tabut ile cümle
tabut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu açık tabut cenazeleri tarafından eğer kurban başından hasar görmüşse yapılan bir şeydir.Porém, há dúvidas se o edifício alguma dia serviu de fato como seu túmulo.
Havaalanında Jack'e babasının tabutunun kaybedildiği bildirilir.Ficamos sabendo que Jack colocou o caixão de seu pai no avião para voltar à Califórnia.
Adada Jack tabutun kapağını açar ve içinin boş olduğunu görüp sinirlenir.De volta à ilha, Jack descobre que o caixão está vazio.
Tabut ve aracın sürücüsü ise kaybolmuştur.Zowel het café als de taxistandplaats zijn inmiddels verdwenen.
Cenazesi önce Memfis'e, oradan İskenderiye'ye götürüldü ve burada altın bir tabuta kondu.Het lijk werd tijdelijk in Memphis opgeslagen voordat het in Alexandrië werd begraven in een gouden graftombe.
Kazıcılar kırk tabut ve altmış iskeleti gün ışığına çıkardılar.De opgraving bracht veertig grafkisten aan het licht, met zo'n zestig skeletten.
Shew cenaze töreninin düzenlenmesine yardımcı oldu; hatta tabutu kendisi aldı.Shew pomagała w zorganizowaniu pogrzebu, a nawet kupiła trumnę.
Yaklaşık iki yüzyıl sonra işçiler Barnabas'ın tabutunu açarlar ve Barnabas serbest kalır.Dwa wieki później Barnabas zostaje przypadkowo uwolniony ze swojego grobowca.
Tabut ve aracın sürücüsü ise kaybolmuştur.Zmniejszony został także kokpit oraz kierownica.
Ama daha sonra görevliler gelip tabutu açtığında Undertaker içinde yoktu!Po otwarciu trumny okazało się, że Undertakera w niej nie ma.
Sonra onu tabut şeklinde götürürler.Następnie wywieziony do Kaługi.
Yaklaşık iki yüzyıl sonra işçiler Barnabas'ın tabutunu açarlar ve Barnabas serbest kalır.200 år senare befrias Barnabas av en slump ur sin grav.
Shew cenaze töreninin düzenlenmesine yardımcı oldu; hatta tabutu kendisi aldı.Det var Gumiljov som organiserade begravningen och tog emot kistan på flygplatsen.
En sonunda beyaz bir tabut seçerler.Äntligen har jag ett libretto.
Shew cenaze töreninin düzenlenmesine yardımcı oldu; hatta tabutu kendisi aldı.Хор супроводжував церковні відправи, а також похорони.
Onun beğeneceği bir tabut olmalı.""Було собі одне поросятко, яке полюбляло мандрувати.
Tabutun içerisinden, Paul Bearer çıkıverdi.Між півостровами розташована затока Павла Кеппена.
Tabutu yerel sendika binasına getirildi.Хрест було встановлено на місцевому кладовищі.
Senna'nın rakiplerinden Alain Prost, tabutunu taşıyanlar arasındaydı.Sennův rival Alain Prost byl jedním z lidí, kteří nesli rakev.
Onun beğeneceği bir tabut olmalı."Mám rád způsob jak sebe definuje."
Yaklaşık 500.000 kişi caddelerde tabutun geçişini takip etti.Přibližně 500 000 lidí lemovalo ulice, kterými projížděla rakev se Sennovým tělem.
Havaalanında Jack'e babasının tabutunun kaybedildiği bildirilir.V letadle mu oznámí, že jeho otec zemřel.
Yani, ölüler ülkesi ölülerin gömüldüğü yerdir; birçok betimlemesinde de tabut ve mezarlara yer verilir.Mnohem více víme o hrobech, kde mrtví měli spočinout v klidu a míru.
Sonra onu tabut şeklinde götürürler.Apoi este pus în mormânt și în sicriu.
Warrior'ı bir tabuta tıktı.Ea îl aruncă pe Dimtri într-un sicriu.
Tabutlardan sonuncusunu açtığında içinde Kont Drakula'yı görür.Când ajunge la Castel, Contele îl primește.
1705'te Kraliçe Sophie Charlotte'nin ölmesiyle Schlüter'e Kraliçe'ye bir tabut tasarlaması istendi.Miután 1705 elhunyt Sophie Charlotte királynő, Schlüter készítette el szarkofágjának terveit.
Tabutların öyküsü 1688 yılındaki bir tutanak ile yeniden gündeme gelir.A temetésekről szóló feljegyzések 1698-ig mennek vissza.
Ama Undertaker tabutun içinde yoktu!A koporsóban nem Ujszászy volt.
Havaalanında Jack'e babasının tabutunun kaybedildiği bildirilir.A hullaházban azt mondják Jacknek, egy sikátorban találtak a halott apjára.
Tabut ve aracın sürücüsü ise kaybolmuştur.A kocsis és egy utas meghalt.
Burada bir tabut görür.Sisällä näkyy holvi.
En sonunda beyaz bir tabut seçerler.Lopulta onnistuttiin valmistamaan valkoista posliinia.
Tabutun içerisinden, Paul Bearer çıkıverdi.Arkun sisältä paljastui Paul Bearer Undertakerin uurnan kanssa.
Havaalanında Jack'e babasının tabutunun kaybedildiği bildirilir.Koneen laskeutuessa Jack saa tietää lentoyhtiön kadottaneen isänsä arkun.
Yalnızca beşinci katmanda bir tabut bulundu.Haudasta 15 löytyi vain yksi pystyssä ollut laakakivi.
Sözde bu tabut kaybolmuş ancak Zwingli nerde olduğunu öğrenmiştir.Ο τόπος ανεύρεσής του δεν είναι γνωστός, λέγεται όμως ότι βρέθηκε στην Ανάφη των Κυκλάδων.
Ardından mumya tabutların içine yerleştirilirdi.Μετά την ετοιμασία της, η μούμια τοποθετούνταν σε φέρετρο.
Sonra onu tabut şeklinde götürürler.Έπειτα τα επιστρέφουν στον τάφο.
Kazıcılar kırk tabut ve altmış iskeleti gün ışığına çıkardılar.Απείχε ογδόντα στάδια από την Πάτρα και σαράντα από την Δύμη.
Beyaz güllerle kaplı olan Enke'nin tabutu Hannover 96'dan altı takım arkadaşı tarafından taşındı.Enkes kiste var dækket af hvide roser og blev båret af seks af hans holdkammerater fra Hannover 96.
Ancak tabutun içindeki kişi kamera açısından görünmemektedir.Folk på Rådhuspladsen kigger ind i kameraet.
Sonra onu tabut şeklinde götürürler.Den døde bliver derefter lagt i kisten.
Shew cenaze töreninin düzenlenmesine yardımcı oldu; hatta tabutu kendisi aldı.Knud blev begravet i domkirken, som han selv havde ladet bygge.
Kont Orlok da tabutu ile Bremen'e gelmiştir.Hertugen ankommer med Ormondo og Batone.
Bu metinler Tabut Metinleri olarak bilinirler.Bøgerne er genkendelige ved deres kvadratiske format.
Adada Jack tabutun kapağını açar ve içinin boş olduğunu görüp sinirlenir.Jack åpner kisten, bare for å oppdage at den er tom.
Azmi tabutu bulur ve tabutun kapağını açarak Drakula'nın kalbine kazık çakar.De åpner kisten i lasterommet og finner både Mina og Dracula.
Kont Orlok da tabutu ile Bremen'e gelmiştir.Regi og manus er ved Brett Leonard.
Tabut ve aracın sürücüsü ise kaybolmuştur.Pengemudi bus dan penumpangnya tewas.
Yaklaşık 500.000 kişi caddelerde tabutun geçişini takip etti.Sekitar 150.000 orang berjalan melewati peti matinya.
Tabutlardan sonuncusunu açtığında içinde Kont Drakula'yı görür.Dengan bantuan mereka akhirnya Count Dracula dapat dibasmi.
Sonra onu tabut şeklinde götürürler.Dia menerimanya dan dimasukkan ke segel peti mati.
Devletin bekası için bertaraf etmeye mecbur kaldığı kardeşi Korkut'un tabutunun altına girdi ve "Ey kardeşim!Lâm Canh Tân vai Thập Tứ A Ca Dận Trinh/Dận Đề: Em trai cùng mẹ với Ung Chính.
Beyaz güllerle kaplı olan Enke'nin tabutu Hannover 96'dan altı takım arkadaşı tarafından taşındı.Quan tài của Enke được phủ bởi hoa hồng trắng, được đưa bởi sáu đồng đội của anh tại Hannover 96.
Gorki’nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır.Stalin và Molotov nằm trong số những người khênh quan tài của Gorky trong buổi lễ.
Burada bir tabut görür.Ông phát hiện thấy một nghĩa địa tại đây.
O günden sonra tabut zemin üzerinde tutuldu.Lá bao mầm sau đó bị đẩy lên mặt đất.
Onu tabuta attılar ama Undertaker tabutun kapanmasına izin vermedi.Nhưng English đã ngăn không cho Undertaker đóng lắp quan tài lại.
Onun beğeneceği bir tabut olmalı."Vì ông ấy giữ nguyên phong cách mà tôi yêu thích."