ay içerisinde tahliyeΝέα 1 έ τρ α τα ο p i ο ία 1 p i ορ ού ν να σ υ 1 β άλ ου ν στην ικ αν ο p i ο ί η σ η
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Aconteceu que este era também um local da cidade onde o centro de evacuação estava a reunir as fotos.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Było to jedno z miejsc, w którym składowano znalezione zdjęcia.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Das war zufällig auch der Ort in der Stadt, an dem das Evakuationszentrum die Fotos sammelte.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Det råkade också vara en plats i staden där man lät evakueringsplatsen samla in fotografierna.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Épp ez is egy olyan hely volt a városban, ahol a menekültközpont gyűjtötte a fényképeket.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Era anche uno di quei posti in città dove il centro di evacuazione raccoglieva le foto.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Este lugar resultó ser además el lugar del pueblo donde el centro de evacuación recogía las fotos.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Il se trouvait que c'était aussi un lieu dans la ville où le Centre d'évacuation collectait les photos.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Întâmplarea face ca acesta să fie locul din oraş unde centrul de evacuare colecta fotografiile.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.그 온천은 대피소에서 모은 사진을 보관해 두는 곳이었지요.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Nơi đây cũng là nơi mà trung tâm di tản đã thu thập các bức ảnh.