tabur ile cümle
tabur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1917 yılında yaralandıktan sonra tıbbi gerekçelerle taburcu edildi.Después de ser herido en 1917 fue dado de baja por razones médicas.
Her Abteilung/Taburda 30 Nashorn aracı bulunuyordu.Cada batallón tenía treinta Nashorn.
Sumgayit şehrinde bir spor kulübü ve kurduğu tabur onun adını taşıyor.En la ciudad de Sumgayit el club deportivo y el tabor creado por él llevan su nombre.
Daha sonra Assen'de bir piyade taburunun komutanı oldu.Luego fue comandante de un batallón de infantería en Assen.
1793'e gelindiğinde Landes gönüllüleri 4e tabur komutanı oldu.A principios de 1793 es el cuarto batallón de voluntarios de Landes.
Cumhurbaşkanlığı Tören Taburu ve Muhafız Taburu olarak görev yapmaktadır.Sirve como escolta presidencial y unidad de guardia ceremonial.
1918 Alman Bahar Saldırısı sırasında, 1. Bavyera Piyade Alayında 3. Tabura komuta etti.Durante la Ofensiva de Primavera de 1918, mandó el 3.º Batallón del 1.º Regimiento de Infantería bávaro.
Bölük ve tabur komutanlarının tanklarında genellikle ek bir telsiz vardır.Los tanques de los comandantes de la compañía o batallón suele llevar una radio adicional.
Karadaki taburlar zor durumda kalmıştır.Existencia de calles en mal estado.
Tank Bölümü, iki bağımsız tank taburu ve 89. Assault Aviation Division.4 Mi-24 en servicio y 8 almacenados. Ucrania Fuerza Aérea de Ucrania.
Aile bir masa çevresindeki taburelerde oturarak birlikte yerdi.En cuanto ha reunido una familia, la deposita en la mesa.
Paraşüt Piyade Taburunun bir bölümünden oluşmuş planörcüler, 550.Con Grupo Autobuses Línea 514 de Almirante Brown.
Kyuhyun 5 Temmuz 2007 tarihinde hastaneden tam 78 gün sonra taburcu oldu.Salió del hospital el 5 de Julio de 2007, 78 días después.
1942 yılında piyade taburları kendilerine ait altı adet tanksavar topuyla donatılmış müfrezelere kavuştu.A partir de 1942, los batallones de Infantería obtuvieron sus propios pelotones antitanque de 6 cañones.
Tank tümenleri bünyesinde ise 12 adet obüsten oluşan bir tabur bulunuyordu.Más tarde se descubrió que sólo había un fortín con 12 ametralladoras.
Tedavi için hastaneye götürüldü ve bir sonraki gün taburcu edildi.Fue llevada al hospital y murió al día siguiente.
1- Rusya: 2009 senesi itibarıyla iki tabur konuşlanmıştır.(1) (2) En el año 1986 se disputaron 2 torneos.
Askerde tabur kâtipliğine kadar yükselir.Yo he de marchar al campo De batalla.
1992 yılında Aliyar Aliyev, Taburun İstihbarat Biriminin Komutanı olarak atandı.En 1992 Kulikov se convirtió en el Comandante de las Tropas de Interior.
Bu nedenle dağınık olarak inebilen taburlar bir hayli zor şartlarda toparlanabildiler.Aquellos que no pudieron escapar a tiempo enfrentaron circunstancias muy difíciles.
Taburları ayırmak kolaydı.Los tabiques eran fáciles de desmontar.
Bu taburlardan 117.Entre 117 libros.
Alay İkinci Tabur Komutanlığı'na atandı.Sirvió en el 2.º Garde-Regimient zu Fuß.
Praefectus alae: Süvari taburu komutanı.Espiral Maior. pp. Solapa de cubierta.
Mayıs ayında taburcu edildi.Es destituido en el mes de enero.
Sonuç olarak 9. Tümen, bir sonraki muharebeyi 9 taburluk bir kuvvetle karşılamak durumundadır.Él incluso al final se encuentra a sí mismo en la mira de Nine Ball.
Tank Avcıları Taburu.Batallón de Tanques.
Initially, 65 tankette taburu bulunuyordu.Inicialmente se formaron 65 batallones de tanquetas, cada uno con aproximadamente 50 tanquetas.
Daha sonra aynı alayda tabur komutanı oldu.En el mismo campo de batalla tomó el mando del regimiento.
Taburun görev bölgesinde 9. Tümen’in üç topçu bataryası bulunmaktadır.AA. de Honduras existen cuatro batallones de artillería.
1991 yılında Khocalı'da yaratılmış savunma taburunun yaratıcılarından olmuş, daha sonra komutan seçilmiştir..Fu uno dei fondatori del gruppo di autodifesa creato a Khojaly nel 1991 e in seguito fu nominato comandante.
Aile bir masa çevresindeki taburelerde oturarak birlikte yerdi.La famiglia mangiava insieme, seduta su sgabelli intorno ad un tavolo.
Hizmeti kısa sürdü çünkü Ocak 1907'de bir astım krizi sonrasında taburcu edildi.Rimasero alcuni relitti, ma scomparvero nel gennaio 1904 in seguito ad una tempesta.
Mezkur alayın 3. Taburu bütün mevcuduyla harbe girdi ve taarruza başladı.L'intero 3º reggimento si mise in posizione di battaglia e cominciò a risalire il pendio.
19 Haziran 1940'ta taburcu edildi.Il 19 giugno 1940 egli fu fatto evacuare.
Sumgayit şehrinde bir spor kulübü ve kurduğu tabur onun adını taşıyor.Il Club sportivo e il battaglione creati da lui nella città di Sumgait porta il suo nome.
Daha sonra Assen'de bir piyade taburunun komutanı oldu.Quindi è diventato commandante di un battaglione di fanteria a Assen.
Günümüzde Devrimciler Ordusu bünyesinde bir taburdur.Attualmente stanno modernizzando alcune delle attrezzature dell'esercito.
Ertesi gün taburcu oldu.L'indomani fu giorno di riposo.
Ağır Panzer Taburuna geçti.Panzerarmee passarono alla controffensiva.
Tedavi için hastaneye götürüldü ve bir sonraki gün taburcu edildi.Fu portato in ospedale per accertamenti e dimesso il giorno successivo.
15 Mart - Alman taburları Çekoslovakya'ya doğru yola çıktı.15 marzo: la Germania occupa la Cecoslovacchia.
Mayıs ayında taburcu edildi.Fu scarcerato nel mese di dicembre.
22 Temmuz Salı günü, İngiliz ordusuna ait dört tabur süvari İskoç ordusuyla karşılaştı.Il 22 luglio, la cavalleria inglese, divisa in tre battaglioni, giunse in vista dell'esercito scozzese.
32. Alay’ın iki taburu da Bilecik yönünde hareket etmiştir.Il conto per le 8 Bandiere di cavalleria ritorna su ambedue le serie di fatture.
Mayıs 1992’de üç taburdan ibaret alay yaratıldı.Dev'essere cresciuta almeno di due pollici da ottobre a oggi».
Üç taburu bulunmaktaydı.Era a tre navate.
Sıtma hastalığına yakalandıktan sonra 1943 yılında taburcu edildi.Dopo il secondo ferimento, nel 1944 venne congedato.
10. Tümen’in diğer iki taburu da hemen ardından sahile indirilecektir.I 2 fumetti Sotto la superficie vanno ambientati subito dopo.
Üstelik bu taburun tamamı kızlardan oluşmaktadır.Tutta la setta è composta da bambini.
Örtü kuvvetini oluşturan 3. Avustralya Tugayı’nın üç taburunun eratı birbirine karışmış durumda idi.Per questo compito venne scelta la 3ª Brigata australiana.
Taburlar halinde örgütlenmiş bir lejyonu kontrol etmek daha kolaydı.Il che può rendere più agevole il compito delle truppe regolari impegnate nella controguerriglia.
Sınavlarda, yıllık teftişlerde ve Cuma sabahı divan taburlarında giyilirdi.Veniva vestito nei funerali e nel venerdì Santo.
1942 yılının ilk aylarında geriye 2 bölük ve 8 obüsten oluşan bir tabur kaldı.Dall'inizio del 1942 rimase solo un battaglione (2 batterie con 8 obici).
Örgüt Enternasyonalist Özgürlük Taburu bünyesine katılmıştır.Ha influenza nel mondo della boxe delle arti marziali miste.
286.taburdan geriye kalanlar planlı gece saldırısı için hazırlandılar.Остальным частям 286-го батальона было предписано готовиться к участию в запланированной ночной атаке.
15 Mart - Alman taburları Çekoslovakya'ya doğru yola çıktı.15 марта — германские войска вступили в Чехословакию.
Samir, ilk olarak Dernagul'daki inşaat taburunda görev yaptı.Сначала Самир служил в строительном батальоне в Дернагуле.
Sahile en yakın Yarbay Pavlos Kouropis emrindeki 251.piyade taburu harekete geçti.Ближе других подразделений к пляжу дислоцировался 251-й пехотный батальон подполковника Павлос Куруписа.
Elini kolunu iyice bağlayıp bir tabureye oturtur.Она подает ему руку и сажает к себе в седло.